250 kişilik isteme

250 kişilik isteme

Aile Meclisi bu hafta AK Parti Hatay Milletvekili Sabahat Özgürsoy Çelik ve eşi Hüseyin Çelik’in konutlarına davetli oluyor. 250 karakter kız isteme törenini, 4 bin karakter düğün takip etmiş.…

ÇİFTÇİLİĞE  TOPRAĞA AŞIĞIM

Sizi tanıyalım, kimdir Hüseyin Çelik?

1981 senesinde Hatay İskenderun’da doğdum ama aslen Reyhanlı’lıyım. Hali Hazırda Reyhanlı’da çiftçilikle uğraşıyorum. Ata işi diyebiliriz. Meyve bahçelerimiz var, Hatay’da bir ilki asıllaştırarak, muz serası kurduk. Para kazanmaktan daha çok yapım anlamında bölgemizde lider olmaya gayret sarf ediyoruz. Mustafa Kemal Üniversitesi İnşaat Teknikerliği mezunuyum. 2001 senesinde mezun oldum ama işimi hiç yapmadım. Zira çiftçiliğe, imale, toprağa aşığım.

Nasıl tanıştınız?

Hüseyin Çelik: Kaynanam bizim avukatımızdı. Bir dava dolayısıyla bürosuna gidip geliyorduk. 2005 senesinde de Sabahat Hanım ile tanıştık. Yeni mezun olmuştu o zamanlar.

Sabahat Çelik: Görücü usulü bence. Bizi bir araya getirdiler o gün.

Hüseyin Çelik: Amcam ile kaynanam çok iyi arkadaşlar. Tabii onlar da öyle bir kurgu yapmışlar. İyi ki de yapmışlar sağolsunlar.

250 kişilik isteme

İÇTİĞİMİZ KAHVENİN 40 SENE HATIRI OLDU

Sabahat Çelik: Tamamen natürel bir etraftı. Böyle bir konuşma olmuş. Akabinde de amcası ikimizi de oturttu ve ‘Kızım ben seni çok beğeniyorum. Hüseyin’i de çok beğeniyorum öz oğlum gibi. İki hoşlandığım bireyin de yaşamlarını birleştirmesini istiyorum’ dedi. Tabii benden terler akıyor, yaşamımda böyle bir sohbetin içinde olmamışım, 23 yaşlarımdayım, çok utandım. Ardından sırf başımdan savmak için ‘Peki, tamam, siz verin telefonumu’ dedim ama gerisinin geleceğini hiç düşünmemiştim. Aradan birkaç gün geçti, İskenderun’da mahkemeye gittiğimde telefonumda bir ileti; ‘Merhaba ben Hüseyin. Bugün bir yerde kahve içelim mi?’ Çok hiddetlendim, daha neler başka bir deyişle Gülüyor. Akşam anneme söyledim, ‘Bu çocuk bana ileti attı ama yanıt dahi vermedim’ dedim. Annem, ‘Çok ayıp, nasıl başka bir deyişle olur mu öyle yanıtsız vazgeçmek’ dedi. Sonra oturduk bir yerde kahve içtik ve o kahvenin de 40 sene hatırı oldu.

Hüseyin Çelik: Amca bana diyor ki, ‘İleti at Sabahat’e kahve için.’ Ben ileti atıyorum, yanıt vermiyor. Annesi de ona diyor ki, ‘İleti at çocuğa, yanıt ver, ayıp olmasın.’ Tabii o sırada amcam ile kaynanam da haberleşiyorlarmış Gülüyor.

Sabahat Çelik: Ertesi gün iletisine yanıt verdim, kısmet, bugün buradayız. Dört  evladımız var.

Konutluluk öneriyi nasıldı?

Sabahat Çelik: Harbiye’de şelalelerin olduğu yerde bir kafe vardı. Orada oturduk, dönüşte otomobile bindik. Otomobilin içinde birden pat diye... Her şeyimiz çok kendiliğinden. Otomobilin direksiyonunda, Harbiye’nin bir tarafı uçurum, ‘hayır’ deme lüksüm yoktu Gülüyor.

Hüseyin Çelik: Yanımdaydı yüzük, coşkudan, birden çıktı. Hazırlık yapma tasarım varken o an herhalde aşka geldim. İlahi bir şey geldi sanırım ‘Ne bekliyorsun, hadi bakalım.’ 23 Haziran 2007’de de konutlandık.

İsteme töreni, tuzlu kahve...

Hüseyin Çelik: Tuzlu kahve içtim mi andırmıyorum. 14 sene olmuş.

Sabahat Çelik: İçtin, içtin, çatır çatır içtin hem de. Ananelerimize bağlıyız, yaptık tuzlu kahvemizi.

ANNE BEN SANDALYE  YOLLUYORUM

Hüseyin Çelik: Çok geniş bir aileyiz. Kaynanam öğreniyor ama azıcık daha katılımı, daveti dar tutacağımı varsayıyor. Konutları, İsyankar Nehri’nin kenarında. ‘Anne ben sandalye yolluyorum, bahçeye koyduralım’ dedim. Kaynana, ‘Oğlum ne gerek var. Sen yalnızca aileyi davet etmedin mi’ dedi. ‘Yalnızca aileyi davet ettim anne’ dedim. Bütün 250 sandalye gönderdim, 20 tepsiye yakın baklava, konutun önüne ışık filan çektik, çay ocağı kurdurdum. Tabii kaynana ile kayınbaba afallamış afallamış bakıyorlar. Akşam oldu bizim aile geldi, 250-300 şahıs. Ayakta duracak yer yok. Birini davet etmezsek, küser bizim buralarda. Ömür boyu yalnızca bu nedenle darıl kalan aileler var. Tehlike almadım.

Düğünü peki kaç bin şahısla yaptınız?

