'Beş yıldır göğsümde hain kurşunuyla yaşıyorum'

'Beş yıldır göğsümde hain kurşunuyla yaşıyorum'

15 Temmuz’daki darbe teşebbüsü gecesi Boğaziçi Köprüsü’nde yaralılara takviye ederken vurulan inşaat mühendisi Murat Aksu, 5 yıldır göğüs kafesindeki mermiyle yaşıyor. Bugüne kadar darbecilerin…

İki çocuk babası Murat Aksu, cuma gününe denk gelen 15 Temmuz 2016 günü işten çok bitkin gelmiş, diş rehabilitasyonu sebebiyle ilaç içip yatmıştı. Saat 23.40’da ısrarla çalan telefona uyandı, arayan bir dostuydu. Darbe teşebbüsü olduğunu söylüyordu. Televizyonu açtığında yarıyılın Başbakanı Binali Yıldırım’ın konuştuğunu gördü. Televizyona dikkat kesildi. Binlerce şahsın caddede olduğunu görünce o da çıkmaya karar verdi. Murat Aksu, sonrasını Hürriyet’e şöyle anlattı:

HAVALİMANI YOLUNDA KÖPRÜDE KALDIM

“Gidip çayın altını kapattım, üzerimi giyindim. Alt indiğimde otomobilin anahtarını ve cüzdanımı yanıma almadığımı fark ettim. Yukarıya çıktım. Eşim o sırada uyandı. Yaşananlardan haberi yoktu. ‘Şantiyede bir mesele mi var’ diye sordu. ‘Sen çocuklara mukayyet ol. Allah’a emanet ol, beni merak etme, kimseye de kapıyı açma. Hakkınızı helal edin’ diyerek konuttan çıktım. Eşim ben gittikten sonra darbe teşebbüsünü bilmiş, sabaha kadar peşimden dualar okumuş.

Otomobile binip radyoyu açtım. Cumhurbaşkanı konuşuyordu. Karşılamak için Atatürk Havalimanı’na gitmeye niyet ettim ama köprü kapalıydı. Yolun ortasına otomobili vazgeçip kalabalıkla birlikte köprüye yürüdüm. O sırada silahlar patlamaya başladı. Yolun bir kenarında kalabalık yurttaşlar ilerlemeye çalışıyor, karşıdan ateş açılıyordu.

Beş yıldır göğsümde hain kurşunuyla yaşıyorumKemiklerin arasına sıkışan mermi hekimin “Çıkartmak için kaburgalarını kesmem gerekli. Şeref nişanı olarak dursun” lafları üzerine 5 yıldır mühendisin göğsünde duruyor.

ATEŞ ETMEYİN, YARALIYI ALACAĞIM

Gişelere yanaştığımda 20 yaşlarında bir genç göğsünden vurulmuş uyuyordu. Dostları başında bir araya gelmiş Kelime-i Şahadet getirtmeye çalışıyorlardı. Genç delikanlı gözleri sarih, çenesi titriyor son soluğunu veriyordu. Gişelerin orayı geçtiğimde, ateş bir ara durdu. 30 – 40 metre ötemde, yerde bir şehit kardeşimizi görünce askerlere doğru bağırdım: ‘Ateş etmeyin. Yaralıyı alacağım.’

Yerde uyuyan şahsın nabzını yokladım, nabız yoktu. Sırtlamaya çalıştım, olmadı. Arkadan biri geldi ve ‘Ağabey at benim omuzuma, taşıyayım’ dedi. İkimiz kol ve bacaklarından yakalayıp kenara taşıdık. O sırada Avrupa yakasından gelen bir vasıta durdu, içinden 3 şahıs indi. İçlerinden biri ‘Hekimim’ diyerek yanımıza koştu. ‘Şehit oldu. Allah rahmet eylesin’ dedi. Şehidi kenara kaldırıp, başına oturduk. İlk duasını orada yaptık.

YARALILARI TAŞIRKEN VURULDUM

Trafik hakimiyet müdürlüğünün olduğu taraftaki şantiyede paletleri gördüm. Onlardan alıp, sedye olarak kullanarak yaralıları kaldırmaya başladık. Saat 03.00 gibiydi. Paletle bir yaralıyı kaldırmaya çalışırken göğsümden vuruldum. Çok kanıyordu. Sırtıma baktım, kurşun çıkışı yoktu. Yaralıyı paletle bir müddet çekmeye çalıştım. Sonra başkaları gelince vazgeçtim. Tişörtümü çıkartıp yaramı yıkadım. Kurşunu çıkartabilir miyim diye parmağımı yaraya soktum ama içeride bir şey bulamadım. Tişörtümü yaraya bastırıp otobüs durağına oturdum. Bu sırada devamlı gaz da atıyorlardı. İlk defa tankın topunu da ateşlediler. O sırada 2 genç son hız otomobille geldi. Biri vasıtayı kullanıyor, öbürü ‘Yaralı var mı’ diye haykırıyordu. Beni de otomobile aldılar. Sağlık Kurumunda her yer kan gölüydü, yaralılar kendinde değildi. Ben iyi olduğumu sezdiğim için o an kendimden utandım. Pansuman yapar, iki dikiş atarlar dönerim diye düşünüyordum başka bir sağlık kurumuna sevk ettiler. Sabah bir defa daha tomografi çekildi. Merminin hareket etmediğini ve kemikler arasında sıkıştığını görünce yalnızca dikiş attılar.

ŞEREF NİŞANIN OLSUN

15 Temmuz’dan 8-10 gün sonra hekim ısrarla hakimiyete gelmem için aradı. Gittim. Yine tetkik ettiler. Cerrah, ‘Ben istesem böyle yerleştiremezdim bu kurşunu. Çıkartmak için kaburgalarını kesmem gerekli. Bence kurşun burada kalsın. Şeref nişanı olarak dursun göğsünde’ dedi. Sonra birbirimize sarıldık.”

: İlginize Sürükleyebilir Yunanistan'ın tasayı Sarı-Kırmızı değil, Kırmızı-beyazKılıçdaroğlu kimi tarif etti İmamoğlu ne yapacak?Bir mahalle ona ağlıyor! Gizem acısı...