Hande Doğandemir: Estetiğim yok olsa söylerdim

Hande Doğandemir: Estetiğim yok olsa söylerdim

Hande Doğandemir, Women’s Shine isimli mecmuanın yeni sayısı için nesnel karşısına geçti. Hakkında merak edilenleri anlatan oyuncu, kendisini ‘ünlüler dünyası’na ait hissetmediğini söyledi: “Bazen kendimi

Rol aldığınız birbirinden değişik üretimlerden sonra oyunculukta geldiğiniz noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Açıkçası bir noktaya geldiğimi düşünmüyorum. Zira bu benim için oyunculuk sonu olmayan, sürekli bildiğim, kendimi geliştirdiğim, merak ettiğim, incelediğim ve coşku dinlediğim uzun bir yolculuk.

“Oyuncu olmasaydım bu bakış açısına başka cinsli kavuşamazdım” dediğiniz farkındalıklar var mı?

- Başka Bir Deyişle sevdiğiniz mesleği yapabilmek zati başlı başına büyük bir nams ve lüks. O surattan kendimi çok namslı hissediyorum. Onun dışında gözlem ve empati öksüzü geliştirdiğimi; sesimi, vücudumu, ruhumu, sınırlarımı daha iyi tanıyabildiğimi hissediyorum.

Maalesef çok yorucu ve çok uzun çalışma saatleri gerektiren bir iş yapıyorsunuz. Yorucu bir set gününün ardından nasıl rahatlatıyorsun kendinizi?

- Gerçekten çok yorucu oluyor. Özellikle televizyona dizi sürüklerken konuta sadece yatabilmek için geliyoruz. Fiziksel ve mental olarak çok yorucu bir süreç. Açıkçası ben sadece uyuyorum öyle zamanlarda. Bazen de sevdiğim bir dizi veya film seyredip azıcık kafamı dağıtmak istiyorum. Köpeğimle süre geçiriyorum. Müzik dinliyorum. Kısacası; kendime iyi gelecek şeyler yapmaya çalışıyorum.

SOSYAL MEDYAYI DOZUNDA KULLANMAYA ÇALIŞIYORUM

Ünlü olmak, rol yapmak, magazin, mecmua çekimleri... Yaşamı içinizden geldiği gibi, doğal haliyle yaşayabiliyor musunuz?

- Bazen kendimi bu dünyaya ait hissetmiyorum. Mesleğimi çok sevdiğim için, var olabildiğim bir dünya. Yaşamımı kendi özelimde gözetmek ve istediğim gibi yaşamak için de çabalıyorum. Benim için çok ehemmiyetli bu balansı kurabilmek.

Dijital çağın ve popüler kültürün yaşamımıza bir getirisi de sosyal medya oldu. Sosyal medya sizin için ne ifade ediyor? Size sosyal medyayı bu kadar yaşamımızın bayağı mı?

- Maalesef bu mevzuda düşündüklerimle uygulayabildiklerim pek meblağlı değil. Keşke sosyal medya yaşamımızda hiç olmasa ve yaşamımızı konsantre yaşayabilsek. Ben dozunda kullanmaya çalışıyorum. En çok da işim için var hesaplarım.. Ama bunu en aza indirgemek gibi bir amacımda var. Elbette sosyal medya artık yaşamımızın bir reeli ama günün sonunda reellik yosunumuzu da gözetebiliyor olmalıyız. 

Hande Doğandemir: Estetiğim yok olsa söylerdim

SİNEMAYA GİTME
KÜLTÜRÜMÜZÜ KAYBETTİK

Şu an size hangi platform daha yakın ve efektif geliyor?

- Hepsinin yeri ayrı benim için. O noktada çok ayrım yapamıyorum. Televizyonla natürel ki çok daha büyük kitlelere erişip öykümüzü anlatabiliyoruz. Dijitalde daha özgür olabiliyoruz. Hatta daha kompakt çalışabiliyoruz.

Ama sinemanın yeri apayrı. Çok daha kalıcı ve başka bir disiplin getiriyor. Bir de tiyatroda var bunların hepsi. Birbirinden değişik bir sürü tecrübe yaşayabildiğim alanlar olduğu için çok da ayıramıyorum açıkçası.

Dijital platformlarda yayınlanan dizi ve filmler, TV ve sinema sektörünü ne miktarda etkiliyor sizce?

- Artık sinemaya gitme kültürümüzü kaybetmeye başladık. Sanırım bu tam dünyada böyle artık. Çok ehemmiyetli rejisörler, filmlerini sinemaya değil dijital platformları yapmaya başladılar. Ben açıkçası sinemaya gitme kültürümüzün kaybetmiş olmamıza çok üzülüyorum. Zira sinemaya gitmeyi çok seven bir insanım. Tek başıma da giderim ara ara...

