8 soruda Vuhan laboratuvarı sırları... İki virüsü birleştirip daha tehlikelisini yaratmışlar!

8 soruda Vuhan laboratuvarı sırları... İki virüsü birleştirip daha tehlikelisini yaratmışlar!

Koronavirüsün Çin'deki bir laboratuvardan yayıldığına dair senaryo günden güne kuvvetlenirken, dikkatler Vuhan Viroloji Enstitüsü'ndeki araştırmalar üzerinde yoğunlaşıyor. Vuhan'ın büyük gizemi…

Covid-19'un kaynağının ne olduğuna dair kavgalar son yarıyılda yoğunlaşırken, gözler Çin'de bulunan Vuhan Viroloji Enstitüsü'ne özellikle de burada hakikatleştirilen "gain of function" başka bir deyişle işlev kazandırma araştırmalarına çevrildi. Biz de önümüzdeki yarıyılda ismini daha sık dinleyeceğiniz bu araştırmaları masaya yatırdık.

İşlev kazandırma nedir? İşlev kazandırma araştırmalarının Covid-19'la alakası nedir? Merak edilenlere 8 sual 8 cevap ile sarihlik getirmeye çalıştık…

İŞLEV KAZANDIRMA NEDİR?

"Gain of function" ya da kısaca GOF olarak öğrenilen araştırmalar, hastalık yapıcı mikroorganizmalar olan patojenlerin muhtelif biçimlerde manipüle edilerek daha güçlü, daha bulaşıcı ya da daha öldürücü hale getirilmesi olarak açıklanıyor. Bir başka deyişle bu çalışmalarla bir patojenin sahip olduğu işlevlerden birkaçı artırılıyor ya da o patojene doğada sahip olmadığı kabiliyetler kazandırılıyor.

Temel emeli virüslerin nasıl davrandığını ve aşılar karşısında nasıl direnç kazandığını anlayabilmek olan bu araştırmalar dünyayı gelecekte yaşanması muhtemel pandemilere karşı hazırlamayı, yeni salgınları evvelden hipotez edebilmeyi kastediyor.

İŞLEV KAZANDIRMA NASIL YAPILIYOR?

İşlev kazandırma çalışmalarının iki değişik yolu var. Bunlardan biri genetik mühendislik, değişiği seri pasajlama.

Genetik mühendislik kapsamında patojenin genetik kodu bilim insanlarının evvelden tanımladığı biçimde değiştiriliyor.

Seri pasajlama kapsamında ise patojenin değişik şartlar altında üretilmesi ve yaşadığı metamorfozların gözlemlenmesi mevzubahisi. Misalin bir civarda arttırılan patojen ardından birkaç parçaya ayrılınıp muhakkak özellikleri değiştirilmiş değişik etraflara alınıyor. Bu süreç kerelerce yinelendikten sonra ortaya çıkan patojen ile patojenin ilk hali mukayese etiliyor. Böylece genetik koddaki metamorfozlar anlaşılabiliyor.

8 soruda Vuhan laboratuvarı sırları... İki virüsü birleştirip daha tehlikelisini yaratmışlar

İŞLEV KAZANDIRMA ARAŞTIRMASI DENKTİR PANDEMİ NEDENİ DİYEBİLİR MİYİZ?

Bunu demek doğru değil, zira laboratuvarda riskli bir virüs üretilmesi bir pandemi oluşması için tek etken değil. Mevzubahisi virüsün hakimiyetten çıkması için laboratuvardaki güvenlik şartlarının oldukça zayıf olması gerekiyor. Bazı uzmanlar mevzubahisi araştırmaları tenkit etenlerin düşük güvenlik tedbirleri olasılığına olması gerekenden fazla ağırlık verdiğini düşünüyor.

Laboratuvarlardaki biyogüvenlik seviyeleri 1 en zayıf olacak biçimde 1 ile 4 arasında değişiyor. İdeal şartlarda, aerosollerle yayılabilecek patojenlerle alakalı deneylerin 4'üncü seviye laboratuvarlarda yapılması öngörülüyor. 2018 senesinde faaliyete geçen Vuhan Viroloji Enstitüsü de 4'üncü seviye güvenliğe sahip bir araştırma müesseseyi.

Bununla beraber Vuhan'daki araştırmanın idareyicisi, Çin'in "yarasakadın" lakaplı ünlü viroloğu Şi Jengli Science mecmuasına verdiği bir ziyarette enstitüdeki bazı koronavirüs araştırmalarının 2'nci güvenlik seviyesinde yürütüldüğünü de kabul etti. İkinci seviye laboratuvarlar yalnızca orta derece tehlikeler için kullanılması gereken yerler. Burada faaliyet gösteren analistler sarih tezgahlarda yalnızca laboratuvar önlüğü ve eldiven giyerek çalışabiliyor.

