Emekli amirallerin bildirisine sert tepki ve soruşturma

Emekli amirallerin bildirisine sert tepki ve soruşturma

Montrö Boğazlar Kontratı’yle alakalı kavgaların ardından ‘deklarasyon’ yayımlayan 104 emekli amirale, hükümet yetkilileri ve politiklerden sert tepkiler geldi. Ulusal Korunma Bakanlığı açıklama…

Emekli 104 amiralin Montrö Boğazlar Kontratı’yle alakalı kavgaların ardından, evvelki gece yayınladığı deklarasyonla alakalı soruşturma başlatıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, “Açıklamayı hazırlayanlar ile varsa bağlantılı oldukları bireylerin tespiti ve legal gereğinin takdir ve ifası emeliyle re’sen soruşturma başlatılmıştır” denildi. Başsavcılıkça başlatılan soruşturma kapsamında açıklamanın organizasyonuna liderlik eden bireylerin tespit edildiği bilindi. Bu adların kısa süre içinde ifadeye çağrılması bekleniyor.

Deklarasyonun ardından hükümet yetkilileri ve politiklerden şu tepkiler geldi:

DARBE ÇAĞRIŞIMI
* Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop: Senelerdir içeride, dışarıda vatan ve halk düşmanlarıyla cephe cephe amansız bir çaba sürerken ortalıkta gözükmeyen emekliler, kendi uydurdukları gündemlerle keşmekeş simsarlığı üstlenmişler; belirli. Kahraman ulusumuz 15 Temmuz’da yalnızca FETÖ’cü darbecileri değil, aynı kaynaktan beslendiğini bildiğimiz tam darbe sevdalılarını da toprağa gömdü. Düşünce açıklama başka, darbe çağrışımlı deklarasyon hazırlamak başka.

HADDİNİZİ ÖĞRENİL
* Cumhurbaşkanı Takviyecisi Fuat Oktay: Kabirlikte ıslık çalan ödlekler örneği, halk istemini ve Recep Tayyip Erdoğan’ın dik duruşunu sindiremeyen darbe beğeniciler demokratik müesseselere, seçilmişlere ve de Türk Silahlı Güçleri’ne ayar verme hadsizliğinde bulunmuşlar... Haddinizi öğrenil. Bu vesayet muhiplerinin arzuları en son 15 Temmuz gecesi kursaklarında kalmış, halk olarak unutamayacakları bir ders vermiştik. Bugün de her platformda lüzumlu yanıt en net biçimde verilecektir. Göze alabilene, hodri alan.

YERİNİZDE OTURUN
* Cumhurbaşkanlığı Lafçısı İbrahim Kalın: Bir grup mütekait askerin darbe yarıyıllarını çağrıştıran açıklaması yalnızca kendilerini komik ve perişan vaziyete düşürmüştür. Öğrensinler ki aziz ulusumuz ve temsilcileri bu anlayışa ve vesayet arzulularına asla geçit vermeyecektir. Haddinizi öğrenil ve yerinizde oturun.

O TÜRKİYE DAHA ÖNCEKİNDE KALDI
* Cumhurbaşkanlığı İrtibat Başkanı Fahrettin Altun: Neymiş, birkaç emekli amiral toplanıp bir ‘deklarasyon’ yazmışlar! 5. kol unsurları da hemen heyecanlanmış. Oturun oturduğunuz yerde. O Türkiye daha öncekinde kaldı! Bu halk 15 Temmuz’da darbe arzulularını nasıl tepelediğini arkadaşa düşmana gösterdi. Haddinizi öğrenil! Siz kimsiniz? Ne hakla ulusal istemin hukuki temsilcilerine parmak sallıyorsunuz? Türkiye bir hukuk devletidir. Bunu asla unutmayın. Vesayetçiler bir daha asla demokrasimize hasar veremeyecek. Dış eforların ezik piyonları gelişen, kuvvetlenen Türkiye’nin önünü kesemeyecek!

