Dünya bambaşka bir yer olabilirdi! FBI 11 Eylül'ün mimarını elinden nasıl kılpayı kaçırdı?

Dünya bambaşka bir yer olabilirdi! FBI 11 Eylül'ün mimarını elinden nasıl kılpayı kaçırdı?

Dünyada yakın tarihin en büyük facialarından biri olan 11 Eylül saldırılarının üzerinden 20 sene geçti. Saldırıların beyni Halid Şeyh Muhammed senelerdir hapiste suçlanmayı bekliyor. Peki Muhammed saldırılardan

"O benim adamımdı."

Bu sözlerin sahibi emekli FBI casusu Frank Pellegrino, 2001 senesinin sıcak bir eylül günü, Malezya'da kaldığı otel odasında televizyonu açtı. Karşısındaki ekranda yolcu uçaklarının New York'ta bulunan İkiz Kuleler'e çarptığı anın görüntüleri yayınlanıyordu. Pellegrino, ne olduğunu kavradığı an "Aman Yaradanım" dedi, "Kesin Halid Şeyh Muhammed bu..."

Hem hedef hem de saldırının büyüklüğü doğrudan Muhammed'e işaret ediyordu. Pellegrino ise bunu fark edebilecek ender şahıslardan biriydi zira neredeyse 30 senesini Muhammed'in peşinde geçirmişti.

Muhammed bugün hali hazırda hapiste yargı karşısına çıkmayı bekliyor. BBC'ye konuşan avukatına göre, davanın bitmesi için daha bir 20 sene daha var. Peki Halid Şeyh Muhammed, saldırılardan evvel tutulabilir, tarihin akışı apayrı olabilir miydi?

Dünya bambaşka bir yer olabilirdi FBI 11 Eylülün mimarını elinden nasıl kılpayı kaçırdı

"DÜNYANIN DEĞİŞTİĞİ GÜN"

11 Eylül'de kaçırılan uçaklarla Amerika Birleşik Devletlerinin başşehri Washington'da ve New York'ta tertip edilen saldırılarda, 2 bin 977 birey yaşamını kaybetti, 6 binden fazla birey yaralandı.

11 Eylül saldırıları, başta Amerika Birleşik Devletlerinin Ortadoğu siyasetleri olmak üzere dünyada güvenlik ve diplomasi alanında bir hayli metamorfozu da birliktesi getirdi. Ortadoğu'nun son 20 seneyi saldırıların arkasıcılarıyla şekillendi. Bu sebeple 11 Eylül 2001 sık sık "dünyanın değiştiği gün" olarak nitelendiriliyor.

USAME BİN LADIN KADAR TANINMIYOR AMA…

11 Eylül saldırıları denince akla El Kaide'nin o zamanki lideri Usame bin Ladin geliyor çoğunlukla. Ama 11 Eylül'ü soruşturan komisyona göre, saldırıların "bir numaralı mimarı" ismi İngilizce Khalid Sheikh Mohammed olarak yazıldığı için kısaca KSM olarak anılan Halid Şeyh Muhammed'di.

Kuveyt doğumlu Muhammed 1980'lerde Afganistan'da Sovyetlere karşı savaşmadan evvel Amerika Birleşik Devletlerinde eğitim gördü. 11 Eylül'den çok uzun süre evvel Amerika Birleşik Devletleri müesseselerinin radarına giren Muhammed, senelerdir FBI casusu Frank Pellegrino tarafından takip ediliyordu.

Dünya bambaşka bir yer olabilirdi FBI 11 Eylülün mimarını elinden nasıl kılpayı kaçırdı

İLK DEFA 1993'TE DİKKAT ÇEKTİ

FBI, Pellegrino'yu Dünya Ticaret Merkezi'ne 1993'te tertip edilen bombalı saldırıyı soruşturması için görevlendirmişti. Muhammed'in ismi de ilk defa bu soruşturma sayesinde Amerika Birleşik Devletlerili yetkililerin dikkatini çekti. Çünkü Muhammed, saldırının faillerinden birine para yollamıştı.

Pellegrino'nun Muhammed'in hedeflerinin büyüklüğünü anlaması ise 1995 senesinde oldu. O tarihte Muhammed, Pasifik Okyanusu'nun değişik yanındaki bir hayli uluslararası havayolu işletmelerine tertip edilecek bombalı saldırılarla alakalı bir tasarıyla ilişkilendirildi.

KATAR'DA OPERASYON TERTİP EDİLDİ

90'ların ortasında Pellegrino, Muhammed'in izini Katar'da bulup "adamını" tutmaya çok yanaştı.

