Doğu Anadolu fay hattı için tedirgin eden sözler

Doğu Anadolu fay hattı için tedirgin eden sözler

Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, Doğu Anadolu fay hattının 24 Ocak 2020'de Elazığ'da meydana gelen 6.8'lik depremin ardından…

Elazığ'ın Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Öğretim Azası Prof. Dr. Aksoy, Doğu Anadolu fay hattının sessizlik döneminden aktif döneme geçtiğini söyledi. Türkiye'nin yer sarsıntısı kuşağı üzerinde bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aksoy, fay hatlarının ne vakit yer sarsıntısı üreteceğinin bilinemediğini söyledi. Bingöl'ün Yedisu kazasındaki bölümünün ve Elazığ'da 24 Ocak'ta olan depremin her iki tarafında kalan bölümlerin rizikolu hale geldiğini anlatan Aksoy, fayların yerinin ve yer sarsıntısı üretme potansiyellerinin olduğunu, bunlara göre yapılaşma ve yerleşme alanlarının yapılması gerektiğini aktardı. 

Doğu Anadolu fay hattı için tedirgin eden sözler


'UZUN VAKİTTİR YER SARSINTISI OLMADI VE RİZİKO ARTTI'

Prof. Dr. Aksoy, Türkiye yer sarsıntısı kuşağı üzerinde bulunduğu için belli aralıklarla yer sarsıntısı olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Ege'deki faylar var. Sözgelişi burada Kuzey Anadolu fay hattı ve Doğu Anadolu fay hattı Bingöl'ün Karlıova kazasında birleşiyor. Peki bu faylar ne vakit yer sarsıntısı üretiyor? Yakın vakitte veya şu aralıkta yer sarsıntısı olabilecek, diyebilmemiz için mesela Doğu Anadolu fay hattı zonu üzerinde konuşalım. Karlıova'dan başlıyor, Karataş'a kadar alırsak 700 kilometre. Dolayısıyla pek çok parçadan ibaret. Parçalardan oluştuğu için her bir parçanın yer sarsıntısı tekrarlanma aralığını bilmemiz gerekli. Bu nedir? Ne kadar vakitte yer sarsıntısı alana getirecek enerjinin birikeceği mananına geliyor. Bildiğimiz bilgiler çok kaba bilgilere dayanıyor. Zira bu faylar üzerinde paleosismoloji dediğimiz daha önceki depremlerin tekrarlanma aralıkları, büyüklükleri, nerede olduğu gibi konuların teferruatlı bilgisi yok. Fakat tarihsel dönemlerde yazılı kaynaklardan edinilen bilgilere göre Doğu Anadolu fay hattı zerinde birkaç asır aralıklarla yer sarsıntısı olduğunu biliyoruz. Bu fay hattı üzerinde olan son büyük yer sarsıntısı 1905 Malatya depremi olarak geçiyor. Ondan sonra orta büyüklükteki depremler var. 2003 seneninden itibaren Bingöl depremi, arkasından 2005 Doğanyol-Elazığ etrafında olan depremler ve en son 24 Ocak 2020 seneninde olan 6,8 büyüklüğünde bir yer sarsıntısı var ki bu da orta büyüklükteki depremlerin üst hududunda yakın bir yer sarsıntısı. Dolayısıyla Doğu Anadolu fay hattının yer sarsıntısı düzeninde bir farklık olduğunu söyleyebiliriz. Sessizlik döneminden aktif döneme geçtiği söylenebilir fakat ne kadar aralıklarla yeni depremlerin olabileceğini bilemiyoruz. 2020'nin Haziran ayında Bingöl-Karlıova etrafında yoğun bir deprem oldu. Zira fay hatları bu bölgede birleşiyor. Erzincan ile Karlıova arasında Yedisu segmenti isimi verilen bölümde uzun zamandır deprem olmamış. Buradan ele geçirilen veriler bu fayın şu aralıkla deprem üretebildiğini söylediği için bu zaman aşıldığında sismik boşluk var tecrübe ediyor. Başka bir deyişle uzun zamandır deprem olmadı ve riziko arttı. Dolayısıyla Yedisu bölümünün ve Elazığ'da 24 Ocak'ta olan depremin her iki tarafında kalan bölümlerin riskli hale geldiğini söyleyebiliriz." 

'YAPILAŞMA FAYLARA GÖRE YAPILMALI'

Prof. Dr. Aksoy, fayların yerine, deprem üretme potansiyellerine göre yapılaşma ve yerleşme alanları yapılması gerektiğini ifade ederek, "Şayet öyle yaparsak rahat edeceğiz. Ters takdirde yanıtı net olmayan, ne zaman depremler alana gelecek, diye bu meselenin yanıtını aramakla boşuna zaman harcamış olacağız. Deprem gerçeği belli, faylarımızın yeri belli. Yer seçimlerini ve yapılaşmalarımızı bunlara uygun olarak yapmamız gerekiyor" dedi.