MONTRÖ’YE TESİRİ YOK
* Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: Kanal İstanbul’un Montrö’ye tesiri yok, Montrö’nün de Kanal İstanbul’a tesiri yok. Bu, muhtıra kalitesinde bir deklarasyondur. Burada aba altından sopa gösteriyorlar, başka bir deyişle şöyle olur, böyle olur bir nevi bunlar misyonda olsalar bir muhtıradır bu ama emekli oldukları için ‘Biz misyonda değiliz’ diyorlar ama darbeyi çağrıştıracak üslubu basitçe görebiliyoruz bu deklarasyonda.

SABRIMIZI ZORLAMASINLAR
* İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: Bunlar perişandırlar, istismarcıdırlar, hukuk tanımazlar, halkı bilmezler ve sözcüğün bütün anlamını ahlaksızdırlar. Bunlar son kalıntılardır...Söyleyeceğimiz tümce şudur, sabrımızı zorlamasınlar. Demokrasi, hukukun üstünlüğü, devletimize, ulusumuza, tarihimize, uygarlığımıza bağlıyız ve sadığız. Ve biz buradayız.

ŞUNU İYİ ÖĞRENSİNLER
* Adalet Bakanı Abdulhamit Gül: Seçilmişlere parmak sallamaya kalkan darbe arzuluları şunu iyi öğrensin, köhnemiş vesayetçi anlayışın prangalarından kurtulan, bu anlayıştan hesap soran, eforunu ulusal istemden alan bir Türkiye var artık. Bu ülkenin bekasını gözetmek demokrasiye hürmetten, hukuka bağlılıktan geçer.

KABUL EDİLEMEZ
* AK Parti Lafçısı Ömer Çelik: Bazı emekli amirallerin geçmişteki makûs ve çirkin vakaları anımsatan bir usul ve üslupla deklarasyon yayınlaması kabul edilemez. Bu usul ve üslubun politik yaşamımızda neye karşılık geldiği emindir. Bu yaptıkları hem ulusal isteme hem de bir yarıyıl taşıdıkları üniformaya hürmetsizliktir. Bu, vesayet özlemiyle alevlenen bir anlayışın canlı olduğunun da ispatıdır.

ERDOĞAN'DAN TOPLANTI

Emekli amirallerin deklarasyon yayınlamasının ardından bugün Ankara’da kritik buluşmalar yapılacak. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan güvenlik buluşması yapacak, perşembe günü için tasarlanan AK Parti Merkez Yönetim Kurulu’yı bugün toplayacak. Güvenlik buluşmasına Cumhurbaşkanı Takviyecisi Fuat Oktay, bakanlar ve Erdoğan’ın güvenlik kurmayları katılacak. Buluşmada başta kavgalı deklarasyon olmak üzere gündemdeki büyümeler masaya yatırılacak.

MSB: DEMOKRASİMİZE HASAR VERİR

Ulusal Korunma Bakanlığı MSB emekli amirallerin yayınladığı deklarasyonun ardından yazılı açıklama yaptı. Açıklamada Türk Silahlı Güçleri’nin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yurtiçinde ve dışında, hakları gözetmek, bölgesel ve küresel sulh ve karara katkı sağlamak, arkadaş ve kardeş ülkelerin de hakkını, hukukunu gözetmek için büyük bir özveri ve kahramanlıkla hiç olmadığı kadar yoğun çaba ettiği vurgulandı. Açıklama şöyle:

