Araç sürmeyi bırakmanın bir yaşı var mı?

Araç sürmeyi bırakmanın bir yaşı var mı?

Taşıt kullanmak için bir üst yaş hududu olmalı mı? Bu sualin yanıtı çok uzun müddettir tartışılıyor. Hekimler, ileri yaşlarda ortaya çıkma ihtimali fazla olan görme problemleri ve öğrenişsel meselelerin

Amerika Birleşik Devletleri Eriştirme Bakanlığı'nın 2020 senesinde açıkladığı bilgilere göre, ülkedeki 75 yaş ve üstü sürücülerin rakamı 17 milyondan fazlaydı. Günümüzde bu sayı daha da çoğalmış vaziyette.

Washington Post gazetesine konuşan uzmanlara göre, bu illa makûs bir şey olmak zorunda değil. Çünkü bir hayli ileri yaştaki sürücü, taşıt kullanma maharetlerini yaş almalarına rağmen gözetiyor. Öte yandan araba üreticileri taşıtları daha tehlikesiz hale getirecek donanımlar ile donatıyor ve yollar da daha fazla güvenlik sağlayacak biçimde planlanıyor.

Yeniden de ileri yaştaki insanların taşıt kullanması ehemmiyetli bir kavga mevzusu. Bu kavganın artta ise birden fazla neden uyuyor.

GÖRME BOZUKLUKLARI, ÖĞRENİŞSEL İŞLEV VE DAHA FAZLASI

İhtiyarlama genellikle katarakt, maküler yozlaşma ve periferik görme kaybı gibi görme bozukluklarına neden oluyor. Ancak iş tehlikesiz sürüşün önündeki tek mani görme bozuklukları değil. Yaşı ilerleyen fertlerde bir hayli başka fiziksel ve öğrenişsel problemle de karşılaşılabiliyor.

Amerikan Oftalmoloji Akademisi'nin muayenehane sözcüsü ve bir göz hekimi olan Michelle Andreoli, “Beni hakikat kaygı veren şey görme meseleyi değil… Otobanlarda taşıt kullanan insanların öğrenişsel işlevine gerçekten önemsenmeli. Bu çoğu yerde genellikle test edilmiyor” diyor.

Öğrenişsel kabiliyetler, görsel yosunu ve harekâta ile aynı anda birden fazla görevi yerine getirme ve dikkat etme marifetinin bir karışımı olarak belirleniyor. Kendisine yeşil ışık yanan bir sürücü, kaldırımdan yola inen bir yayadan kaçmak için yeterince süratli tepki verememesi veya bir reklam panosu tarafından dikkati bölen birinin yoldaki şeridini kaybetmesi buna misal olabilir.

‘YOSUNU VE DİKKAT HAKİMİYETİNE MÜTEVECCİH TEST YAPILMIYOR’

Bu mevzuda görüşlerine müracaat ettiğimiz Nöroloji Uzmanı Dr. Nasih Yılmaz da bu yorumu destekliyor ve “Ehliyet müracaatlarında yapılan genel tetkiklerde Alzheimer ve öğrenişsel meseleler ne yazık ki gözden kaçırılıyor. Tetkikler çoğunlukla hastanın adale eforu ve fiziksel kondisyonu ile ilgili. Yosunu ve dikkat hakimiyetine müteveccih bir test veya tetkik ne yazık ki yok. Bu ehemmiyetli bir sarih” ifadelerini kullanıyor.

Bu nedenle özellikle 65 yaş üstü fertlerin ehliyet müracaatlarında yosunu, dikkat ve hafıza testleri uygulanması gerektiğini düşündüğünü belirten Yılmaz, “65 yaş üstü ehliyet sahipleri de senede bir kere bu hakimiyetlere tabi yakalanmalı. Bu söylediklerim yapılırsa sürüş güvenliği için ehemmiyetli bir adım atılmış olur” diyor.

EHLİYET ALMAK İÇİN BİR ÜST YAŞ HUDUDU OLMALI MI?

