Eski generalin FETÖ itirafları

Eski generalin FETÖ itirafları

2020 yılında tuğgeneralliğe terfi eden, ardından da Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı’na getirilen Serdar Atasoy gözaltına alınınca itirafçı oldu. FETÖ içinde ‘Servet’ kod adını kullanan…

Serdar Atasoy neredeyse tüm FETÖ’cü askerler gibi, örgüt tarafından kâğıt üzerinde hazırlanan sözde tertemiz bir sicile sahipti. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 2017 yılında Erzincan’da gözaltına alındı ancak savcılıktan serbest kaldı. 2020 yılındaki Yüksek Askeri Şura’da tuğgeneralliğe terfi ettirildi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı için hayati öneme sahip İstihbarat Başkanlığı emrine atandı. Ancak, FETÖ’cü askerleri ele veren ankesör soruşturmalarına takıldı. Gözaltına alınınca da itirafçı oldu, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Lise çağlarında örgütle tanışan, çalınan sınav sorularıyla subay yapılan ve ordu içinde parlatılan Serdar Atasoy itiraflarında şunları anlattı:

KOD ADIM SERVET

“İzmir Atatürk Erkek Lisesi’nde okurken Denizli’den tanıdığım C.S., beni okulun FETÖ sorumlusu Yavuz kod isimli kişi ile tanıştırdı. Yavuz bana ‘Servet’ kod adını verdi. Askeri okullara gitmeyi istiyordum. Lise boyunca Yavuz benimle ilgilendi.

SORULARI VERDİLER

Yavuz bizlere sorulabilecek soruların bulunduğu testleri getirirdi. Mülakatta bizlere sorabilecekleri soruları sorardı. Cemaatle bağlantısı olmayan bir dershaneye kaydımız yaptırıldı. 1991 yılında Kara Harp Okulu’nu kazandım. Okul boyunca bizimle sadece Yavuz ilgilendi. Ayda bir veya iki ayda bir Ankara’ya gelirdi. Demetevler’deki eve sivil kıyafetli gelmemizi, elbiselerimizi kafelerde değiştirmemizi, okulda ima yolu ile (göz) namaz kılmamızı’ söylerdi.

YILDIZIMI GÜLEN TAKTI

1995-1996 yıllarında Tuzla Piyade Okulu’nda eğitim aldım. Bu dönemde Yavuz beni Altunizade’de bulunan FEM Dershanesi’nin en üst katına, Fetullah Gülen’in yanına götürdü. İlk başta büyük bir salonda namaz kılındı ve akabinde beni küçük bir odaya götürdüler. Burada Fetullah Gülen bana o dönem rütbem olan teğmen yani tek yıldızı taktı ve elini öpüp ayrıldım.

ASKERLERİ FİŞLEDİLER

Daha sonra İstanbul’da fabrikası bulunan Emre isimli kişi örgüt içinde benden sorumlu oldu. Bu şahıs Fetullah Gülen’in doktoru olan Kudret Ü.’ın kızıyla evliydi. Ankesörlü hatlar üzerinde irtibat kuruyorduk. Emre ile ayda bir evinde görüşürdük. Askeri personel hakkında, ‘Dine bakış açısı nedir, paraya önem verir mi, sigara, alkol kullanır mı, gece hayatı var mıdır’ gibi konularda benden bilgi alırdı.

MAAŞIN 10’DA 1’İ HİMMET

2003 yılında yurtdışı görevine Bosna Hersek’e gittim. Kurmaylık sınavlarından hemen önce Türkiye’ye geldim. Kavacık’ta bir eve çağırıp soruların büyük bir kısmını verdiler. Benim gibi kazanan iki kişi ile grup yapıp Çetin kod adlı örgüt sorumlusuna devrettiler. Çetin bizden maaşımızın 10’da birini isterdi. Toplantılarda bizden öğrenciler ve akademisyenler hakkında bilgi sorardı.

HER İLDE AYRI İRTİBAT

2005 yılında Kars’a tayinim çıktı. Gitmeden önce A. isimli örgüt abisi ile tanıştırıldım. A. bana operasyonel hat ve cep telefonu vermişti. Bununla ve ankesörle irtibat sağlıyorduk. Tayinim İstanbul’a çıktıktan sonra A. beni ismini hatırlamadığım bir şahsa devretti. Çalıştığım yerdeki herkesin bilgilerini istiyorlardı.”

KATALOG EVLİLİK İSTEDİLER

“Katalog evliliği için Ç. birkaç fotoğraf getirdi. Bu resimlerdeki kişilerle görüşmelerimiz olumlu sonuçlanmadı. Akrabalarım vasıtasıyla eşimle tanıştım ve evlendik. Eşim benim örgüt içinde olduğumu biliyordu. 2006-2008 yıllarında benimle ilgilenen İ. isimli şahsın evine arada gelirdi. 17-25 Aralık olduktan sonra eşim görüşmelere gitmemi istemiyordu.” 

15 TEMMUZ GECESİ

15 Temmuz darbe girişiminden haberim olmadı. Ben o gece Bangladeş’te bulunuyordum. Bangladeş saatine göre saat 02.30 sıralarında İdare Ataşe’nin telefonuyla uyandım. Darbe olduğunu söyledi, büyük bir şok yaşadım. Genelkurmay WhatsApp grubundan darbe girişimiyle ilgili mesajı okudum. Büyükelçi Türkiye’de olduğu için, ikinci katibi aradım. Bu girişimin Silahlı Kuvvetler içindeki bir grup tarafından yapılmaya çalışıldığını, en kısa zamanda bastırılacağını söyledim.”

‘BAZI SUBAYLARA DÜŞÜK SİCİL VERDİRDİ’

2012 yılında Kıbrıs’a tayinim çıkınca, Kıbrıs’tan Ö.K. adlı şahısla tanıştırıldım. Kıbrıs’a gidince kendisini orada bulunan ankesörlü hattan aradım. Ö.K. tugaydaki tüm rütbeli subaylar-astsubay hakkında detaylı bilgiler isterdi. Laptopunda alayda bulunan herkesin bir dosyası vardı. Diğer örgüt abileri gibi içki şişelerinin boşlarını kapının önüne koymamızı isterdi. Bu dönemde taburumda görev yapan bazı subayların sicillerinin düşük verilmesi gibi olmayacak istekleri oldu. Sebebini sorduğumda bana ‘bu adamlar kötü seni ilgilendirmez bunların orduda olmaması gerekiyor’ dedi. 

‘ÖRGÜT TOKADI YERSİN’ DEDİ

“Örgüte himmet verdiğim için eşim ile boşanma aşamasına geldim. 17-25 Aralık olaylarında gerçek yüzlerini daha iyi anladım. Orduda çok başarılı sözleşmeli bir subay olan T.’ye düşük not vermemi istediler. Karşı çıktım ve tam puan verdim ama bu subay çok iyi dereceye rağmen elendi. Örgütten soğudum. Görüşmemeye başladım. Bangladeş’teyken örgütün okulunda öğretmen olarak çalışan B. benden sorumluydu. B. birçok kez, gitmem halinde örgütten şefkat tokadı yiyeceğimi ve işlerimin iyi gitmeyeceği konusunda tehdit etmişti.”