Eşini vahşice öldürüp halıya sarmıştı! Kızları korku dolu günleri anlattı

Eşini vahşice öldürüp halıya sarmıştı! Kızları korku dolu günleri anlattı

İzmir'de eşi Yazgül Soro'yu57 bıçaklayarak öldürdükten sonra cesedi halıya sarıp gizlemeye çalışan tutuklu Bülent Soro'nun 58 kızı Eda Soro yaşadıkları fobi dolu günleri anlattı. Eda Soro, "Gece…

Hadise, geçen sene 7 Aralık günü saat 23.00 sıralarında Çaldıran Semti 433/12 Sokak'ta alana geldi. Yazgül Soro'dan haber alamayan yakınları, vaziyetten şüphelenip evine gitti. Kapıyı açan Bülent Soro'nun uzaklaştırmaya çalışmasına karşın içeri giren yakınları, Yazgül Soro'yu yatak odasında üzerinde sandalye ve eşyaların bulunduğu halıya sarılı buldu. İhbar üzerine adrese polis ve sıhhat takımları sevk edildi. Sıhhat takımının yaptığı hakimiyette Yazgül Soro'nun hayatını yitirdiği tanımlandı.

Takımların yaptığı tahlilde, Yazgül Soro'nun konutun mutfak kısmında 6 bıçak darbesi ile öldürüldüğü, ardından da yatak odasına taşındığı tespit edildi. Soro'nun cansız vücudu, otopsinin ardından toprağa verildi.

Nezaretine alınan Bülent Soro polisteki ifadesinde cinayeti itiraf etti. Adliyeye sevk edilen Soro, çıkarıldığı duruşmaca hapsedildi.Eşini vahşice öldürüp halıya sarmıştı Kızları korku dolu günleri anlattı
Bülent Soro hakkında 'Eşi isteyerek öldürme' kabahatinden ağırlaştırılmış müebbet mapus cezası istemiyle dava açıldı. Maznunun suçlanmasına İzmir 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediliyor.

'ÇOCUKLARI İÇİN DİRENDİ'

Çiftin çocuklarından Nazlı Kartop, cinayetten birkaç saat evvel annesiyle görüntülü konuştuklarını söyledi. Kartop, "Annem çok fedakar, gülmeyi hoşlanan, yaşam dolu bir bayandı. Ancak 42 senelik konutluluğu süresince hem fiziksel hem de psikolojik şiddete maruz kalmış. Tüm bunlara karşın ayakları üzerinde durabilen 5'i kız, 6 çocuk yetiştirmiş. Cinayetten 3 saat evvel annemi görüntülü aradım. Gayet de neşeli bir konuşmaydı. Hatta konuşma sırasında babam arkadan haykırıp, hakaret ediyordu" dedi.

Annesinin gördüğü şiddete karşın çocukları sebebiyle eşinden dağılamadığını söyleyen Nazlı Kartop, "Annem, uyumunu hasta bakarak sağlıyordu. Oradan kazandığı parayla 3 ay evvel evini yenilemişti ve bu vaziyetten çok mutluydu. Ancak babam, annemin mutlu olmasına tahammül edemiyordu. Şahsiyet olarak eforlu biri olmadığı için yaşamı süresince annemi yermeye çalıştı. Bunu muvaffak olamayınca da annemizi acımasızca, adice katletti. Şiddet hep vardı. Geçmiş senelerde annemi bıçaklamıştı. Annem tüm bunlara 6 çocuğu için direndi ve evlatlarını muntazam yetiştirmek için konutta kalmak zorunda kaldı. Annem, televizyonda bayan cinayetlerini gördüğü zaman ağlardı ve tahammül edemezdi. Annemiz, babamız tarafından kurban edildi. Konutta kesintisiz kesici aletler bulunurdu. Kardeşlerimle katilin indirimsiz olarak en ağır cezayı almasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.

'BAŞKA YAZGÜL'LER SOLMASIN'

Çiftin çocuklarından Eda Soro, son celsede tutuklu maznunun 'Hakikat kabahatli bize para yollamayan kızımdır' açıklamasına donakalmadığını, hatta güldüğünü söyledi. Soro, "41 yaşındayım ve kendimi öğrendim öğreneli aile içi şiddet vardı. Büyük çocuk ben olduğum için de genellikle günah keçisi olurdum. Tüm bayan katillerinin kullandığı ortak bir dil var. Genellikle kandırıldıklarını iddia ediyorlar. Annemi de böyle yargılamıştı ve yargılamaları gerçek değil çıktı. Öte yandan kandırma bir boşanma nedenidir, öldürme nedeni değil" dedi.

Annelerinin vefatından sonra öbür bayanlar için çaba etmeye başladıklarını belirten Eda Soro, "Annemin vefatından itibaren kendimizde değiliz. Çok acı sürüklüyoruz. Annemi kaybettim ve annesini kaybetmeyen çocuklar için elimden geleni yapacağım. Başka Yazgül'ler solmasın, arttaki çocuklar solmasın diye çaba edeceğim. İnsanlar yalnızca can vereni görüyorlar, arttakini görmüyorlar. Bizler hepimiz yaşayan ölüler olduk ve bizim gibi milyonlar var" diye konuştu.

'TAKVİYE ÇIĞLIKLARIMIZI TÜM MAHALLE DUYARDI'

Cinayet günü annesine bir şey olduğunu sezdiğini belirten Soro, "Kız kardeşim arayıp, anneme erişemediğini söyledi. Ben de 'Koşun annemi kurtarın' dedim. Annemin konutta olduğunu ve başına bir şey geldiğini hissettim. Gece olmasın diye dua ederdik. Hep şiddet vardı. Takviye çığlıklarımızı tüm mahalle dinliyordu. Bir Hayli kere hakkında uzaklaştırma kararı aldırmıştık. İki kere şiddetten kaçıp, başka bir konuta gittik. Ancak her kezinde bizi buldu ve geri getirdi. Annem, her anne gibi çocuklarına vazgeçemedi" ifadelerini kullandı.