Nasih Yılmaz, mevzuya sarihlik getirmek için sayılardan destek almak gerektiğinden bahsediyor ve şu bilgileri veriyor:

-- 2020 senesinde yapılan Amerika Birleşik Devletleri orjinli bir bilimsel çalışmaya göre; 65-75 yaş arasında Alzheimer görülme sıklığı yüzde 3 etrafında. 75-84 yaş arası bu oran yüzde 17’lere yanaşırken, 85 yaş üzerinde yüzde 34’e yükseliyor. 90 yaş üzerinde ise daha da üzgünleşerek yüzde 50’nin üzerine çıkıyor.

-- Okuryazarlık seviyesinin düşüklüğü ve niteliksiz gıdalar sebebiyle ülkemizde bu oranların mevcut çalışmadan bir tık daha yukarıyada olduğunu varsayım ediyoruz.

-- Dikkatin, değerlendirmenin ve algının aşırısıyla etkilendiği Alzheimer hastalığı, özellikle 85 yaş üzeri grupta dramatik oranda gözlemleniyor.

-- Bu vaziyette ‘Ehliyet almak için bir üst yaş hududu olmalı mı?’ suali kaçınılmaz olarak karşımıza çıkıyor. Sayılar da buna sınırlama getirmenin doğru olacağını ortaya koyuyor.

ARABALAR VE YOLLAR TEHLİKESİZ HALE GETİRİLİYOR

Elbette bu meselelerin hepsinin çözümü yok. Ancak bazı meseleler daha iyi yol mühendisliği ile dengeleniyor. Muhtelif araştırmalara göre özellikle daha yaşlı sürücüler başta olmak üzere tüm sürücüler için sürüşü daha tehlikesiz hale getirmek ismine arabalara ilave teçhizatlar ilave ediliyor.

Daha tehlikesiz sürüşe katkıda bulunan etmenler arasında daha büyük, daha parlak ve okunması daha kolay harflerle geliştirilmiş yol işaretleri, daha fazla sola dönüş sinyali, taşıtların ön konsollarında daha büyük, görülmesi daha kolay rakamlar ve yedek kameralar yer alıyor.

'BUGÜNÜN YAŞLI SÜRÜCÜLERİ DAHA TEHLİKESİZ KULLANIYOR'

İhtiyarlama, bir noktaya kadar sürücülerin trafikteki performanslarında makûslaşmaya yol açmıyor. Amerika Birleşik Devletlerinde faaliyet gösteren AAA Trafik Güvenliği Vakfı'na göre, 60’lı yaşlar sürücülerin güvenlik tedbirlerini en fazla özümsediği yarıyıl. Ancak bu yaş grubunun üzerinde, yaralanma ve vefat kapsayan kazaların oranı artıyor.70 yaş ve üstü sürücüler için ölümcül kaza oranı, araba üreticilerinin sürücüleri güvende yakalamaya dayanakçı olabilecek donanımları araştırmaya ve vasıtalara yerleştirmeye başladığı 1997'de doruğa erişti.

Yol Güvenliği Sigorta Enstitüsü araştırmadan mesul  başkan yardımcısı Jessica Cicchino, özellikle arabaların ve karayollarının tasarımlarındaki farklılıklar sayesinde ‘birden fazla cephede zafer elde edildiğini’ söylüyor. Cicchino, “Bugünün yaşlı sürücüleri dünküler ile aynı değil. Evvelki on senelere göre daha sağlıklılar ve daha tehlikesiz vasıtalar kullanıyorlar” diyor.

Arabalarda yaşama geçirilen yenilikler arasında sürücü şeritten çıktığında sesle alarm veren sistemler, muhtemel bir çarpışma idrak edildiğinde taşıtı durduran veya yavaşlatan otomatik fren sistemleri ve sürücülerin karanlıkta yayaları tespit etmesine dayanakçı olan gece görüş sistemleri gibi güvenlik tedbirleri yer alıyor.

