İçişleri Bakanı Soylu'dan bazı emekli amirallerin bildirisine tepki

İçişleri Bakanı Soylu'dan bazı emekli amirallerin bildirisine tepki

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bazı emekli amirallerin açıklamasını değerlendirirken, "Değil darbe yapmaya kalmak, bunu aklından geçirenlere dahi tarihin en büyük cezasını vermezsek bu halk…

Soylu, Memur-Sen Genel Merkezinde tertip edilen "Bir Aradayız İdlib'in Yanındayız Kampanyası Mehmet Akif İnan Semti Tanıtımı" programına katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından konuşan Soylu, kampanya dahilinde, İdlib'de Mehmet Akif İnan Vakfınca kurulacak olan semtin tanıtımı vesilesiyle toplandıklarını kaydoldu.

Türkiye'nin çevresindeki coğrafyanın "ateş çemberi" olduğunu söyleyen Soylu, "Ya biz olmasaydık? Ya sırtımızı dönseydik? Batı gibi, yapıyormuş, ilgileniyormuş gibi yapsaydık ne olacaktı." diye konuştu.

Türkiye'nin Suriye hududunun ötesinde 3 milyon 700 bin insan yaşadığını, oradaki çocukların da oynamak istediğini, anne babaların da evlatları için en iyisini arzuladıklarını ifade eden Soylu Türkiye'nin bölgede "surat akı" olan bir proje geliştirdiğini söyledi.

Hz. Muhammed'in "Komşusu açken tok uyuyan bizden değildir." hadisini andırdıran Soylu, yalnızca bu hadisin dahi kastı ifade etmek için yeterli olacağını belirtti.

Türkiye’nin, Suriye iç savaşının başından beri 10 yıldır sürdürdüğü siyasetin ve attığı her adımın esasında, inancın ve uygarlığın nakşettiği kıymetlerin uyuduğunu anlatan Soylu, Türkiye'nin Suriye sorunuyla ve bu sorunun süratlendirdiği, Orta Doğu'nun neredeyse tamamından gelen bir göçle karşı karşıya olduğunu belirtti.

İdlib sorununun, göçün çok ötesinde bir facia, insanlık dramı ve risk barındırdığına vurgu yapan Soylu, şunları kaydoldu:

"İdlib’in tamamında savaş evvelinde 1,5 milyon insan yaşıyordu, bugün bu sayı 3,8 milyondur. 1 Aralık 2019'dan 2020 Mart başına kadar, başka bir deyişle yalnızca 3 ayda 960 bin insan, savaş suratından güçle yerlerinden edilmiş ve bu insanlar İdlib merkezi, İdlib'in kuzeyi, Atme kamplar bölgesi ile Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı harekat bölgelerine sığınmışlardır.

2020 Mart başında bülten edilen mütareke sonrası az bir kısmı geri döndü, ancak şu an hali hazırda bölgede 1 milyon 146 bin 527 birey İdlib gerginliği eksiltme bölgesindeki kamplarda bulunan çadırlarda hayat çabası vermektedir. Bu tablodaki beşeri dramlar bir yana, buradaki kararsızlığın, sefaletin ve aylaklığın, güvenlik tehdidi olarak bizim ülkemize de yansımaları mevzubahisidir. Her şeyden evvel, burada biriken tansiyon, ikinci ve büyük bir göç dalgası elbette ki kapımızın dibindedir."

Türkiye'nin hudutlarının hemen yanı başında alt yukarıya 7,5 milyonluk bir göç baskısı bulunduğunu ifade eden Soylu, Türkiye'nin ülke içinde 5 milyon, hudutları dışında 7,5 milyonluk bir göç potansiyelini idareyebilme hünerine sahip olduğunu kaydoldu.

Türkiye'nin zenginleşirken bedellerinden bırakmadığını, batı ülkelerinin ise zenginleştikçe insanı meta olarak gördüğünü ifade eden Soylu, bu gidişatın kendi mesullüklerini artırdığını söyledi.

EMEKLİ AMİRALLERİN AÇIKLAMASI

Emekli amiraller tarafından hazırlanan açıklamanın da dünyanın bu kumpasına kendilerini teslim etmek isteyenler tarafından hazırlatıldığını belirten Soylu, değeri ne olursa olsun bu çabayı sonuna kadar yapma mevzusunda kararlılıklarından bir milim dahi geri durmayacaklarını ifade etti.

Soylu şunları kaydoldu:

"O deklarasyonu yayınlayanların usundan Doğu Akdeniz hiçbir zaman geçmemiştir, cesaret bile edemezler, uslarından geçer ise efendileri döner ve onlara 'Siz neyi düşünüyorsunuz' diye sorgular ve yargılarsa diye pısırık pısırık yaşamışlardır. İdlib'e gidip elini uzatıp, 'Siz bizim kardeşimizsiniz' deyip hiçbir hesabın, kitabın içerisinde olmadan birbirini sarmalamak, kardeşliğin tam gereğini yerine getirmek bunların uslarından dahi geçmez, hiç geçmemiştir. Zira onların efendilerinin hiçbir zaman böyle bir davranışı olmamıştır."