2018'de Vuhan Viroloji Enstitüsü'nü ziyaret eden bir grup Amerika Birleşik Devletleri’li yetkilinin Washington'a, yarasa kaynaklı koronavirüsler üzerinde tehlikeli çalışmalar yapan laboratuvardaki beceriksiz güvenlik tedbirleri ve eğitimsiz çalışanlar hakkında iki resmi ihtar yolladıkları da ortaya çıktı.

VUHAN VİROLOJİ ENSTİTÜSÜ'NDEKİ ARAŞTIRMANIN KAPSAMI NEDİR?

Değişik ülkelerden bilim insanlarının oluşturduğu 15 karakter bir grup, Vuhan Viroloji Enstitüsü'nde 2015-2020 seneleri arasında bir araştırma yürütmek için Amerika Birleşik Devletleri hükümetinden 600.000 dolarlık finansman aldı. Amerika Birleşik Devletleri Milli Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Başkanı Dr. Anthony Fauci'nin geçtiğimiz hafta Amerika Birleşik Devletleri Senatosu'nda verdiği ifade açıkladığına göre, uzmanlar "yarasalardaki koronavirüslerin insanlar için bir tehlike teşkil edip etmediğini" araştırıyordu.

Takım, çalışmaları kapsamında iki ayrı koronavirüsü bir araya getirerek daha riskli bir virüs yarattı. Takım azaları 2015'te bilim mecmuası Nature'da yayımladıkları yazılarında, mevzubahisi yapay virüsün insanlara bulaşma potansiyeli taşıdığını belirtti.

Fauci, Senato'daki ifadesinde bilim insanları virüsü daha bulaşıcı hale getirmeyi kastetmediğini ve bu sebeple deneylerin işlev kazandırma araştırması olarak nitelendirilemeyeceğini söylese de uzmanların kaleme aldığı yazıda ciddi ihtarlar yer alıyordu:

"Bilimsel teftiş oturumları, muhtelif ırkların bir araya getirilmesiyle inşa edilen kimerik virüslerle alakalı çalışmaları fazla tehlikeli bulabilir. Bu bilgiler ve kısıtlamalar, GOF araştırmalarıyla alakalı kaygılarda bir yol ayrımına gelindiğini gösteriyor. Gelecekteki salgınlara hazırlanma ve bu salgınları gevşetme potansiyeli ile daha riskli patojenler yaratma tehlikeyi iyice mukayese etilmeli."

8 soruda Vuhan laboratuvarı sırları... İki virüsü birleştirip daha tehlikelisini yaratmışlar

İŞLEV KAZANDIRMA ARAŞTIRMALARI DAHA EVVEL GÜNDEME GELDİ Mİ?

İşlev kazandırma araştırmaları ilk olarak 2012 senesinde tartışmaya açıldı. O tarihte bir grup Japon bilim insanı bilim mecmuası Nature'da bir yazı yayımlayarak, ulus arasında "kuş gribi" olarak öğrenilen H5N1 virüsünün insanlara nasıl bulaşmış olabileceğiyle alakalı bir kuram öne sürdü.

Bilim insanları virüsü kuşların akciğerlerine mukayeseyle iç sıcaklığı daha düşük olan insan akciğerlerinde yaşayabilecek biçimde değiştirdi. Bu sayede virüs öksüren ve hapşıran gelincikler aracılığıyla bulaşabilir hale geldi.

Bu araştırma sayesinde H5N1 virüsünün havadan nasıl bulaşabildiği anlaşılmış olsa da, Amerika Birleşik Devletlerinde çok büyük tepkiler oluştu. New York Times gazetesinin "Mühendislik Eseri Kıyamet Günü" başlıklı başyazısında "Bu araştırma asla yapılmamalıydı" yorumu yer aldı.

Hatta bu sebeple 2014 senesinde yarıyılın Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama, H5N1'le alakalı araştırmanın yarattığı tepkilerin de tesiriyle, başta grip, MERS, SALLA gibi pandemiye yol açma potansiyeline sahip virüsler olmak üzere, bir hayli patojen üzerinde hakikatleştirilen işlev kazandırma araştırmalarına aktarılan fonları geçici olarak durdurdu ve teftişlerin sıkılaştırılması için kaideler tanımlandı.

Yeni kaideler 2017 senesinde devreye girdi ancak çalışmaların Amerika Birleşik Devletlerinde durdurulduğu yarıyılda eş deneyler çoğunlukla Amerika Birleşik Devletleri finansmanıyla dünyanın bir hayli yerindeki laboratuvarlarda devam etti. Bunlardan biri de Covid-19'un merkezi olduğu öne sürülen Vuhan Viroloji Enstitüsü'ydü.

MAKÛS EMELLE KULLANILABİLİR Mİ?