Emekli amirallerin bildirisine sert tepki ve soruşturma

DÜŞMANLARIMIZI COŞTURUR

“Böyle bir deklarasyon yayınlamanın demokrasimize hasar vermekten, Türk Silahlı Güçleri personelinin moral ve motivasyonunu negatif etkilemekten ve düşmanlarımızı coşturmaktan başka bir işe yaramayacağı sarihtir. Bağımsız Türk yargısının gereğini yapacağına inancımız bütündür. Beynelmilel uyuşmaların hasılat ve kayıplarının da bilgi ve şuurunda olan Türk Silahlı Güçleri, hiçbir vazife ve mesullüğü olmayan şahıs veya bireylerin hırs, ihtiras ve kişisel amaçlarına taşıt yapılamaz. Bağrından çıktığı asil ulusumuzun sevgisi, güveni ve duasından aldığı esinle içeriden ve dışarıdan her türlü fitne-fesat ve devirici teşebbüse karşın eforuna efor katan Türk Silahlı Güçleri; hakimlik, bağımsızlık ve bekamız ile hak, ilgi ve çıkarlarımızın korunmasını dikkat ve hassasiyetle can verirsem şehit kalırsam gazi kavrayışı içinde kahramanlık ve özveriyle galibiyetle reelleştirmektedir. 15 Temmuz adi darbe teşebbüsü ile iç-dış fitne ve fesatlara karşın, Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmak istenen terör holünün dağılınması dahil, düşmanlarımızı hayal kırıklığına uğratan ehemmiyetli galibiyetler elde edilmiştir.

SİLAHLI GÜÇLER BİR TAMDIR

Kara, Deniz ve Hava Güçleri ile bir tam olan Türk Silahlı Güçleri’nin galibiyetlerini görmeyen, görmek istemeyenler hırs, ihtiras ve haset ile âmâlaşanlardır. Kahraman ordumuzun kuvvetlendiğinin en sarih göstergesi, galibiyetle icra edilen işlemler ile rakamı ve kapsamı giderek çoğalan tatbikatlardır. Uzun senelerden beri hayal ettiğimiz operasyon faalliğine erişilmiş ve denizde tüm zamanların senelik azami seyir süresi asıllaştırılmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetleri VAZİFESİNİN BAŞINDADIR

Sultan Alparslan’dan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e kadar binlerce senelik namlı tarihimizden süzülüp gelen millî, manevi ve mesleksel kıymetler ile asil ulusumuzun bağrından çıkan ve Peygamber ocağı olarak da öğrenilen Türk Silahlı Güçleri; Atatürk’şan da belirttiği gibi us ve bilimin ışığında, Tüzük çerçevesinde, yasalar ve Sayın Cumhurbaşkanımızın yönergeleri güzergahında, sıralı amir ve komutanların emir ve emrinde, ulusunun emrinde, vazife ve mesullüklerinin şuurunda, her zaman vazifesinin başındadır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Türk Silahlı Güçlerinin zaferlerinde en büyük hisse aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize aittir.”

BAHÇELİ: RÜTBELERİ SÖKÜLMELİ

Emekli amirallerin bildirisine sert tepki ve soruşturma


Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, deklarasyona Twitter hesabından yaptığı açıklamayla tepki gösterdi: “104 emekli amiralin ortak imzalı yayımlamış oldukları anti demokratik ve tehditvari, aynı zamanda vesayetçi deklarasyonu Milliyetçi Hareket Partisi nefretle lanetlemekte ve yalanlamaktadır. Bu kapsamda partimizin düşüncesi olarak şipşak alınması gereken temkinler şu biçimdedir: Muhtıra stilinde hazırlanarak gece yarısı servisi yapılan deklarasyonda imzası bulunan amirallerin rütbeleri sökülmelidir. Emeklilik hakları kaldırılmalı, emekli ücretleri kesilmelidir. Açıklanan deklarasyonun çok güzergahlı adli ve yönetimsel soruşturması yapılmalıdır. Ayrıca 103 vesayetçi amiralin imzasıyla yayımlanan deklarasyonun art ve önü kararlılıkla incelenmeli, bu rezaletin içinde kimlerin olduğu tevsik ve tespit edilmelidir. Mevzu vatandır, mevzu demokrasidir, mevzu ulusal istemdir. Taviz veya gecikmenin kıymeti hiç şüphesiz ağır olacaktır.”

