Ian Gillan: İstanbul seyircisi coşkulu hâlâ kulaklarım çınlıyor... Deep Purple İstanbul'a geliyor!

Ian Gillan: İstanbul seyircisi coşkulu hâlâ kulaklarım çınlıyor... Deep Purple İstanbul'a geliyor!

Dünyanın kült gruplarından Deep Purple 25 Mayıs’ta İstanbul’a geliyor. Ünlü rock grubunun solisti Ian Gillan ile çıktıkları bu son turneyi, efsane şarkılarının hikâyelerini ve dinleyiciyi nasıl bir konser

Daha en baştan başkalaşımlı bir grup olarak heyettiniz ve aradan geçen 54 senede dağılmalar, geri dönmeler, yeni aboneler oldu. Siz de Black Sabbath gibi başka gruplarda bulundunuz. Tam bu hareketlilik gruba ne kattı?

- Bugünün aksine, bizim kuşağın müzisyenleri orkestra, ortaçağ, opera, kilise müziği, caz, folk, soul ve blues gibi birbirine benzemeyen, apayrı şeylere sahipti. Her birimiz, kendi tarzımızı ve isteğimizi yansıttığımız stillerimizi getirdik gruba. Birbirimizden çok şey öğrendik. Ve her anını çok beğendik. Hoş zamanlardı...

Peki bu zamanda değişmeyen şeyler neler?

- Müzikalite olsa gerek. Sahne sanatını iş büyüklerimizi bildik ve erken yaşta profesyonelleştik. Bir Hayli değişik tarz toplandı. Gruplar oluştukça, bazen sadece haftalar içerisinde bölerek, kaotik şekilde ayrılınmalar oldu. Ama çok geçmeden, insan kimyasının birkaç iyi beceri barındırmaktan çok daha ehemmiyetli olduğunu anladık.

Tekerrür yaşamak isteyeceğiniz özel bir yarıyıl var mı?

- Beğendiğim veya unutulmaz tecrübeler yaşadığım hiçbir yer, sonra oraya tekerrür döndüğümde aynı tadı vermiyor. Hayal kırıklığına uğramak istemediğim için de seçim etmem. Hayat şimdiye kadar hep süratli tren kıvamında geçti. Bundan sonrası daha öncekisi kadar büyük bir koli olmasa da, yeniden de ileriye bakıyorum. Daha Öncekileri yâd etme zamanı gelecek elbette, o zaman sana daha iyi bir yanıtım olabilir.

Ian Gillan: İstanbul seyircisi coşkulu hâlâ kulaklarım çınlıyor... Deep Purple İstanbula geliyor

İŞ SONRASI SOSYALLEŞMELERİ VAZGEÇTİK

En çok mukayese etildiğiniz grup Led Zeppelin... Barcelona-Real Madrid gibisiniz. Hatta onların “Kendilerini ne sanıyorlar?” lafı üzerine bir albümünüze “Kim Olduğumuzu Sanıyoruz?” adını verdiniz. Bu tatlı rekabeti nasıl tanımlarsınız?

- Gerçeğine bakarsanız hepimiz iyi dosttuk. Her şey Judy Sims adında bir müzik eleştirmeninin küçümseyici bir biçimde attığı “Kim Olduklarını Sanıyorlar?” başlığından çıktı. Bu ifadeyi aldık, albüm kapağına koyduk Who Do We Think We Are?... Sarihçesi ananesel pop medyası için pek zamanımız yoktu ve kumpasa da uymadık.

Herkesin kendi ailesi var. Grup azaları turneler dışında ne kadar beraber olabiliyor? Pandemiyi nasıl geçirdiniz?

- Tıpkı başladığımız gibi, yollarda hâlâ hep beraber yaşıyoruz. İşin içine ciddi kız ardından da aileler girince iş sonrası sosyalleşmeleri vazgeçtik. Bu geçişler ve “sihrimeler” Deep Purple kimyasının da test zamanlarıydı reelinde.

“Smoke on the Water” Suyun Üstündeki Duman listelerde en uzun kalan parçanız. 1971’de stüdyo kaydı için gittiğiniz Cenevre’de bir yangın sonrasında yazmışsınız...

- Evet, o geceyi çok iyi anımsıyorum. Montreux Casino Tiyatrosu’nda Frank Zappa’yı izliyordum. Bir anda içeriye bir adam girdi. Elinde bir havai fişek vardı. Ve bütün omzumun üzerinden ateşledi. Fişek binaya isabet etti ve ahşap bina alevlendi. Mucize yapıtı kimse can vermedi. O yangının hikâyesini “Smoke on the Water”ın lafları olarak kullanmıştık.

UMARIM BİR ALBÜM DAHA YAPABİLİRİZ

“Smoke on the Water”, “Woman from Tokyo”, “Fireball”, “Soldiers of Fortune”... Sizce bugüne kadar en çok istek alan şarkınız hangisidir?

- Bunu söylemesi güç... “Highway Star” olabilir.

Sizin bir hayli şarkınız cover’landığı gibi siz de cover’lar yaptınız. Aralarından en beğendikleriniz hangileri? Mesela John Lennon&Paul McCartney’den “Help” ya da mesela Billy Roberts&Jimi Hendrix’deri “Hey Joe” olabilir mi?

