Dışkı nakli: Depresyondan kansere, bu yöntem kurtuluşumuzun anahtarı olabilir…

Dışkı nakli: Depresyondan kansere, bu yöntem kurtuluşumuzun anahtarı olabilir…

Hipokrat asırlar evvel tüm hastalıkların bağırsakta başladığını söylemişti. Bir yöntem bu alanda çığır açıyor. Kulağa pek çekici gelmese de dışkı nakli pek çok hastalığın çözümü olabilir. Peki nedir

İnsan bedeninde sıhhate verimli takribî 100 trilyon kadar mikrop ve doğal bakteri bulunuyor. Bedenimizin mikrobik bahçesini oluşturan bu doğal bakterilerin ehemmiyetli bir kısmı ise bağırsaklarımızda yer almakta. Bu sebeple bağırsak florasının bozulması metabolizmanın çökmesine ve hastalıklara karşı korunmasız bir bağışıklık sisteminin ortaya çıkmasına neden oluyor.

Son senelerde, bozulan bağırsak florasının onarımı ve rehabilitasyonu için pek çok yöntem üzerinde çalışılıyor. Bunların içinde “dışkı nakli” hastalığın rehabilitasyonunda ehemmiyetli yöntemlerden biri olarak gösterilmeye başlandı. Bu uygulama, sağlıklı bağırsaklarda bulunan “iyi” dışkıları hasta insanların bağırsaklarına yerleştirerek floranın kumpasa girmesine hedefliyor.

Peki ama dinleyince bile suratımızı buruşturduğumuz dışkı nakli fikri, hangi hastalıkların rehabilitasyonunda tesirli oluyor ve nasıl uygulanıyor?

MİKROBİYOMLAR RUH HALİMİZİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR

Bağırsak florasının rehabilitasyonunda dışkı naklinin ehemmiyeti çoğalmaya başlayınca, sağlıklı süper donörlere olan gereksinim gün geçtikçe daha ehemmiyetli bir hâl alıyor.

Büyüyen bilimsel çalışmalar, insan bedeninin mikrobiyomunun sağlıklı bir yaşam için hayal edilenden çok daha büyük bir tesire sahip olduğunu gösteriyor. Başlarken hemen söyleyelim, mikrobiyom insan dahil bir hayli canlıda barınan toplam mikroorganizma popülasyonuna verilen genel ad. Uzmanlar insan bedeninde 100 trilyon mikrobiyal bulunduğunu belirtiyor.

Bu devasa ekosistem, bakterileri, mantarları, virüsleri ve birden fazla organizmayı kapsıyor. Bu ekosistemi yaratan mikrobiyomlar ise ruh halimizi, bağışıklığımızı, fiziksel ve zekasal sıhhatimizi doğrudan etkiliyor.

BİR HAYLİ REHABİLİTASYON İÇİN KULLANILABİLİR BİR YÖNTEM

Beslenme kumpasındaki yanlışlıklar ve yoğun antibiyotik kullanımı bu verimli mikrobiyomların yok olmasında da en büyük etmenlerden biri olarak gösteriliyor. Ehemmiyetli bir kısmı bağırsaklarda bulunan bakterilerdeki spektrum, bedenin bunalımdan kansere kadar pek çok meseleyle başa çıkmasında kilit bir rol oynuyor.

Sağlıklı dışkı naklinin, bağırsak florasında mesele olan bireylere nakledilmesiyle ishalin, tekli veya çoklu uzuv yetmezliğine neden olabilecek sepsisin, vefatlara bile neden olabilen clostridium difficile de dahil olmak üzere bir hayli bağırsak enfeksiyonlarının rehabilitasyonu için ehemmiyetli bir yöntem olduğu bilimsel çalışmalarla ispatlandı.

Gözden KaçmasınPaylaşmaya hazır mıyız Tuvaletler bile akıllı olacak…Paylaşmaya hazır mıyız? Tuvaletler dahi uslu olacak… Haberi görüntüle

DIŞKI BANKASI HASTALAR İÇİN UMUT OLABİLİR Mİ?

