Denizlerimizin kâbusları bitmiyor! Şimdi de hayalet ağlar...

Denizlerimizin kâbusları bitmiyor! Şimdi de hayalet ağlar...

Etraf önemsememelerinin asıl neticelerini Marmara'da deniz salyası olarak görüyoruz. Denizlerimizi mahveden bir hayli etken var. Onlardan biri de hayalet ağlar. Ayrıntılar haberimizde…

Geçtiğimiz günlerde Eren Arslan adlı yurttaş, Kızılırmak’ta balık meblağken hayalet ağa denk geldi. Şipşak yetkililere bilgi veren Arslan, ağa takılan pek çok su canlısının da olduğunu söyledi. Ancak bu tek misal değil. Deniz ve göllerde avlanan balıkçıların şuursuzca vazgeçip kayalıklara taktığı ve kaybettiği ağlar dipteki hayatı her geçen gün güçleştiriyor. Hayalet ağ olarak da öğrenilen bu riskin en ehemmiyetli etmeni ise insan. Senelerde suda bozulmadan formunu gözeten hayalet ağlar, deniz canlılarının hayatından tutun içme sularının kirlenmesine kadar pek çok vahim neticeye tesir ediyor.

10 BİN METREKARE HAYALET AĞ ÇIKARILDI

Denizler ve iç sularımız için risk oluşturan hayalet ağlar her geçen gün daha da çok görülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Denizlerin Terkedilmiş Av Vasıtalarından Arınılması Projesi” ile yalnızca 2020 senesinde yalnızca 10 lokasyondan, toplam 10 bin metrekare hayalet ağ çıkarıldı.

Hayalet ağlar deniz ve göllerdeki canlı popülasyonunu nasıl etkiliyor?Bu ağlara takılıp can veren canlılar deniz ve göllerin suyunu tehdit ediyor mu?Hayalet ağlar doğada çözünüyor mu?

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Mahsulleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Öğretim Abonesi Doç. Dr. Ülgen Aytan ve Akdeniz Üniversitesi Su Mahsulleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu sıhhatimizi tehdit eden hayalet ağlara dair hurriyet.com.tr okurlarına özel açıklamalarda bulundu.

HAYALET AĞLAR DOĞAYI KATLEDEN BİR UNSUR

Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, hayalet ağların denizlere tesirlerini üç başlık altında değerlendirdi.

Ekosistem tükenir

Gökoğlu, “Hayalet ağlarda tutulan her canlı doğa için bir kayıptır. Doğal kaynaklar baki değil, tükenebilir. Hayalet ağlar bir anlamda doğayı boşu boşuna katleden unsurlardır. Öbür yandan her canlının denizel ekosistemde bir vazifeyi vardır ve vefatı ekosistemde boşlukların oluşmasına neden olur” dedi.

Leşçil beslenen canlılar oluşur

Bu ağlarda tutularak can veren canlıların yeniden aynı etrafta leşçil beslenen canlıların oluşmasına neden olması ise bir başka tesiri…

“Can Veren balıkları yiyecek olarak harcayan başka balıklar ve canlılar da bulunmaktadır. Bunlara mürenler, deniz kaplumbağaları, fok ve balon balıkları misal gösterilebilir. Ancak zaman zaman aynı ağda bu canlıların tutularak can verdikleri de görülmektedir. Her can veren canlı ekosistem için bir kayıp olurken başka bir canlının beslenmesi ve yaşaması da demektir. Ancak bu canlılar genellikle ekonomik bedeli olmayan deniz çıyanı, salyangozlar, bazı isopod cinsleridir.”

Denge bozulur

Gökoğlu, ekonomik açıdan da hasarları olduğunu belirterek “Doğal etrafta leşçil beslenen canlılarda görülen çoğalış, balansın bozulmasına neden olur. Lafı edilen canlıların artması demek, ekonomik olarak değerlendirilebilen balık ve öbür canlılar için tehlike demektir. Bu canlıların çoğu parazitik ve zehirli maddeler kapsar” ifadelerini kullandı.

Denizlerimizin kâbusları bitmiyor Şimdi de hayalet ağlar...

‘KOKUŞMA VE ÇÜRÜME ALANA KAZANÇ’

Denizler için hal böyleyken gidişatın tatlı sularda daha değişik olduğunu söyleyen Gökoğlu, “Tatlı sularda hayalet ağlarda tutulan canlıların harcayıcıları yeniden balıklar, kaplumbağalar ve yengeçlerdir. Ancak tatlı sulardaki tüketim denizdeki kadar süratli büyümez. Bu sebeple hayalet ağlarda tutulan canlılarda genellikle kokuşma ve çürüme alana kazanç. Bu da sudaki bakteri yükünün çoğalmasına neden olur” dedi.

DENİZ KAZALARINA NEDEN OLUYOR

Okyanuslara her sene takribî 1 milyon ton hayalet ağ girdiğini söyleyen Doç. Dr. Ülgen Aytan, “Ağlar okyanus akıntılarında çekilerek her sene yüzbinlerce deniz canlısını tuzağa düşürerek ciddi hasarlar vermektedir. Ayrıca deniz habitatlarına verdiği hasarın yanı gizeme teknelere hasar verebilecek seyir risklerine de neden olmaktadır.” dedi.

SU NİTELİĞİNİ BOZAR

Hayalet ağlara takılıp can veren canlılar deniz ve göllerin suyunu nasıl etkilediğini sorduğumuz Aytan, suyun niteliğini bozan reel riskin can veren canlılardan ziyade toksik içerikleri ve bunu su civarına geçirebilme kapasitelerinden dolayı hayalet ağlar olduğunu söyledi.

“Toksik kimyeviler içeren plastik malzemeden yapılan ağların denizel etraftaki kalıcı lekeleyicileri ve patojenleri de bünyesinde toplayarak hem su niteliğini bozar hem de canlı hayatını tehdit eder.”

Denizlerimizin kâbusları bitmiyor Şimdi de hayalet ağlar...

AĞLAR 600 SENE KADAR SUDA KALIR

Hayalet ağların su içerisindeki çürümesinin çok uzun seneleri aldığını ifade eden Gökoğlu, “Bunun sebebi sualtında muhtelif güneş ışınlarına maruz kalmaması ve sıcaklığın daha istikrarlı olmasıdır. Karadaki ağlar muhtelif güneş ışınlarına maruz kaldığı ve sıcaklık metamorfozunun yüksek olması sebebiyle daha kısa vakitte çürür. Misina ağların deniz tabanında 600 sene kadar katlandığı muhtelif kaynaklarda belirtilmiştir” dedi.

MİKROPLASTİKLERE DÖNÜŞÜR

Aytan, hayalet ağların sucul etrafta tamamen yok olmak yerine hem deniz canlılarını tuzağa düşürerek öldürdüğünü hem de her geçen gün yıpranıp ufalanarak mikroplastiklere dönüştüğünü söylüyor.

“Ağlar mikroplastiklere dönüşmesi sonrasında bir hayli deniz canlısı tarafından yiyecek varsayılarak harcanıp, yiyecek zinciri içerisinde ilerleyebilirler. Canlı bünyesinde biriken bu kimyeviler hem deniz canlılarının hayatı hem de su mahsulleri aracılığıyla insan sıhhati için tehdit yaratmaktadır.”