Covid-19’dan kalan kötü koku mirası: Parosmi

Covid-19’dan kalan kötü koku mirası: Parosmi

Covid-19 ile ilgili her geçen gün yeni bir bulgu ortaya çıkıyor. Vücudun hemen her noktasını etkileyen koronavirüs, en büyük hasarlardan birini de burnumuza veriyor. Hastalık sırasında koku…

ABD’de bir sosyal hizmet uzmanı olan Samantha LaLiberte, Covid-19’u tamamen atlattığını düşünüyordu. Hastalığı atlatmasından yedi ay sonra ilginç bir koku sorunu yaşamaya başladı. Bir gün eve yemek sipariş verdi ve paket o kadar kötü kokuyordu ki çöpe atmak zorunda kaldı. Başka bir gün yemek pişiren bir arkadaşının evindeyken, koku midesini bulandırdı ve dışarı koşarak kustu.

35 yaşındaki LaLiberte, “Annemin evine ya da arkadaşlarımla akşam yemeğine gitmeyi bıraktım. Çünkü yemeklerden mumlara kadar her şey çok kötü kokuyordu” diye anlatıyor.

O sıralarda Samantha, parosmi ile yani taze kahve kokusundan en güzel parfüm kokusuna kadar zevkli aromaların korkunç hale gelmesine neden olan bir koku bozulmasıyla mücadele ediyordu.

Samantha LaLiberte, bu hastalık sebebiyle kendi kokusuna bile tahammül edemiyor, duş jelleri, şampuanlar dahil her şey midesini bulandırıyordu. Hatta bu durum eşi ile arasının açılmasına da neden oldu. Çünkü eşi de Samantha’ya kötü kokmaya başladı.

Son zamanlarda yapılan bir araştırma, Covid-19’lu kişilerin yüzde 47’sinde koku ve tat değişiklileri olduğu sonucuna vardı. Araştırmaya göre söz konusu vakalar içinde parosmi de önemli bir yer kaplıyor. Pennsylvania Üniversitesi’nden Dr. Richard Doty, “Bu, bir gülün dışkı gibi kokabileceği anlamına gelir” diyor.

Covid-19’dan kalan kötü koku mirası: Parosmi

Kendi kokusundan rahatsız oluyor

Parosmi yaşayan bir örnek vaka daha anlatalım. New York Times’ta yer alan habere göre, Washington’da bir sigorta şirketinde çalışan 36 yaşındaki Jessica Emmett, biri temmuz ayı başında ve biri ekimde olmak üzere iki kez Covid'e yakalandı. Parosmi, kalıcı bir semptom haline geldi.

“Nefesimin her zaman koktuğu duygusundan kurtulamıyorum” diyen Jessica, kocasına dokunmadan önce dişlerini fırçalıyor, gargara kullanıyor ve yine de koktuğu hissinden kurtulamıyor. Sadece nefesi değil teninin kokusunu alabildiğini de söyleyen Jessica Emmett, “Sonuç olarak eşimle yakınlaşamıyorum” diyor.

Tüm bu örnek vakaları okuyunca Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Metin Yılmaz ve Nöroloji Uzmanı Dr. M. Emir Tavşanlı’ya parosmi hakkında merak edilenleri sorduk, hurriyet.com.tr’ye özel cevaplar aldık.

Tam anlamıyla parosmi nedir?

Covid-19 enfeksiyonlarında koku ve tat bozuklukları çok sık görülen bir klinik tablo.

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Metin Yılmaz, koku ve tat kaybı görülen hastaların yapılan çalışmalarda yaklaşık yüzde 80-90’ının ortalama 4 hafta içinde şikayetleri düzeldiğini, yüzde 10’luk bir kesimde ise şikayetlerin birkaç ay sürebildiğini söylüyor.

Yılmaz, “Koku almanın kaybolduğu hastalar düzeldikten sonra bir kısmı parosmi denilen, var olan kokuyu yanlış algılama şikayetleri ile doktora yeniden başvuruyorlar. Hasta mesela yemek kokusunu odun, yanmış köz kokusu olarak algılıyor. Ya da sarımsak kokusu gibi var olmayan şekilde algılıyor” diyor.

‘Parosmi kalıcı olabiliyor’

Nöroloji Uzmanı Dr. M. Emir Tavşanlı, bu semptomun hastalığın ilk belirtileri arasında gösterildiğini, hastalık esnasında da ortaya çıktığını söylüyor.

Kalıcı olup olmadığı konusunda ise şunları söylüyor: “Covid-19 virüsünün burundan girerek burada koku almamızı sağlayan dokuyu zedelemesi ile koku problemleri ortaya çıkıyor. En sık anozmi (koku alma duyusunun yok olması) görülmekle beraber hiposmi (koku duyusunun azalması) ve parosmi de tarif ediliyor. Anozmi ve hiposmi tablosu görece daha hızlı toparlamakta olup parozmi daha uzun bir sürede geçebilmektedir. Az sayıda hastada kalıcı olduğu bildirilmiştir."

Covid-19’dan kalan kötü koku mirası: Parosmi

‘Sosyal hayatı ve ilişkileri etkiliyor’

Prof. Dr. Metin Yılmaz, kokunun insan hayatında önemli bir haz kaynağı olduğunun altını çiziyor. Bu sebeple parosminin hayatı ve ilişkileri olumsuz etkilediğini ekleyerek, “Mesela kişi eve giriyor, evdeki var olan kokudan çok rahatsız oluyor. Sarımsak kokuyor diyor, burada ne yaktınız diyor, tencerenin dibi mi tuttu gibi farklı iddialarda bulunabiliyor” ifadelerine yer veriyor.

Dr. M. Emir Tavşanlı da yaşam kalitesinin etkilendiği konusunda Prof. Yılmaz ile hemfikir. Tavşanlı bu konudaki düşüncelerini, “Koku algısındaki azalma; hem sevilen kokular da duyumunun azalması hem de yemeklerin tadını almada azalmaya yol açacağından, kişinin yaşam kalitesini etkilemektedir. Özellikle koku algısında bozulma ile normalde hoş olan kokuların kötü bir koku olarak algılanması da hastaların sosyal hayatını olumsuz etkilemektedir” sözleriyle anlatıyor.

‘Koku terapileri ile iyileşmek mümkün’

Tavşanlı, hastalığın tanısını erken koyup erken tedaviye başlanarak daha fazla tahribatın oluşumunun önlenebileceğini söylüyor.

Yılmaz ise parosminin tedavisi hakkında ilginç bilgiler veriyor. “Bu konuyla ilgili net bilgiler çok fazla yok ama özellikle covid enfeksiyonuna bağlı koku bozukluğu olan olguların yüzde 7’sinde bu tip şikayetlerin varlığına dair veriler elde edildi” diyor ve koku terapilerinin parosmi ile mücadelede etkili olduğundan bahsediyor.

“Parosminin tedavisi için koku terapileri oldukça kolay. Günde 2 kere yaklaşık 15 saniye boyunca hastanın güzel bir kokuyu koklamasını istiyoruz. Karanfil, okaliptüs, kahve vs. Bu şekilde koku terapisi ile bu şikayetlerden kurtulmak mümkün oluyor” diyen Prof. Dr. Metin Yılmaz, intranazal sterodiler ya da oral steroidler, bunun yanında omega 3 vitaminlerinin kullanılmasının da etkili olduğunun altını çiziyor.