‘Gençlikte şiddet okuryazarlığı sağlıklı yetişkinlerin yaşadığı bir toplum için elzem!’

‘Gençlikte şiddet okuryazarlığı sağlıklı yetişkinlerin yaşadığı bir toplum için elzem!’

Kimi “23 senelik yaşantımın her saniyesinde psikolojik, cinsel, ekonomik şiddete maruz kaldım. Bunu yapanlar yabancı insanlar değil; ağabeylerim, komşularım, dostlarımdı” diyor, kimiyse “Türkiye’de kadın-erkek

Ülkemizdeki gençlerin cinsiyet denkliğine yaklaşımı nasıl? Kadına müteveccih şiddet algıları ne seviyede? Politik partilerin cemiyetsel cinsiyet ayrımcılığını önlemeye müteveccih çalışmalarını yeterli görüyorlar mı? Şiddet cinslerini öğreniyorlar mı? ‘Gençlikte Cemiyetsel Cinsiyet Denkliği Algısı Araştırması’ işte bu suallere cevap bulmak için, gelecekte bu alandaki çalışmalara ışık yakalaması emeliyle yapıldı.Yanındayız Derneği ve Evrim Kuran Danışmanlık’ın beraber yürüttüğü araştırma, Türkiye’nin 81 şehrinden 18-35 yaş aralığındaki 12 bin 925 şahsın katılımına reelleşti. Tahlilci Evrim Kuran “Bilgiler gösterdi ki Türkiye’de gençlerin büyük bir çoğunluğu cemiyetsel cinsiyet denkliğinin olmadığını düşünüyor. Cemiyetsel cinsiyet denkliğinin sağlanması çağdaş ve demokratik bir cemiyet olmanın önşartı. Görüyoruz ki gençler sualin farkında” diyor. Yanındayız Derneği Genel Başkanı Nur Ger ise özellikle genç erkeklerin cemiyetsel cinsiyet denkliği davasını sahiplenmesi gerektiğini söylüyor.

Türkiye’de gençler cinsiyet eşitliğini nasıl bakıyor?

Türkiye’deki politik partilerin cemiyetsel cinsiyet ayrımcılığını önlemeye müteveccih çalışmalarını yeterli bulanların oranı  %4

* “Türkiye’de kadın-erkek denkliği beceriksiz tabular üzerine kurulmuş normlarla ifade edilmektedir. Siyasal konumda olanlar bu mevzuda daha fazla misal kalitesinde karar verirse değişebileceğine inancım hâlâ var. Sesini çıkaramayan kadınların da sesi olmak zorundayız. Kadının üstün değil, kadın ve erkeğin her alanda denk olması gerektiğine inanıyorum.” 18, kadın, İzmir

Türkiye’de cinsiyet denkliğinin olmadığını düşünenlerin oranı %83

* “Heteroseksüel bir erkek olarak ‘avantajlı’ bir kısımda olduğumun farkındayım. Buna karşın cemiyetin cinsiyete, cinselliğe bakışı ve ayrımcılığı beni dahi boğuyor. Bunun çok daha büyük baskı gören gruplar için nasıl sezdirdiğini hayal edemiyorum.”
20, erkek, İstanbul

* “Türkiye’de kadın-erkek denkliği olmadığı bir reel, fakat coğrafya kader değildir, düşüncelerimiz güdülerimiz, bildiklerimiz kaderimizi tanımlar. Düşüncelerimizi eğitim gururlandırır.” 18, kadın, İzmir

* “Cemiyetsel cinsiyet denkliği mevzusunda şuurlu olmak ve bu istikamette hareket etmek için en ehemmiyetli etken geliştiğimiz ailedir. Bu surattan bizler kendimizi bu mevzuda eğiterek gelecek jenerasyonları eğitebiliriz.” 21, kadın, İstanbul

* “Bu ülkede kadın-erkek denkliğinin yalnızca sözde olduğunu düşünüyorum. Her gün bir cinayet ve şiddet haberi görüyoruz. Bu gitgide çoğalıyor. Kadınlar bu ülkede soluk almaya korkar oldu.” 22, kadın, Ankara

* “Ülkemizde ne yazık ki kadınlar da bu denksizliği basmakalıp görüyor.” 24, kadın, İstanbul

Şiddete uğrayanların oranı % 82

Psikolojik şiddet en yaygın cins. Gençlerin yüzde 88’i psikolojik, yüzde 48’i dijital, yüzde 43’ü ekonomik, yüzde 31’i fiziksel, yüzde 22’si cinsel şiddet mağduru...

