Erdoğan'dan KKTC dönüşü mesajlar... 'Bize sığınanlara eve dön diyemeyiz'

Erdoğan'dan KKTC dönüşü mesajlar... 'Bize sığınanlara eve dön diyemeyiz'

Cumhurbaşkanı Erdoğan gazetecilerin suallerini cevaplarken Kıbrıs ve sığınmacı meselesiyle alakalı açıklamalar yaptı. "Sığınmacılar bize sığınmış, elaman diliyorlar. Biz elaman dileyenlere “Haydi…

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Barış İşlemi’nın 47. yıldönümü merasimleri için gittiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kendisini takip eden gazetecilere ehemmiyetli açıklamalar yaptı. Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun da merasimlere davet edildiğini ancak gelmediklerini söyledi.

Kıbrıs Türk Devleti’ne müteveccih iletilerini sürdüren Erdoğan, Türkiye’nin onayı olmadan Rum kesiminin NATO’ya abone olamayacağını vurguladı. Sualler üzerine iç politikaya ait değerlendirmeler de yapan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu hedef alarak, “Ben Atatürk’nam partisiyim, Kuvayımilliye ananesinden geliyorum’ diyor ama bir kez Kuvayımilliye ruhundan haberi yok” diye konuştu.

Erdoğan’ın suallere verdiği cevaplar özetle şöyle:

ETKİN GÖREVDEYDİM, SÜRECİ İYİ ÖĞRENİYORUM

KKTC’ye gelen kurulda Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, SP Yüksek İstişare Heyeti Başkanı Oğuzhan Asiltürk vardı. CHP ve İYİ Parti liderlerine de davet gitti mi?

Biz Kıbrıs davasına başından beri sahip çıkıyoruz. Rahmetli Ecevit o zamanın başbakanıydı ama başbakan destekçisi olarak da merhum Erbakan vardı malum. Ben de o zamanlar partimizde etkin bir görevdeydim ve süreci iyi öğreniyorum. Bu ziyarete, bu kutlamaya, misalin Oğuzhan Bey davet edildiği gibi Temel Bey de davet edildi. Ama Temel Bey ne yazık ki gelmedi. Aynı biçimde CHP ve İYİ Parti genel başkanları da davet edildi. Ama ne yazık ki onlar da gelmedi. Diğer tarafta HDP natürel ki davet edilmedi. Zira onların ulusallık diye bir tasayı yok. Öyle sayısal vaziyete de bakılmadı. Sayın Mustafa Destici de davet edildi. Özellikle Erbakan Öğretmenimizin nedeniyle oğlu Fatih Bey davet edildi. Hakeza Oğuzhan Bey o yarıyıl etkin rol oynadığı için davet edildi. Sayın Önder Aksakal merhum Ecevit’in şu andaki sanki vekili konumunda kabul edilerek o da davet edildi. Sağ olsunlar geldiler.

Erdoğandan KKTC dönüşü mesajlar... Bize sığınanlara eve dön diyemeyiz

HASSASİYETLERE DİKKAT EDERİM

Ben kasıt hasıl oldu diye düşünüyorum. Bu cins programlarda bu hassasiyetlere hep dikkat ederim. Dostlar “Kimler olsun?” dediklerinde, aynı hassasiyeti göstererek, yeter ki ulusal ve yerli bir duruş varsa, değerlerimize karşı husumet duygusu yoksa netlikle biz onlarla birlikte oluruz; onlarla birlikte yola devam ederiz. Sağ olsun zati Cumhur İttifakı olarak da Sayın Devlet Bey ile bu mevzularda her zaman görüşmemizi yaparız. O da bu cins hassasiyetlere değer veren bir insan olarak bizimle birlikte. Burada da yeniden beraber olduk, programlarımızı beraber icra ettik.

