Bayrampaşa Hali’nde işçilerle birlikte çalıştık! Kasa kasa yevmiye

Bayrampaşa Hali’nde işçilerle birlikte çalıştık! Kasa kasa yevmiye

Bayrampaşa’daki meyve-sebze halinde mesai gece başlıyor. Ürün trafiği de insan trafiği de oldukça yüksek. Türkiye’nin farklı noktalarından gelen TIR’lardan tonlarca ürün indiriliyor. Bu ürünleri…

İstanbul’da milyonlarca insan yaşıyor. Üstelik kentteki insan trafiği bu yaşayanlardan ibaret değil. İş, sağlık, eğitim ve turizm gibi sebeplerle her gün çok rakamda insanın yolu bu dev kentten geçiyor. Bu kadar insanın gıda tedariği için 24 saat çalışan bir hal bulunuyor. Bayrampaşa’daki meyve sebze hali Türkiye’nin farklı bölgelerindeki çiftçilerin ürettiği sebze ve meyvelerin bir araya gelip ufaladığı dev bir kompleks.

GECENİN İLK SAATLERİ

Biz de her hafta farklı bir işe davetli olduğumuz İşin Peşinde köşesi için hale gittik. Burada hakikat yoğunluk gece 01.00 ile 03.00 arasında yaşanıyor. Ama hareket sabahın ilk ışıklarına kadar sürüyor. Hale girer girmez çok büyük bir kalabalık karşılıyor sizi. TIR’lar, kamyonlar ve minik el otomobillerinin oluşturduğu trafikte yürümekte zorlanıyorsunuz. Kentin büyük kısmında gecenin suskunluğu
egemenken burada suratlarca ses birbirine karışıyor. Yolunuzu bulmak, kaybolmamak için devamlı dükkanların numaralarına
bakıyorsunuz.

28 TON DOMATES

Bugünkü mesaimiz halde 178 numaralı dükkanı işleten İsmail Açil’in yanında. Gece henüz yeni başlıyor. Antalya’dan bir TIR dolusu domates gelecek. TIR, dükkânın önüne yaklaştığına adaleyeler dolusu domates indirilerek müşterilere dağıtılacak. Ben de bu işte görevliyim. TIR yaklaşıyor. Açil, 28 ton domatesin sabaha kadar indirileceğini söylüyor. Brandalar açılınca domatesin kokusu da dağılmaya başlıyor. Ancak iş uzun. Kasalar 10’ar 10’ar indiriliyor. Yalnızca domates de taşımadık. Kavundan üzüme, şeftaliden bibere kadar her kasaya el attık.

Bayrampaşa Hali’nde işçilerle birlikte çalıştık Kasa kasa yevmiye

SİPARİŞE KULAK VER

Her kasanın sahibi ayrı. Kimini bir market, kimini pazarcı satın almış. Siz de ona göre indiriyorsunuz. Belki bir iki adaleye indirmek güç gelmiyor ama iş sürdükçe kasaların ağırlı da çoğalıyor gibi. O kadar kasayı indirip başka bir yere taşımak kolay değil. Üstelik her kezinde farklı yere götürüyorsunuz. İş oldukça ağır ve külfetli. Dükkan sahipleri devamlı yeni siparişleri söylüyor. Sizin de bir kulağınızın onda olması söylediklerini karıştırmamanız gerekiyor. Yoksa işler karışır ve o kadar ürünü yine taşımak zorunda kalırsınız.

FİYATLAR ÇOK DÜŞÜK

Bu kadar ağır işin fiyatı ise oldukça düşük. Adaleye başına bir lira alıyorsunuz. Mesela az evvel yaklaşan TIR’dan bir manav 5 adaleye domates istedi. İstediği her adaleye başına size bir lira ödeme yapıyor. Ödemeyi dükkan sahipleri yapmıyor. Dükkanlar yalnızca kendi çalışanlarına fiyat ödüyor. Bir de el otomobilleri var. 10-15 kasayı tek seferde halin uzak bir noktasına götürebiliyorsunuz. Onlar için ise 5 lira ödeme yapılıyormuş.

