İçişleri Bakanı Soylu Hürriyet’e açıkladı: Görüntü yönetmeliği çıkaracağız

İçişleri Bakanı Soylu Hürriyet’e açıkladı: Görüntü yönetmeliği çıkaracağız

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Özel işyerleri, ev, site gibi yerlerdeki kamuya sarih alanları gören kameralara müteveccih bir standart geliyor. Evinin önünü, kamu müessese ve kuruluşlarını takip eden

KABAHAT BÜLTENİNDE BULUNDUM: İstanbul Emniyeti bir hadiseyi aydınlatmak için İstanbul Megakent Belediyesi’nin bir kamera merkezine girdiğinde, beni izlediklerini fark ediyor. İstanbul’da çalıştığım Balat’taki bir deniz polisi karakolunu izledikleri anlaşılıyor. Davetlilerim geliyor; konuklarımı kapıda karşılarım ve yollarım. Bunun üzerine düştük; mülkiye müfettişi, polis müfettişleri görevlendirdik. Görüntüleri izlediler. Beni öğrenerek, zoom’layarak izlemişler. Kabahat bülteninde bulunduk, dosyayı duruşmaya ilettik. Bunları tanımlayınca, dosya duruşmaya gidince Megakent Belediyesi de kendilerince bir iç soruşturma başlatmış. Bir şahsı tanımlamış, işten atmışlar.

KAMUYA SARİH ALANLARI GÖREN GÜVENLİK KAMERALARINA TERTİP ETME: İçişleri Bakanlığı olarak Şahsi Bilgileri Koruma Heyeti, Yüksek Yargı ve Adalet Bakanlığı ile çalışma yaparak MOBESE ve güvenlik kameralarıyla alakalı idaremelik hazırladık. Özel işyerleri, ev, site gibi yerlerdeki  kamuya sarih alanları gören kameralara müteveccih bir standart geliyor. Öyle kameralar gördük ki otellere dönmüş, insanların gece giyinmesini, soyunmasını takip ediyor. Kamu müessese ve kuruluşlarını takip eden kameralar var. Şimdi standart getirilecek, yeni idaremelik hazırladık. Türkiye’de özel yaşamı gözeten, yerel idarelerin mesullüklerini ortaya koyan, konutlarda şahsi kameraların nasıl kullanacağı miktarlarını da getirerek, yaşamın bayağı akışı içerisinde nasıl olması gerektiğini ortaya koyan, çok ayrıntılı bir idaremelik çıkarıyoruz. Yeni bir sistem kuruyoruz, heyet getiriyoruz. Valiyi bu heyetin başına getiriyoruz. Kaideler belirli, hukuka uygun, özel yaşama azami özen gösterilecek.

TÜRKİYE’DE TERCİH GÜVENLİĞİ:  Her tercih evveli olduğu gibi tercih güvenliği meseleyi dile getiriyorlar. SADAT üzerinden senaryo kuruyorlar, sorunu tiyatrolaştırıp, bir öcü oluşturuyorlar. Ondan sonra Türkiye’nin tercih güvenliğini bir öcüye, SADAT’a katlandıracaklar. Bu kargaların dahi güleceği bir şike. Bunu ilk kere yapmıyorlar. Tercih şikesine bakarsanız 1946’ya bakmak gerek. 1946 tercihleri ve 1947 yerel tercihleri; ikisinde de sarih rey, saklı tasnif yapılmıştır.