"GELECEK JENERASYONLARA KAMBUR VAZGEÇMEYECEĞİZ"

Safların daha sıklaştırılması ve eforlu olunmasının ehemmiyetine işaret eden Soylu, şöyle devam etti:

"Değil darbe yapmaya kalmak, bunu aklından geçirenlere dahi tarihin en büyük cezasını vermezsek bu halk bize 'Sizden bir şey olmaz' desin. Bu tip düşüncelere, anlayış ve darbeye karşı tüm ulusumuz ve herkes sıfır hoşgörülü olmalıdır. Her türlü tenkidi ortaya koyalım, daha iyisini yapabilmek için gayret sarf edelim, koşuşturalım. Her darbe bu ülkeye büyük maliyetler getirmiştir ve temel haysiyetiyle de ardından büyük tavizler verilmek zorunda kalınmıştır. Bu tavizler hep sırtımızda kamburdur. Biz kamburlarla birlikte gelişiyoruz. Gelecek jenerasyonlarımız hiç kaygı etmesinler, onlara hiçbir kambur vazgeçmeyeceğiz."

İdlib'de yaşamın basmakalıplaşmasını sağlamak, makûs koşullarda yaşayan insanlara el uzatmak emeliyle "Bir aradayız, İdlib’in yanındayız" isimli bir "briket konut" kampanyası başlatıldığını andırdıran Soylu, projenin takribî bir sene evvel 20 bin konut niyetiyle başladığını, vaat edilen briket konut rakamının 50 binken 60 bini aştığını söyledi.

Şu ana kadar 35 bin 450 briket konutun bitirildiği, hayat birimleriyle beraber öbürlerinin projelendirme ve inşa çalışmalarının devam ettiği bilgisini paylaşan Soylu, bitirilen konutlara hali hazırda 21 bin 615 ailenin yerleştiğini, kalanların meskeninin ise devam ettiğini ifade etti.

Projeye desteklediyen müessese ve sivil toplum kuruluşlara teşekkür eden Soylu, "Allah onlardan razı olsun. Her biri kendi parasal olanakları miktarında briket konutlar yapıyorlar. Yardımseverlerimizden gelen vaatler ve üretilen konutlar var." dedi.

Mehmet Akif İnan Vakfı'nın Türkiye Diyanet Vakfı ile imza attığı protokol sonrası başladığı ve İdlib'de 400 konut, 300 şahsiyet cami ve 18 derslikli mektep ile reyin parkı gibi hayat alanlarının bulunduğu proje hakkında bilgi veren Soylu "Bu ehemmiyetli bir imzadır. Ehemmiyetli bir gönül köprüsüdür. Her şeyden evvel, 60 senelik bir yaşama çok ehemmiyetli işler sığdıran, binlerce talebe yetiştiren, merhum Mehmet Akif İnan’a, onun insana değer katan kavrayışına uygun bir imzadır." diye konuştu.

AFAD tarafından yürütülen briket konut kampanyasının devam ettiğini andırdıran Soylu, ufak büyük her katkının ehemmiyetli olduğunu söyledi.

Soylu, "Sorunu bir insanlık sorunu olarak görmek gerekli. Bunu politik sahaya sürüklemek isteyen, hayra mani olmak isteyen, suyu bulandırmak isteyen insanların klişe tümcelerine, boş sözlerine haysiyet etmemek gerekli. Hududumuzun hemen yanı başındaki bu insanların, insanca bir yaşama geçmelerine katkıda bulunmak için, oradaki çocukların da bizim çocuklarımız gibi aynı yemeği yiyebilmesi için, herkesin yardımını beklediğimizi, şimdiden müteşekkir olduğumuzu da burada ifade etmek istiyorum." diye konuştu.

"SURİYE'DE BAZI BÖLGELERDE 7 SENE EZAN OKUNMADI"

Türkiye Diyanet Vakfı Mütevelli Kurulu İkinci Başkanı İhsan Sarih ise konuşmasında Diyanet Vakfının Suriye'de yaptığı çalışmalardan misaller verdi.

Suriye'de bazı bölgelerde 7 sene ezan okunmadığını ve Türk askeri girdikten sonra megafonlarla ezan okunmaya başlandığını ifade eden Sarih, 3 bin 233 aileyi iyilik evlerine yerleştirdiklerini, 740 evin inşaatının ise sürdüğünü söyledi.

Sarih "13 bin evlik bağış aldık, 2021 sonu itibariyle tamamlayacağız" diye konuştu.

Mehmet Akif İnan Vakfı Mütevelli Kurulu Başkanı Ali Yalçın ise projede ehemmiyetli büyümeler sağladıklarını belirterek 400 briket konut, hayır çarşısı ve çocuk parkı tasarladıklarını, proje bitirildiğinde çocukların hem eğitim hem de reyin oynayabileceği bir mesken yeri olacağını ifade etti.

Emekli amirallerin hazırladığı deklarasyonu da tenkit eten Yalçın, "Amiral daha öncekileri halkın istemine tosladılar" dedi. Yalçın mevzubahisi deklarasyonun kendileri nezdinde bir bedelinin bulunmadığını ifade etti.