Bu nasıl doktor? Yüzlerce kadını kendi spermiyle hamile bıraktı! Çocuklarının sayısı bilinmiyor...

Bu nasıl doktor? Yüzlerce kadını kendi spermiyle hamile bıraktı! Çocuklarının sayısı bilinmiyor...

Çocuk sahibi olamayan hastalarına gizlice kendi spermini veren doğurganlık hekimlerine ilişkin skandallar son yarıyılda dünya basının gündeminden düşmüyor. Ancak bu skandalların hiçbiri birazdan okuyacaklarınız

Jacoba Ballard, altın sarısı saçları masmavi gözleriyle annesine de babasına da benzemiyor, bu sebeple de kendisini bir cinsli ailesinin parçası gibi hissedemiyordu. "Ben evlatlık mıyım?" diye soruyor, "Hayır" cevabını alıyordu. Nihayet 10 yaşındayken gerçeği öğrendi: Anne ve babası bir sperm donörü aracılığıyla hamile kalmıştı o sebeple onlar kumralken Ballard sarışındı.

Hep bir kardeşi olsun isteyen Ballard daha fazla direnemedi, 2014 senesinde ticari Deoksirübo Nükleik Asit testlerinin süratle yaygınlaştığı 2014 senesinde, biyolojik ailesini bulmak için bir Deoksirübo Nükleik Asit test yaptırdı. Annesinin hekimi onlara aynı donörü en fazla üç kere kullandıklarını söylediğinden, biyolojik babasını paylaştığı bir ya da iki kişi daha olabileceğini düşünüyor, kardeşlerini ya da en azından kuzenlerini bulabileceğine inanıyordu.

Ancak testin sonuçları hiç de beklediği gibi çıkmadı. Kimliği belli olmayan biyolojik babanın çok sayıda çocuğu olduğunu gördü Ballard. Yani yaşamı süresince varlığından haberdar bile olmadığı çok sayıda kardeşi vardı.

Genç kadın gerçeği öğrendiğinde karnına yumruk yemiş gibi oldu. Ama asıl yumruğu biyolojik babasının kim olduğunu öğrendiğinde yiyecekti...

* * * * *

Takvimler Ağustos 2017'yi gösteriyordu. Heather Woock hiç tanımadığı bir kişinin Facebook'tan gönderdiği mesajı gördüğünde tatile gitmek için valizini hazırlıyordu. Mesajı yollayan kişi "Ben senin kardeşinim, babalarımız aynı kişi" diyordu. Woock, natürel olarak, bunun bir dolandırıcılık girişimi olduğunu düşündü. Zira anne babası bir kardeşi olabileceğini ona hiç söylememişti.

Ancak mesajın ilerleyen satırlarında tüyler ürperten bir ayrıntı vardı. Mesajı yollayan kişi bir hekimden bahsediyordu. İşin kötüsü Woock bu ismi biliyordu; annesinin 30 sene evvelki hekimiydi. Hamile kalmakta zorlanan annesi bu doğurganlık uzmanına tedavi olmuş, sürecin sonucunda da Woock dünyaya gelmişti. Mesajı yollayan kişi bir şekilde annesinin hastane kayıtlarına erişmiş olabilir miydi?

Annesi, "Endişelenme sen" deyince Woock tasarladığı üzere tatile çıktı. Seyahati esnasında kardeş olduklarını söyleyen birkaç kişiden daha mesajlar aldı. Bu ısrarı enteresan bulmuştu ama çok da takılmamıştı. Üstüne bir de telefonu bozulunca, mevzuyu tamamen unutup tatilinin keyfini çıkarmıştı.

Eşi Woock'a Noel hediyesi olarak bir Deoksirübo Nükleik Asit testi hediye etmişti zira kadın kökenlerini bulma konusunda çok meraklıydı. Test sonucunda bütün tahmin ettiği gibi İskoç, İngiliz, İrlandalı ve İskandinav karışımı çıkmıştı. Ama sonuçların yüklendiği Ancestry.com sitesinin veri tabanına girip de "Sizinle aynı Deoksirübo Nükleik Asidi paylaşanlar" linkine tıklamaya zahmet etmemişti. Halbuki bunu yapsa, kendisini Facebook'tan bulup mesaj yağdıran bu kardeşlerinin varlığını çok zaman evvel öğrenmiş olacaktı.

