Dünya bu 15 kişiyi konuşuyor! 40 gün boyunca mağarada yaşadılar, çıkınca söyledikleriyle şaşırttılar

Dünya bu 15 kişiyi konuşuyor! 40 gün boyunca mağarada yaşadılar, çıkınca söyledikleriyle şaşırttılar

15 karakter bir grup, yerin metrelerce altında 40 gün süresince dış dünyayla hiç bağlantı kurmadan yaşarsa ne olur? Bilim insanları bu sualin cevabını Fransa'da buldu...

Yerin altında bir mağaradasınız. Yanınızda sizin gibi 14 birey daha var, başka bir deyişle yalnız değilsiniz. Gıda, meşrubat, ilaç, rahat bir yatak vb. her türlü gereksiniminiz karşılanıyor. Mağarada yalnızca şunlar yok: Güneş ışığı, saat ve dışarıyla bağlantı kurmanızı sağlayacak irtibat vasıtaları. Başka Bir Deyişle gündüz mü gece mi olduğunu ya da haftanın hangi günü, saatin kaç olduğunu kavramanız muhtemel değil. Böyle bir etrafta kalmak ister misiniz? Haydi kaldınız diyelim, buna ne kadar sabredebilirsiniz?

Fransa'da bütün de bu şartlarda bir deney yapıldı. Sekiz erkek ve yedi bayan gönüllüden oluşan 15 karakter bir grup, 40 gün süresince ülkenin güneybatısındaki Lombrives Mağarası'nda yaşadı. Grubun yanlarında saatleri, telefonları ve öteki kitle irtibat vasıtaları yoktu. Deep Time derin zaman ismi verilen deneyin emeli ise bu şartların insanın zaman algısını etkileyip etkilemediğini kavramaktı.

Gönüllülerin deneyi geçtiğimiz hafta sonu sona erdi. Mağaradan çıktıktan sonra söyledikleri şeyler ise gerçekten çok afallatıcıydı.

Dünya bu 15 kişiyi konuşuyor 40 gün boyunca mağarada yaşadılar, çıkınca söyledikleriyle şaşırttılar

"BİRKAÇ GÜN DAHA KALMAK İSTERDİM"

15 karakter takım güneş görmemekten solmuş suratlarında iri tebessümmeler, gözlerinde ışığın hasarlı tesirlerinden korunmalarını sağlayacak iri gözlüklerle beğeniler arasında mağaradan dışarı adım attı.

Deneydeki bayanlardan biri olan Marina Lançon, Associated Press'e yaptığı açıklamada, "Yaşamı duraklatmak gibiydi" derken, başka bir şey yapmak için çabuksu olmadığını ve birkaç gün daha mağarada kalmak istediğini söyledi.

Yine suratında rüzgarı sezebilmenin ve kuş seslerini dinleyebilmenin kendisini oldukça mutlu ettiğini de belirten Lançon, uslu telefonuna bakmayı ise en azından birkaç gün daha düşünmediğini belirtti. Lançon, böylece reel yaşama dönüşün "fazla zalim" olmasından sakınmayı tasarladığını da sözlerine ilave etti.

Dünya bu 15 kişiyi konuşuyor 40 gün boyunca mağarada yaşadılar, çıkınca söyledikleriyle şaşırttılar

1,2 MİLYON EURO'LUK BİR DENEY

Toplam maliyeti 1,2 milyon euro olan Deep Time projesi Human Adaptation Institute İnsan Geçim Enstitüsü tarafından organize edildi. Bilim insanları deneyi tasarlarken insanların hayat şartlarındaki ve etraflarındaki başkalaşıma nasıl adapte olduğunu daha iyi kavramayı hedefliyordu.

Bunun için yaşları 27 ile 50 arasında değişen gönüllülerden oluşan grup için Lombrives Mağarası'nda özel bir hayat alanı oluşturuldu. Etrafta natürel ışık yoktu ama yeterli aydınlatma bulunuyordu. Sıcaklık 10 dereceye, bağıl nem ise yüzde 100'e statiklenmişti.

Çadırlarda kalıyorlar, suyu yerin 45 metre altındaki bir kuyudan sürüklüyor, özel bisikletlerinde pedal çevirerek kendi elektriklerini kendileri üretiyorlardı.

Dünya bu 15 kişiyi konuşuyor 40 gün boyunca mağarada yaşadılar, çıkınca söyledikleriyle şaşırttılar

DIŞ DÜNYAYLA SIFIR İRTİBAT

Mağaradakilerin dış dünyayla rastgele bir bağlantıları yoktu. Pandemiye, ailelerine ya da dostlarına dair son büyümelerden haber alamıyorlardı. Yalnızca sondan bir evvelki gün, projeyi yürüten bilim insanları mağaraya inerek, çalışmanın bitmek üzere olduğunu alttakilere haber verdi.

Bunun neticesinde bilim insanlarının hipotez ettiği şey oldu: Zaman algılarını yitirdiler.

Ama daha da esrarengiz olan şuydu: Mağaradaki herkes, dışarı çıkarken içeride geçirdiği müddetin 40 günden çok daha az olduğuna inanıyordu.

