‘Kısıtlama saatleri’ ile ilgili Prof. Dr. Akın’dan dikkat çeken açıklama

‘Kısıtlama saatleri’ ile ilgili Prof. Dr. Akın’dan dikkat çeken açıklama

Sıhhat Bakanlığı Bilim Heyeti azası Prof. Dr. Levent Akın, kontrollü normalleşmeyle beraber hafta içi uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasına, akşamları hane toplanmalarını önlemek için devam edildiğini…

Bilim Heyeti azası, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sıhhati Uzmanı Prof. Dr. Levent Akın, yeni dönemde hafta içi 21.00-05.00 saatleri arasında uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasına devam edilmesinin nedenini DHA'ya değerlendirdi. Akın, akşam sokak kısıtlaması uygulanmasının ara ara "Gündüz virüs ortada yok, akşam sokağa çıkıyor" diye espri konusu olduğunu anımsadarak, "Güzel bir espri olmakla birlikte doğru bir bilgi değil; zira akşam en büyük sıkıntı bilhassa restoran, kafe, pastane veyahut lokanta buralarda uzun müddet oturarak yemek yenmesi, sohbet edilmesi. Buralar kapalı olduğu için bu toplantılar çoğunlukla büyük salonlarda veya haneler içinde yapılmaya başlandı. O vakit 21.00 saatini hudut koyduğunuz vakit çoğunlukla hane içerisindeki o büyük toplantıları engellediğimizi düşünüyoruz. Buna ait de elimizde çok fazla ispat var. Önemli olan ev içindeki toplantıları engelleyebilmek; çok büyük aile toplantılarının yapılması, bir anda hastalığın kümeleşerek etrafa dağılmasına kapı aralıyor. Bu yüzden 21.00'den sonra sokağa çıkmanın durdurulmuş olması ya da kısıtlanması ehemmiyetli bir nokta" dedi.

'DÜŞÜK VE ORTA RİZİKOLU ŞEHİRLERDE SAAT KAYDIRILABİLİR'

Akın, turuncu ve kırmızı şehirlerde hafta içi akşam sokak kısıtlamasının 21.00'den itibaren devam etmesi gerektiğini vurgulayarak, "Düşük ve orta rizikolu şehirlerde önümüzdeki dönemde 21.00 değil belki 22.00 ya da 00.00'a doğru kaydırılabilir. Bununla alakalı ön çalışmalar var, izlemek gerekli. Virüs klasik bilgilere uymadığı için kısıtlamayı kaldırırsınız veyahut gevşetirsiniz, olayın gidişine bakarsınız. Şayet artış varsa bunun nedenini bulmaya çalışırsınız ona göre tedbir alırsınız. Bir bakıma virüs bizimle satranç oynuyor. Biz hamle yapıyoruz o da bir hamle yapıyor. Karşımıza çıkan değişinimler onun başka bir hamlesi oldu. Çok iyi ve iyi olan şehirlerde gevşetilebilir. 21.00'den 22.00'a kaydırılabilir. Fakat kaydırmak demek riziko alıyorsunuz demektir. Aldığınız rizikosu ölçmeniz ve takip faktörüz gerekli. Şayet aldığınız riziko sahiden size zarar vermeye başlıyorsa, geriye tekrar dönersiniz" ifadelerini kullandı.

'AŞILAMA PROGRAMINA BAĞLI'

Prof. Dr. Akın, tüm şehirlerin deşarj olma sürecine ait, "İlginç bir virüsle karşı karşıyayız. Mikrobiyolojide öğrendiğimiz temel bilgiler bu virüsle uyumlu değil. Pek çok viral hastalıkta hastalığı geçirdikten sonra hastalığa yakalanmazsınız. Fakat bunda hastalığı geçirenler de hastalığa tekrar yakalanabiliyor. Bu, virüsün kendine ait özelliklerinden kaynaklanıyor. Başarılı olan şehirlerin bir süre sonra çok kötü vaziyete düşebileceğini düşünebiliriz. Şu anda çok sıkıntılı olan şehirlerin bir süre sonra çok rahat vaziyete geçebileceklerini de düşünebiliriz. Biz özellikle toplumdaki bağışıklığı aşıyla kısa sürede sağladığımız zaman hemen hemen şehirlerin tamamının sarı ya da mavi düzeyinde kalacağına inanıyorum. Bu tamamiyle aşılama programı ve toplumun kaidelere uyması konusunda bir mesele" diye konuştu.

'AŞIDA MESAFE KAT EDERSEK YAZA RAHAT GİRERİZ'

Akın, toplumun 1 senedir çok sıkıldığına dikkat çekerek, "Toplum kaidelere uymak istemiyor; fakat hastalık da 'insanlar kaidelere uymasın' diye bekliyor dağılabilme özelliğini savunmak için. O zaman elimizdeki 4 savunma aracından en sonuncusu aşı. O zaman aşının yaygınlaştırılması lazım. Sıhhat Bakanlığı aşıyı ciddi miktarda artırmaya çalışıyor. Bunun yanında çeşitliliği de artırmaya çalışıyor. Zannederim biz Mart ve Nisan ayında ehemmiyetli bir mesafe kat edersek, yaz ayına rahat gireriz; ama bir tek aşıya bağlanmamak lazım. Maske, mesafe ve hijyene dikkat etmek lazım. Bakın burada çekim yapıyoruz. Üçümüzün de yüzünde maske var. Biz aslında burada iki tane ileti veriyoruz; ben kendimi savunmak istiyorum, sizi savunmak istiyorum. Ben iki doz aşı olmuş insanım. Bir başkasını enfekte etmemem lazım ve toplumda bir model oluşturuyor olmam lazım bir bilim heyeti azası olarak. Onun için her türlü toplantıda ben düzenli olarak maskemi takıyorum, mesafemi de savunmaya çalışıyorum" değerlendirmesinde bulundu.