Hüseyin Çelik: Düğünde ben resmen diken üstünde oturdum, o koltuk bana dikendi. Zira 1000 karakter salon hazırlatmıştık, mübalağasız söylüyorum 4 bin şahıs filan geldi. Belediye başkanı nikâhı kıymaya gelecek, oturacağı, duracağı yer yok.

SİMETRİ HASTASI

Birbirinizi anlatır mısınız?

Sabahat Çelik: Hüseyin Bey, çok gayretlidir ama azıcıkçık aslan burcu olmasının verdiği özelliklere sahip. Bir şey dediği zaman o olmalı. Çok kumpaslıdır, çok nizamlıdır. Simetri hastalığı vardır. Şu tablo yamulsa, ‘Ne bakıyorsun o tabloya bana bak’ demek zorunda kalırsınız. Enteresan titizdir, paktir, kumpaslıdır.

Hüseyin Çelik: İçtenlik timsalidir, fazla iyi kalplidir. Kumpaslı ve titiz olduğuma karşılık veriyorum bu cevabı Gülüyor. Duygusaldır, narindir; önünde bir hayvana bir şey olsa, kuşa araba çarpsa çok üzülür.

YAŞ GÜNÜ SÜPRİZİ

Çiftin dört çocuğu var. Ayşe Dicle, Seher Duru, Celal ve Hilal. Sohbetimizde bize de bir sürpriz vardı; Hilal’in birinci yaş günü kutlamasının konuğu olduk. Sabahat Çelik gebeliğinde Meclis hollerini arşınlayan, genel heyetlere katılan vekillerden. Hilal de annesinin karnında Meclis’in tam faaliyetlerine katılmış, doğumuna bir hafta kalıncaya dek. Ankara-Hatay arasında annesiyle mekik dokuyan Hilal’in pastasının mumlarını tüm aile beraber üflerken, herkesin dileği benzerdi: Sağlık ve huzur.

250 kişilik isteme

ÇİFTÇİLİK HAYATI

HATAY ziyaretimizi ailenin tarlalarına ve çiftliğine gitmek için bir gün uzatıyoruz. Sabah buluştuğumuz Çelik çiftiyle merkeze takribî yarım saat uzaklıktaki Reyhanlı’ya gidiyoruz. Çiftliğin girişinde bizleri iki Sivas kangalı karşılıyor. Evvel mantar yapım kuruluşuna, ardından muz serasına giriyoruz. Sabahat Çelik’in üzerinde şalvarı... Biz bir kahve içerken onlar muz ağaçlarını ilaçlıyor. Ardından, Sabahat Çelik geçiyor traktörün direksiyonuna, seranın karşısındaki tarlaya sürüyor taşıtı.

TANDIRA EKMEK KOYUYORUM

Toprakla iç içe olmayı hoşlandığını anlatan Sabahat Çelik de “Ekmek koyuyorum tandıra, çapayı çapalıyorum. Muzun hasat yarıyılında, en hoş yarıyılındayız. Meyve bahçelerimiz çiçek içinde, tüm ağaçlarımız çiçek açtı. Hatay’da tandır vardır, en lüks apartman dairelerinin üst katında dahi. Başka bir yerde yaşayamayız çok beğeniyoruz” diyor.

250 kişilik isteme

ANTAKYA USULÜ KISIR: SARMA İÇİ

KONUTUN yemek mevzusundaki becerikli adı Hüseyin Çelik olsa da Sabahat Hanım bizim için sıvıyor kollarını ve Antakya usulü kısır olan sarma içini yoğurmaya başlıyor. Hüseyin Çelik “Yemek mevzusunda çok becerikli olduğu söylenemez. Hatta bazen burada olduğu zamanlarda, ‘Pilav yapalım ama babam yapsın anne’ der çocuklar Gülüyor. Kahvaltılarda ve Antakya’nın yöresel lezzetlerinde çok iyidir. Benim, yapamam dediğim hemen hemen hiçbir yemek yok” diyor.

SEN ADAY OL ÇOCUKLARA BEN BAKARIM

Bir yandan avukatlık değişik yanda çiftçilik... Politika nasıl başladı?

Sabahat Çelik: Politikain içinde doğdum ben. Annem politikacıydı, AK Parti evvelinde CHP’de politika yapıyordu. Teyzem İstanbul’da ikamet ediyor. Annem de Cumhurbaşkanımızın İstanbul Belediye Başkanlığı yarıyılındaki çalışmalarından çok etkilenmişti. Recep Tayyip Erdoğan’ın hayranıydı. AK Parti’nin kurulmasıyla da partide misyon aldı. Üniversiteden mezun oldum, annemin bazen çalışmalarına eşlik ediyordum. Yıl 2006, bir gün çiftlikteyiz hatta Hüseyin ile tanışmıştık. Şehir başkanımız Adem Yeşildağ bir takımla geldi ve anneme dedi ki; ‘Allah’ın emri Peygamberin kavliyle kızınızı istiyorum’. Tabii ben şaşırdım, yanımda Hüseyin var, ne diyor bunlar Gülüyor. Antakya ilçe idaresine girdim, ardından Kadın Kolları Şehir Başkanlığı ve milletvekilliği.

Hüseyin Çelik: Ben de politikanın içindeydim. Ülkü Ocakları’nda başlamıştım politikaya. 2005’deri sonra AK Parti’de ilçe idareyiciliği yaptım. Politikai ben de çok beğeniyorum. Sabahat Hanım, Kadın Kolları Şehir Başkanı olunca ben vazgeçtim. Hayalimde hep Sabahat Hanım’ın milletvekili olması vardı. Aday adaylığı zamanı geldi ‘aday ol. Ben takviye edeceğim, çocuklara ben bakacağım’ dedim.