Indianapolis'e dönüp telefonunu yenilediğinde, Facebook mesaj kutusunun dolu olduğunu gördü. Kendisine "Ben senin kardeşinim" diyen birçok başka kişi mesajlar göndermişti. Hepsi mesajlarında aynı şeyden bahsediyordu: Ebeveynleri hamile kalmakta zorlanmış, Woock'un annesiyle aynı hekim tarafından tedavi görmüş ve sonunda bir bebek sahibi olmuşlardı.

Söz konusu hekimin ismi Donald Cline'dı. Uzmanlığı tüp bebek tedavisi olan bir jinekologdu. Hastalarının bilgisi ve rızası olmadan onlarca kadını kendi spermiyle hamile vazgeçmişti. Ve Deoksirübo Nükleik Asit'sına bakılırsa Woock da Cline'ın sperminden dünyaya gelmiş çocuklardan biriydi.

* * * * *

Woock, Cline'ın keşfedilen çocukları arasında 22'nciydi. O günden bu yana geçen 5 senede ortaya çıkan kardeşlerinin sayısı günden güne arkasıydı. Şu an bilinen sayı 94. Bu 94 kişinin kimilerinin, Deoksirübo Nükleik Asit testi yaptırmadığı için henüz kayda geçmemiş ikizleri ve kardeşleri de bulunuyor. Kardeşler bir Facebook grubu üzerinden haberleşiyor. Ballard ve Woock'un yanı sıra Julie Harmon, Matt White, Lisa Shepherd-Stidham, Jason Hyatt, Carrie Foster, Alison Kramer ve Kylene Gott da kamuoyunda tanınan ve Cline'ın cezalandırılması için girişimlerde bulunan kardeşlerden.

Noel, Anneler Günü, Babalar Günü gibi insanların birbirlerine Deoksirübo Nükleik Asit testi hediye etme eğilimde olduğu önemli günlerin ardından çok sayıda yeni kardeş ortaya çıkıyor. 41 yaşındaki Ballard, Guardian'a yaptığı açıklamada, donör yoluyla dünyaya gelmiş kişiler arasında bu dönemlerin "kardeş mevsimi" diye anıldığını belirterek, "Daha birkaç hafta evvel yeni bir kardeşimiz olduğunu öğrendik" diyor ve bu çoğalışın önümüzdeki senelerde de devam etmesini beklediklerini vurguluyor.

Bu nasıl doktor Yüzlerce kadını kendi spermiyle hamile bıraktı Çocuklarının sayısı bilinmiyor...
Kardeşlerin bir kısmı düzenli olarak görüşüyor, aile boyu piknikler düzenliyor.

Şu ana kadar tespit edilen kardeşler arasında en yaşlısı 1972'de en genci de 1988'de doğmuş. Tüp bebek kliniğinin 2009 senesine kadar faaliyette olduğu düşünüldüğünde, Cline'ın kendi spermini kaç kadını hamile vazgeçmek için kullandığını tahayyül etmek bile imkânsız. Ancak 1980'lerin sonlarında sperm bankalarının yaygınlaşmasıyla Cline'ın da bu eylemine son verdiği düşünülüyor. Yine de genetik kökenini merak etmeyip Deoksirübo Nükleik Asit testi yaptırmayan suratlarca başka kardeş olması çok muhtemel. Bunların kimilerinin ömürlerinin sonuna kadar gerçeği bilmeden yaşamaları dahi söz konusu.

