Biraz buruk ama şükran doluyum…

Biraz buruk ama şükran doluyum…

Konutuma yanaştığım geliyor gözümün önüne. Derken konutumdayım. Kızlarım orada, mutfak masasında sevinçli bir sohbet içindeler. Ve ardından babam çıkıyor karşıma… İlk defa Babalar Günü’nde onlardan bu

Uzun vakit evvel başlamış bir ilişki bu. 41 seneyi yıkmış, halen de sürüyor. Bazen üzdük birbirimizi, kırdık, yerdik, bazen de yücelttik, methettik. Kızdırdık da mutlu da ettik. Baba-evlat ilişkisinden laf ediyorum. Saat 2.37. Balkonun suskunluğunda oturuyorum. İçeriden beğendiğim sanatçının şarkısı hoş bir fon müziği gibi kulaklarıma erişiyor. Mis gibi orman havasını içime sürüklerken birden hafta sonu Babalar Günü olduğu geliyor usuma. Babamı, başka babaları, hem anne hem baba olanları, babasını hiç tanımayanları, yalnızca hayallerinde ve resimlerde ebeveynleriyle toplananları düşünüyorum. Çocuk sahibi olamamış ama birilerine babalık edebilmiş, evlat sevgisini sezip baba sevgisini sezdirebilenleri düşünüyorum. Empati kurmaya çalışıyorum onlarla. Elbet reelini yaşamak gibi olamaz, bunun da farkındayım.

Hatıralar treni geçiyor...

Derin bir soluk alıyorum. Elim kahveme gidiyor. Birden, hani filmlerde olur ya; kamera sanki uzaydan Dünya’ya, sonra emin bir noktaya doğru yanaşır. Aynen öyle; evvel İstanbul’a, caddeme, oradan konutuma yanaştığım geliyor gözümün önüne. Derken konutumdayım. Kızlarım orada, mutfak masasında sevinçli bir sohbet içindeler. Ve ardından babam çıkıyor karşıma... Tebessümüyorum evvel onların bu hallerine. Sonra suratımdaki tebessümme buruklaşıyor. İlk kez babası yanında olmayan bir evlat ve evlatları yanında olmayan bir babayım. 41 senelik yaşamımdaki rakamsız Babalar Günü ve eşi zamanlar geliyor usuma. Yiyip içtiğimiz, gülüp eğlendiğimiz, bazen hüzünlendiğimiz... Sanki bir hatıralar treni raylardan geçip gidiyor, uzaklaşıyor gibi. İlk defa bu kadar uzağım onlardan.

Babasını hiç tanımayanları, çocuk sahibi olmamış ama birilerine babalık etmiş olanları düşünüyorum.

Benim kahramanım

Hatıralar trenimi talihlerken ardından iki elimi birden sallama lüzumu hissettim ve buruk tebessümmem mutlu bir hale dönüştü suratımda. Şükran duygusu hissettim her birine karşı. Hepsi benim kahramanımdı. Belki ben de bir kahramanım evlatlarım için. Şükrettim Yaradanıma. İyi ki onun evladı olarak buradayım ve bu dünyadayım. İyi ki evlatlarımın babasıyım.
Kutluyorum tam baba adaylarının, hem anne hem baba olanların, kendininkiler dışındakilere de babalık edenlerin Babalar Günü’nü. Ve natürel kendi babamınkini... İyi ki senin evladınım! Teşekkürler baba, her şey için teşekkürler. Umarım tüm babaların ve öyle sezenlerin hep hoş geçer bu günü.