Bedenin bağırsak florasını rehabilitasyon edecek, bağışıklığı çoğaldıracak “süper dışkı” üzerine yürütülen çalışmalar giderek derinleşiyor. Analistler, süper donörlerin bağışladığı “güçlü” ve yararlı dışkı bakterilerini taklit ederek yenebilir dışkı peletleri üretmeyi muvaffak oldular.

Avustralya merkezli biyo-teknoloji işletmeyi BiomeBank’ın CEO’su Thomas Mitchell ve firma idareyicilerinden Sam Costello, geniş bir dışkı bankası ve nakil merkezini yaşama geçirmiş. Muayenehane çalışmaların ışığında süratle gelişen bu alanda rağbet bir hayli fazla. Bu sebeple BiomeBank uzmanları istenen kriterleri karşılayan sağlıklı süper donörlerin peşine düşmüş.

Bulunan uygun adayların dışkı bağışları ise özel planlanmış bir klozetin bulunduğu bağış odasında alındıktan sonra, dışkı saklı bir karışımın içine alınarak, laboratuvar civarında muhafaza ediliyor. Burada emel oksijensiz etrafta, dışkıda bulunan virüs ve bakterilerin doğru bir biçimde korunabilmesi. Bir sonraki düzey ise dışkıların bakteri spektrumuna göre kategorize edilmesi.

Dışkı nakli: Depresyondan kansere, bu yöntem kurtuluşumuzun anahtarı olabilir…

Grafik: Harun Elibol

DONÖR BULAMAZSAN KOPYALA

Bağışçıların özenle seçildiğini ifade eden BiomeBank uzmanı Dr. Emily Tucker, donörlerin bulunmasından mesul. Bağışçıların istenen kriterleri karşılaması için uzun bir liste bulunduğunu belirten Dr. Tucker, “İlk evvel natürel ki sağlıklı olmalılar. Ardından enfeksiyon taramalarından geçmeleri gerekiyor. Sonrasında detaylı tıbbi kayıtları, antibiyotik geçmişleri ve seyahat bilgilerini istiyoruz” diyor.

Tüm testlerden zaferle geçenler anketleri doldurduktan sonra mali süreçlerin ve yönetimsel operasyonların başlayacağı 8 haftalık bir programa dahil oluyorlar. Uzmanlar, bu karışık sürecin insanların gözünü korkuttuğunu bildiğinden, “Bir müddet sonra ‘süper donör’ bulamazsak ne olacak?” sualine cevap aramaya başlamış. Bu sual, BiomeBank uzmanlarının son çalışmalarına esin vermiş ve süper donörlerden alınan dışkı misallerindeki verimli bakteriler laboratuvar civarında kopyalanmaya başlanmış.

DIŞKIDAN ÜRETİLEN İLAÇLAR REHABİLİTASYONLARDA KULLANILABİLECEK

BiomeBank, en iyi dışkı misallerinden oluşturduğu büyük bir numune havuzuna sahip ve bu birikimin reel sebebi birinci sınıf dışkıları kategorilerine ayırmak. Thomas Mitchell, BiomeBank'ın ilk nesil mikrobiyal rehabilitasyonlar için doğru bakterileri çıkardıklarını dondurma ve kurutma operasyonundan sonra kapsül hale getirdiklerini belirtiyor.

Buna göre, laboratuvar civarında üretilen ve dışkılardan elde edilen kapsüller oral yollardan kullanılabilecek. Bu ilaçlar, Avustralya'nın ilaç tertip etme müesseseyi Terapötik Mahsuller Yöneti TGA tarafından onaylandığı takdirde, dünya genelinde onaylanan ilk mikrobiyal rehabilitasyon metodu olarak kullanılmaya başlanacak.

Verimli bakterileri geliştirerek emin kategoriler altında derleyebilen uzmanlar, muhtelif sağlık meselelerine ait mikrobiyal rehabilitasyonun gelişiminde fayda sağlayacak.

En iyi dışkı bakterisinden üretilecek ilaçların, bağırsak florasında yaşanan meseleleri ve bireyin mikrobiyotasındaki bir yetersizliği rehabilitasyon edilebileceğini söyleyen Mitchell, “Hastalıkları rehabilitasyon etmek için yeni bir yol bulduk ve bunu minik bir dışkı fabrikada hakikatleştirdik” açıklamasında bulunuyor.

