Bu da orman kütüphanesi

Bu da orman kütüphanesi

Bu sene 29 Mart-4 Nisan tarihleri arasında kutlanan kütüphane haftasında İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi’ndeki kütüphaneyi ziyaret ettik. Burası bildiğiniz kütüphanelerden azıcık…

Türkiye’de son TÜİK bilgilerine göre 32 bin 411 kütüphane var. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi’ndeki kütüphane de bunlardan biri. Ancak buranın kendine has bir kütüphanesi daha var. Sanki bir nebat kütüphanesi olan ve ‘Herbaryum’ denilen binada 40 bin kurutulmuş nebat ve takribî 7 bin fosil misali var. ‘Orman fakültesinin kütüphanesi de böyle olur’ dedirten bu mekân, fakülte bünyesindeki talebeler dışında, anasınıfı, ilk ve ortaokul talebelerinin de sık sık ziyaret edip bilgi aldığı eşsiz bir kaynak.

İstanbul Sarıyer’deki Belgrad Ormanı’nın içinde yer alan fakültenin dekan takviyecisi Prof. Dr. Murat Demir, fakültedeki işleyişi şöyle özetledi: “Orman içerisinde yaşayan her türlü canlıyı biz bu sistemin içerisinde bir personel olarak görüyoruz. Bunlarla alakalı her türlü bilgiyi toplayıp biriktiriyoruz. Yerleşkenin bahçesi bizim fakültenin laboratuvarı. Burası aynı zamanda canlı bir laboratuvar. Doğa zati başlı başına bir laboratuvar bizim için.”

Bu da orman kütüphanesi

40 BİN KURUTULMUŞ NEBAT VAR

Herbaryum için ‘kurutulmuş nebat müzesi’ diyen Orman Botaniği Ana Bilim Dalı Hekim Öğretim Abonesi Dilek Oral, misal toplama ve koleksiyona ilave edilme sürecini şöyle anlattı: “40 bin tane kurutulmuş materyal var ISTO Herbaryum’da. Türkiye’nin değişik yerlerinde arazi çalışması yapılarak nebatlar bir araya geliyor. Bir Araya Gelen misalleri pres dediğimiz boşluklu tahtaların arasına mukavva koyup gazete kâğıtlarının arasında kurutuyoruz. Kurutulan nebatları derin dondurucularımızda eksi 20 derecede 3 gün şokluyoruz. Sonra da o nebatı teşhis etmek için mikroskopta inceliyoruz. Elimizdeki nebatın özelliklerini kaynaklardan araştırıp cinsini bulmaya çalışıyoruz. Anlaşıyor mu diye bakıyoruz. Şayet anlaşmıyorsa ya da bir yerde takılıp kalıyorsak yeni bir nebat cinsi bulmuş olabiliyoruz. Son olarak kartonun üzerine yapıştırıp dosyalıyoruz ve çelik dolaplarımıza koyuyoruz.

Nebat spektrumu çok fazla olan bir ülkeyiz. 12 bin tane değişik nebat çeşidi var Türkiye’de ve bunun 4 bin kadarı dünya üzerinde yalnızca bizim hudutlarımız içinde yetişiyor.”

Bu da orman kütüphanesi

20 MİLYON SENELİK NEBATLAR

Orman Botaniği Ana Bilim Dalı Hekim Öğretim Abonesi Tuncay Güner’in hekime tezi için oluşturduğu “Fosil Koleksiyonu” da herbaryumun girişinde gelenlerin dikkatine sürüklüyor. Güner, koleksiyonu şöyle anlatıyor: “Muğla Yatağan termik santralinin oradaki kömür çıkarılan alandan getirdiğimiz misaller. Oradaki hayvan fosillerine dayalı misallerden teşhisle takribî 20 milyon yaşında olan fosiller var. Göle düşen yaprakların içinde hava boşlukları var. Tabana çöken nebat yaprağının geçen zaman içinde üstü kapanıyor ve hava almadığı içinde bozulmadan fosil hale geliyor. Bu yaprak fosillerini bu biçimde saha çalışmaları yaparak elde ediyoruz. 1600 tane misal yalnızca ben topladım. Toplam misal sayımız 7000’in üzerinde. Türkiye’nin geçmiş 20 milyon senelik yarıyılda çok zengin bir nebat spektrumuna sahip olduğunu kavrıyoruz.”