İşte azmin zaferi! ‘Engellisin okuyup ne yapacaksın dediler’

İşte azmin zaferi! ‘Engellisin okuyup ne yapacaksın dediler’

Mehmet Sait Aydin çocuk yaşta, korucu olan babasının silahıyla oynayan ağabeyi tarafından kazayla vuruldu ve omuriliğine isabet eden kurşun nedeniyle sakat kaldı. “Engellileri en iyi ben anlarım” diyerek

Siirt’in Pervari ilçesi Kilis köyünde yaşayan Mehmet Sait Aydin, 2000 yılında henüz 5 yaşındayken talihsiz bir kaza yaşadı. O zaman 7 yaşında olan ağabeyi tarafından korucu olan babasının silahıyla kazayla vuruldu ve omuriliğine isabet eden kurşun nedeniyle sakat kaldı.

Omurilik zedelenmesi nedeniyle bacaklarında his kaybı ve sol kolunda güçsüzlük meydana geldi. İlkokul ve ortaokul yılları onun için çok zor geçti. Okula gitmek için hep birilerine muhtaçtı ancak eğitim onun hayata tutunduğu dal oldu. O zamanki adıyla Siirt Anadolu Öğretmen Lisesi’nden mezun olduktan sonra üniversite sınavı ve KPSS’yi aynı anda kazanarak hem memuriyet hem de üniversite yaşamı başladı. Hayatı boyunca her şeyi tek başına başarmak zorunda kaldığını ve ailesi dahil kimsenin kendisine destek olmadığını söyleyen Aydin başarı hikâyesini şöyle anlattı:

‘BÜYÜK ADAM MI OLACAKSIN’

“Köy yerinde engelli bireylere bakış açısı şehirden biraz daha farklıydı. Bir merhamet söz konusuydu evet ama biraz da işe yaramaz olarak düşünüyorlardı. Okuyacağım dediğim zaman, ‘Ne okuması, okuyup başımıza büyük adam mı olacaksın?’ deyip psikolojik baskı yaratıyorlardı. Annemden, babamdan, akrabalarımdan böyle şeyler duyunca çok ciddi bir yalnızlık duygusuna kapıldım.

Ortaokulu iyi bir yerde okumak istemiştim ama elimden tutan olmadı. Lise sınavlarına hazırlandığım sene geçirdiğim ameliyatlar nedeniyle fen lisesini 15 puanla kaçırdım. Servis kullanacak imkânımız olmadığı için uzak bir okula gidemedim. Siirt Anadolu Öğretmen Lisesi’ndeki eğitimim de pek istediğim gibi geçmedi.

OKUMAK İÇİN BORCA GİRDİM

2016 yılında lise sondayken üniversite sınavına ve KPSS’ye hazırlandım. KPSS’den 79 puan aldıktan sonra Konya Meram’daki Mehmet Hasan Sert İlkokulu’na engelli kadrosundan hizmetli olarak atandım. O sene Konya’daki Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü’nü de kazandım. Bu bölümü seçmemde elbette engelli olmamın etkisi çok fazla. Üniversiteye kayıt yapmaya geldiğimde memur olarak atandığımı öğrendim. Ailem destek vermeyince 2 sene üniversitemi dondurmak zorunda kaldım. Hayat bana kazanmak için bazen kaybetmek gerektiğini öğretmişti. Direndim ve kendim olmak için herkesi kaybetmeyi göze aldım. Okumak için borca girdim.

GÜNLERCE BANKTA UYUDUM

Siirt’ten Konya’ya tek başıma geldim, Konya’yı seçmeden önce çok araştırdım. Fiziki şartlarının iyi olması her yerin düz olması benim için önemliydi. Akülü sandalye kullandığım için uygun fiziki şartlarda ev bulamadım. Yanına gitmek istediğim öğrenci arkadaşlar beni kabul etmediler. Günlerce hastanede acildeki banklarda uyudum. Sonunda bir dernek yardımıyla başımı sokacak bir evim oldu.”

İşte azmin zaferi ‘Engellisin okuyup ne yapacaksın dediler’

‘BANA EN UYGUN MESLEK’

Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü’nden mezun olan Mehmet Sait Aydin, öğretmenliğe atanmayı büyük bir hevesle bekliyor. Kendisine en uygun mesleğin özel eğitim öğretmenliği olduğunu düşündüğünü söyleyen Aydin, “Bu alanda öğrencilerimle çok iyi empati kurabileceğimi hissediyorum. Memuriyeti bırakıp öğretmenliğe başlamayı çok istiyorum” diye konuştu.

KENDİNE ARAÇ TASARLADI

Mehmet Sait Aydin, kendisi için tasarladığı özel aracını şöyle anlattı: “İçine akülü sandalyemle binip kullanabileceğim bir araç tasarladım. Demir kestirip bir rampa ve yağmurluk yaptırdım. Ön koltuğu söküp kendime yer açtım bir de torpidom var. 5 aküyle çalışıyor.”