AKŞENER'DEN SERT TEPKİ: BU BİR ZEVZEKLİK

Emekli amirallerin bildirisine sert tepki ve soruşturma


İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, basın buluşması yaparak 104 emekli amiralin deklarasyonuna sert tepki gösterirken “Şahsi fikrimi söylüyorum, bu bir gevezeliktir. Bu gevezeliklerden Türkiye çok çekti” dedi. Akşener’in açıklaması özetle şöyle: “Esrarengiz, sabah bir uyandık emekli amiraller bir deklarasyon yazmış ve iktidar partisi ve üyeleri bunun üzerinde tepiniyor. İş, 15 Temmuz’a kadar gitmiş. Bu cins gece yarısı emekli de olsa gece yarısı silahlı bürokrasi üyeyi bireylerin yaptığı açıklamalar genellikle Türkiye’deki demokrasinin kesintisine neden olan muhtıraları, darbeleri andırdırır, şuur altı devreye girer. Ben bu dostlar vazifedeyken ne yazık ki Yunanistan’ın işgal ettiği adalara karşı davranışlarını görmedim. Siyaset, politikacı tarafından yapılır. Bugün darbe çağrıştıracak tam asıl gündemi örtecek bir yolun oluşmasına neden olamazlar. Böyle bir hakları da hadleri de yoktur. Elbette herkes fikrini söyler ama bunu demokrasiye bir tehditmiş gibi idrak edilebilecek bir yolu açmaktan imtina ederler. Deklarasyonun öznesi Montrö ile alakalı Meclis Başkanı’nın söylediği laflar. Biz çok sert davranış koyduk, iktidar partisi destekledime ve Sayın Meclis Başkanı da ‘Yanlış anlaşıldım’ diyerek düzenledi.”

DEKLARASYONDA NELER VAR?

104 emekli amiralin müzakerelere yol açan deklarasyonunda özetle şu ifadeler yer aldı:

* “Yüce Türk Ulusuna, son zamanlarda gerek Kanal İstanbul, gerekse beynelmilel antlaşmaların iptali yetkisi kapsamında Montrö Kontratı’nin kavgaya açılması kaygı ile karşılanmaktadır...Türkiye’nin haklarını en iyi biçimde gözeten Montrö; yalnızca Türk Boğazları’ndan geçişi tertip eden bir kontrat değil, Türkiye’ye İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki bütün hakimlik haklarını geri kazandıran, Lozan Sulh Antlaşmasını bitiren büyük bir diplomasi başarıyıdır. Montrö, Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin güvenliğinin esas evrakı olup Karadeniz’i sulh denizi yapan kontrattır.

* Montrö, Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’nda tarafsızlığını gözetmesine imkân yaratmıştır. Bu ve eşi sebeplerle, Türkiye’nin bekasında ehemmiyetli bir yer yakalayan Montrö Kontratı’nin müzakere mevzusu yapılmasına/masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden sakınılması gerektiği kanısındayız. Öteki taraftan; son günlerde medyada ve sosyal medyada yer alan kabul edilemez kalitedeki bazı görüntüler, haber ve münazaralar ömrünü bu işe adamış bizler için çok derin bir yeis kaynağı olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetleri ve özellikle Deniz Güçlerimiz son senelerde; çok şuurlu bir FETÖ hücumu yaşamış ve çok kıymetli kadrolarını bu adi kumpaslara kurban vermiştir. Bu kumpaslardan çıkarılacak en ehemmiyetli ders; Türk Silahlı Kuvvetleri’nın, tüzüğün değişmez, değiştirilmesi öneri edilemez esas bedellerini titizlikle sürdürmesi zaruretidir.

* Bu mazeretlerle, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Deniz Güçlerimizi bu kıymetlerin dışına çıkmış, Atatürk’nam çizdiği modern rotadan uzaklaşmış gösterme çabalarını ayıplıyor ve tüm varlığımızla karşı çıkıyoruz. Aksi halde, Türkiye Cumhuriyeti, tarihte misalleri olan, depresyonlu ve bekası için en riskli vakaları hayata tehlike ve tehdidi ile karşılaşabilecektir.”