Cline'ın hastalarına verdiği gizlilik direktifi de kayıp çocukların sayısını artırabilecek bir etmen. Şöyle ki Cline, kendisine müracaat etip hamile kalan çiftlere, "Sakın ola çocuklarınıza kısır olduğunuzu ya da hamile kalmakta sorun yaşadığınızı söylemeyin" diyordu. Hekimlerinin kendisine doğru tavsiye verdiğini düşünen çoğu ebeveyn de çocuklarına donör yoluyla dünya geldiklerini dahi söylemedi.

Bu gizlilik talebi sadece Cline için değil neredeyse tüm doğurganlık hekimleri için geçerliydi. Genel olarak sürecin her aşamasında mahremiyet hakimdi. Hatta 1977'de yapılan bir araştırmaya göre, hekimlerin yarısı kayıt bile tutmuyordu. Dolayısıyla çocukla donör arasındaki bağı belgeleme imkânı ortadan kalkıyordu. Bunun ileride oluşabilecek hukuki ve psikolojik sorunları önlemekte verimli olacağına inanılıyordu. Bugün Amerika Birleşik Devletlerinde oldukça yaygın olan postayla Deoksirübo Nükleik Asit testi uygulamaları ise o senelerde bilimkurgu yazarlarının bile hayal edebileceğinin ötesindeydi. Diğer yandan hekimler ailelere donörün kan grubunun deri, göz ve saç renginin babayla aynı olacağına dair garantiler de veriyordu. Dolayısıyla hiç kimse gerçeklerin bu şekilde ortaya çıkabileceğine ihtimal vermiyordu.

Nitekim Noel'de ya da doğum gününde yaptığı Deoksirübo Nükleik Asit testiyle bilmek istediğinden çok daha fazlasını bilen kardeşlerin yaşadığı şokun en büyük nedenlerinden biri de bu reele hazırlıksız tutulmuş olmaları.

Bu surattan Ballard, hiç tanımadığı kardeşlerine destek olmak emeliyle oldukça güç bir görev üstlenmiş. Ne zaman Cline'ın çocuklarından biri Deoksirübo Nükleik Asit testi yapıp veri tabanlarındaki soyağaçlarına eklense, Ballard o kişiye erişip olanı biderii olası olan en hassas dille anlatmaya çalışıyor.

Bu konuşmaların yükünü üzerinde hissettiğini de söyleyen Ballard, "Birçoğu bir sperm donörü aracılığıyla dünyaya geldiğini bile bilmiyor. Bazısı babasının sperminden doğduğunu sanıyor. Ne zaman yeni bir eşleşme olsa onlara bu haberi veriyorum ve yaşamlarını mahvediyormuşum gibi hissediyorum" diyor.

* * * * *

Ballard, başlangıçta böyle bir yük altında hissetmiyordu kendini. Üstelik ilk kardeşlerini bulmakta da hiç zorlanmamıştı. Evvel evlat edinilen ve sperm bağışı yoluyla doğan çocukların bir araya geldiği bir forum sitesine kaydetti. Kısa süre içinde annesi Cline tarafından tedavi edilmiş bir başka kadınla tanıştı. Bu kişiyi Facebook'tan inceleyip resimlerine baktığında gözlerine inanamadı. Kadın Ballard'a o kadar benziyordu ki kardeş oldukları ortadaydı. Bu kadın annesi Cline'ın hastası olmuş başka bir kadın tanıyordu ve o kadının da bir kız kardeşi vardı.

Nihayetinde dördü de 23andMe'nin Deoksirübo Nükleik Asit testlerinden yaptılar ve kardeş olduklarını kavradılar. Test ayrıca tanımadıkları dört kardeşleri daha olduğunu gösterdi. Yani bir anda sekiz kişi olmuşlardı.

Peki ya anneler? Onlar gerçeği öğrenince ne düşündü? The Atlantic'e konuşan Liz White, 38 yaşındaki oğlunun babasının eşi değil de hekimi olduğunu öğrenince şoke olanlardan. Ekim-Kasım-Aralık 1981 ve Ocak-Şubat 1982 olmak üzere, 5 aylık yarıyılda 15 kere inseminasyon operasyonu için Cline'ın masasına uyuduğunu belirten White'ın gerçeği öğrendiğinde ilk tepkisi, "Haberim bile olmadan 15 kere tecavüze uğramışım" şeklinde olmuş. White'ın tedavi sonucu dünyaya gelen ve "Tanrı'nın hediyesi" anlamına gelen Matthew ismini verdiği oğlunun Cline'ın gençlik halinin birebir kopyası olması da aile için bir diğer rahatsız edici detay.