‘65 YAŞ VE ÜSTÜNÜN CİDDİ HAKİMİYETLERDEN GEÇMESİ GEREKİYOR’

“İnsanların ihtiyarladıkça reflekslerinin eksildiğini hepimiz öğreniyoruz. Natürel bu gidişat insandan insana da değişebiliyor. Yalnızca 65 yaşındakilerde değil bazen daha genç insanlarda da idrak etme noktasında birtakım kasvetler olabiliyor. Biz eğitimlerimizde her insanın tepki zamanının değişik olduğunu sarih bir biçimde görüyoruz” diyen İleri Sürüş Teknikleri Uzmanı Ethem Genim yapılacak en iyi şeyin muhakkak zamanlarda ciddi hakimiyetlerden geçmek olduğunun altını çiziyor.

Genim, “Trafik kazalarının büyük bir çoğunluğu insanların yosunu ve tepkin zamanlarının çok düşük olmasından kaynaklanıyor. Dolayısıyla 65 yaşındaki bazı şahısların muhakkak zamanlarla ciddi bir hakimiyetten geçmesi gerekli” diyor ve şunları söylüyor:

‘85’İNE GELİNCE VAZGEÇMELİ’

“Herkesin gidişatı değişiktir ama 85 yaşına gelinmişse de bence artık araba kullanmayı vazgeçmek gerekiyor. Nasıl sürücü dokümanı muhakkak yaşlardan sonra veriliyorsa bu evrakın muhakkak yaşlardan sonra da geri alınması gerekli.

Ehliyet yenileme sürecinde alınan sağlık raporlarının da ben pek tesirli olduğunu düşünmüyorum. Artık başta fiziksel olmak üzere belki de simülasyon takviyeleriyle bu işi daha titiz bir biçimde yürütmek gerekiyor.”

Uzmanlar, sürücülerden ehliyet yenileme yarıyıllardan rapor istenmesinin işe yarayabileceğini söylüyor. Bir araştırmaya göre, ehliyetlerin yenilenmesi gerekliliği 85 yaş ve üstü sürücülerin dahil olduğu ölümcül kazalarda yüzde 31’lik eksilme sağladı. Görme testleri de bu sürücülerin karıştığı ölümcül kazalarda eş bir düşüşe neden oldu.

‘BİZDE EHLİYET İÇİN ÜST SINIR YOK’

‘’Bizim hukukumuzda 18 yaşını doldurmuş biri lüzumlu testleri geçtikten sonra ehliyet almaya hak kazanır ancak üst yaş hududu bulunmuyor. Yalnızca bazı özel işler içim yaş hududu mevzubahisi” diyen Avukat Hadi Dündar, şu bilgileri veriyor:

-- Servis sürücülüğü için 26 yaş ile 66 yaş aralığında olunması gerekiyor. Servis sürücüleri, psikoteknik raporu ve eğitimi aldıktan sonra işe başlıyor.

-- SRC dokümanlı ticari taşıt sürücüyü olmak isteyenler için de 2021 senesinde yaş hududu 69 olarak tanımlandı.

KAZALARDA YAŞ HUKUKSAL BİR ETKEN MÜ?

Mevzunun hukuksal ebadından da bahseden Dündar, “Her ne kadar hukukumuzda ehliyet için belirli bir yaş hududu bulunmasa da taşıt sürücüsü bir vakaya karıştığında vakada hata oranının ortaya çıkması için uzman bilirkişiler görevlendiriliyor ve keşif yapılarak bir rapor hazırlanıyor. O rapor sonucunda da hata vaziyetleri ortaya çıkıyor” diyor ve ilave ediyor:

“Şayet kazaya karışan yaşlı ise; sağlık kurumu geçmişi, ilaç geçmişi ve fiziki gidişatı göz önüne alınarak sağlık kurumuna sevki yapılabiliyor ve rapor arz edilebiliyor. Natürel bu raporların arz edilmesi kazanın kabahat mevzusu oluşturabilecek mahiyette olmasını gerektiriyor.

Şayet ceza gerektirmeyen bir kaza ise başka bir deyişle parasal zararlı bir kaza ise o zaman yalnızca Trafik Yasayı ve Karayolları Yasayı işliyor, hangi taşıt yanılgılı ise ona göre hata tanımlanıyor. O zaman da refleks ya da yosunu dincinden bahsedilemiyor.”