Düz duvara bile tırmanıyorlar| Akrep mevsimi geldi... Sokarsa ne yapılmalı? İşte doğru bilinen yanlışlar!

Düz duvara bile tırmanıyorlar| Akrep mevsimi geldi... Sokarsa ne yapılmalı? İşte doğru bilinen yanlışlar!

Özellikle yaz aylarında akrep sokması sebebiyle yaşamını kaybeden insanların haberlerini sıklıkla dinliyoruz. Yalnızca kırsal kesimlerde değil, her yerde, her bölgede akrep ile karşılaşabiliriz. Pabuç

Akrep sokması neticeyi hayatını yitiren bireylerin haberlerini okudukça, ya bizi de sokarsa diye kaygılanmadan edemiyor insan. 

Uzmanlar özellikle 6 yaş altı çocuklar ve 65 yaş üzeri kronik hastalığı olan bireylerin tehlike grubunda olduğunu, akrep sokması vefatlarının ne yazık ki 6 yaş altı çocuklarda daha çok alana geldiğini belirtiyor.

• Peki, neden yaz aylarında hadiseler çoğalıyor?

• Neden insanları sokuyorlar?

• Her akrep sokması riskli mi?

• Düz duvara tırmanıp üst katlara girer mi?

• Maviye boyanmış kapı ve pencerelerden içeri girebilir mi?

Manisa Celal Bayar Üniversitesi MCBÜ Alaşehir İş Akademiyi Öğretim Abonesi Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur ve Acil Servis Doktoru Dr. Emir Hüseyin Ağar, tüm merak ettiğimiz suallerin cevaplarını veriyor

YAZ AYLARINDA DAHA HAREKETLİLER

Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur, öncelikle akreplerin beden sıcaklıklarının değişken olduğunu, başka bir deyişle soğuk kanlı olduklarını, bu özelliklerinin sıcak zamanlarda daha faal olmalarına neden olduğunu belirtiyor. Yağmur, İnsanların konut ya da bahçelerini sulamaları bazı akreplerin insanların yaşadıkları yerlere gelmelerine neden olabileceğini belirtiyor.

Bazı böcekler ışığa geldiği için akreplerin bunları avlamaya gelebileceğini laflarına ilave eden Yağmur, bu nedenle akrepler ile insanların yaz aylarında daha sık karşılaştığını belirtiyor ve sıcakta, aç olduklarında, tehdit edildiklerinde daha fazla zehir verdiklerini dile getiriyor.

Yağmur, akreplerin insanları kendilerinin avcısı sandıkları için korunma emelli olarak ya da insanlar yanlışlıkla üzerlerine bastığı ya da eşi vaziyetlerde sokacağını ama her akrep sokmasının riskli olmadığını şu laflarla dile getiriyor: “Kimilerinin zehirleri cılızdır ve yalnızca alerjik bünyeli insanlar için risklidir. Bazı cinslerin de zehirleri orta derecede tesirlidir ve çocuklar için ölümcül olabilir.” 

6 yaş altı çocuklar ve 65 yaş üzeri kronik hastalığı olan bireylerin tehlike grubunda olduğunu vurgulayan Dr. Emir Hüseyin Ağar, akrebin zehrinin bedenin hem süratli çalışmasını sağlayan sempatik asap sistemini hem de yavaşlamasını sağlayan parasempatik asap sistemini uyardığını o surattan da hastaların sağlık kurumuna geldiklerinde çok değişik muayenehane tablolar gösterebildiğini belirtiyor.

PENCEREDEN GİREBİLİR, SİNEKLİK DE İŞE YARAMAYABİLİR

Dr. Ersen Aydın Yağmur, büyük şehirlerde konutlara kapıdan ya da pencereden akrep girebilir mi diye sorduğumuzda ‘evet’ cevabını alıyoruz. “Akrebe karşı korunmak için konutlar sıvanabilir, konut çevresindeki taşlar bir araya gelebilir, konutlara sineklik takılabilir, kumpaslı ilaçlama ve ultra viole ışık ile hakimiyet yapılabilir” diyen Yağmur, sinekliklerin gözetici tesir gösterebileceğini ancak bazı cinslerin konutların bodrum ya da çatılarında artıp dağıldıkları için sinekliklerin de işe yaramadığını laflarına ekliyor.

DÜZ DUVARA TIRMANIYORLAR

Kısacası, yüksek katlarda da akrep sokma riski var. 

Yağmur, akreplerin sırçaya tırmanamadıklarını ama düz duvarlara tırmanabileceğini bu nedenle konutların üst katlarında da bulunabileceğini söylüyor ama ipte yürüme özellikleri cılız olduğu için aslı eşyalarda bulunması ihtimalinin güç olduğunu ekliyor.

