Kea papağanları: 'Yeter artık' diyerek gitmişler!

Kea papağanları: 'Yeter artık' diyerek gitmişler!

Dünyanın en zeki ve afacan kuşlarından biri olan Yeni Zelanda'nın Kea'sının nesli tükenme riski ile karşı karşıya. Öldürülmeleri için başlarına ödül konan ve çaldıkları cüzdanlarla ünlenen papağanları…

DAĞDA YAŞAYAN Türkiye Elektrik Kurumu PAPAĞAN CİNSİ

Yeni Zelanda’daki Alp Dağları’nda yaşayan Kea’lar dünyanın dağda yaşayan türkiye elektrik kurumu papağan cinsi olarak kabul ediliyor. The Guardian’da yer alan habere göre, bu kuşun Deoksirübo Nükleik Asit dizilimini ve fosil kayıtlarını inceleme eden bilim insanları, bir zamanlar ülkenin öbür bölgelerinde de Kea bulunduğunu keşfettiler. Başka Bir Deyişle geçmişte Yeni Zelanda’nın pek çok değişik bölgesinde yaşadıkları varsayım edilen Kea papağanlarının bugün sadece dağlarda yaşayabilmeleri, abuhava krizinin yarattığı risklerle beraber papağanların jenerasyonlarının tükenmesine müteveccih tehlikeleri artırıyor.

Kea papağanları: Yeter artık diyerek gitmişler

Analistler, dağ papağanlarının çok büyük bir olasılıkla insanlardan kaçmak için dağlara yerleştiğini keşfetti. Kea papağanlarının yaşam stillerini değiştirip dağlara yerleşmesi, bugünkü abuhava krizinden, habitat kaybından ve artan rekabetten kurtulmasını bu sebeple daha fazla yaşamda kalabilme talihini sağlıyor.

Küresel ısınma problemi sebebiyle, altlarda yaşayan öbür cinsler de tıpkı Kea papağanları gibi yüksek bölgelere göç ediyor. Bu sebeple dağlarda bulunan yaşam alanlarında rekabet çoğalıyor. Ancak bilim insanlarına göre, insanlardan kaçarak dağların yüksek bölgelerine yerleşen Kea papağanlarının zekaları ve adapte olma becerileri, jenerasyonlarının tükenmesine mani olabilir.

Kea papağanları: Yeter artık diyerek gitmişler

Otago Üniversitesi’nden bir grup analist, Kea papağanının genom bilgilerini, ormana adapte olmuş eş cinsi olan kākā kuşunun Yeni Zelanda'nın doğal ormanlarında bulunan Nestoridae ailesinden büyük bir papağan cinsi bilgileriyle karşılaştırdı. Basmakalıpta Kea papağanının genlerinde yüksek irtifada yaşadığını gösteren ayırıcı işaretler bulunması gerekirdi ancak çalışma neticesinde iki cinsin arasında büyük genomik değişiklikler bulunamadı. Kea’nın yüksek irtifa yaşamı ile alakalı "Alp bölgesini kullanan" bir genelci olabileceği neticesine varıldı.

Natürel araştırma neticeleri, Kea’nın “eşsiz alp papağanı” statüsüne bir darbe gibi düşünülebilir. Ancak analistler bu vaziyetin aynı zamanda nesli tükenmekte olan bu kuş için kurtarıcı olduğunu, bu vaziyetin Kea’yı habitat kaybı veya artan rekabetten kurtararak daha fazla yaşamda kalabilmesini sağlayabileceğine işaret ediyor.

Araştırmanın baş yazarlarından biri olan Doç. Dr. Michael Knapp, “Fizyolojik olarak, Kea'nın daha düşük irtifalarda yaşamda kalmasını yasaklayacak hiçbir şey yok. O bir genelci. Deniz seviyesinden Alplere kadar yaşamda kalabilir” dedi. İşte bu bilgilerden hareketle Kea papağanlarının, bir zamanlar düşük irtifalarda da gezdiğini ama ormanları yıkım eden insanlardan sakınmak için dağlara sığındığı tezi ortaya atıldı.

Kea papağanları: Yeter artık diyerek gitmişler

Nesli tükenmekte olan Kea papağanlarının dağlara yerleşebilmesi, abuhava krizinden kurtulmalarını da sağlayabilir fakat başka analistlere göre, bir dağ hayvanı olmak, Kea gibi cinsleri abuhava krizine karşı özellikle savunmasız hale de getirebilir. Bu görüşe göre, dünya ısındıkça ve dağ civarları gitgide eksildikçe, daha rekabetçi ova cinsleri içeri girebilir ve özellikle dağ şartlarına geçim sağlayan cinsler yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalabilir. Misalin Avrupa‘da yapılan araştırmalar, İtalyan Alpleri‘ndeki buzullar üzerindeki cinslerin yüzde 22’ye kadarının buzullar gittikten sonra bölgeden kaybolacağını tespit etmişti.