KUVAYIMİLLİYE RUHUNU BİLSİN

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun “Suriyelileri göndereceğim” ve “Dünyaya sesleniyorum. Kuvayımilliye ananesinden geliyorum, çok çetin röportajlar sizi bekliyor” lafları “Ben Atatürk’nam partisiyim” diyen bu adam, “Kuvayımilliye ananesinden geliyorum” diyor ama bir kez Kuvayımilliye ruhundan haberi yok. Onu bir bilmesi gerekli. Zira ta oralara kadar asker göndermişiz. Nasihat ediyorum; Misak-ı Ulusal’yi bir bilsin. Misak-ı Ulusal nedir? Misak-ı Ulusal neyi içeriyor? O kapsam içerisinde neler vardı? Bunu bir bilmesi gerekli. Bundan haberi yok.

BİZE SIĞINANLARI GÖNDERMEYİZ

Ve o “Suriyelileri göndereceğim” diyor. Biz bu ülkede iktidarda olduğumuz sürece, bize sığınan Allah’ın kullarını biz katşehirlerin kucağına atmayız. Sığınmacılar bize sığınmış, elaman diliyorlar. Biz elaman dileyenlere “Haydi geldiğiniz yere dönün” diyemeyiz. Bu kadar sarih söylüyorum. “Hadi geldiğiniz yere dönün” diyemeyiz. Kaldıkları o çadırları biz gördük. Biz şimdi briket konutlar yapıyoruz. Hedefimiz ilk etapta 100 bin briket konut. 50 bin civarını tamamladık. Buraya o sığınmacıların bir kısmını yerleştirelim istiyoruz. Bu beşeri, vicdani ve İslami bir yaklaşım stilidir. Ama bu adamın böyle bir tasayı yok.

15 TEMMUZ GECESİ F-16’LAR ÜZERİMİZDEN GEÇİYORDU

15 Temmuz’da Erdoğan’a müteveccih “uçan sarayla semalarda olduğu” lafları Bizim o gece geldiğimiz uçak, 14 karakter bir uçaktı. Üstelik o gece F-16’lar bizim üzerimizden gidip geliyorlardı. Bunlar ise tankların arasından Bakırköy Belediye Başkanı’nın evine gitti. Orada da kahvesini yudumlarken, bir taraftan da ne zaman vurulacak diye herhalde bizi izliyordu. Tasayı oydu. Ama kudret, kuvvet sahibi olan Allah’tır. Orada on binler bizi bekliyordu. Biz on binlerle buluştuk, on binlerle kucaklaştık. Bu işi yaşayanlardan bir tanesi de Ümit Paşaydı, o zaman Birinci Ordu Komutanıydı. Evvel ona bir açıklama yaptırdık, ardından da biz basın açıklamamızı yaptık. Biz oradaydık ve noktayı koyacağım zamana kadar biz Atatürk Havalimanı’ndan ayrılmadık. Bunların hayatından, bunların başından geçmiş böyle bir şey yok, olmamış zati. Bunların yalnızca palavra üzerine heyeti bir hayatları var, bir kumpasları var.

İTTİFAK OLMADAN AÇIKLANMAYACAK

Tercih kanunlarına ait tertip etme Mevzuyla alakalı Genel Başkan Yardımcım Hayati Yazıcı Bey başkanlığında bir takım bu çalışmayı yaptı. Bu mevzuyla alakalı olarak da aynı zamanda Cumhur İttifakı olarak Milliyetçi Hareket Partisi ile de bir görüşme yürüyor. O görüşmelerden sonra da işi emin bir yere oturtacağız. Dar bölge, daraltılmış bölge vesaire, bunlar hep o görüşmelerin ardından gelebilecek şeyler. Ama son olarak şunu söyleyeyim; Cumhur İttifakı’nın mutabakatı olmadan bizim tarafımızdan bir karar açıklanmaz. İttifakı sağlayıp ondan sonra açıklamamızı allahın izniyle yapmış olacağız.