Dr. Cline, zamanında hastalarına stajyer hekimlerin spermlerini kullandığını söylemişti. Üstelik her bir sperm donörünü sadece üç galibiyetli hamilelikte kullandığını belirtmişti. Yani Ballard'ın ve diğerlerinin anne ayrı baba bir kardeş sayısının bir elin parmaklarını geçmemesi gerekiyordu. 

Ama Ballard ve kardeşleri Deoksirübo Nükleik Asitlerinin izini sürdüklerinde gerçeğin pek de anlatıldığı gibi olmadığını gördü. 23andMe verilerine göre, Cline aynı dönörü en az sekiz kere kullanmıştı. Bu kişilerin doğum tarihleri 1979 ile 1986 arasında değişiyordu. Hangi hekim adayı 7 sene süresince stajyerlik yapıp sperm affetmiş olabilirdi ki?

Bu ilginçlik araştırmalarını derinleştirmelerini sağladı. 23andMe veri tabanında babaları olabilecek kimseyi bulamadılar ama çeşitli uzak akrabalar tespit ettiler. Kamuya sarih kayıtları ve sosyal medya profillerini karıştırdılar, buldukları kişilerle temas kurup akrabalık ilişkilerini sordular ve sonunda kocaman bir soyağacı oluşturdular. Araştırma ilerledikçe hep aynı soyadı karşılarına çıkıyordu: Cline. Nihayet bir kadın Ballard'a Donald Cline isimli kuzeninin Indianapolis'te hekimlik yaptığını söyledi.

Bu nasıl doktor Yüzlerce kadını kendi spermiyle hamile bıraktı Çocuklarının sayısı bilinmiyor...
Hem Cline hem de biyolojik çocuklarının çoğu hali hazırda Indianapolis'te, Zionsville kasabasında yaşıyor

O noktada bile Ballard, Cline'ın babası olduğundan emin değildi; "Erkek kardeşinin ya da başka bir erkek akrabasının spermini kullanmıştır belki" diye düşünüyordu.

Ancak yine de sekiz kardeşten dördü, şüphelerini yargıya taşımaya karar verdi. Hem Indiana eyalet mahkemelerine hem de federal duruşmaya müracaat ettiler, birçok medya kuruluşuna erişip hikayelerini anlatmak istediler ancak aylar süresince girişimleri cevapsız kaldı. Nihayet bir yerel kanal sabah haberlerinde mevzuyu gündeme taşıdı. Haberde bir sperm donöründen olma çok sayıda kardeşten bahsediliyor ama donörün Cline olduğu belirtilmiyordu.

Aylar süresince hiçbir şey olmadı, ardından Ballard'ın Deoksirübo Nükleik Asit testiyle bulduğu kardeşlerinden biri Cline'ın eşinden doğan çocuklarından birine ve torunlarına erişti. Kısa süre sonra Ballard'a da Cline'ın oğlu Doug'dan bir mesaj geldi. Bu oğul aracılığıyla yarı kardeşler o sırada 70'lerinde olan Cline'la bir restoranda bir araya geldi. Cline'ın eşi Susie'den de iki çocuğu bulunuyor: Doug ve Donna kardeşler.