Öte yandan bazı analistler Kea'nın özellikle insanlardan sakınmak için hareket ettiği fikrinin hala spekülatif olduğunu ve gitgide artan insan mesken alanları ile kuşların dağlık bölgeleri özümsemesi arasında rastgele bir sebepsel ilişki kurmak için yeterli bilgi olmadığını söylüyor. Başka Bir Deyişle Kea’ların dağlara yerleşmesinin artta insan meskenlerinin olduğunu söylemek için henüz erken. Ancak Kea'nın muhtelif habitatlarda fiziksel olarak yaşamda kalabildiği göz önüne alındığında, ilk değişikliklerin ne olduğunu araştırmak manalıydı.

ORMANLARA GERİ DÖNEBİLİRLER

Nesli tükenmekte olan Kea papağanlarının, bu biçimde yaşam stillerini değiştirip dağlara yerleşmesi, abuhava krizinden kurtulmalarını da sağlayabilir. Ancak Molecular Ecology adlı bilimsel mecmuada yayımlanan bu araştırma, Kea papağanlarının yaşadığı dağ habitatının küresel ısınmayla küçüldüğü vaziyette ormanlara geri dönebileceğine işaret ediyor.

Kea papağanları: Yeter artık diyerek gitmişler

PASAPORT VE CÜZDAN ÇALIYORLAR

Kea'lar daha evvelleri Yeni Zelanda'da yaşayan insanlar ile çatışma halindeydi. Dağ ziyaretçilerinin otomobillerinde lastik sileceklere saldırma sevgileriyle tanınan bu zeki ve afacan papağan cinsi, seneler süresince turistlere de rahat vermedi. İskoç bir turistin pasaportunu çaldığı için gazetelerde boy gösteren Kea’ları da gördük, karavandan 1000 dolar çalan küçük hırsızları da…Turist çantalarını karıştıran, cüzdanlarını, pasaportlarını çalan bu afacan kuşlar, daha da ileri giderek koyun sürülerine saldırıp onları öldürmekle şan kazandılar.

GAGASINI GETİRENE ÖDÜL VERİLDİ

Koyun hamleleri Yeni Zelanda'daki ilk koyun çiftçilerini o kadar hiddetlendirdi ki, hükümet Kea gagalarına bir 'ödül' dahi koydu. 1970'e kadar takribî 100 sene süresince Kea papağanlarını avlayanları ödüllendirme siyaseti uygulanmaya devam etti ve Kea’ların nesli riske girdi.

Hükümetin ödül ödemelerinin incelemeyi yapıldığında, ödül için tahminen 100.000 kadar Kea'nın öldürüldüğünü ortaya koydu. Yeni Zelanda Koruma bakanlığına göre, bugün milli olarak Kea’lar riskte ve ülkede yalnızca 3000-7000 Kea papağanının bulunduğu varsayım ediliyor.

Knapp, “Onları alt bölgelerdeki mesken yerlerin tamamen çıkaran şey, insanların yakınında olsalar dahi vurulacak olmaları mı?” diye soruyor ve “Bunların hepsi potansiyel etkenler olabilir ama bu irtibatı gerçekten kurmak için daha fazla bilgiye gereksinim var.” diyor.

Kea papağanları: Yeter artık diyerek gitmişler

DAĞ UYARLAMASINA KARAKTERLERİ TAKVİYECİ OLUYOR

Analistler, Kea'ların dağ etraflarına uyarlamasında, şahsiyetinin de takviyeci olabileceğini öne sürüyor.. Habitattaki farklılık, "Kea'nın yüksek merak seviyeyi, bilme ve problem çözme maharetlerini kapsayan eşsiz tutumsal repertuarının evrimini basitleştirmiş olabilir.

KEA İSMİ NEREDEN GELİYOR?

Yeni Zelanda’nın yerlisi olan ve yalnızca Güney Adası'nın dağlık bölgesinde yaşayan Kea’lar, çok zeki ve oyunbazlıkları ile tanınan bu kuş cinsi. “Dağların palyaçoları” olarak da öğrenilirler. Uçarken kee-a diye tiz bir sesle öttükleri için bu ismi almışlar. Maori dilinde adları “kee-ee-aa-aa” ya da dağılınmamış biçimde “keeeeeaaaa” olarak yazılır.

Zeytin yeşili tüylere sahip olan bu büyüleyici papağanın kanat altı bölgesindeki tüyleri kırmızı/turuncu renktedir. Genç olanların sarih turuncu göz kapakları vardır ve olgunlaştıkça gri renge bürünürler. Kanat altı bölgesinden sonra kimilerinin mavi kimilerinin siyah tenli tonlarında tüyleri sıklaşır.

Dişi Kea’lar erkeklere göre azıcık daha ufaktır ve gagaları daha kısadır. İnsanların onların beslenebileceği alanları yıkım etmesi, faize ve yumurtlama yarıyıllarında bölgede artan yırtıcı sürüngenler tarafından öldürülmesi sebebiyle nesli tükenme riski altında.