Koronavirüs vaka sayısında tedirgin eden artış! Korkutan açıklama: 100 bine dayanacak

Koronavirüs vaka sayısında tedirgin eden artış! Korkutan açıklama: 100 bine dayanacak

Sağlık Bakanlığı, paylaştığı son koronavirüs tablosunda olay rakamın 50 bine katlandığı görülürken, ağır hasta 2 bin 477 oldu. Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, olay rakamlarının daha da çoğalacağını…

Enfeksiyon Hastalıkları ve Muayenehane Mikrobiyoloji Uzmanı ve Türk Muayenehane Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği KLİMİK azası Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, koronavirüs salgınında son yarıyıllarda olay rakamlarının çoğalmasının bayağı olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ertuğrul, "Olay rakamlarının, olgu rakamlarının çoğalmış olması gayet bayağı. Zira mart ayının başından beri bir hürleşme yaşadık. Ve bu özgürleşmeyle birlikte İngiltere varyantının da cemiyette dominant suş haline gelmesi olgu rakamlarımızı artırmaya başladı. Ne yazık ki olgu rakamlarıyla birlikte yoğun bakımda uyuyan hasta rakamları ve hayat yitimleri de çoğalmaya başladı.

Ne yapılması gerektiğine gelince çok acil bir şekilde sosyal ve ekonomik olarak mağduriyet yaşayacakların tüm mağduriyetlerinin giderildiği bir bütün kapanmaya doğru gidilmesi gerekiyor. Bu mevzuda KLİMİK ile birlikte birkaç uzmanlık derneği olarak bir deklarasyon da yayınladık zati. Orada da insanların ekonomik kayıplarının karşılanacağı bir bütün kapanmaya hem de bütün bir kapanmaya belli bir zaman gidilmesi gerektiği ve bu kapanma sırasında olabildiğince çok aşının yapılarak, özellikle tehlike grubuna yapılarak salgının belki böylece hakimiyet altına alınabileceği öngörüsü yapılmıştır. Bunun olması için de hükümetin, politik iktidarın bir an evvel bir karar alması gerekiyor. Zira bu özgürleşmeyle birlikte olgu rakamları daha da çoğalacaktır. Şu anda 45 bin ortamına yanaştı olay rakamı günlük olarak, bunun 50-55 hatta 60 bine doğru gideceğini de görürüz şayet bir kapanma asıllaşmazsa, kısıtlamalar asıllaşmazsa" dedi.

'ASEMPTOMATİKLERLE BİRLİKTE OLGU RAKAMLARI 100 BİNE DİRENECEK'

Prof. Dr. Ertuğrul, hadiselerin daha da çoğalacağına dikkati sürükleyerek, "Çok daha yüksek rakamlara gider. Reeline bakarsanız bu bizim tespit edebildiğimiz sayı. Başka Bir Deyişle asemptomatik olanlar cemiyette gezmeye devam ediyorlar ve biz onları tespit edemiyoruz. Olgu rakamlarının 60 binleri göreceğini söyledim zati. Belki de daha da yukarıya çıkar bir bütün kısıtlamaya girmezsek şayet. Ama bu demek değildir ki 'reelinde o gün 60 bin olgumuz var'. Asemptomatiklerle birlikte bu olgu rakamlarının 80-100 bine kadar sabredeceğini görebiliriz ve öngörebiliriz. Bu da bizim ciddi ölçüde hasta yükümüz anlamına kazanç. Sağlık sistemi böyle giderse bir zaman sonra bunu kaldıramayacak pozisyona gelecek. Zira şu anda dahi yataklar dolmaya başladı, yoğun bakımlarda kritik eşik aşılmış vaziyette. Yüzde 60'ın üzerine, yüzde 65'e doğru giden bir doluluk oranımız var. Ve bizim şu anda etkin hasta sayımız da 350-400 bin etrafında. Başka Bir Deyişle 350-400 bin etrafında izlenmesi gereken hasta var. Bunlar çok yüksek sayılar. Bizim bir an evvel bir bütün kapanma asıllaştırmamamız gidişatında ramazan bizim için gerçekten makûs geçecek demektir" diye konuştu.

