Barış Harekâtı'nın sesiydi... Aytaç Kardüz vefat etti

Barış Harekâtı'nın sesiydi... Aytaç Kardüz vefat etti

Kıbrıs Barış Operasyonu’nı Türkiye Radyo Televizyon Kurumu ekranlarından duyuran Türkiye’nin ilk haber spikerlerinden Aytaç Kardüz, bayram ziyareti için gittiği Bodrum’da hayatını kaybetti. Hürriyet

BAYRAM ziyareti için gittiği Muğla’nın Bodrum ilçesinde önceki gün yüzerken kalp krizi geçiren Aytaç Kardüz 79, kaldırıldığı sağlık kurumunda gece saatlerinde hayatını kaybetti. Bir yarıyıla damga vuran deneyimli spiker, senelerce Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nin vazgeçilmez suratı olmuş, sesiyle haberlere hayat vermişti. 1943 doğumlu olan Kardüz henüz 21 yaşındayken, 1964 senesinde Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Radyoları’nda haber spikerliğine başladı. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nin televizyon yayınlarına başladığı 1968 senesinde kameralar karşısına geçen ilk spikerlerinden biri oldu. Aytaç Kardüz’ü 1974 Kıbrıs Barış Operasyonu sırasında tüm Türkiye ve Kıbrıs ulusu tanıdı. Tane tane ve düzgün Türkçesiyle işlem hakkındaki tüm bilgileri Türkiye Radyo Televizyon Kurumu ekranlarından yurttaşlara duyurdu. Kardüz, sanki Barış Operasyonu’nın sesi olmuş, tüm Türkiye akşam haberlerinden onun anlatacaklarına kilitlenmişti.

Barış Harekâtının sesiydi... Aytaç Kardüz vefat etti

DARÜŞŞÜFAKA’NIN KONUĞUYDU

Barış Operasyonu’nın ardından da Kıbrıs’ın Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından Kıbrıs’a davet edildi. 30 sene misyon yaptığı Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’den emekli olan Aytaç Kardüz 10 yıldır Darüşşafaka’nın Tümörle’daki Yaşlı Bakımevi’nde kalıyordu. Deneyimli spikerin, uzun seneler yaşadığı Ankara’da toprağa verileceği belirtildi.

Barış Harekâtının sesiydi... Aytaç Kardüz vefat etti

İLBER ÖĞRETMEN ARKADAŞINI ANLATTI: TÜRKÇEYE ÇOK DİKKAT EDERDİ

Hürriyet yazarı ünlü tarihçi İlber Ortaylı, uzun senelerdir dostu olan Aytaç Kardüz için şunları söyledi: “Sevgili Aytaç’la uzun senelerdir tanışırım. Kendisi televizyon kurulduğundan beri spikerdi. Evvel uzaktan, sonra gittikçe ahbap olduk. Son senelerde daha sık görüşmeye başladık. Ya Tümörle’da veya telefonla. Birkaç gün evvel de görüşmüştük. En kısa zamanda buluşmak üzere sözleştik. Canlılığından bir şey kaybetmemişti. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’de ve Ankara-İstanbul radyolarında bir anane var. Bilhassa efsanevi spikerimiz Jülide Gülizar. Jülide Hanım ne manken gibi giyinirdi ne de haberleri aktarırken surat ifadesinde en hafif bir değişiklik görülürdü. İdealist spiker reelinde bu olmalı. Fakat sesinin güzelliği yanında Türkçeyi kullanışı muhteşemdi. Aytaç da bu ekoldendir. Kendisi spiker olarak çok ciddi görünümlü ama giyimine düşkün, hayatında da zati bir manken kadar kendine dikkat eden bir haber sunucusuydu.

AYTAÇ’I HER ZAMAN HATIRLAYACAĞIZ

Aytaç, Türkçeye çok dikkat ederdi. Vurgulamaları, tonlamaları doğruydu. Osmalıca kelimeleri doğru telaffuza çok dikkat ediyordu. Aytaç bu spiker ekolünün sonuncusudur. Aytaç’la korkarım ki bu anane son temsilcilerinden birini kaybetti. Şimdi medyada Türkçeyi yutarak konuşanlar, söylediğinden, konuştuğundan, ifade ettiğinden çok kendi makyajına ve görünümüne dikkat eden insanlar hâkim. Bu Türk gençliğinin de yanlış bir dil ve telaffuz dinlemesinin nedenidir. Birçok hasarı olacak. Allahın İzniyle Aytaç’ı her zaman andıracağız. Fakat bu ekolün onun ve dostlarının hep aranması temenni edilmeyecek bir şey. Yerini aynı kalitede insanların ve sunucuların doldurmasını temenni ediyorum.”