Dünya bu 15 kişiyi konuşuyor 40 gün boyunca mağarada yaşadılar, çıkınca söyledikleriyle şaşırttılar

23 GÜN GİBİ GEÇEN BİR 40 GÜN

Human Adaptation Institute kurucu başkanı ve projenin direktörü Christian Clot, altta zamanın daha ağır aktığını belirterek, "İşte buradayız. 40 günün ardından mağaradan çıktık. Bu bizim için reel bir sürpriz. Kafamızda, mağaraya adım attığımızdan beri 30 gün geçti" diye konuştu. Takımdakilerden biri yer altında geçirdikleri vakti 23 gün olarak hipotez etti.

Matematik hocayı ve yelken hocayı olan Johan Francois, formunu kaybetmemek için mağaranın içinde 10 kmlik koşular yaptığını belirterek, dışarı çıkmak için çok derin hevesler dinlediğini söyledi.

Francois, günlük mesullükler ve çocuklar ortada olmadığından, karşı karşıya oldukları gerçek güçlüğün "1 saat ya da 2 saat sonra ne olacağını dahi düşünmeden o andan kâr etmek" olduğunu belirtti.

Dünya bu 15 kişiyi konuşuyor 40 gün boyunca mağarada yaşadılar, çıkınca söyledikleriyle şaşırttılar

SENSORLAR ARALIKSIZ ONLARI İZLEDİ

Fransa ve İsviçre'deki laboratuvarların ortaklığında planlanan deney kapsamında, bilim insanları katılımcıların beyin etkinlikleri ve öğrenişsel işlevlerini alt inmeden evvel ölçerek kayda geçirdi.

Mağarada geçen müddet süresince de katılımcıların uyku kumpasları, sosyal etkileşimleri ve tavırsal tepkileri sensorlar aracılığıyla aralıksız takip edildi. Sensorlardan bir tanesi katılımcıların hap gibi bir kapsül içinde yuttukları ufak bir termometreydi. Bu termometreler aracılığıyla katılımcıların beden sıcaklıkları ölçüldü ve termometre bedenden natürel yollarla atılana kadar bir bilgisayara bilgi aktarımı devam etti.

Önümüzdeki günlerde yapılacak ölçüm neticeleriyle mağaraya giriş evveli yapılan ölçümlerin mukayese etilmesiyle de esrarengiz belirtilere erişilmesi bekleniyor.

Dünya bu 15 kişiyi konuşuyor 40 gün boyunca mağarada yaşadılar, çıkınca söyledikleriyle şaşırttılar

SAAT OLMADAN NASIL RANDEVULAŞIRSINIZ?

Takım azaları ne zaman uyanıp yatacaklarına ve ne zaman yemek besinlerine biyolojik saatleri istikametinde karar verdi. Bu sebeple mağarada kaç gün geçirdiklerini saatlerle değil kaç kere yatıp uyandıklarıyla ölçtüler.

Clot, mağaranın içindeyken aldığı ses kayıtlarından birinde, "Bu grubun nasıl senkronize olduğunu izlemek gerçekten çok esrarengiz" dedi. Clot, bir buluşma zamanı tanımlamadan muhtelif projeler üzerinde beraber çalışmanın özellikle zorlayıcı bir gidişat olduğunu da sözlerine ilave etti.

Araştırmanın katılımcılarından kronobiyolog Benoit Mauvieux ise katılımcıların üçte ikisinin bir müddet daha mağarada kalmak istediklerini zira alttayken başladıkları işleri tamamlamak istediklerini belirtti.

Clot, mağaradan çıktıktan sonra, "İnsanlar olarak bu seyyaredeki geleceğimiz evrim geçirecek. Beyinlerimizin yeni şartlar ne olursa olsun, yeni çözümler bulmayı nasıl muvaffak olduğunu daha iyi kavramayı bilmeliyiz" diye konuştu.

Dünya bu 15 kişiyi konuşuyor 40 gün boyunca mağarada yaşadılar, çıkınca söyledikleriyle şaşırttılar

BU DENEY BİR İLK OLDU

Özellikle koronavirüs pandemisinde dünyada milyonlarca insanın konut karantinalarıyla yaşamaya alışmakta zorlanması, araştırmanın günümüzdeki ehemmiyetini bir kat daha artırıyor.

Araştırmanın sitesinde ayrıca mağara deneyinden elde edilen neticelerin, 2024 haysiyetiyle Ay'da kurulması beklenen üsler, uzun uzay ya da denizaltı misyonları, maden arama çalışmaları gibi bir hayli alanda uzun müddet kapalı şartlarda yaşayan ya da yaşayacak olan insanların tavırlarını kavramak açısından tesirli olacağı belirtiliyor.

Zamanı kavramakla alakalı çalışmaların geçmişi insanlık kadar daha önceki ancak biyoloji biliminin zamanın tesirleriyle ilgilenen kolu olan kronobiyoloji bilimi 1938 senesinde bir alan olarak belirlendi. Nathaniel Kletiman, Veronique Le Guen gibi bir hayli birey bu alanda araştırmalar yürüttü.

1962 senesinde Fransız Michel Siffre, iki ay süresince bir mağarada yaşayarak insanın biyolojik ritmiyle alakalı ehemmiyetli bulgular asıllaştırdı.

Ancak beyni ve genetiği odağa alan bu kapsamda bir grup çalışması, metolojisi ve ilkeleri bağlamında bilim tarihinde bir ilk.