KIBRIS TÜRK DEVLETİ’NE DOĞRU

Görüşmenin iki devlet arasında yürütülmesinin zamanı gelmiştir dediniz. Kıbrıs’ın statüsü ile alakalı ‘Artık güney, kuzey yok’ dediniz. Bu süreç Kıbrıs Türk Devleti’ne mi gidiyor? Hakikatinde buraya nereden geldik derseniz; Brüksel’de biz Miçotakis’le görüşme yaptık malum. Kendisine dedim ki, “Bundan sonra üçüncü ülkeyi, dördüncü ülkeyi aramıza koymanın anlamı yok. Başka Bir Deyişle Yunanistan ve Türkiye var. Biz yalnızca danışmanlarımızı devreye sokalım, onlar kendi aralarında görüşmeleri yapsınlar, bize sonucu getirsinler, ondan sonra da biz görüşmemizi yapıp işi sonuca bağlayalım.” “Mutabık mıyız?” “Mutabıkız.” “Uyuştuk mu?” “Anlaştık.” Şurada daha bir ay olmadı, bizim buradaki görüşmemizden sonra sen hemen kalk, Amerika’da ne kadar Türkiye düşmanı varsa, onları yanına topla! Onlarla birlikte güya bize alan okuma yoluna gitmiş. “Bu sene iyi geçecek” diye de diğer taraftan yeniden iletiler veriyor. Şimdi Güney’in garantörü o. Kuzey’in garantörü de biziz. İngiltere kimin garantörü emin değil. Şimdi böyle bir gidişat içerisinde bizim çok çok dikkatli ve alıngan olmamız gerekli. İşte Doğu Akdeniz’deki büyümeleri görüyorsunuz. “Gelin birliktece oturalım, yeni konferans tertip edelim” önerimize de pozitif yanıt veremediler. Bundan da devamlı kaçıyorlar. Tablo bu.

Erdoğandan KKTC dönüşü mesajlar... Bize sığınanlara eve dön diyemeyiz

BİZ POZİTİF BAKMAZSAK NATO’YA ABONE OLAMAZLAR

Kıbrıs Rum kesiminin NATO aboneliği ile alakalı hareketlenme ve şayet böyle bir büyüme olursa Türkiye’nin buna vereceği yanıt NATO’nun kendi kontratına baktığımız zaman, biz pozitif bir yanıt vermediğimiz sürece Güney Kıbrıs’ın NATO’ya girmesi olası değildir. Bunu Yunanistan için yaptılar ama şu anda böyle bir gidişat mevzubahisi olamaz. Zira artık Yunanistan’ı NATO’ya abone yaptıkları zamanki gibi bir hükümet yok Türkiye’de. Şimdi biz varız. Biz olduğumuz için de hele hele Güney Kıbrıs’ı asla ve kat’a sokamazlar, alamazlar. Burada Türkiye’yi baypas etmeleri olası olmadığına göre, Güney Kıbrıs’ı almaları da olası değildir.

MARAŞ’TAN MAL ALIN ÇAĞRISI

Maraş’ın yüzde 3.5’lik bir kısmının açılmasına ait Kıbrıslı Rumlara müteveccih bir çağrınız olur mu? Burada birinci derecede en ideal çağrımız, keşke Kuzey Kıbrıs’taki kardeşlerimiz bu yerler için başvurularını yapıp oraların sahibi olsalar, satın alsalar. Hatta bu mevzuda Türkiye’den de gelip burada mal sahibi olma noktasına gelenler de olabilir. Bunların önü açılabilir. Buna mani bir hal mevzubahisi değil. Hatta şu da söyleniyor; Güney bu işlere herhalde pek talipli de olmaz gibi. Buradaki yetkililerden bunları da dinliyoruz. Şu anda bizim en çok dikkat ettiğimiz mevzu, hukuk içinde, rastgele bir kasvete mahal vermeden bu problemi çözmek.

AFGANİSTAN’DA SIKINTI BÜYÜK 

Afganistan’dan göçe karşı Türkiye hudutlarında ihtiyat Şu anda özellikle güvenlik noktasında alınması gereken ihtiyatlar neyse bunları alıyoruz. Pakistan’la bazı görüşmelerimiz de var. İşin bir de Taliban ebadı var. Onlarla alakalı olarak da bazı görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Sığınmacılarla alakalı Dışişleri Bakanlığımız özellikle Afganistan üst idaresiyle bu mevzuları masaya yatırıyor. Onların da devreye girmesini istiyoruz. “Bu mevzuda sizler de seyirci olmayın, lütfen milletinize sahip çıkın” diyoruz. Yoğun bir kampanya içindeyiz. Natürel nereye kadar sonuç alırız o da ayrı bir mevzu. Zira kasvetin ebadı gerçekten büyük.