Türkiye’de 45 akrep cinsi vardır ve bölge olarak da en fazla cins Güneydoğu bölgesinde bulunmaktadır. Türkiye’de dağılmakta olan ölümcül 3 akrep cinsi de Güneydoğu bölgesindedir.

Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur

Düz duvara bile tırmanıyorlar| Akrep mevsimi geldi... Sokarsa ne yapılmalı İşte doğru bilinen yanlışlar

Grafik: Harun Elibol

MAVİYE BOYANMIŞ KAPI VE PENCERELER AKREBİ MANİLER Mİ?

Akdeniz, Ege, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu’da özellikle kırsaldaki mesken alanlarında maviye boyanmış kapı ve pencerelerin çok yaygın bir biçimde kullanıldığını öğreniyoruz. Akreplerin mavi rengi kırmızı olarak görüp düşman olarak idrak ettikleri ve bu sebeple mavi renge boyanmış kapı ve pencerelerden konutların içlerine giremediklerine dair bir inanış var. Peki, bunun bilimsel bir takviyeyi var mı?

Düz duvara bile tırmanıyorlar| Akrep mevsimi geldi... Sokarsa ne yapılmalı İşte doğru bilinen yanlışlar

Yağmur, akreplerin gece karanlığında dolaştıklarını, bu nedenle renk idrak etmelerinin güç olduğunu, bunun yanında renk âmâyı olduklarını belirtiyor. İşte bu sebeple mavinin akrepleri uzak yakaladıkları inancının doğru olmadığını söylüyor. "Çerçeveleri mavi renge boyalı konutlar beyaz kireçle badana yapılığı için pürüzlü bir yüzey oluşturur, muhtemelen bu sebeple akreplerin tarak uzvunu rahatsız ettiği için akrepler badanalı duvarlarda yürüyemez" diyen yağmur akreplerin eş nedenden dolayı keçi kılı halılar üzerinden de geçmediklerini, bu nedenle Türkiye’de kırsalda yaşayan bazı insanların kapı eşiklerine keçi kılı halı serdiklerini belirtiyor.

ATIN KANINDAN AKREP SERUMU ELDE EDİLİYOR

Akrep serumu her sağlık kuruluşunda var mı? Bu serumun zamanında verilmesi mümkün bir vefatı maniler mi? 

Akrep serumunun hudutlu ölçüde üretildiği ve acele bozulduğu için her sağlık kuruluşunda olmadığını, ayrıca akrep sokma hadiselerinin çok az olduğu, ya da riskli akrep cinslerinin bulunmadığı bölgelerdeki sağlık kuruluşlarında bulunmasının da zorunlu olmadığını belirten Ağar, akrep serumunun ‘Androctonus turkiyensis’ cinsinden üretildiğini, dolayısı ile öteki bir cinsin sokmasında yüksek tesir göstermeyeceğini ya da alerjik tepkine neden olarak serumun kendisinin tehlike oluşturabileceğini belirtiyor.

Akrep serumu, akrep zehri atlara enjekte edilip antikor ürettirilmesi ve atın kanının alınıp hücreler çökertilerek serumun elde edilmesi usulü ile üretilmektedir.

Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur

Ağar, akrep serumunun acil serviste hekimlerin elini kuvvetlendiren bir rehabilitasyon vasıtayı olduğunu ama uygun düzeydeki hastaya uygun zamanda yapılmasının zorunlu olduğunu belirtiyor. Ayrıca akrep serumunun rehabilitasyonda kullanılan tek ilaç olmadığını belirten Ağar, akrep sokmalarının tetanos tehlikesini de beraber getirdiği için tetanos aşısının da kesinlikle yapılması gerektiğinin altını çiziyor.

Milli Zehir Danışma Merkezi, Türkiye'de rehabilitasyon kasıtlı kullanılan ilaçlar, böcek ilaçları, tarım ilaçları, mantarlar ve muhtelif nebatlarla olan zehirlenmelerden, zehirli hayvan ısırmalarına ve sokmalarına kadar geniş bir yelpazedeki zehirlenmelerde hem ulusa hem de sağlık çalışanlarına müteveccih olarak 24 saat hizmet veren merkezdir.Zehirlenmelerde zorunlu antidot/antitoksin gereksinimini de karşılayan Merkeze, lüzum dinlendiğinde danışma hizmeti almak emeliyle Türkiye'nin her yerinden 114 numaralı telefondan erişilebilir.

ÜST ÜSTE SOKABİLİR 

Akrebin cinsine göre zehrinin tesirinin değişeceğini belirten Yağmur, daha büyük bazı akreplerin daha fazla zehir verebildiğini, bu vaziyetin zehri daha az tesirli olsa da ölümcüllük seviyesinin yükselmesine neden olduğuna sözlerine ilave ediyor. Yağmur, “Akrepler ısırmazlar zehir zerk ederler. Başka Bir Deyişle millet arasındaki deyim ile sokarlar. Bazı vaziyetlerde akrepler birden fazla sefer sokarak zehir verebilir, ya da zehri azar azar verebilir” lafları ile akreplerin bazı vaziyetlerde daha fazla zehir verebildiğini, bunun olayın vaziyetini değiştirebildiğini vurguluyor.

