Bakan Bozdağ'dan genç hakim ve savcılara: Vicdanınız ve aklınız hür olsun

Bakan Bozdağ'dan genç hakim ve savcılara: Vicdanınız ve aklınız hür olsun

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 10. yarıyıl kura merasiminde seslendiği dominant ve cumhuriyet savcılarına, “Vicdanınız ve usunuz hür olsun” dedi. Bozdağ ayırca, "Sosyal medyayı kullanan dominant ve savcılarımız

Adalet Bakanı Bozdağ, Dominantlar ve Savcılar Heyeti Konferans Salonu'nda tertip edilen adli yargı egemenleri ve cumhuriyet savcılarının kura merasimine katıldı. Bakan Bozdağ, dominant ve savcıların görevinin yüce bedele hizmet etmek olduğunu belirterek, "İşin doğrusu hakkı hak edene vermek. Bunlar gerçekten ifadesi kolay gibi olan kavramlar olsa dahi uygulaması en güç olan işlerdir. Burada size yol gösterecek olan şey sizin sahip olduğunuz niteliklerdir. Bizim öğrenmek, bilmek ve bunu her türlü kararlarımıza yansıtmak ana görevimizdir. Beceriksizlerimizi görüp bitirmekten asla çekinmeyelim. Adalet malın esasıdır, adalet Allah’ın cihana koyduğu miktardır. Adalet savcının ya da dominantın ihsanı değildir; zira adalet dominantın görevidir, ihsan yapmıyoruz biz, herkese hak ettiğini veriyoruz. Emirlere uyanlar şayet adalet dağıtırken ikramda bulunduğunu düşünüyorsa o asla adaletli bir dominant de adaletli bir savcı da olamaz. Zira adalet ile hak ile hükmetmek bizim görevimizdir. Biz görev yapıyoruz, kimseye ihsan yapmıyoruz. Adalet ile hükmetmek bizi biz yapan bedellerimize uygun davranmak demektir aynı zamanda" dedi.

Bakan Bozdağdan genç hakim ve savcılara: Vicdanınız ve aklınız hür olsun

'TÜZÜK VİCDANI AVARE VAZGEÇMİYOR'

Bakan Bozdağ, yargı görevi yapanların büyük takdir hakkı kullandıklarına vurgu yaparak, "Şunu unutmamak gerekli; takdir hakkı keyfilik hakkı değildir. Şayet biz takdir hakkını sevincimize göre kullanırsak egemen de savcı da olsak verdiğimiz karar adalete, hakka değil çileye hizmet eder. Takdir hakkımızı tüzük 138, nasıl kullanacağımızı çok net tarif eder. Tüzüğe, kanuna, hukuka uygun olarak bir vicdani kanı ile biz takdir hakkımızı kullanabiliriz. Biz ‘Vicdanıma göre karar verdim’ dediğimizde vicdan bizi doğru noktaya götürmeyebilir. Tüzük, vicdanı avare vazgeçmiyor. ‘Vicdanım bana böyle söylüyor, benim kararım bu’ dersek haksızlığın büyüğünü bizden adalet bekleyenlere karşı yapmış oluruz. Vicdanımızı hukuka bağlı idarediğimizde kararlarımızdaki isabet oranı çoğalır. Vicdanımızın yalnızca hür olması yetmez aynı zamanda vicdanımızın kanun, hukuk ve kanun ile bağlı olması koşuldur. Vicdanı ve uslarını kiraya verenler cübbeleri dominant ve savcı cübbesi de olsa asla dominant ve savcı niteliğini özde taşıyamazlar. Ben genç kardeşlerime diyorum ki vicdanınız sizin gibi hür olsun, usunuz hür olsun, hiçbir ideolojinin emrine vicdanınızı ve usunuzu tahsis etmeyin, aksi takdirde hürriyetinizi kaybedersiniz. Bizim vicdanımızın bağlı olduğu yer Tüzük, yasa ve hukuka sadakat ve ona bağlılık ile hareket etmektir" diye konuştu.

Bakan Bozdağdan genç hakim ve savcılara: Vicdanınız ve aklınız hür olsun
'BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ OLMAMIZ İCAP EDER'

Bakan Bozdağ, Türkiye'nin FETÖ suratından büyük bedel ödediğini söyleyerek, "Yargı da aziz ulusumuz da ödedi. Tam dominant ve savcılarımızın halkımıza ve devletimize yeni bedeller ödetmesine izin vermemesi asli misyonlarındandır. Hepimizin bir dünya, politik fikri var. Temel bağımsızlık bize ait olan görüşlere, ideolojilere karşı da usumuz ile hareket edip, kanunlara sadakatderi ufalamadan dimdik durabilmektir. Kendi sahip olduklarınıza karşı dimdik duramazsanız başkalarına karşı da dimdik duramazsınız. Dominant ve savcılarımızın sahip olduğu kendi dünya görüşlerine karşı da kendilerini gözetmesi, kararlarında vakalara bakışlarını yansıtmaması gerekir. Bu bağımsızlık ve tarafsızlık mevzusu üzerinde daha çok durmakta fayda var. Medyaya karşı bağımsız, tarafsız, politikaya karşı bağımsız, tarafsız, bölgeciliğe karşı bağımsız, tarafsız, inançlara karşı bağımsız, tarafsız, bizim kararlarımızı negatif etkileyecek her şeye karşı bağımsız ve tarafsız olmamız icabet eder. Bir dominant ve savcının huzurunda suçlama sırasında ya da odasında eforlular ile cılızlar denk muamele görmüyorsa orada dominant, savcı, adalet yok demektir. Buna izin vermeyin" dedi.