 

Dışkı nakli: Depresyondan kansere, bu yöntem kurtuluşumuzun anahtarı olabilir…

Dışkı nakli adı negatif bir izlenim oluştursa da çığır açan bir rehabilitasyon olan bu yöntemi tüm ayrıntılarıyla Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Özdal Ersoy hurriyet.com.tr okurları için aktardı.

KANSERDEN BUNALIMA PEK ÇOK HASTALIĞIN ÇÖZÜMÜ OLABİLİR

Dışkı nakli nedir, neden yapılır?

Dışkı mikrobiyotası nakli DMN, sağlıklı bir vericinin emin bir ölçü biriktirilmiş dışkısının, bazı sağlık problemleri olan akdikeni bireyin bağırsağının içine  transfer edilmesidir. DMN de aynı probiyotik rehabilitasyonları gibi bir cins bakterioterapi, başka bir deyişle hastalığın rehabilitasyonunda bakterilerin kullanıldığı bir rehabilitasyon yöntemi. Bu rehabilitasyonun emeli, akdikeni bireyin mikrobiyotasını bağırsak bakterileri sağlıklı vericinin sağlıklı olduğu doğrultusunda testleri yapılmış mikrobiyotası ile değiştirmektir. 

Kimler dışkı nakline aday olabilir?

Clostridium difficile denilen bir bakteriye bağlı yineleyici stilde bağırsak enfeksiyonu geçiren ve mevcut rehabilitasyonlara cevap alınamayan ya da rehabilitasyonlar sonrasında yeniden yineleyen şahıslar, DMN için bilimsel olarak ispatlanmış akdikeni adayları olur. Bu rehabilitasyon biçimi ise bu hastalarda FDA onayı almış bir rehabilitasyon. Bu bakteri antibiyotik kullanımı sonrası büyüyebilen bağırsak enfeksiyonlarının başlıca mesulü. Kullanılan antibiyotikler bağırsak içindeki yararlı mikroorganizmaları eksiltince, olağanda az ölçüde bağırsakta yaşam süren clostridium difficile bakterilerinin bağırsakta rakamca artmasına neden olur ve bu bakterilerden salgılanan zehirli maddelerle şahısta bağırsak cerahati büyür.

En sık görülen yakınmalar antibiyotik kullanımı sonrası büyüyen ishal ve karın sızısı olsa da ateş de seyrek görülebilir. DMN, sağlıklı vericinin dışkısıyla hasta bireyin bağırsak mikrobiyotasında doğal balansın ve spektrumun tekerrür sağlanmasına ihtimal verir. Vericinin dışkısı bakterilerin artmasını baskılayan gözetici mikrobiota kapsadığı için, dışkı nakil sonrası akdikeninin kalın bağırsağındaki sağlıklı  bakteri balansının yine oluşmasına takviyeci olur.

Dışkı nakli hangi hastalıklar için uygulanabilen bir rehabilitasyon yöntemi?

Clostridium diffcile enfeksiyonu dışında öteki bazı hastalıklarda Ülseratif kolit, Crohn hastalığı, MS, bunalım, otizm, obzeite, besin alerjileri, diyabet ve diyabetik nöropati gibi bağırak mikrobiyota balansının bozulduğu öğrenilen hastalıklar da DMN nakli yalnızca bilimsel çalışma emelli ve alınan özel onaylarla kullanılır. Ancak DMN rehabilitasyonu bu hastalıklarda henüz resmi onaylanmış bir rehabilitasyon yöntemi değil.

DIŞKI MATERYALİ BAĞIRSAĞA BIRAKILIR VEYA BURUNDAN ALINIR

Sağlıklı bir dışkının müşteriye nakli nasıl yapılır?

Sağlıklı bir dışkının müşteriye nakil edilmesi için öncelikle DMN vericisinin ;

Son 6 ayda hiçbir antibiyotik almamış olması,Bağışıklığının baskılanmamış olması,Son 6 ayda vurma ya da piercing yaptırmamış olması,Yüksek tehlikeli cinsel ilişkiler yaşamamış olması,Mahkum olmaması,Endemik hastalıkların olduğu bölgelere seyahat etmemiş olması,Hiçbir kronik gastrointestinal hastalığının özellikle de ingflamatuar bağırsak hastalığı olmaması gerekir.