MESAİ 10 SAATİ AŞIYOR

Emekçilerin söylediğine göre burada mesainin karşılığı da düşük kalıyor. Dükkânlarda 10 saati aşan mesai de vasati yevmiye 200 lirayı bulmuyormuş. Kasaları taşıyanlar ise 100 lirayı bazen geçtiklerini belirtiyor. Üstelik bu kasaları taşıyan emekçilerin büyük kısmı kayıt dışı çalışıyor. Hepsi senelerdir halde sigortasız çalıştırılmaktan davacı. Açil, dükkanlardaki elamanların sigortalı olarak çalıştığını ancak halde sirkülasyonun yüksek olduğunu belirtiyor.

Bayrampaşa Hali’nde işçilerle birlikte çalıştık Kasa kasa yevmiye

ÜRÜN ÇOK KAZANÇSA HASAR EDEBİLİRSİNİZ

İsmail Açil, günlük iş rutininin içinde kar faktörün çok güç olduğunu ifade ediyor. Emellerinin gelen ürünü kısa vakitte hasar etmeden satmak olduğunu söyleyen Açil, “Bu her zaman muhtemel olmuyor. Bazen binlerce liralık hasarla günü kapattığımız çok gün var. Her dükkândan günde vasati 20 ton ürün geçiyor. Burada hem kurulcular hem anaparacılar var. Anaparacılar kendi ürünlerini burada satıyor. Kurulcular ise çiftçinin ürünnamı. Halde o gün elinizdeki üründen çok varsa maliyet de düşüyor. Hasar etme namsınız yüksek” diyor.

MALİYETLER YÜKSELİYOR

Son senelerde maliyetlerin çok yükseldiğini ifade eden İsmail Açil, “Bir sene içerisinde bu yükseliş çok süratlendi. Yapım yapmak çok güçleşti. Yalnızca lojistik maliyeti 2’ye dayandı. Yakıt, gübre, enerji, emekçilik ve değişik malzemelerin maliyetleri devamlı çoğalıyor. Siz şu an köylüden parasız alsanız halde ürünşöhret bir lira maliyeti var. Bu maliyetler çıktıktan sonra ise yüzde 8 kâr marjı koyup ürünü satmaya çalışıyorsunuz. Ürünşöhret yolda ve halde fire vermesi de bizi zorluyor” dedi.

YABANCI ÇALIŞAN SAYISI YÜKSEK

Hal mesaisi sırasında gördüğümüz en ehemmiyetli ayrıntılardan biri de yabancı tebaalı çalışanlardı. Halde adaleye taşıma ve yük nakliye işlerinin büyük kısmını yabancı tebaalı ve kayıtdışı çalışan emekçiler asıllaştırıyor. Onlar da bu işin yapabilecekleri az rakamda işten biri olduğunu ve yaşamda kalmak için düşük fiyatları kabul etmek gidişatında kaldıklarını belirtiyor.

KİM NE ZAMAN HALE GELİYOR?

Halden ürün almaya gelenler en iyi meyve ve sebzeyi kapmak için ilk gelen TIR’ları kolluyor. Haldeki dükkan sahiplerine göre gece 01.00 ile 03.00 arasında satılan ürünler nitelikli. Sabaha doğru ise ürünşöhret niteliği de maliyeti de düşüyor. Lokantalar çoğu zaman gecenin ilk saatlerinde işlerini tamamlayıp giderken ucuz ürünü kollayanlar ise sabaha kadar bekliyor.

YENİ JENERASYON İSTEMİYOR

Halde çalıştıracak yeni emekçi bulmakta zorlandıklarını anlatan İsmail Açil, “Biz bu işi devam ettiriyoruz ama yeni nesile bu işi yaptırmak çok güç. Onları gece çalıştıramıyorsunuz. Hepsi kaçıyor. Burada çalışanların sosyal yaşamı da kısıtlı oluyor. Çoğu zaman gündüzlerimizi yatarak geçiriyoruz. Hasılatlar da çok yüksek değil. Vaziyet böyle olunca yeni nesli ikna etmek de güçleşiyor” diye konuştu.

Borsada kolay harekât ve düşük kurul için tıklayın