Cline'ın asıl ailesi ile biyolojik çocuklarının çoğu hali hazırda Indianapolis'te yaşıyor. Bu sebeple sokakta sık sık karşılaşıyorlar. Aynı hekime giden, aynı yerden sandviç alan, aynı salonda pedikür yaptıran, aynı yarıyılda Purdue Üniversitesi'nde okuyan, hatta bir garaj satışında hiç tanımadığı kardeşinin eşyalarını satın alan da var. İkisi aynı sokakta yaşıyor, ikisinin çocukları aynı beyzbol ekibinde oynuyor. Ama belki de en inanılmaz olanı Lisa Shepherd-Stidham'ın biyolojik babası olduğunu bilmediği yarıyılda 2 sene süresince Cline'ın hastası olmuş olması.  Kardeşlerin birçoğunun en büyük korkusu, çocuklarının karşılarındaki kişinin kuzenleri olduğunu fark etmeden birbirlerine âşık olması. Kardeşlerden bir tanesi 2019'da Atlantic'e yaptığı açıklamada, Cline'a hitaben "Aynı yerde yaşadığımızı hiç mi düşünmedin? Belki sevgili olacağımızı? Belki çocuklarımızın sevgili olacağını?" diye soruyor ve Cline'ın gölgesinin nesiller süresince üstlerinde olacağını belirtiyordu.

Cline bu görüşmede kendi spermini kullandığını itiraf etti ancak kayıtları seneler evvel imha ettiğini söyledi. Hatta Ballard'a bu görüşme esnasında "Dünyanın bilmesine gerek yok" diyerek sessiz olmasını istedi.

Ancak Ballard, karşısındaki adamda baba sıcaklığının zerresi olmadığını hissediyordu. Daha da kötüsü Cline'a bu makûsluğu yaptıran, hekimlik vazifesini makûsa kullanmasına yol açan bu şeyin Deoksirübo Nükleik Asit'sı yoluyla kendisine de bulaşmış olmasından korkuyordu. Bu düşüncelerinin mantıksız olduğunun farkındaydı ama yine de rahatsızlığını üzerinden atamıyordu. Cline'ın kendisini, kardeşlerini ve vakanın üzerine giden gazeteci Angela Ganote'yi de belindeki silahı göstererek tehdit etmesi de bu karanlık hissi kuvvetlendirmişti.

* * * * *

Peki Cline'a bu akılalmaz şeyi yaptıran neydi? Kardeşlerin her biri değişik bir teori ortaya atıyordu. Dini bir emel mi güdüyordu? Bilimsel bir deney mi yapmaya çalışıyordu? Cinsel fantezilerini mi gerçekleştiriyordu? Kendi Ari ırkını mı oluşturmak istiyordu? Indiana eyaletinin hakimiyetini ele geçirmek mi istiyordu? Tanrı kompleksine mi kapılmıştı? Tüm derdi para kazanmak mıydı? Yoksa çocuğu olmayan çiftlere dayanak ettiğine mi inanıyordu?

Muhtemelen bu soruya tek bir cevap vermek olası değil. Hatta Cline'ın eylemlerinin arka tasarısında bu ihtimallerin birkaçı aynı anda uyuyor bile olabilir.

Donald Cline 1979'da kendi kliniğini açtığında Amerika Birleşik Devletlerinde kısırlık tedavisi henüz bugünkü ebatlarda değildi. Sperm bankaları da henüz yaşama geçirilmemişti. Zati dönemin teknikleriyle dondurulmuş sperm yeterince tatmin edici sonuçlar vermiyordu. Daha kaliteli olduğu gerekçesiyle taze spermle çalışmayı tercih eden hekimler, donörleri kendileri bulmak ve en fazla 1 saat içinde operasyonu bitirmek zorundaydı. Bu da hasta ile donörün takviminin birbirine uydurulmasını gerektiriyordu. Birçok hadisede hamilelik hemen gerçekleşmediğinden tekerrür tekerrür inseminasyon operasyonu yapılması gerekiyordu. Çoğu hekim donör olarak tıp fakültesi öğrencilerini ve stajyer hekimleri kullanıyordu. Sağlıklı ve galibiyetli bu genç erkekler, hekimler için sonu gelmez bir kaynak sağlıyordu. Cline da sperm donörü olarak kliniğinin karşısında bulunan hastanede çalışan hekimlerden yararlandığını söylüyordu hastalarına. Hatta Hemşire Jan Shore, bu misalleri kliniğe beden sıcaklığında getirebilmek için sutyeninin içinde taşıdığını açıklamıştı.