Yukarıyada da dediğimiz gibi işlev kazandırma araştırmalarının temel emeli virüsleri laboratuvarda üreterek gelecekte yaşanması muhtemel pandemilerle alakalı tedbir almak. Ancak madalyonun öteki suratında bu araştırmaların makûs emellerle kullanılma olasılığı yer alıyor. Bu sebeple Dünya Sağlık Teşkilatı 2010 senesinde doğa bilimlerinde kaygı veren ikili kullanım araştırmalarını İng. Dual Use Research of Concern - kısaca DURC kapsayan bir direktif yayımladı.

DURC, barışçıl emellerle geliştirilmiş bir teknolojinin askeri emeller için kullanılması anlamına geliyor. Nükleer enerjinin atom bombası üretiminde kullanılması gibi. Geçmişte bu alandaki kavgalar, geliştirilen teknolojilerin şuurlu olarak makûsa kullanımına odaklanıyordu. 2014 senesinden itibaren biyogüvenlikle alakalı kaygılar öne çıktı.

O tarihte biyoetik alanında çalışan Profesör Michael J. Selgelid, yayımladığı bir yazıda, "devirici bir pandemi, GOF araştırmaları yoluyla yaratılmış riskli bir patojenle ilgili bir laboratuvar kazasından kaynaklanabilir" ifadelerini kullandı. Selgelid ayrıca işlev kazandırma araştırmalarında o güne kadar bir mesele yaşanmadığını ancak gelecekte daha zayıf altyapısı olan ve araştırmaların sorgulanmadığı ülke ve müesseselerde de araştırmalar yapılabileceğini belirtti.

Fauci ise 2012'de kaleme aldığı bir yazıda, "bu cins deneylerin ve deneyler neticeyi elde edilen bilginin, tehlikelere ağır bastığını" ifade etmişti.

Fauci, "Gelecekte doğada bir pandeminin ortaya çıkması çok daha mümkün ve böyle bir tehdidin bir adım önünde yer almak tehlikeli görülebilecek bir deney yürütmenin gerçek nedenidir" yorumunu yapmıştı. Bununla beraber Fauci, birinci sınıf bir laboratuvarda tecrübeli bilim insanları tarafından asıllaştırılacak işlev kazandırma deneylerinin aynı eğitime ve ihtimallere sahip olmayan bilim insanları tarafından yinelenmesi tehlikeyi olduğunu da vurgulamıştı.

8 soruda Vuhan laboratuvarı sırları... İki virüsü birleştirip daha tehlikelisini yaratmışlar

COVID-19 VİRÜSÜYLE ALAKALI KUŞKULAR NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Virüsün laboratuvar kaynaklı olabileceği fikri pandeminin ilk günlerinde gündeme geldi. Bunun üzerine geçtiğimiz sene 17 Mart'ta bir grup bilim insanı Nature Medicine mecmuasında virüsün genetik mühendislik eseri olma olasılığını net bir dille yalanlayan bir mektup yayımladı ve bu görüş yaygın kabul gördü.

Dünya Sağlık Teşkilatı temsilcileri de bu sene başlarında Çin'de hakikatleştirdikleri 15 günlük soruşturma neticeyi SALLA-CoV-2 virüsünün araştırma kuruluşundan yayılmış olma ihtimalinin "aşırısıyla düşük" olduğu neticesine varmıştı ama DSÖ'nün Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, geçtiğimiz günlerde bu belirtilere kuşkuyla yanaştı ve mevzubahisi soruşturmanın "yeterince kapsamlı olmadığını" söyledi.

Yakın zamanda yapılan bazı yayınlar Vuhan Viroloji Ensitütüsü'nün çalışmalarının denetlenmesine yol açtı. Kıdemli bir bilim gazetecisi olan Nicholas Wade, Vuhan'daki araştırma projesi kapsamında hakikatleştirilen seri pasajlama çalışmalarının virüsün evrim geçirmesine yol açmış olabileceğini yazdı.

2015'te Nature'da yayımlanan yazının yazarlarından biri olan Ralph Baric ise bu ay bir grup bilim insanıyla beraber Science mecmuasında yayımladığı sarih mektupta, "Yeterli bilgiyi elde edene kadar doğal yayılma ve laboratuvardan yayılma varsayımlarının ikisini de ciddiye almalıyız" dedi.

Mektubun imzacılarından Harvard Üniversitesi'nden epidemiyoloji profesörü Marc Lipsitch de, "Şayet yeni bir pandemi tehlikeyi başlatabileceğine dair makul bir tehlike taşıyan bir deney yapıyorsanız, artta kamu sıhhatini ilgilendiren çok güçlü bir bahaneniz olmalı" ifadelerini kullandı.

Lipsitch, "Şayet virüs gerçekten laboratuvardan geldiyse o zaman yapmamız gereken çalışmalara ve bu çalışmaları yapacaksak almamız gereken ihtiyatlara karşı ehemmiyetli neticeleri de birliktesi getiriyor" dedi.