Bir milyon doları avucumda taşıdım

Bir milyon doları avucumda taşıdım

Bu hafta İşin Peşinde sayfası için pırlanta fabrikasında çalıştım. Lisans sahiplerinin değil de çıraklıktan yetişenlerin işveren olduğu bu işte hasılatlar 4 bin liradan başlıyor, 10 bin liraya…

BAZI işlerde üniversite eğitiminden daha çok çıraklık eğitimi kıymetli görülür. El emekçiliğinin ön tasarıda yakalandığı bu işlerde işe ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi. Mücevher emekçiliği ve kuyumculuk da bunların başında geliyor. Ben de bu hafta ciddi bir el emekçiliği ve kabiliyet gerektiren pırlanta işinde çalıştım. Ustalara göre bu işe nasıl başlarsanız öyle devam ediyor. “Şayet iyi bir ustaya denk kazançsanız ve size işi öğretmek için çaba ederse sektörün aranan adı olursunuz” diyor akıldalar. Onlara göre işi bilmek güç değil. Yalnızca azıcık merak ve sabır gerekiyor.

Bir milyon doları avucumda taşıdım

PERSONEL BULAMIYORUZ

Senelerdir bu işin içinde olduğunu ve kendisinin de çay dağıtarak başladığını söyleyen Emil Güzeliş, “Artık bu işte çalışacak personel bulmak çok güç. Burada biz kendimiz eğitim veriyoruz. Üniversitelerde çok ilgisiz kısımlarda okuyup bizde iyi yerlere gelen gençlerimiz var. İş liselerinden seçmeye çalışıyoruz ama gençler de gönülsüz. İlk başlarda sabır gösterenler ise hiç işten çıkmıyor” diye konuştu.

KALBİ KAPALI ÇARŞI’YDI

Bu işin kalbi de senelerdir Kapalı Çarşı’ydı. Ama artık sektör farklı bölgelere kayıyor. Ben de Kapalı Çarşı’nın yakınında kalan ve Avrupa’nın en büyük pırlanta fabrikalarından biri olan Zen Pırlanta’nın imal merkezinde çalıştım. Tüm safhaları tecrübeleme fırsatı buldum. 400 bireyin çalıştığı bu imal merkezinde bir çırak nasıl işe başlıyorsa ben de öyle başladım. 13 yaşında bu işe adım atan ve aynı zamanda işletmenin idare heyeti başkanı olan Emil Güzeliş bana ustalık yaptı.

Bir milyon doları avucumda taşıdım

HAYDİ TEZGÂH BAŞINA

İlk olarak tasarımı yapılıp kalıbı çıkartılan mahsullerin birleştirildiği mıhlama kısmında bir tezgâhın başına geçtim. Ustam Emil Güzeliş, “Sana bugün burada bir yüzük nasıl yapılır göstereceğim” dedi ve mıhlama kısmında neler yapıldığını anlatmaya başladı. İlk evvel bir pırlantanın yüzüğe yerleştirilmesi için ucunda süratle dönen bir iğnenin olduğu aletle yüzüğe çentik açmam gerektiğini söyledi. Ben ilk sınamamda azıcık yamuk bir çizgi çizdim. Sonra usulca onları düzelttim. Dört köşede de çentik açtıktan sonra gizeme taşı yerleştirmeye geldi.

Bir milyon doları avucumda taşıdım

ALICI KABUL ETMEZ

Taşı yerleştirmeye çalıştığımda bütün oturtamadığımı fark ettim. Taş yana yatık biçimde duruyordu. Daha sonra ustamın ihtarı ile çizgileri tekerrür eşitledim. Bu kere taş yüzüğe daha balanslı oturdu. Ardından kargaburun pense ile taşı yakalayan çıkıntıları taşı kırmadan sıkılaştırdım. Taşa daha yakından detaylı bakınca hâlâ yamukluk vardı. Akılda, “Alıcı bunu kabul etmez” dedi ve kendisi bir daha düzenleme yaptı. Taş sonunda bütün olarak yüzüğe oturdu.

Bir milyon doları avucumda taşıdım

RENGİ DEĞİŞTİ

Şimdi de gizeme yüzüğe o parlak görüntüyü veren cila kısmına geldi. Evvel bir demir zımpara desteği ile yüzüğün çevresindeki parçaları arındım. Sonra, daha yumuşak bir zımpara ile kenarlarını düzenledim. Cila masasına oturup süratle dönen cihaza yüzüğü sürmeye başladım. Gerçekten de yüzük artık farklı bir görüntüye kavuştu. Ardından muhtelif kimyevilere daldırdığımız ve yoğun buğuya yakaladığımız yüzük sarıdan gümüş rengine döndü.

Bir milyon doları avucumda taşıdım

Türkiye Elektrik Kurumu Türkiye Elektrik Kurumu HAKİMİYET

Değişik mücevherler için taşların nasıl ayrıştırıldığını da gösteren Emil Güzeliş, masanın üstünde ufak bir kutuda duran pırlantaları avucuma döktü. Kıymetini sorduğum da ise çok afalladım. İki tutamlık pırlantalar takribî 1 milyon dolar bedelindeymiş. Esrarengiz olan ise bu kadar kıymetli taşların herkesin ortasında durması ve işin olağan bir parçası olması. Taşları ayrıştırmak ise deneyim istiyor. Suratlarca taş türkiye elektrik kurumu türkiye elektrik kurumu hakimiyet ediliyor.

SAÇTA DAHİ ALTIN VAR

Kıymetli taşlar demişken işin bir de altın kısmı var. Kesintisiz olarak çalışılan altın yüzük, kolye ve bilekliklerden çevreye, çalışanların giysilerine altın tozları saçılıyor. Ama bunlar boşa gitmiyor. Çalışanlar giysilerinden, saçlarından bu tozları tezgâh altlarındaki bir ten örtüde biriktiriyor. Hatta ellerini yıkadıkları sudan dahi ayrıştırılıyor. Bu biçimde senede bir araya gelen altın ölçüyü ise 100-110 kg.

KAÇ PARA KAZANIYORLAR?

Bu işe 13 yaşında da 25 yaşında da başlayabilirsiniz. Hatta ilk zamanlarda ücretiniz 4 bin liradan başlıyor. Kazanılan deneyim ve yapılan işe göre fiyat kısa müddette 10 bin liraya kadar çıkabiliyor.

Canlı Borsa - Altın Maliyetleri - Döviz Kurları için Bigpara