Bir takımla beraber Umman'a giden Pellegrino'nun hedef buradan Katar'a geçmek ve Muhammed'i tutmaktı. Kuşkuluyu geri getirecek uçak dahi hazırdı. Ancak sahadaki Amerika Birleşik Devletlerili diplomatlar operasyona sabrediyordu.

Pellegrino, Katar'a gidip büyükelçiye ve değişik elçilik yetkililerine, elinde Muhammed'i havayolu saldırılarından sorumlu yakalayan bir iddia belgesi bulunduğunu bildirdi. Ancak diplomatlar Katar'da sorun çıkarma konusunda kararsızlı davranıyordu.

Pellegrino, görüşmelerden edindiği izlenimi BBC'ye, "Sanırım bunun ortalığı karıştıracağını düşünüyorlardı" diye anlattı.

Dünya bambaşka bir yer olabilirdi FBI 11 Eylülün mimarını elinden nasıl kılpayı kaçırdı
Muhammed tutulduğunda Amerika Birleşik Devletleri eforları tarafından çekilen bu fanilalı resmi günlerce manşetlerden düşmedi

MUHAMMED AFGANİSTAN'A KAÇTI

Nihayetinde Büyükelçi'den haber geldi: Katar yetkilileri Muhammed'i kaybettiklerini iddia etmişti. Pellegrino, "Hiddetliydik, dargındık, hayal kırıklığına uğramıştık. Bir fırsatı kaçırdığımızı daha o zaman öğreniyorduk" diye konuştu.

Ancak Pellegrino 90'ların ortalarında Muhammed'in öncelikli bir hedef olarak görülmediğini de andırdırdı. Hatta çok uğraşmasına karşın Muhammed'in ismini "En Çok Aranan 10 Birey" listesine ilave ettirmeyi dahi muvaffak olamamış, "Listede zati çok fazla terörist var" yanıtını almıştı.

Değişik yandan emin ki Muhammed, Amerika Birleşik Devletleri makamlarının kendisiyle ilgilenmekte olduklarını bir biçimde bilmiş ve Katar'ı terk ederek Afganistan'a yerleşmişti.

TANIMADIĞI TERÖR KUŞKULUSİ YOKTU

Sonraki birkaç sene süresince KSM'nin ismi sık sık gündeme geldi. Tutulan başka terör kuşkulularının ilişkiler ağında bir yerlerde kesinlikle Halid Şeyh Muhammed'in de ismi geçiyor bu da iletişimlerinin çok güçlü olduğuna işaret ediyordu. Muhammed'in Bin Ladin'e militanlara kaptan eğitimi verip yolcu uçakları ile Amerika Birleşik Devletlerindeki binalara saldırma önerisiyle gitmesi de alt yukarıya aynı zamanda olmuştu.

Ardından 11 Eylül yaşandı. Nezaretindeki bir üst düzey El Kaide militanı sorgusunda Halid Şeyh Muhammed'e işaret edince, Pellegrino'nun da kuşkuları doğrulandı. Pellegrino, "Herkes saldırıyı tertip edenin Frank'in adamı olduğunu kavradı. Saldırıyı tertip edenin o olduğunu kavradığımızda, benim kadar üzülen kimse yoktu" diye konuştu.

Dünya bambaşka bir yer olabilirdi FBI 11 Eylülün mimarını elinden nasıl kılpayı kaçırdı

2003'TE PAKİSTAN'DA YAKALANDI

2003 senesinde Muhammed'in izi Pakistan'da bulundu. Tertip Edilen operasyonla Muhammed göz altına alındı. O yarıyılda Pellegrino, Muhammed'in yargılanmasında kendi hazırladığı iddia belgesinin kullanılacağını ummuştu ancak Muhammed bir anda ortadan kayboldu. CIA tarafından saklı bir yere götürülen Muhammed üzerinde "yoğunlaştırılmış sorgu teknikleri" uygulandı.

Üst düzey bir CIA yetkilisinin söylediği "Onun ne bildiğini öğrenmek istiyorum ve bunu en kısa zamanda bilmek istiyorum" sözleri oldukça ünlü oldu.

183 DEFA SUDA BOĞULMUŞ

Muhammed, en az 183 defa suda boğma uygulamasına maruz vazgeçildi. Üzerinde rektal rehidratasyon, stres pozisyonları, uykusuz vazgeçme, gerekli üryanlık gibi "sorgulama usulleri" uygulanan Muhammed'e çocuklarının öldürüleceği söylendi.