Daha sakin daha kaygısız olmak isterdim

Hangi filmin/dizinin reel kahramanı olmak isterdiniz?

- Amelie

Hayallerinizin en yeni, aktüellenmiş halinde neler var?

- Sanırım daha tabiatın içinde daha kendimle ve üretebildiğim bir kumpas kurma hayalim var. Bir de yeni ülkeler görmek daha çok resim sürüklemek içinde sıkışıp kaldığımız bu kumpastan o koca dünyaya açılmak en büyük hayalim.

Galibiyetli bir kadın olarak, hayalleri için adım atmak isteyip de cesaret edemeyen öbür kadınlara vermek istediğiniz bir mesaj ya da tavsiye var mı?

- Galibiyet tanımı herkes için değişiktir. En başta çıktığın yolda kendine inanırsan, istikrarlı ve cesaretle ilerlersen bir gün hayaline kavuştuğuna ya da o yolda değişen hayallerine yanaşabildiğine inanıyorum. Hayal edelim, harekete geçelim, üretelim o efor içimizde var.

Yaşamınızı tamamen değiştirme namsı verilse neyi değiştirirdiniz?

- Daha kaygısız, daha sakin ve akışına vazgeçebilen biri olmayı ve daha çok hayır diyebilmeyi isterdim Bunlar şimdi, bu yaşımda bildiklerim. Doğrusu daha erken bilebilmek isterdim.

Estetiğim yok olsa söylerdim

Günümüz koşullarında estetik müdahaleler artsa da doğal hoşluk yükselişte. Dünyada değişen hoşluk algısı hakkında ne düşünüyorsunuz?

- Estetiğe karşı biri değilim. Kim nasıl mutluysa ve kendini iyi hissediyorsa öyle yaşamalı. Niçin bu yanlış bir şeymiş gibi özellikle kadınların üstüne gidiliyor kavramak muhtemel değil. Ben natürellikten yanayım elbette. Ama yaşımızla birlikte hepimiz bazı müdahaleler yapıyoruz. Estetiğim yok ama olsa da söylerim. Bir gün lüzum duyarsam yaptırırım da... Beni üzen toplumsal baskı ve dayatılan hoşluk algısıyla kadınların kendilerini oldukları gibi sevememesi... Kendimizi nasıl mutlu hissediyorsak bence öyle hoşuz.

Çağımızın aşkları, dostlukları kısacası ilişkileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

- Çok kolay harcanabildiğini düşünüyorum. Bu da zamanın ruhu sanırım.

Paralel cihanda bir tane daha Hande Doğandemir yaşasa, sizce ne işle uğraşıyor olurdu?

- Uzak Doğu’da spiritüel bir yaşamı olurdu ve resimcilik yapardı. Gülüyor

Kesinlikle hakikatleştirmeyi dilediğiniz bir hayaliniz var mı?

- Dünyayı dolaşmak. Yaşamımın bir yarıyılında kesinlikle reelleştirmek istiyorum.

Hoş ve fit olmak zorunda değilim

◊ Stil ve hoşluk söz konusu olduğunda asla yapmayacağınız şeyler var mı?
- Sırf bir şey moda oldu diye kendime yakışmayan ya da içinde iyi hissetmediğim bir şeyi kesinlikle giymeye çalışmam. Kendime ait bir stilim var. İçinde rahat hissettiğim, ismini dahi öğrenmediğim ama güzelime giden çok giysim var ve de hiç marka tasam yoktur. Hatta özellikle vintage parçaları seviyorum. Neyin moda olduğuyla pek ilgilenmiyorum. Bu baskıyı da enteresan ve saçma buluyorum. Tüm öbür hoşluk algısı ismine yapılan baskılar gibi...
◊ Cemiyetin kadınlardan çok fazla beklentisi var. Kadının hem hoş, hem fit, hem galibiyetli, hem de iyi bir sevgili/eş olması bekleniyor. Bu vaziyetle nasıl başa çıkıyorsunuz?
- Çıkabiliyor muyum öğrenmiyorum, arada sinirleniyorum, üzülüyorum, isyan ediyorum. Sadece kendim değil tüm kadınlar, genç kızlar ismine... Sonra derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalışıyorum. Hayır biz onların olmasını istedikleri şahıs olmayacağız. Ben hoş, fit, harikulade olmak zorunda değilim. Ben birinin eşi, sevgilisi, annesi olmak zorunda değilim. “The Worst Person in the World” filminde şöyle bir söz geçiyor; ‘Kendi yaşamımın takviyeci oyuncusu gibi hissediyorum’... Hayır bir tane yaşamımız var ve o yaşamımızın başrolü olmalıyız.