'OLGULAR ARTIKÇA ÇOCUKLAR VE GENÇLER ETKİLENECEK'

Çocuklar ve gençlerin olgu rakamları artıkça etkileneceğini söyleyen Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, "Olgu rakamları çoğaldıkça cemiyetteki gençler ve çocuklar da natürel olarak bundan etkilenecekler. Yoksa bu hastalığın çocukları şu anda daha fazla yakaladığına müteveccih bir bilimsel bilgi yok. Olgu rakamlarımız yüksek, aynı oranda çocuklarda ve gençlerde de yüksek rakamda hastamız var. Bu şu anlama da geliyor. 'Çocuklar ve gençlerde, sıhhatli gençlerde asemptomatik taşıyıcılık da olduğundan dolayı bizim onları tespit edebilmemiz de güçleşiyor.' Ve onlar cemiyette gezmeye devam ettikleri sürece başkaları için tehlike oluyorlar, başkalarına da bulaştırabiliyorlar. Bu sebeple de reelinde çok geniş tarama testlerinin bir an evvel hayata da geçirilmesi gerekiyor. Başka Bir Deyişle bir hayli insana, gençlere, çocuklara, özellikle mektep çağındaki çocuklara şayet mektebe gidiyorlarsa, gerekirse haftalık taramaların yapılması gerekiyor. Yurt dışında bu böyle oldu. İngiltere'de misalin, mektepler açıldı ama neredeyse her hafta onlara Covid testi yapılarak, hatta şimdi çocuklara pratik Covid testleri verip konutlarda anne babalarının da yapmaları sağlandı. Böylece olgular hemen tutuldu, hemen izole edildi. Bu da çabanın bir parçasıdır zati. Bizim şu anda test sayımız 220 binlere erişti ama bunun 500 binlere hatta daha da yukarıyalar çıkması gerekiyor" dedi.

'HANGİ AŞI OLURSA OLSUN KESİNLİKLE OLUNMALI'

Bulunan ilk aşının olunmasının ehemmiyetli olduğunu belirten Ertuğrul, "Aşı, hangi aşıyı bulabiliyorsanız onu yaptırın, bir tercih değil bu. Ama bilimsel bilgiler bize şunu gösteriyor, SinoVac aşısı, inaktif virüs aşısı. Bizim ananesel usullerle bulduğumuz ve şu anda kullandığımız, daha evvel de bir hayli aşıda sınadığımız bir usul. Bunun eminliği mevzusunda hiçbir şüphemiz yok. Ve yan tesir olarak da daha kasvetsiz bir aşı. Ama mRNA aşıları yeni usulle yapılmış bir aşı. Ancak şöyle bir avantajları var. Daha yüksek antikor titresi ve daha yüksek gözeticilik oranına sahip fakat bazı yan tesirler olabiliyor bedende daha fazla küskünlük, kol sızısı gibi. Ama bunlar da geçici semptomlar reeline bakarsanız. Vahşice şunu söyleyebiliriz, hangi aşıyı buluyorsanız onu yaptırın. Ama bağışıklık yetmezliği olanlar, bağışıklık mevzusunda kemoterapi alanlar ve eskiki aşılarda yeterli antikor cevabı oluşturamamış fertler belki mRNA aşısı onlar için bir avantaj olabilir. Ama yeniden de tekerrür etmekte fayda var. Hangi aşıyı bulabiliyorsanız onu yaptırın" biçiminde konuştu,

'VEFATTAN KORUYOR'

Prof. Dr. Ertuğrul, aşının vefattan gözettiğini ifade ederek, "Aşıların emin bir hastalık görülmeme ihtimali var, oranı var. Başka Bir Deyişle buna baktığınız zaman güven aralığı içerisinde inaktif virüs aşısı yüzde 50 ile 70 arasına gözetiyor. mRNA aşısının ise yüzde 90'lara kadar bir gözeticiliği mevzubahisi. Ama buna rağmen aşı olanlarda da bir hastalık görülme gidişatı mevzubahisi olabilir. Ama biz şunu öğreniyoruz, aşı olanlar ağır hastalık tablosu geçirmeyecekler. Başka Bir Deyişle sağlık kurumuna uyumaları daha az, hatta neredeyse yok. Vefat oranları ise sıfır. Başka Bir Deyişle aşı, vefattan yüzde surat koruyor. O zaman şunu söyleyebiliriz, insanlar aşı olsalar dahi belki hastalanabilirler ama korkmasınlar hafif atlatacaklar hastalığı" dedi.