Muhammed, sorguları sırasında bir hayli tasarı hakkında itiraflarda bulundu. Ancak daha sonra hazırlanan bir Senato raporunda, Muhammed'in verdiği istihbaratın ehemmiyetli bir kısmının yalan olduğu sonucuna varıldı.

Dünya bambaşka bir yer olabilirdi FBI 11 Eylülün mimarını elinden nasıl kılpayı kaçırdı

2006'DA GUANTANAMO'YA NAKLEDİLDİ

CIA'in saklı hapishanelerinde yaşananların iç suratı ortaya döküldükten sonra, Muhammed gibi "yüksek kıymetli tutuklular" da 2006 senesinde Guantanamo Körfezi'nde bulunan cezaevine nakledildi. O tarihten sonra FBI'a da Muhammed'le görüşme izni verildi.

Frank Pellegrino, uzun zamandır peşinde koştuğu adamla ilk defa Ocak 2007'de surat surata geldi. Bir masanın iki ucunda karşılıklı oturdular. Pellegrino 11 Eylül'le alakalı bilgi almak istiyordu. Sözü açmak için, Muhammed'e 90'larda kendisi için hazırlanan iddia belgesinde hisseyi olduğunu söyledi.

BÜTÜN BİR "KARDASHIAN"

Ardından aralarında büyüyen diyaloğun detaylarını açıklamayan Pellegrino, Muhammed'i, BBC'ye yaptığı açıklamada, "İster inanın ister inanmayın espri duygusu güçlü, sohbeti neşeli bir adam" olarak nitelendirdi.

KSM, Guantanamo'daki mahkemelerde sık sık kürsüye çıkıp konuşmalar yapıyordu. Pellegrino, Muhammed'in alaka arsızı olduğunu belirterek "Kardashian" benzetmesi yaparken, rastgele bir pişmanlık belirtisi göstermediğini de sözlerine ilave etti.

Peki suçunu itiraf mı edecekti yoksa duruşmanın yarattığı alakadan mı yararlanmak istiyordu? Pellegrino bu soruya, "Ben kesinlikle yaptığı şeyle barışık olduğunu düşünüyorum ama gösteri yapmaktan beğeniyor" diye cevap verdi.

Dünya bambaşka bir yer olabilirdi FBI 11 Eylülün mimarını elinden nasıl kılpayı kaçırdı
Muhammed'in 2012'deki bir mahkemede duruşma ressamı tarafından çizilmiş portresi

SON OLARAK COVID MANİ OLDU

Muhammed, Pellegrino'yla altı gün uzun uzun konuştuktan sonra "Artık yeter" dedi ve daha fazla şey söylemeyi yalanladı. Ardından gelen 11 Eylül için adalet arayışları, hep boşa çıktı. New York'ta yapılması tasarlanan bir mahkeme kamuoyunun ve siyasetçilerin muhalefetine takıldı. Kendisi de bir New Yorklu olan Pellegrino, "Herkes, 'Bu adamı arka bahçemde istemiyorum. Vazgeçin Guantanamo'da kalsın' diye bağırıyordu" diye aktardı kavgaları.

Ardından Guantanamo'da askeri duruşma gündeme geldi. Ancak evvel yargı süreçlerindeki gecikmeler, ardından Covid sebebiyle üssşöhret kapatılması, davanın uzadıkça uzamasına neden oldu. Mahkemelerin bu hafta da devam etmesi tasarlanıyor ama tünelin sonundaki ışık henüz görünmüş değil.

DOKUZ YARGIÇ, 35 BİN SAYFALIK DOSYA

Muhammed'in avukatı David Nevin, BBC'ye, mahkeme tarihinin medyaya "Bakın 11 Eylül'şöhret 20'nci yıldönümünde bir şeyler oluyor" demek için ayarlandığını söyledi. Nevin, davanın tamamlanmasının 20 seneyi bulmasını beklediğini de sözlerine ilave etti.

Bir ceza avukatı olan Nevin, duruşmanın başladığı 2008 senesinden bu yana Muhammed'i savunuyor. İlk etapta mahkemelerin hemen başlamasının tasarlandığını söyleyen Nevin, şu an hali hazırda başlamaya yanaşmadıklarını ifade etti. Nevin, "Şu an nasıl saydığınıza bağlı olarak sekizinci ya da dokuzuncu yargıç görevde" diye konuştu.

Her yeni gelen yargıcın 35 bin sayfalık mahkeme transkriptini ve binlerce arz metnini okumak zorunda olduğunu da andırdıran Nevin, Muhammed'in yargılanmasını "Amerika Birleşik Devletleri tarihinin en büyük ceza davası" olarak nitelendirdi.