* “23 senelik yaşantımın her saniyesinde kadın olarak psikolojik, cinsel, ekonomik şiddete maruz kaldım. Bu şiddeti uygulayanlar yabancı insanlar değil, ağabeylerim, komşularım, dostlarım gibi yakın etrafımdan insanlardı. Bunu değiştirmek için her zaman çabaladım ve çabalamaya devam edeceğim.”
23, kadın, İzmir

* “Partnerimin veya etrafımın özellikle anne olduktan sonra çalışma yaşamında olmamdan dolayı beni noksan görmelerini, çalışan bir hayli kadının kesintisiz maruz kaldığı bir psikolojik şiddet misali olduğunu düşünüyorum.” 32, kadın, Bursa

Flört şiddetine maruz kalanların oranı % 36

Cinsel ilişkiye zorlanmanın şiddet olduğu şuuru yüksek. Yüzde 91’i partnerlerinin kendilerini cinsel ilişkiye zorlamalarını şiddet olarak görüyor.

* “Flört şiddeti mevzusunda farkındalığın düşük olması ve şiddetin sebebinin sevgi olarak nitelendirilmesi, flört şiddetinin devamlılığına katkı sağlıyor.” 23, kadın, İstanbul

* “Partnerimin bana psikolojik şiddet uygulayarak cinsel isteklerini kabul ettirmesini şiddet olarak görüyorum.” 22, kadın, İstanbul

* “Yaşamıma aldığım bir insanın beni her hadisede, her vaziyette geri tasarıya iterek kendisini öne çıkarmasını flört şiddeti olarak görüyorum.”
23, kadın, Adana

Hayatları süresince en az bir defa cinsiyetinden dolayı ayrımcılığa uğrayanların oranı %70

Genç kadınların yüzde 82’si, erkeklerin yüzde 40’ı cinsiyetlerinden dolayı ayrımcılığa uğruyor. Gençler, cinsiyetinden dolayı ayrımcılığa uğradığında yeterli tepkiyi gösteremiyor.

* “Türkiye’de özellikle staj yarıyılı veya iş müracaat sürecimde cinsiyetimden dolayı kabul edilmediğim çok firma var ve uzun bir zaman da bu böyle devam eder gibi görünüyor.” 19, kadın, Ankara

* “Cinsiyet ayrımcılığına babam tarafından uğradım, parasal imkânsızlığımdan tepki gösteremedim.” 19, erkek, İstanbul

Partnerlerinin kendilerini giyiminden dolayı kısıtlamasını şiddet olarak görenlerin oranı %77

Gençlerin yalnızca yüzde 27’si çekemenmeyi şiddet olarak görüyor.

* “Kıskançlık şiddet değildir, kısıtlamalar başlarsa o zaman psikolojik şiddet başlar; bu psikolojik şiddet çoğalarak devam edebilir.” 18, kadın, Düzce

‘Pandemi denklikte tüm dünyayı geriye götürdü’
Nur Ger, YANINDAYIZ Derneği kurucu başkanı

‘Gençlikte şiddet okuryazarlığı sağlıklı yetişkinlerin yaşadığı bir toplum için elzem’

* Yaptığımız bu araştırma ülkemizde genç kadınların ve erkeklerin denkliğe hâlâ çok uzak olduğunu ortaya koydu. Ve ne yazık ki bu sene de kadınların yaşadığı en büyük mesele şiddet oldu. Beni en çok üzense, büyük kısmının flört şiddetini bütün anlamıyla öğrenmemeleri; partnerler arasındaki kıskançlığın şiddet değil, fazla alaka ve sevginin tezahürü olarak idrak edilmesi. Türkiye, cemiyetsel cinsiyet denkliği mevzusunda kaplumbağa süratinde yol alan bir ülke. Bu süratin çoğalması için özel sektör, kamu ve sivil toplum teşkilatlarının el ele vermesi koşul. Özellikle genç erkeklerin, cemiyetsel cinsiyet denkliği davasını sahiplenmesi gerektiğine inanıyoruz.
* Dünya Ekonomik Forumu 2021 Küresel Cinsiyet Denksizliği Raporu’na göre pandeminin en ehemmiyetli tesirlerinden biri cinsiyet denkliği mevzusunda tüm dünyayı geriye götürmesi oldu. Salgın evvelinde cinsiyet denksizliğinin takribî 100 sene içinde biteceği öngörülürken pandemi sonrası bu vakit raporda 136 sene olarak hesaplandı.
* Kadınlar ve erkekler arasında en az ayrım olan ülkelerin başında İzlanda geliyor. Türkiye cinsiyet denkliği endeksinde 156 ülke içinde 133’şancı sırada! Bizim bir anlayış devrimine gereksinimimiz var. Takribî 100 yıldır kadınların yoğun hak arayışı neticesinde dünyadaki bazı ülkelerde denklik ismine ciddi anlamda
bir yol kat edildi. Dünya değişiyor, Türkiye de değişecek. Ehemmiyetli olan, cemiyetsel farkındalığı yaratmak için yılmadan çalışmak.

