Aşıda en çok sorulan 3 soru, 3 cevap

Aşıda en çok sorulan 3 soru, 3 cevap

Koronavirüsle savaşta en ehemmiyetli silah olarak değerlendirilen aşılama devam ederken Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet…

1 AŞININ HASTALIĞA VEYA VEFATA YOL AÇABİLECEK YAN TESİRİ VAR MI?

Geliştirilen tüm aşıların, uygulanan bölgede kızarıklık, sertleşme, şişme, bedende ateş tepkini, küskünlük, adale sızısı gibi en fazla 2-3 gün sürecek yan tesirlerinin gözlemlenebildiğini aktaran Prof. Dr. Ceyhan, bunun dışında uzun süreli yan tesirinin olmasının muhtemel olmadığını, çok ufak bir olasılık bile olsa bu gidişatta aşının insanlara uygulanamayacağını söyledi.

Prof. Dr. Ceyhan, ilaçlardaki yan tesirlerin belirli miktarda kabul edilebilir olduğunu ancak aşılarda, ilaçlardan değişik bir yaklaşımın özümsendiğini belirterek şöyle konuştu: "İlacı hastaya veriyorsunuz. Başka Bir Deyişle şahıs zati hasta ve o hastalıktan belirli oranda hasar görecek. Dolayısıyla ilacın bazı hasarlarını göze alıp, şahsın hastalığından daha az hasarlıysa hastaya verebiliyorsunuz ancak aşıyı sağlıklı insanlara yapıyorsunuz. Hastalığı olmayan birini hasta edebilecek minik bir yan tesir ya da vefata, kansere veya kısırlığa yol açabilecek bir yan tesir aşılarda asla kabul edilemez. En ufak bir olasılık bile olsa bu aşının geliştirilip insanlara uygulanması muhtemel değil."

Tüm ülkelerin aşıların uygulanmasına karar veren danışma heyetleri olduğunu ve aşıların bu heyetlerden geçerek, muhtelif değerlendirmeler neticesinde yurttaşlara uygulandığını anlatan Prof. Dr. Ceyhan, "Özellikle Sağlık Bakanlığı’nda çok ciddi bir yan tesir izleme sistemi vardır. Bunda en minik bir yan tesir gözlemlense bildirilir, değerlendirilir, onu takip eden bir de bilimsel heyet vardır. O heyet de aşıyla alakalı olabilecek yan tesirler neyse onu takip eder. Başka Bir Deyişle bu zinde bir süreçtir" dedi.

2 MRNA AŞILARI DNA’YI DEĞİŞTİREBİLİR Mİ?

Ceyhan, mRNA aşılarının uzun süreli yan tesirleri olabileceği ve "Deoksirübo Nükleik Asidi değiştirebileceği" güzergahında bazı iddiaların gündeme geldiğini ancak bunun muhtemel olmadığını vurgulayarak, şöyle devam etti: "Bu Ribo Nükleik Asit, çekirdeğin dışına çıkıyor. Sonra, şu anda aşıda kullanılan mRNA'ya dönüyor ve hücrenin içerisindeki protein birleşim bölgesini uyarıyor. Daha sonra onun yapısına uygun biçimde protein birleşimleniyor. Bu yeni bir teknoloji değil, senelerden beri uygulanıyor. Zati o surattan aşı bu kadar kısa biçimde geliştirildi. Bu Ribo Nükleik Asit, bedende en fazla 3 gün kalabiliyor, daha sonra bedenden atılıyor. Hatta bu surattan kansere karşı geliştirilen aşıda galibiyetli olunamadı, bedende çok kısa zaman kalabildiği için o zaman, o proteini geliştirmek için yetmedi. Şimdi burada bir virüs, enfeksiyon mevzubahisi olduğu için uygulanabiliyor. Ayrıca hücrenin içine girmediği için gidip Deoksirübo Nükleik Asidi değiştirme talihi yok. Başka Bir Deyişle uzun süreli yan tesiri olacağı güzergahındaki iddialar tamamen bilimsel dayanaktan uzak."

Sinovac'ın ise ölü bir aşı olduğuna işaret eden Pro. Dr. Ceyhan, bu sebeple kısa süreli yan tesirlerinin daha az gözlemlenebildiğine ve tesirinin de daha düşük olduğuna dikkat çekti.

3 AŞI KISIRLIK YAPAR MI?

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, kamuoyunda aşının kısırlık yapabileceği güzergahında da bazı iddialar gezdiğine, yeniden bunun da bilimsel dayanaktan tamamen yoksun olduğuna dikkat toplayarak, "Bir şahsı aşıyla kısır yapabilseydiniz, çok yoğun doğum hakimiyeti uygulamak isteyen ülkeler var. Bu ülkeler, çocukluk yarıyılı aşılarına bunu verirdi ve çok rahat popülasyon hakimiyeti sağlardı. Böyle bir şey hiçbir aşıda muhtemel değil, o kadar kolay da değil" diye konuştu.

Aşı olmakta tereddüt kalan şahıslara aşı olmalarını öneri eden Ceyhan, laflarını şöyle bitirdi: "Hadise sayılarımız hâlâ yüksek. Herkesin kendisini gözetmesi gerekli. Bir de yüzde 70-75 aşılamaya erişirsek salgın bitecek zati. BioNTech azıcık daha bağışıklığı çoğaldırıyor deniliyor ama çok da uzun zaman korunmamız gerekmeyebilir. Başka Bir Deyişle üçüncü dozdan filan bahsediliyor ama onun gerekip gerekmediği daha belirli değil. Bunu, birkaç ay sonra daha rahat konuşuruz. Onun için herkes hangi aşıyı buluyorsa bir an evvel onu olsun."