Artık ben de oyuncuyum!

Artık ben de oyuncuyum!

“Görme maniliyim, dostum bana destekçi olacak” deyince, görüntülü konuştuğum bankacı, harekâtı yapamayacağını söyledi. Telefonu kapatıp bankayı yine aradım. Başka bir misyonlu açtı. ‘Gören rolü’ yaparak

Son 10 yıldır hayat devamlı tekerrür ediyor gibi geliyor bana. Değişik zamanlarda bunu tekerrür tekerrür deneyim ediyorum zira. Sebebini anlatayım...

Bir sinema filminde veya tiyatro oyununda, bir maniliyi canlandıracak oyuncular oluyor. Rollerine hazırlandıkları yarıyılda bizimle bağlantıya geçiyorlar, karşılıklı fikir alışverişi yapıyoruz. Genelde de çok sıcak bir bağlantı kuruyoruz. Kimseyi kırmak istemem. Fakat yeterli bilgiyi aldıktan sonra tekerrür görüşmek için telefon numaraları alınıp veriliyor. Dostluğumuz devam edecek gibi bir umutla... Ama çoğu zaman ilişki orada kalıyor, ilerlemiyor. Kimilerimiz buna üzülüyor. Bu dostlukların devam etmesi gerekiyor mu; tartışılır elbette ancak herkesin verdiği lafı yakalaması gerekiyor en azından.

Yazışarak olmadı...

Yurtdışındayken benim de rol yapmam gerekti. Ama ben, gören birini canlandırdım. Anlatayım... Alışverişe çıktım, telefon-bilgisayar gibi elektronik eşyalar aldım. Parasını o anda orada yaşayan bir dostum ödedi. Haliyle benim ona geri ödemem gerekiyordu. ATM’ye gittik. Ancak banka para sürüklememe izin vermedi. Bankaya uygulama üzerinden eriştim ama meseleyi yazışarak halledemedim. İyi ki halledememişim! Konuta gidince
kavradım ki hatırı sayılır bir komite alıyorlarmış. “Parayı dostuma havale edeyim, daha ucuza kazanç” dedim ama uygulama buna da
izin vermedi. Tekerrür bir araştırma... Kavradım ki limit çoğaldırma harekâtı yapmam gerekiyormuş.

Bankayı tekerrür aradım fakat bu kez yazılı değil, görüntülü konuşacaktım. Çok heyecanlandım. İlk kez böyle bir şey yapıyordum. Karşıma bir hanımefendi çıktı. Benim için yalnızca sesten ibaret bir görüşmeydi bu natürel... Tasamı anlattım, en sonunda da “Görme maniliyim, bazı mevzularda bana dostum destekçi olacak” dedim. Demez vakaydım! Karşıdan “Sizi azıcık bekleteceğim” cevabı geldi ve bir anda müzikle baş başa kaldım. Bir üstteki yetkiliye soracak, dönünce bu biçimde operasyon yapamayacağını söyleyecek ve görüşme bitecekti... Bütün de böyle oldu.

Harekâtı neden yapamadığımı bütün beş kere sordum. Rastgele bir bahane sunamadı. Azıcık hiddetli biçimde görüşmeyi sonlandırdım. Çevredeki kuşların sesini dinleyip mutfaktan meşrubat bir şey aldım ve balkona çıktım. Telefonu tekerrür elime aldım. Daha evvel bankacılık sektörünün ileri gelen idareyicileriyle bunlara eş meseleleri konuştuğumuz bir çalıştay yapmıştık. O gün bir hayliyi bana numarasını vermiş, “Eş meselelerde arayın lütfen. Biz de meseleleri öğrenip müdahale edebilelim” demişti. Fakat hiçbiri, o gün telefonuma çıkmadı, beni geri de aramadılar. Hal böyle olunca da rol yapma sırası bana geçti. Madem bankacılık sektöründe âmâlık kabul edilmiyor, ben de gören insan rolü yaparım!

Bankayı tekerrür aradım, bu kez karşıma bir beyefendi çıktı. Tasamı anlattım, “Hemen çözelim” diyerek operasyonları başlattı. Kimliğimi kameraya yakalamamı istedi, “Azıcık sağa, azıcık sola, az alt az yukarıya...” derken nihayet “Tamam” dedi. Ne istediğimi tekerrür sordu ve gereken tam operasyonları halletti. Telefonu mutlu bir biçimde kapadım.

Dünya sahnesinde artık yeni bir oyuncuyum; gören rolü yapacağım ve bankacılık sektörüne karşı umarım zaferli olacağım.