BÜYÜKELÇİ KASEDİ SERVİS EDERSE

Psikolojik operasyon başlattılar, haysiyetsizleştirme ve ekonomik olarak sıkıştırma. Bir ülkedeki büyükelçiler niye deklarasyon yayınlasınlar, bunlar çılgın mı? Niye deklarasyon yayınlıyorlar? Bir ana muhalefet partisi genel başkanı niçin hazırladıkları metni redakte etmek için partisindeki daha önceki bir büyükelçiyle bir ülkenin büyükelçisini yollar. Kendi dostlarından biri, yarın bir gün bu kasedi savcılığa götürürlerse ne yapacaklar? Ya gittikleri büyükelçi bu kasedi kullanırsa. Bakın 6’lı masa değil, 6 masa. 6 masa iki eksen üzerinden müzakere ediyor. 2 eksen birbirine devamlı çelme takıp, ihbar ediyor. Bu bilgileri getirenler, yarın öteki gün gittiği büyükelçi üzerinden bu kasedi servis ederse Türkiye’deki politikanın hali ne olur? Ana muhalefet ne hale kazanç? Kasedi sızdırdığı zaman bu büyükelçinin kim olduğunu görürsünüz.

İçişleri Bakanı Soylu Hürriyet’e açıkladı: Görüntü yönetmeliği çıkaracağız

Soylu, Güvenlik ve Acil Vaziyetler Koordinasyon Merkezi Başkanlığı’nda Hürriyet takımını ağırladı.

MUHALEFETİN ‘İZLENİYORUZ’ İDDİASI: POLİTİKADA KALAN NAMERTTİR

6 yıldır İçişleri Bakanıyım, kendileriyle alakalı gayri kanuni bir tek şeyi delil etsinler bir gün politikada kalan namerttir ama bunu delil edemeyen de namerttir. Öyle bir şey olur mu? Kendi yetersizliklerini kötüle ile örtmeye çalışıyorlar. Vatanperverler ve kendilerinin içlerindeki çatışmalardan bu bilgi geliyor. Bizim işimiz ana muhalefeti takip etmek mi? Hepsi bizden koruma ister, polis ister. Hangisinde böyle bir şey çıktı, böyle bir şey olabilir mi? Bunu ortaya atanlar rivayetçiler ve kötülecilerdir.

INTERPOL KAYITLARI TÜRKİYE’YE AÇILDI

Interpol Türkiye’ye kapatmış, Türkiye’nin bu hakkını açtı. Türkiye, yasaklamaya maruzdu. İnterpol Türkiye’ye tekerrür açıldı. Önümüzdeki günlerde yeni kararlar da çıkacak.

KORKMAZ İADE EDİLMELİ

Sezgin Baran Korkmaz’ın iadesi Türkiye olarak biz istediğimiz için bize iade edilmesi daha doğru olur. Yargılamanın Türkiye’de yapılması gerekir. Şayet Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri adım atmadan evvel adım atmamış olsaydı, büyük bir oyuna tezgaha getirilirdi. Amerika Birleşik Devletleri, bizden bu vakayla alakalı kimseyi istemedi. Tutun bize verin diye bir hadiseyi ortaya koymadı, buna karşın Türkiye, işlem başlattı. Biz davayı açtık, harekâtı yaptık, Kırmızı Bülten çıkardık. Amerika Birleşik Devletleri Kırmızı Bülten çıkarmadı, yalnızca ikili uyuşmalar çerçevesinde tutma kararı çıkardı. Türkiye, dünyanın neresinde olursa olsun, hangi ülkeye giderse gitsin kabahat ve kabahatlinin peşindedir.

SURİYELİ SORUNU

Türkiye’deki göç sorununu 2023 Cumhurbaşkanlığı tercihinin ana maddesi haline getirmek için ciddi bir çırpınma var. Türkiye’de 11 yıldır Suriyeli sorunu yoktu, bugün başladı. Suriyelilerin karıştığı kabahat vakalarının oranı 1.3. Türkiye, psikolojik bir operasyon hamlesiyle karşı karşıyadır. Bazen yalnızca biz, İçişleri Bakanlığı olarak 10-15 haber reddetmek vaziyetinde kalıyoruz. Cadde müzakerelerinde yakalanmış adamları kullanıyorlar. Bir Suriyeli kılığına, bir Türkiyeli kılığına giriyorlar. Aynı insan.