‘İnatçı bir iyimserlik gerekiyor’
Evrim Kuran, tahlilci-yazar

‘Gençlikte şiddet okuryazarlığı sağlıklı yetişkinlerin yaşadığı bir toplum için elzem’

Gençler sualin farkında
* Cinsiyet kavramı kadın veya erkek olmanın biyolojik güzergahını tariflerken cemiyetsel cinsiyet ifadesi, içinde yaşadığı cemiyette bir kadının veya erkeğin nasıl davranacağı, nasıl düşüneceği ve nasıl hareket edeceğine dair temennileri ortaya koyar. Cemiyetsel cinsiyete dayalı bilgiler, bir ülkede kadının ve erkeğin rollerini, efor ilişkilerini ve cemiyetsel konumlarını kavramamızı basitleştirir. Araştırmamız gösterdi ki Türkiye’de gençlerin büyük bir çoğunluğu cemiyetsel cinsiyet denkliğinin olmadığını düşünüyor. Cemiyetsel cinsiyet denkliğinin sağlanması, çağdaş ve demokratik bir cemiyet olmanın önşartı. Bu koşulu yerine getirmek için de özellikle genç jenerasyonda farkındalığın ehemmiyeti büyük. Görüyoruz ki gençler sualin farkında.

Erkeklerin takviyeyi yeterli değil
* Araştırmanın en kritik belirtilerinden biri genç kadınların yüzde 82’sinin, erkeklerin yüzde 40’ının cinsiyetlerinden dolayı ayrımcılığa uğradıklarını belirtmesi. Üstelik, sadece yüzde 54’ü böyle bir gidişatla karşılaştığında yeterli tepki gösterebiliyor. Farkındalıktan eylemliliğe geçmemiz gerektiğine işaret eden bir reel bu! Bir başka kritik belirtiyse sadece
yüzde 6’sının kadınların denkliğe erişmesinde erkek-
lerin takviyesini yeterli bulması.

Flört şiddeti yok sayılıyor
* Kadına şiddet karşısında dayanışma kültürü oluşturabilmek için ilk adım, özellikle gençlerde şiddet okuryazarlığını geliştirmek. Şiddeti belirlemek, cinslerini iyi kavramak gerekiyor. Araştırmada gençlere şiddet cinslerini aktarmayı da önem verdik. Katılımcıların bir kısmı belki de ilk defa flört şiddeti ifadesiyle karşılaştı. Flört şiddeti farkındalık yaratmamız gereken bir başlık zira fena halde yok sayılan bir şiddet cinsi! Partnerlerden birinin ötekisine psikolojik, fiziksel, sosyal, cinsel ve dijital şiddet kapsayan tutumlarda bulunması anlamına geliyor. Araştırmamıza katılanların yüzde 36’sı flört şiddetine maruz kaldığını söyledi. Ancak yalnızca yüzde 27’si bir duygusal şiddet cinsi olan kıskançlığı şiddet olarak görüyor. Gençlikte şiddet okuryazarlığı sıhhatli erişkinlerin yaşadığı bir cemiyet için elzem.

Kadın emeği onurlandırılmalı
* Bugün Türkiye’de 3 yaşın altında çocuğuolan 25-49 yaş aralığındaki kadınların sadece yüzde 25.2’si istihdamda. Kadın büyükelçi oranımız yüzde 26.5. Kadın milletvekili oranımız yüzde 17.4. Yükseköğretimde kadın profesör oranı yüzde 32.4. Kadın emeğinin onurlandırılmasını, erkek emeğiyle eşitlenme arzımızı kesintisiz yineliyoruz. Paris Uyuşması’nın mimarı, diplomat ve abuhava aktivisti Christiana Figueres’in ‘inatçı iyimserlik’ diye tarif ettiği bir hal var. “İyimserliğimiz dayanıklı, kararlı, amansız olmalıdır. Her bir mani, değişik bir yol sınamak için bir işarettir” der. Türkiye’de kadın olmak işte böyle inatçı bir iyimserlik gerektirir. İnadımızın göğüs kafesimizden fışkırması gerekli. Yalnız olmadığımızı andırmalıyız.