Yağmur, ayrıca akreplerin solunum sarihliklerini kapatarak kısa bir zaman havasızlığa katlanabildiğini, bu sebeple ilaçlardan kendilerini gözetebildiğini, dış iskeletleri de kalın olduğu için çok tesirli ilaçlara dahi dayanıklı olduklarını belirtiyor.

Düz duvara bile tırmanıyorlar| Akrep mevsimi geldi... Sokarsa ne yapılmalı İşte doğru bilinen yanlışlar

Grafik: Harun Elibol

Akrep sokmasında yapılan yanlış uygulamalar nelerdir?

Acil Servis Doktoru Dr. Emir Hüseyin Ağar, yapılan en büyük yanlışlardan birinin akrebin genelde ebat olarak ufak olduğundan ve de soktuktan sonra görülemediğinden dolayı vakanın akrep sokması değil de yılan sokması olarak düşünülmesi olduğunu söylüyor ve bu mevzuda yapılan yanlışları sıralıyor.

Konutta birini ya da sizi akrep soktuysa ilk gördüğünüz böceğin ısırdığını sanmayınız. Belki konutta daha büyük ve risklisi vardır diye denetleyin ve süre kaybetmeden sağlık kuruluşuna gidin. Sokan akrebi, böceği aramayla süre kaybetmeyin ve hemen sağlık kuruluşuna gidin. Zira o telaş içinde ikinci defa akrep sokabilir.

• Yara yerinin emilip zehrin atılmaya çalışılması. Böyle bir vaziyette yarayı emen bireyin ağız içindeki bir yarası, çatlağı üzerinden zehir bu bireyi de tesirler ve vaka ile ilgili yaralı rakamı 1 iken 2 olur. Bu harekât netlikle yapılmamalıdır.

15 dakikayı geçmemek üzere akrebin soktuğu yere buz uygulanmalıdır bu vakitten daha aşırısı bereket değil hasar getirir. 

• Akrebin soktuğu yer netlikle ama netlikle kesici bir alet desteği ile kesilmemeli, deşilmemeli, oynanmamalıdır. Bu hem enfeksiyon riskini çoğaldırır hem de zehri genel kan dolaşımına süratli biçimde yayarak zehrin bedendeki tesirini çoğaldırmaktan başka bir şeye haylaz.

• Kol, bacak gibi uzuvlarda olan sokmalarda bu bölgelere turnike uygulanmaz. Uzun zaman, afaki turnike uygulamasının bedene vereceği hasar akrep zehrinden çok daha fazla olacaktır.

• Akrebin soktuğu yere metal bir cisim ısıtılarak değdirilmesi bir nevi yaranın dağlanmasıdır. Bu hareketin de enfeksiyona sebebiyet verme ve akrep zehrinin tesirlerini çoğaldırarak bedene hasar vermekten başka bir faydayı yoktur. Netlikle yapılmaması gerekir.

• Yaranın üzerine nebatlar, diş macunu, zeytinyağı gibi maddeler sürülmesinin de bir verimi yoktur.

• Akrep tarafından sokulan bir birey çabuklukla sağlık kurumuna getirilmelidir. “Boş ver bir şey olmaz” “ağrı kesici al geçer” “şu kremi sürünce bir şeyin kalmaz” gibi yaklaşımlar hastaya vazgeçin faydayı hasardan başka bir şey vermez. 

Düz duvara bile tırmanıyorlar| Akrep mevsimi geldi... Sokarsa ne yapılmalı İşte doğru bilinen yanlışlar

KUTUAcil serviste uygun rehabilitasyonu uygun hastaya yapabilmek ve makûs vaziyetlere mahal vermemek için hastaların şikayetleri 4 grupta evrelenir.Düzey 1: Ciltte yalnızca akrebin soktuğu yerde kızarıklık, şişlik ve ağrı olması. Yaranın üzerine hafifçe vurduğumuzda hastanın ağrısının daha da çoğalması. Düzey 2: Sokulan yerin dışında bedenin öteki bölgelerinde de ağrı, üşengeçlik olması.Düzey 3: Zehrin bedende dağılımının çoğalması ile beden adalelerinde istemsiz hareketler, flu görme, baş ağrısı, peltek konuşma, şuur fluluğu, yüksek ateş gibi daha ciddi semptomların görülmesi. Düzey 4: Zehrin kalp adalesine tesir ederek cerahat yapması, kalp krizi, akciğerde akışkan birikmesi, havale geçirilmesi gibi yaşamı riske sebebiyet veren ciddi vaziyetlerin görülmesi.

Dr. Emir Hüseyin Ağar