Kelebek Yazı haftaya damga vurdu

Kelebek Yazı haftaya damga vurdu

Geçen haftaya Kelebek Yazı partisi damga vurdu. Ünlü akınına uğrayan gecenin sizin için en acayip hadiseyi neydi ve sizce en dikkat çekici birey kimdi?

- Onur Baştürk: En dikkat toplayanlar Melis Sezen ile Ömür’dü. Su Soley ve Buray’ın şarkılarıyla yazın karşılandığı şık bir faallikti. 

- Savaş Özbey: Valla sendin Ömür... Dikkatimi sürükleyen şey ise Cem Belevi’nin ellerinin zangır zangır titremesiydi. Sizce İrem Derici’yle pişti olma fobisi olabilir mi?

- Orkun Şöhret: Ama ne hoş geceydi! Bana göre geceye kadınlar damga vurdu. Herkes çok şıktı. Kelebek partisinin dikkat toplayan adıysa Melis Sezen ve evet sendin Ömür. Buray ve Su Soley’in sahne performanslarına da bayıldım ben. İkisini de dinlemek çok neşe verdi bana. Kulaklarda pas, vicdanlarda tasa tasa kalmadı.

- Ömür Gedik: Şahane bir geceydi. Beğeniler gecenin mimarlarına, perde arttaki Kelebek takımına. Konsey kankalarım olarak beni gecenin yıldızı bülten ettiniz, sağ olun. Hislerimiz karşılıklı. Siz de gecenin pırıl pırıl parlayan yıldızlarıydınız. Yanımıza Melis Sezen’i, Atiye’yi ve Tülin Şahin’i de ilave edeceğim ben. Çok şıklardı. Su Soley ve Buray’ın sahneleri şahaneydi. Buray’ın Türkiye’ye geldiğinde, kariyerinin başındaki ilk mülakatını Kelebek’te beraber yapmıştık. Bunu da sahnede dile getirdi, ilk olmak yakışıyor bizlere.

Kelebek Yazı haftaya damga vurdu

Onur Baştürk - Orkun Şöhret - Ömür Gedik - Savaş Özbey

Ses aynı görüntü başka

Sertab Erener ve Tarkan’ın suratlarındaki farklılıklar “Ne yaptırdılar?” söylentilerinin merkezinde. Siz nasıl buldunuz? Ne yaptırmış gibi duruyorlar?

- Onur Baştürk: Tarkan’ı bu son estetiğiyle Liberace’ye benzetmiştim sosyal medya hesabımda. Bazı takipçilerim, “Adnan Oktar olmuş” diye yorum yaptı. Her ne yaptırdıysa olamamış, bunu kavrıyoruz. Sertab Erener ise senelerdir aynı geliyor bana, çok farklılık görmedim. 

- Savaş Özbey: Tarkan’ı öğrenemem ama Sertab başka biri olmuş. 23 sene sonra şarkı aynı: “Vur Vicdanım Vur”. Ses aynı: Sertab... Görüntü: Şebnem Ferah... İnsan kısa devre yapıyor. 

Kelebek Yazı haftaya damga vurdu

- Orkun Şöhret: Sertab Erener’i sevdim. Tarkan’a gelince... İşte ona anlam veremedim. Yanaklar şiş şiş, hatta kırmızı kırmızıydı. Bir şeyler yaptırmış ama ne? Çözeceğim elbet.

- Ömür Gedik: İkisi de ne yapıyorlarsa devam etsinler. Sertab’daki farklılığa bayıldım. Hayli de kilo vermiş, şahane olmuş. Tarkan da öyle, pandemi zamanındaki kilolu halinden eser kalmamış.

Alenen kabahat ilanı

Aleyna Tilki’nin “Ben çocukken bana yapılanları konuşsam en az 10 birey ters kelepçeyle içeri alınır” açıklamasına ne diyorsunuz? Bahsettiği şey çocuk tacizi ise bu bir kabahat ilanı değil mi?