Bu kriterlere sahip olan vericiye bazı enfeksiyon testleri yapıldıktan sonra hepatit testleri, HIV -AIDS testi, ayrıntılı dışkı enfeksiyon testleri, hekim onayıyla donör ve akdikeni DMN için hazırlanır. Akdikeni harekâttan 2 gün evvel antibiyotik alımını keser. Harekâttan dün müşteriye lavman ya da bağırsak arınıcı özel ilaçlarla bağırsak temiziliği yapılır.

Operasyona kazançsak;

Vericinin dışkısı özel yöntemlerle biriktirilir. Muhtelif test ve özel hazırlıklardan geçen akışkan kıvamlı hale getirilmiş dışkı materyali hekim hakimiyetinde, bütün teşekküllü sağlık merkezlerinde çoğunlukla anestezi eşliğinde yapılan kolonoskopi yöntemi ile akdikeninin bağırsak boşluğuna aralıklarla aktarılır. Nakil yapıldıktan sonra akdikeni harekât sırasında rastgele bir karmaşıklık büyümediyse evine taburcu edilir ve dinlenmesi önerilir. Konuta taburculuğunda vericiye, verilen dışkı materyalinin bağırsak içinde daha uzun müddet kalabilmesine ihtimal sağlamak için bağırsak hareketlerini yavaşlatıcı ilaçlar da reçete edilebilir.

Şayet vericinin dışkı materyali özel teknikle kapsüller biçiminde hazırlanmış ise de bu kapsüller burundan ince bağırsağa uzanan tüp içinden verilir, hastaya yutturulmaz. DMN vericileri bireyin ailesinden yada tanıdıklarından olabilir. Ayrıca  bazı ülkelerde sağlıklı vericilerden bir araya gelen dışkıların özel şartlarda saklandığı dışkı bankaları da olmaya başladı.  

BEDENİN 2 KGI MİKROBİYOTADAN OLUŞUR

Bağırsak bakterilerimizi sağlıklı kılma ve çeşitlendirmek ne gibi faydalar sağlar?

Hipokrat asırlar evvel tüm hastalıkların bağırsakta başladığını söylemiş ve bugün yaşasa ‘Sıhhatimize karar veren bağırsağımızdaki mikrobiyotadır‘ tasayı. Bir Hayli hastalığı başlatan inflamasyonun beyin-bağırsak aksındaki bozulma neticeyi olduğu öğrenilir ve bu aksın bozulmasının altında uyuyan en ehemmiyetli neden de mikrobiyota balansının bozulması. Bedenimizde hücrelerimizde 3 milyon kadar gen bulunurken, bağırsaklarımızın içinde genlerimizin 100 katı kadar  mikrop/bakteri bulunmakta. Bunlar toplansa, bedenimizin 2 kgı mikrobiyotamızdan gelmekte.

Bedenin etraf ile iletişime geçtiği her kısmında cilt, ağız, burun, üst solunum yolları, sindirim sistemi, göz, idrar yolları, vajina mikrobiyota mevcut ve en fazla ölçü ince-kalın bağırsaklarda bir araya gelir. Bu bakteri topluluğu içinde iyi ve makûs olan cinsler mevcut ve olağanda bu cinsler sağlıklı şahısta düzgün bir denge halinde bulunurlar. Bu denge bireyin doğumuyla, doğum biçimiyle oluşmaya başlar ve bireyin anne sütü emip emmemesi, perhizi, egzersiz alışkanlıkları, kullandığı ilaçlar, antibiyotik kullanımı, hastalıklar, yaşadığı coğrafya ve ihtiyarlama ile değişebilir.

Makûs bakterilerin artması, iyi bakterilerin bağışıklığı gözetici tesirlerini eksiltir ve çoğalmış makûs bakteriler bağırsak iletkenliğini artırıp, bakterilerin bağırsak dışına çıkarak yer değiştirmesine civar yaratır. Bakteriler bağırsaktan kana karışırlar ve dokularda inflamasyon başlatırlar. Bu nedenle bireyin bağırsak mikrobiyotasını ve bakteri spektrumunu balansta yakalaması bireyi inflamasyon başka bir deyişle  kronik hastalıkların ortaya çıkmasından korur.