Hakkında ortaya atılan iddialardan biri, Cline'ın Quiverfull isimli beyazların üstünlüğünü savunan fazla muhafazakâr bir Hristiyan hareketinin parçası olduğu istikametinde. Quiverfull inancında, beyaz ailelere olası olduğunca çok çocuk yapmaları, dünyayı Tanrı'nın beyaz kullarıyla doldurmaları, Siyahilerin çoğalmasını ihtiyatalari salık veriliyor. İspatlar çok sınırlı ve oldukça cılız yok ama Cline'ın sarışın mavi gözlü çocuklardan oluşan bir ordu kurması ve yaşadığı bölgenin Katolik kilisesinde söz sahibi olması bu inancı benimsediği yönündeki iddialara destek kabul ediliyor.

Diğer yandan Cline'ın birçok hekime atfedilen "Tanrı kompleksi"nden mustarip olduğu da hakkında ortaya atılan güçlü iddialardan. 1980'li senelerden itibaren Indiana'nın genelinde tanınan ve çok saygın bir hekim ve cemiyet lideri olan Cline'ı o senelerde birlikte çalıştığı hemşire Jan Shore "sert bir baba figürü" olarak nitelendiriyor.

Cline'ın eşi Susie'den bir oğlu ve bir kızı var. Bilindiği kadarıyla Cline, hamile kalmakta zorlanan kendi eşini de tedavi etmiş.

Bu nasıl doktor? Yüzlerce kadını kendi spermiyle hamile bıraktı! Çocuklarının sayısı bilinmiyor...

Cline'ın eşi Susie'den bir oğlu ve bir kızı var. Bilindiği kadarıyla Cline, hamile kalmakta zorlanan kendi eşini de tedavi etmiş.

Cline'ın hastalarına dayanak ettiğine samimiyetle inandığını ve bunu çevresindekilere yansıttığını da söylemek olası. Nitekim hakkında dava açıldığında, ailesinden ve dostlarından birçok kişi yargıca yazdıkları mektuplarda Cline'ın hastalarını hep ilk sıraya koyduğunu, bazı aileler için uygun donör bulamamanın kendisini çok üzdüğünü belirtiyordu. Mektuplardan birinde aynı zamanda Cline'ın hastası olan ancak donör yoluyla hamile kalmayan bir kadın, "Şefkat dolu bir insan olan Dr. Cline, ailelere kendilerini en çaresiz hissettikleri zamanda dayanakçı olmaya çalıştı" ifadelerini kullanıyordu.

Tabii bunu bir hekimin hastalarının iyiliğinden ziyade kendi kariyerini ve galibiyet istatistiklerini düşünmesi olarak açıklayanlar da var. Bu gruptakilere göre Cline yanlış bir şey yaptığının farkındaydı, öyle olmasa hastalarını aldatma yolunu seçmezdi.

Dr. Donald Cline hakkında Aralık 2017'de dava açıldı. O sırada bilinen kardeş sayısı 22'ydi. Ancak Indiana yasalarındaki bir boşluk sebebiyle kardeşlerin adalet arayışı havada kaldı. Sayısız kadını kendi spermiyle hamile vazgeçmiş olmasına karşın, Cline o yarıyılda eyalette geçerli olan ceza yasasını ihlal etmemişti. Ancak sorgusu sırasında sık sık "Bu şekilde doğan çocukların sayısı 10'dan fazla değildir", "Bunu en fazla 15 kere yapmışımdır" diye palavra söyleyip hakkındaki suçlamaları reddettiği için adaletin tecellisine mani olmaktan suçlu bulundu ve 500 dolar gibi komik bir para cezasına ve 1 sene ertelenmiş hapse mahkûm edildi. Ceza duruşmasında "Eylemlerimin neden olduğu acılardan dolayı özür dilerim" dedi ancak spermini bu işlemlerde kaç kere kullandığını açıklamadı. 2018 senesinde Cline'ın hekimlik lisansı elinden alındı.