- Ömür Gedik: Aleyna’nın yaptığı alenen kabahat ilanı. Ne yaşadıysa böyle üstü kapalı, imalı bir biçimde söyleyeceğine sarihlesin ve kabahatliler ceza alsın. Ailesi de vaziyete müdahale etmeli.

- Onur Baştürk: Madem öyle konuşmalı, böyle olmaz. Ciddi bir itham bu. 

- Savaş Özbey: Allah korusun, insanın tüyleri diken diken oluyor. Hadi savcıları filan geçtim, sosyal medyadan dahi ona buna söz yetiştiren anne-babası nerede? Gerçek şimdidir kızlarına sahip çıkma müddeti.

Kelebek Yazı haftaya damga vurdu

- Orkun Şöhret: Aynen öyle. O zaman neden sustun ya da susuyorsun diye sormazlar mı insana? “Ters kelepçe” diyor, “Beni konuşturmayın” diyor... Bahsettiği mevzu bence ‘taciz’e çıkıyor. Başka bir olasılık gelmiyor usuma.

Slip mayo karşıtları derneği abonesi Orkun

Uraz Kaygılaroğlu’nun slip mayoyla görüntülenmesiyle beraber boxer ve slip mayo münakaşası yine tutuştu. Sizce hangisi?

- Orkun Şöhret: Ben bu işi kavramıyorum gerçekten. Bugüne kadar slip mayo giyen birine “Vay be ne yakışmış” diyen kimseyi görmedim. O surattan ben çok sıkı bir ‘slip mayo karşıtları derneği’ abonesiyim ve öyle de kalacağım. Giymeyin lütfen.

- Ömür Gedik: Orkuuun, benim o! Ben slip mayo taraftarıyım. Senin derneğe karşı dernek kurup gayret edebilirim. Sahilde hep kadınlara bakıyoruz, azıcık da erkeklere bakalım.

Kelebek Yazı haftaya damga vurdu

- Onur Baştürk: Slip mayo elbette giyilir ama giymek için belinizin gerçekten ince olması koşul. Yoksa yakışmıyor. Uraz’ınki gibi demode bir modelle de olmuyor slip. Çok daha yeni ve aktüel modeller var neticede. Boxer mayo ise en bildik olan. Düşünmeden giyebileceğin bir şey. Slip giymek demek iddialı olmak demek bir anlamda. 

- Savaş Özbey: Yaşı yetmeyenler 60, 70, 80’leri öğrenmez. O zamanlar da şort mayo giymek büyük kroluktu. Diz altı surfer mayo filan giyeceksin... Plaja sokmazlardı. Yalnızca biz değil, tam dünya muhafazakârlaştı sanırım.

Bütçe, huy, seçim sorunu

Mustafa Sandal ve Melis Sütşurup’un düğünü çok konuşuldu. Ancak düğün sonrası Sandal, daha önceki arkadaşı reklamcı iş insanı Nail Keçili tarafından sadakatsizlikle yargılandı. “Güçlü olduğum zaman konutumdan, teknemden çıkmazdı” diyen Keçili düğüne davet edilmediği, hatta konutluluktan dahi haberi olmadığı için sitem etti. Keçili haklı mı? Hudutlu rakamda konuk düğünler arkadaşlıkları tamamlıyor mu?

Kelebek Yazı haftaya damga vurdu

- Savaş Özbey: Bu bireyden şahsa değişir. Kimi kalabalık merasim ister, kimi gidip baş başa konsoloslukta evlenir. Öğle tatilinde gidip nikâh kıyıp işine dönen tanıdığım var. Arada kırılan, incinen olur mu? Olur natürel ama bunların hepsi, bütçe, huy, seçim sorunu.

- Ömür Gedik: Kalabalık da olsa 10 bireyle de olsa, düğüne gelen de söylenir, gelmeyen de. Düğünlerin mukadderatı budur. Ne yapsan yaranamazsın. Yalnızca üç beş birey iyi konuşur, kalanı illa ki tenkit etecek bir şey bulur. Ama bu gidişat özelinde mesele Nail Keçili’nin konutluluktan dahi haberi olmaması sanırım. Daha Öncekinden çok iyi arkadaşlardı. Tepkisi bu kopuşa.