- Ben henüz gruba katılmadığım yarıyıllardaki o daha önceki cover’ları çok hoşlanırım. Daha yakın zamanlardansa “Let the Good Times Roll” ve “Turning to Crime” en çok beğendiklerim.

2020’de çıkardığınız “Whoosh!” ve geçen sene yayınladığınız “Turning to Crime”ın ardından yeni albüm çalışmanız var mı?

- Zorunlu hazırlıkları aralara sıkıştırabilmek için 2023 programımızdaki boşlukları inceliyoruz. Umarım imalcimiz Bob Ezrin ile bir albüm daha yapabiliriz.

“İşin içine ciddi kız ardından da aileler girince iş sonrası sosyalleşmeleri vazgeçtik. Bu geçişler ve ‘sihrimeler’ Deep Purple kimyasının da test zamanlarıydı reelinde.”

Rusya da Ukrayna da çok daha iyisini hak ediyor

Ermenistan’la kalbi bağlarınızı öğreniyoruz, “Ermenistan’ın Arkadaşı” mükâfatınız var...

- Ermenistan’la ilişkim 1988 zelzelesinin merkez üssü Spitak’ı ziyaret ettikten sonra, kasabadaki tahribe ve insanlık faciasına şahit olduğumda başladı. Bana çevreyi dolaştıran belediye başkanı, radyoda veya kilisede müzik olmadığını, kuşların dahi şarkı söylemeyi vazgeçtiğini söyledi. Ona doğru zaman geldiğinde müzikle geri döneceğime dair söz verdim. Seneler sonra Gümrü’de yeni bir müzik mektebi inşa ettik.

İki ülke arasında yine başlayan bayağılaşma sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Ben Kuzey İrlanda’da, meselelerin en makûs olduğu yarıyılda geliştim. Yerleşik ihtilafların bir asırdan değişiğine nasıl taşındığına ve gitgide nasıl daha yerleşik hale geldiğine şahit oldum. Başka Bir Deyişle tarihin yükünün farkında biriyim. Bayağılaştırma sürecini nasıl mı değerlendiririm? Kollarım sonuna kadar sarih, memnuniyetle karşılarım natürel. Umarım iki taraf da yeni bir başlangıca hazırlanır. Uzlaşma mücadeleleri içten ve reel olduğunda, makûs laflar ve daha önceki yaraları dürtmek yakışıksız kalır. Gevşemeyi muvaffak olursak dünyanın ne kadar hoş olabileceğini düşünmek dahi çok harika. Büyük, ufak tüm komşular arasında arkadaşlık, saygı ve hatta güven... Her zaman böyle şeyler hayal ediyor ve size kısmet diliyorum.

Daha evvel Medvedev’in misafiri olarak Moskova’da ağırlanmıştınız. Ukrayna’daki savaş hakkında ne düşünüyorsunuz? Turnenizde bu surattan mı Rusya yok?

- Savaş başlayana kadar Kiev de, Moskova da turne rotamızdaydı. Her iki ülkede de çok daha önceki dostlarım var. Yanıtımda da bahsettiğim gibi, jeopolitik çatışmalarda taraf yakalamaktan genel olarak sakınıyorum. Zira yarardan çok hasara neden oluyor. Ben kimim ki doğruyu-yanlışı söyleyeyim... Ama bu değişik. Bu acımasız işgal iftiharsız ve yasa dışıdır. Putin’in tüm politik karşıları ya can verdi ya da mapusta. Rus popülasyonunun yüzde 85’i tarafından desteklendiğini söylüyorlar. Rastgele bir bağımsız haberden yoksun bir millet için bu donakaltıcı değil. Hazinim, bu çok can acıtıcı. Rusya çok daha iyisini hak ediyor. Ukrayna da öyle.

Şu anda fonda Türk müzikleri çalıyorum

Türkiye’de daha evvel de konserler verdiniz. Benim sayabildiğim kadarıyla KKTC dahil dokuz... İstanbul’u ve Türk izleyicisini nasıl andırıyorsunuz?

- İstanbul seyircisi heyecanlı! Dünyanın geri kalanından çok daha heyecanlı hem de. Tıpkı Roma ve Buenos Aires seyircisi gibi. Hâlâ kulaklarım çınlıyor! Konser heyecanının yanı gizeme, mutfak lezzetlerini de dört gözle bekliyorum. Hatta şu anda suallerinize yanıt verirken fonda Türk müzikleri çalıyorum.

Yeni turnede izleyicileri nasıl bir konser bekliyor?

- 2 yıldır yollarda olamamanın acısını, biriken enerjimizi yansıtacağız seyirciye. Provalara yeni başladığımız için repertuvar mevzusunda bir şey söyleyemem, ancak turne süresince her konseri bir ötekisinden değişik kılan doğaçlamaların yanı gizeme daha önceki ve yenilerin bir karışımı olacağını söyleyebilirim.

Türkiye’ye beraber geleceğiniz grup dostlarınızı birer tümceyle belirleseydiniz, onlar için ne söylerdiniz?

Ian Paice: Bence rock tarihinin gelmiş geçmiş en iyi swing davulcusu o.

Roger Glover: Kaya gibi sağlam, 1965’deri bu yana dostum, ortak yazarım.

Don Airey: Beste ve tertip etme mevzusunda çalıştığım en iyi ad.

Steve Morse: Gitara getirdiği ebat Ritchie Blackmore’dan da saygı gördü.