'YURTTAŞI DİNLEMEK SİZİ ZAYIF YAPMAZ'

Bozdağ, zaman zaman pek çok şikayet geldiğini kaydolarak, "Bazen milletle ilişkileri ya çok mübalağa etiyoruz ya da çok daraltıyoruz. 'Hiç kimseyle görüşmeyeyim; bana söz, laf gelmesin, kapım kapalı'. Hatta kapısına 'avukat ile görüşme yapılmaz' diye bir meslektaş yazı asmış. Bu mübalağanın alasıdır. Dominant, savcı kendinden adalet beklenen, ümitsizliğe düşenin imdadına koşacak diye baktığı yer. Yurttaş size geldiği zaman adaletin kapısına geldiğini düşünüyor. Gelen yurttaşı dinlemek sizi taraf yapmaz, tarafsızlığınıza gölge düşürmez. Dinlersiniz; ama huzurunuzda denk dinlersiniz. Kulaklarını, kapılarını adalet arz edenlere kapatanlar yargıya en büyük makûsluğu yaparlar. Siz dürüst olduktan sonra kiminle görüşürseniz görüşün size rastgele bir hasar vermez, veremez" diye konuştu.

‘BECERİKSİZ DOSYAYI GERİ GÖNDERİN’

Bakan Bozdağ, adaletin gecikmemesi gerektiğini dile getirerek, "Geciken adalet, adalet bekleyenleri asla memnun etmez. Ne kadar kararınız doğru olursa olsun o karar şayet geç çıkmışsa siz kararı bekleyenleri mutlu edemezsiniz. Öyle zaman oluyor kararın hemen çıkması gerekli. İspatlar bütün bir araya gelmeden bir savcı iddia belgesi kumpaslarsa o zaman iddia belgesine muhatap duruşma beceriksiz kanıtlı iddia belgesini kabul ederse işin içinden çıkamaz. Ben emniyet üyeleri ile toplandığımda da söyledim; savcının huzuruna gelen dosyada beceriksiz belge varsa getirenin önüne dosyayı koyacaksınız, ‘Tamamla dosyayı öyle getir’ diyeceksiniz. Egemensiniz, duruşma başkanısınız, önünüze iddia belgesi geldi baktınız beceriksiz, hiç gözünün yaşına bakmayın, iade edin, tamamlasın getirsin. O zaman 2 mahkemede işiniz biter. Dosya beceriksiz getirildi; 'Ben açayım da duruşma karar versin' dediğinizde haksızlıklara kendiniz vesile olmuş olursunuz. Suçlamayı süratlendirecek, adaleti zamanında tecelli ettirecek en ehemmiyetli hususlardan biri bu" dedi.

'SOSYAL MEDYA' UYARISI

Bakan Bozdağ, sosyal medya ile sağlanan adalete ait, "Sosyal medya duruşmaları çıktı. Sosyal medya; savcının görevini dominantın görevini yapıyor. Sosyal medya duruşmaları mahkum ediyor, biz onları takip ediyoruz. O zaman biz neden varız? Biz herkesten evvel olacağız. Elimizde devletin verdiği olanaklar var. Sosyal medya ile alakalı bir önerim; sosyal medyayı kullanan dominant ve savcılarımız ulusun gözündeki saygıdeğerliğe gerçekten zede veriyorlar. Ne kadar 'Tarafsızım' dese dahi bir şey yazıyorsunuz birileri rahatsız oluyor. Ben politikacı olmasam hiç sosyal medya kullanmam. 'Kullanmayın' demiyorum; ama kesinlikle dikkat edin, zoraki değilseniz kullanmayın; ama 'gereksinimim var, kullanacağım' diyorsanız ona göre kullanın. Muhtemel mevki bizim konuştuğumuz yerin kararlarımız olduğunu unutmadan, konuşma lüzumumuzu muhteşem karar bahaneleri yazarak orada söyleyelim. Sosyal medya sizin için de büyük bir hasara, kasvete yol açabilir. Bu mevzuya dominant ve savcılarımızın özellikle dikkat etmelerini istirham ediyorum. Danıştay'a seçtiğimiz değerli abonelerimiz var, onlar da mazbatalarını alacaklar" dedi.

Konuşmaların ardından, 1 Haziran'da Danıştay aboneliğine seçilenler mazbatalarını aldı, kura çekimi yapıldı.

Bakan Bozdağdan genç hakim ve savcılara: Vicdanınız ve aklınız hür olsun