Dünya bambaşka bir yer olabilirdi FBI 11 Eylülün mimarını elinden nasıl kılpayı kaçırdı
Bush idaresinin hazırladığı 'Aranıyor' posteri

CIA'İN "SORGU USULLERİ" TEMYİZİN YOLUNU AÇTI

Halid Şeyh Muhammed'in davası sadece en büyük değil, aynı zamanda en münakaşalı davalardan biri. Bunun en ehemmiyetli sebebi, beş sanığın hepsinin CIA tarafından saklı hapishanelerde tutulması ve "yoğunlaştırılmış sorgu teknikleri"ne maruz vazgeçilmiş olması.

Bu sebeple ispatların eminliği ve söz konusu saklı hapishanelerde yaşananlarla alakalı çok sayıda kavga yaşandı.

Nevin, "Amerika Birleşik Devletleri bu adamlara eziyet etmek için sınırları sarihçe çizilmiş bir program hazırladı ve uyguladı" diye konuştu. Söz konusu sorgu teknikleri, çıkabilecek ceza kararları için uzun seneler devam edecek temyiz süreçleri anlamına geliyor.

BUGÜN DAHA GÖZ ÖNÜNÜ YAKALANIYOR

Nevin, dünyanın en tanınmış zanlılarından birini temsil faktörün nasıl bir şey olduğuna dair çok fazla detay vermedi. Ancak müvekkilinin bir Amerikalı avukat tarafından temsil edilmeye başlangıçta "fazlasıyla kuşkulu" yanaştığını belirterek, uzun bir süreyi birbirlerini tanıma süreci olarak geçirdiklerini ifade etti.

Muhammed'in Guantanamo Körfezi Üssü'ndeki çok saklı bir noktada yakalandığı yarıyılda yaptıkları görüşmeleri de anlatan Nevin, "Sırçaları karartılmış bir minibüse bindirilerek nereye gittiğimizi kavramayalım diye 45 dakika gezdiriliyorduk" diye konuştu. Nevin, Muhammed'in bugün daha göz önünde bulunan Kamp 5'te yakalandığını da sözlerine ilave etti.

Dünya bambaşka bir yer olabilirdi FBI 11 Eylülün mimarını elinden nasıl kılpayı kaçırdı

Amerika Birleşik Devletleri, İDAM İSTİYOR

Nevin ve değişik avukatlar, 11 Eylül kurbanlarının ailelerinin hassasiyetlerinin de farkında. Geçmiş mahkemelere katılmak için uçakla Küba'ya giden aile abonelerinden kimilerinin, sanıkları savundukları için kendilerine tepki gösterdiğini belirten Nevin, kimilerinin de sürecin işleyişiyle alakalı sorular sorduğunu söyledi ve ekledi:

"Senelerdir yaşadıkları acıyı ve yeisi daha da ağırlaştıracak hiçbir şey yapmamak için var eforumuzla çalışıyoruz."

Nevin'e göre mahkeme sürecinin bu kadar uzamasının bir değişik sebebi de sanıkların idam isteğiyle suçlanıyor olması. Bunun davanın ciddiyetini artırdığını ifade eden Nevin, "Şayet hükümet bu adamlar infaz etmeyi düşünüyor olmasa iş çoktan biterdi" dedi.

PELLEGRINO SÜREKLİ BU SORUYLA YAŞIYOR

Pellegrino, Muhammed'in Guantanamo'da hakikatleşen askeri duruşmasinin bitişini beklemek ismine FBI'dan emekliliğini üç sene erteledi. Davada ifade vermeyi umuyor ve bunu hali hazırda bir FBI casusu olarak yapmayı istiyordu ama olmadı. Emeklilik yaşına gelen Pellegrino, geçtiğimiz günlerde FBI'daki görevinden dağıldı.

Muhammed'in peşinde dünyanın bir ucundan diğer ucuna giden Pellegrino, bugün ciddi bir başarısızlık hissiyle yaşadığını belirtti. Sürekli "Muhammed, 1990'larda tutulmuş olsa 11 Eylül olur muydu?" sorusuyla boğuşan Pellegrino, "İsmi her gün usumdan geçiyor ve bu pek de güzel bir düşünce değil. Zaman iyileşmeye destekçi oluyor ama durum bu" diye konuştu.

BBC'nin "Khalid Sheikh Mohammed: How '9/11 mastermind' slipped through FBI's fingers" başlıklı haberinden derlenmiştir.