Dışkı nakli: Depresyondan kansere, bu yöntem kurtuluşumuzun anahtarı olabilir…

YENİ BİR UZUV OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLİR

Kanser araştırmaları mikrobiyom çalışmalarında en coşku verici alanlardan biri olarak gösteriliyor. Daha muhtelif bağırsak mikroplarına sahip olmak rehabilitasyona daha iyi cevaplar vermeyi sağlar mı?

Mikrobiyotanın insan sıhhati ve kanser dahil pek çok hastalıkla ilişkisinin gösterilmesi ile bu alanda çalışmalar sürat kazanmış ve mikrobiyotanın artık yeni bir uzuv olarak değerlendirilmesi gerektiği fikri ortaya çıkmaya başladı. Mikrobiyota balanssızlığı değişik mekanizmalarla kanser yaradılışını tetikleyebildiği gibi, kanser rehabilitasyonuna da pozitif-negatif katkılar sunar. Son zamanlarda yapılan çalışmalar mikrobiyotanın, yalnızca kanser büyümesi safhalarında değil, rehabilitasyon düzeylerinde de anahtar bir role sahip olduğunu düşündürüyor.

Bağırsak mikrobiyotası bir hayli seviyede ilaç emilimlerini, antikanser etkinlik ve toksisitelerini etkilemekte. Bir Hayli ağızdan alınan ilacın emilimi ve verim sağlaması, dolaşıma girmeden evvelki bağırsaktaki konak ve bakteriyel enzimlere maruziyetine bağlı. Bağırsak mikroorganizmaları bazı ilaçların olduğu gibi kanser ilaçlarının kimilerinin de emilimini ilaçlara fiziksel bağlanma ve ufalama ile eksiltebilmekte.

İlaçların tahribi de balanssızlamış mikrobiyota nedenli yavaşlayıp ilaç toksistelerinin ortaya çıkmasına neden olmakta. Bu nedenlerden dolayı kanser hastalığının tanısında, rehabilitasyona alınacak cevapların öngörülmesinde ya da ilaç toksisitelerinin eksiltilmesinde ya da faalliğinin artrılması evresinde her kanser hastasında doğru yöntemlerle mikrobiyota incelemelerinin yapılması günümüz onkolojisinin alaka sürükleyen çalışmaları arasında yer alıyor.

Nakil gerekmeden de mikrobiyomumuzu değiştirebilir miyiz? Neler yapmak gerekir?

Bağırsak bakterilerimizi sağlıklı kılma ve spektrumunu gözetmek emelli, ilk başta hekim onayı olmadan ve afaki yere antibiyotik kullanmamak gerekir. Anne adaylarına bebeklerini anne sütü ile beslemeleri teşvik edilmeli. Gözetici maddelerin ilave edildiği besinler olası olduğunca az kullanmalı ve yemekler mevsimin taze sebze meyveleri ile yapılmaya çalışılmalı.

Doğal probiyotikler olan fermente besinlerin yoğurt, kefir, zeytin, organik sirkeler gibi ya da probiyotiklere yiyecek sağlayan prebiyotiklerin yer elması, soğan, sarımsak, arpa, yulaf, hindiba, keten tohumu gibi de günlük yiyeceklerin arasında olası olduğunca olmasına özen gösterilmeli. Günlük kumpaslı egzersizlerin yapılması, yeterli yatmak ve yaşamsal stres etkenlerinin eksiltilmesi ya da stresle başetme yöntemlerinin bilinmesi de mikrobiyota balansını, böylece bağırsak sıhhatini gözetmede oldukça tesirli etmenler olarak öğrenilir.

Türkiye’de dışkı nakli ne gidişatta, kullanılan bir uygulama mı?

Ülkemizde de DMN’de oldukça tecrübeye sahip sağlık kurumu ve merkezler bulunmakta. Özellikle inatçı rehabilitasyona cevap alınamamış clostridium difficile enfeksiyonlarında rehberler eşliğinde kullanılmakta. Hastaya özel olarak ise rehabilitasyona cevapsız inflamatuar bağırsak hastalıklarında ya da kanser rehabilitasyonuna sekonder gelişmiş bağırsak inflamasyonlarında da deneysel olarak uygulanmakta.