Bulgur Palas’ın hazin hikâyesi

Bulgur Palas’ın hazin hikâyesi

İBB, yeni satın aldığı Cerrahpaşa’daki Bolulu Habip Bey Konağı’nı kültür merkezi yapmaya hazırlanıyor. İttihat Terakki Bolu Mebusu Habib Bey’in bulgur vurgunundan kazandığı paralarla yaptırıldığı…

Mehmet Habib Bey 1878’de Bolu’da açar gözlerini dünyaya. Harbiye’yi tamamladıktan sonra topçu subayı olarak Manastır’a sevk edilir. Burada İttihat ve Terakki ile tanışır. Selanik’teki saklı yemin merasiminin ardından teşkilata katılır. İttihat ve Terakki’nin yeni şubelerini kurmak için Anadolu’da görevlendirilir. Enver Paşa’ya yakın bir ad olarak Bolu ve Kastamonu yöresinden teşkilatlanır. Meşrutiyet’in duyurusunun ardından 21 Ekim 1908’de yapılan tercihle Bolu milletvekili olur.

ULUSAL HUBUBATÇI

Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla İttihat ve Terakki yönetimi ülkede ulusal mahsulat, ulusal kantariye ve ulusal ekmekçiler gibi anonim firmaları kurar. Emelleri ordunun gereksinimini azınlıklardan değil ulusal işletmelerden karşılamaktır. Habib Bey de bu ulusal anapara teşebbüsünün liderlerinden olur. Anadolu’dan alınan buğday, arpa, bulgur gibi mahsuller tüccar gibi satın alınır ve devlete satılır. Böylece ilk ulusal anapara grupları da oluşmuş olur. Habib Bey de ‘Bulgur Kralı Habib Bey’ olarak anılmaya başlanır. İstanbul’un yedinci tepesi Cerrahpaşa’daki Bulgur Palas’ın esasları da bütün bu zamanda atılır. İtalyan mimar Giulio Mongeri’nin çizdiği bina, Mehmet Habib Bey’in bu ticaretten kazandığı parayla inşa edilmeye başlanır. Ancak İmparatorluk Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik olarak çıkar. Bu arada Bulgur Palas’ın imali son süratle devam eder. Yalnızca millet değil, İttihat ve Terakki’nin önde gelenleri de bu gidişata tepki gösterir.

MALTA’YA SÜRGÜN

Damat Ferit Paşa 4 Mart 1919 günü Veziriazamlık makamına gelerek yeni bakanlar kuruluyu oluşturur. Bundan sonra sürgünler başlar. Bolulu Habib Bey de 20’likler listesinde Malta’ya sürülür. Malta’da kurulan duruşmada suçlanan Habib Bey, 20 Temmuz 1920’de hiçbir ceza almadan İstanbul’a geri sevk edilir. Ancak bir müddet sonra tekerrür hapsedilir. Bu yarıyılda Habib Bey’in ailesi bankalara epeyce borçlanmıştı. Osmanlı Bankası’ndan alınan kredilerin faizi dahi ödenemez gidişata kazanç.

<strong>Bulgur Palas</strong>’ın hazin hikâyesi

Bulgur Palas’ın inşaatı da bir cinsli tamamlanamaz. 1926 senesinde henüz 48 yaşında olan Mehmet Habib Bey ani bir kalp krizi neticeyi ölüm eder. Eşi Fatma Bediye Hanım aynı sene Bulgur Palas’ı borçlara karşılık Osmanlı Bankası’na verir. Bina uzun bir müddet Osmanlı Bankası’nın lojman ve arşivi olarak kullanılır. Seneler evvel de mukadderatına terk edilir.

<strong>Bulgur Palas</strong>’ın hazin hikâyesiProjesini İtalyan mimar Giulio Mongeri’nin çizdiği konak, restore edilecek.

KÜLTÜR MERKEZİ OLACAK

Bulgur Palas İstanbul’un yedinci tepesi olarak öğrenilen Cerrahpaşa’da yer alıyor. Binanın terasından bakıldığında İstanbul’un öbür tepeleri olan Sarayburnu, Çemberlitaş, Süleymaniye, Fatih, Yavuz Selim ve Edirnekapı’nın yanı gizeme eşsiz bir İstanbul manzarası da izlenebiliyor. İBB binayı onardıktan sonra bilgi-doküman merkezi, arşiv, kütüphane, sergi salonu ve kafe olarak hizmete sunacak.

<strong>Bulgur Palas</strong>’ın hazin hikâyesi