Kelebek Yazı haftaya damga vurdu

- Onur Baştürk: O kadar daha önceki ve sıkı arkadaşıysa çağırması gerekirdi. Demek ki artık Mustafa Sandal kendine o kadar yakın görmüyor ya da başka bir tekne dostu edindi! O değil de Mustafa Sandal’ın estetiği bence düğünün en çok konuşulan mevzusuydu.

- Orkun Şöhret: Mesele kısıtlı rakamdaki konuk değil bence. İnsan ‘arkadaş’ dediğini unutur mu hiç? Çağırmaz mı bu özel gününe? Belirli ki Mustafa Sandal için Nail Bey arkadaş değil artık. Bunun sebebi sadakatsizlik mi, yoksa aralarında başka hadiseler mi oldu öğrenemem.

Beyhan Hanım’dan özür dilesin

85 yaşındaki Aydemir Akbaş, “Eşim Beyhan, Allah gecinden versin ölüm etse, hemen bir 20’lik alırım” dedi. Yorumunuzu alalım.

- Orkun Şöhret: Ben yaşına veriyorum Aydemir Akbaş’ın. Zira saçmaladı. Hatta lafları söyler söylemez saçmaladığının da farkına vardı ama artık çok geçti.

Kimse kusura bakmasın, 80 küsur yaşındaki bir adam 20’li yaşlardaki kızlarla evlenemez! Ayrıca “Eşime bir şey olsa hemen 20’lik bir kız alırım” ne demek yahu, nasıl kaba bir tümcedir bu!

Kelebek Yazı haftaya damga vurdu

- Onur Baştürk: Konuşmaya dahi dokunmaz. Makûs ihtiyarlamanın hazin neticeyi. 

- Savaş Özbey: Yaşına vermek gerekli. Absürt sapan bir yorum olmuş. Dinlememiş olalım, daha iyi.

- Ömür Gedik: Bu yaşta boşanılmaz demeyin, ben eşinin yerinde olsam bugün boşarım Aydemir Akbaş’ı. Valla çok öfkelendim. Çok ayıp yaptığı. Beyhan Hanım’ın dizlerine kapansın, özür dilesin.

Sektörü değiştirmeye yemin içti

“Her senaryoda kadınlar kandırılıyor” diyen Meryem Uzerli, dizilerde ve filmlerde kandırmanın bayağılaştırılmasına üzüldüğünü, elinde olanak olsa senaryolardan kadınların kandırıldığı kısımları çıkaracağını söyledi. Haklı mı?

- Ömür Gedik: Diziler, filmler hayatların yansıması. Kandırmalı senaryoların izleyeni olduğu için yazarlar da buna yöneliyor. Keşke hayat da senaryolar da böyle olmasa. Evvel asıl hayatları düzenlemeliyiz.

- Onur Baştürk: Senelerdir hiçbir dizide oynamayan Meryem Uzerli sektörü değiştirmeye yemin içti. Galibiyetler kendisine.

Kelebek Yazı haftaya damga vurdu

- Savaş Özbey: Meryem Uzerli tam dizi kariyerini padişahın favorisi olmak için yarışan cariye rolü üzerine kurmuş bir oyuncu. Bu mevzuda bu kadar duyarlıysa bundan sonra daha titiz davranması hoş natürel.

- Orkun Şöhret: Ben öyle düşünmüyorum. Bence son birkaç yıldır kadın-erkek ayrımı yapılmıyor kandırma sahnelerinde. İki tarafın da kandırdığı bir sürü dizi, film sayarım ben size. Hem bu sahneleri çıkarmak da doğru değil, zira hayatımızın hakikati bu.

Ne başka bir deyişle kimse kandırılmıyor ya da kandırmıyor gibi mi davranılacak?