Bu noktada akıllardaki soru şu: Cline şu an ne yapıyor? Ballard, "İnternette bazı kaynaklarda can verdiği yazıyor ama ölmedi, yaşıyor" diyor. Üstelik hiçbir şey olmamışçasına yaşamına devam ediyor. Torunlarının yüzme müsabakalarına katılıyor, kilisenin etkinliklerinde boy gösteriyor.

Saklanmıyor, kaçmıyor ancak biyolojik çocuklarıyla temas da kurmuyor. Ballard, "Doğrusunu söylemek gerekirse ben geçen sene onunla temas kurmaya çalıştım. İki yıldır hastayım ve iyileşmeme dayanakçı olacak bilgileri benimle paylaşması için kendisine resmen dilendim. Ama hiç yanıt vermedi. Sadece ben de değil. Hasta olan başka kardeşlerim de var. Hepimiz sadece sağlık bilgilerini istiyoruz ama onu bile alamıyoruz" diyor. 

Bu nasıl doktor Yüzlerce kadını kendi spermiyle hamile bıraktı Çocuklarının sayısı bilinmiyor...
Soldan sağa; Jacoba Ballard, Matt Smith ve Julie Harmon

Kardeşlerin birçoğu çeşitli otoimmün bozukluklarla, mide ve bağırsak hastalıklarıyla boğuşuyor. Hiçbirinin anne tarafında bu cins sorunlar olmadığından kaynağın Cline'ın genleri olduğuna inanıyorlar. Cline'ın da gençliğinde bir başka otoimmün hastalık olan ve bugün sperm bankalarının donörler için üzüntüye etkeni olarak kabul ettiği romatoid artrit nedeniyle cerrahlığı vazgeçmek zorunda kalmış olması da bu inancı kuvvetlendiriyor.

Ballard ve diğer kardeşler tüm bu yaşadıklarına karşın yılmış değiller. Hali Hazırda iyileşmeye ve kendileri gibi hikayeleri olan kişileri iyileştirmeye çalışıyorlar. Ballard, "Ben donör yoluyla dünyaya gelmiş ve hekimleri tarafından aldatılmış kişilere danışmanlık yapıyorum. Right to Know Bilme Hakkı gibi kuruluşlar benimle ve kardeşlerimle iletişime geçti. İnsanlara dayanakçı olabilecek kaynaklar derlemeye çalışıyoruz" ifadelerini kullanıyor.

Cline'ın gerçekten cezalandırılacağı bir günün geleceği beklentisini ise hiç yitirmiyorlar...

Cline'ın adaletin elinden kaçması, önemli bir değişimi de beraberinde getirdi. Indiana, 2019 senesinde, kadın doğum uzmanlarının bilgileri ve rızaları olmayan hastaları hamile vazgeçmek için kendi spermlerini kullanmasını suç kabul eden ilk Amerika Birleşik Devletleri eyaleti oldu. Ancak bu mevzuda ülke genelinde geçeli olacak federal bir yasa henüz bulunmuyor. 1987'de yapılan bir araştırmada hekimlerin yüzde 2'sinin hastalarını kendi spermiyle hamile vazgeçtiği ortaya çıkmıştı. Arşivlerdeki haberler ise en az 44 hekimin daha Cline'a eş şekilde hastalarını istismar ettiğini gösteriyor. Hatta Eylül 2021'de, bu hekimlerden Morris Wortman'ın çizgiyi biyolojik kızını dahi tedavi edecek kadar aştığı ortaya çıkmıştı. Geçtiğimiz senelerde Hollanda gibi Avrupa ülkelerinden de eş haberler gelmişti.

The Guardian'ın "‘Every time I find a new sibling, it’s like I’m ruining their life’: the fertility doctor who went rogue", The Atlantic'in "The Fertility Doctor's Secret" ve The Daily Beast'in "The Evil Christian-Cultist Doctor Who Secretly Fathered 94 Children" başlıklı haberlerinden derlenmiştir.