Londra'nın en esrarengiz cinayeti nasıl ortaya çıktı? Kanıtları teker teker inceledi ve...

Londra'nın en esrarengiz cinayeti nasıl ortaya çıktı? Kanıtları teker teker inceledi ve...

Bundan bütün 40 sene evvel bir sabah, Londra'nın göbeğindeki köprülerden birine asılmış halde bulunan ünlü banker Roberto Calvi'nin vefatı evvelleri intihar kabul edilse de hakikatin apayrı olduğu Calvi

Angela Gallop, 1982 senesinin Haziran ayında bir sabah gazeteyi açtığında oldukça sansasyonel bir haberle karşılaştı. Bir vefat haberiydi bu. Londra'nın merkezinde bulunan Blackfriars Köprüsü'ne asılı halde bir ceset bulunmuştu. Can Veren şahsın kimliği de en az vefat biçimi kadar tuhaftı.

Bu şahıs "Tanrı'nın Kasası" diye tanınan Roberto Calvi'den başkası değildi. Calvi bu sıfatı başkanı olduğu batık Banco Ambrosiano ile Vatikan Bankası arasındaki yakın ilişkiler sayesinde kazanmıştı. Doğal olarak bu biçimde öldürülmesinin arkasında İtalyan mafyası hatta Katolik Kilisesi olabileceğine dair spekülasyonlar da birbiri arkasına ortaya atılmaya başlamıştı.

Gallop o sırada gencecik bir adli bilimler uzmanıydı. Gazetede okuduğu bu haber alakasini sürüklemişti. Ancak o günlerde "Gün gelecek Calvi'nin vefatını aydınlatan, 'Cinayet mi, yoksa intihar mı?' sorusuna yanıt veren şahıs sen olacaksın" deseler, Gallop muhtemelen kendi dahi inanmazdı. Ama oldu. Üstelik Calvi'nin cansız vücudunun o köprü altında bulunmasından bütün 40 sene sonra Gallop, parçaları nasıl birleştirdiğini de tüm dünyayla paylaşmaya karar verdi. "How To Solve a Crime" isimli kitabı geçtiğimiz günlerde İngiltere'de raflarla buluşan Gallop, soruşturmanın tüm inceliklerini de Telegraph gazetesine anlattı.

Aslına bakılırsa Gallop o zamandan bu yana bir hayli büyük davada ehemmiyetli roller oynadı. Stephen Lawrence cinayetinden Galler Prensesi Diana'nın vefatına bir hayli soruşturmada görev yapsa da Calvi'nin vefatını her zaman kariyeri için bir dönüm noktası kabul eden Gallop, "Adli bilimlerin en karışık davalarda dahi cevap sunma gücünün farkına ilk defa o zaman vardım" ifadelerini kullandı.

Şimdi dilerseniz en başa dönelim ve Gallop'la beraber adım adım kanıtları takip edelim...

Gallop'ın kitabı adli bilimlerle ilgilenenler için bulunmaz bir kaynak.

Londranın en esrarengiz cinayeti nasıl ortaya çıktı? Kanıtları teker teker inceledi ve...

Gallop'ın kitabı adli bilimlerle ilgilenenler için bulunmaz bir kaynak.

SKANDALLAR PEŞİNİ BIRAKMIYORDU

18 Haziran sabahı erken saatlerde yoldan geçen bir şahıs, Calvi'nin cansız vücudunun turuncu bir iple Blackfriars Köprüsşöhrete asılı olduğunu görünce hemen polise haber verdi. Calvi'nin başkanı olduğu Banco Ambrosiano, birkaç gün evvel 800 milyon sterlin bedelindeki borcuyla beraber iflas etmişti. Bir evvelki sene ise Calvi yasa dışı para transferleri reelleştirmek iddiasıyla suçlandığı duruşmada suçlu bulunmuş ancak temyiz evvelsi süreçte serbest vazgeçilmişti.

Gallop'ın sürece dahil olması Calvi'nin vefatından 10 sene sonra, 1992 seneyi ortalarında oldu. New York merkezli bir kurumsal araştırma firmayı olan Kroll'un Londra şubesinden yetkililer Gallop'la temasa geçti. Calvi'nin dul eşi Clara ve iki çocuğu tarafından görevlendirilmiş olan işletme özellikle Gallop'la çalışmak istiyordu. Gallop ispatları araştıracak ardından belirtilerini Roberto Calvi'nin oğlu Carlo ile paylaşacaktı.

Londranın en esrarengiz cinayeti nasıl ortaya çıktı Kanıtları teker teker inceledi ve...
Roberto Calvi solda, oğlu Carlo ve eşi Clara sağda

İNANÇLI BİR KATOLİK İNTİHAR ETMİŞ OLABİLİR Mİ?

Gallop'tan istenen şey "Calvi gerçekten intihar mı etti yoksa intihar süsü verilmiş bir cinayete mi kurban gitti?" sorusuna cevap bulmasıydı.

Londra'daki ilk soruşturmada Calvi'nin kendini öldürdüğüne karar verilmişti. Ancak bu sonuç aileyi tatmin etmiyordu. Çünkü Roberto Calvi oldukça inançlı bir Katolik'ti. Dolayısıyla Katolik mezhebinde en büyük günahlardan biri kabul edilen intiharı düşünmesi söz konusu dahi olamazdı. Bu sebeple ikinci bir soruşturma başlatılması için yoğun baskılarda bulunmuşlar ve istediklerini almışlardı. İkinci soruşturma ise Calvi'nin vefat sebebinin net bir şekilde tanımlanamadığı kararıyla son bulmuştu.

Gallop başlangıçta Calvi ailesi hakkında çok fazla bilgi sahibi değildi. Bir bankerin oğlu olan Calvi, Milano'da gelişmiş ve yaşamının 35 senesini İtalya'nın en büyük ikinci bankası olan Banco Ambrosiano'da geçirmişti. Kademe kademe yükselen Calvi'nin son görevi idare heyeti başkanlığıydı. Finans imparatorluğunun çökmeye başladığını fark eden Calvi, eşini ve kızını o sırada Washington'da yüksek lisans yapmakta olan oğlu Carlo'nun yanını yollamıştı.

VAKA YERİNDEN BİR ARAYA GELEN KANITLAR SINIRLIYDI

Gallop'ın evhamlarının başında "Ben bu ailenin istediği yanıtı nasıl bulacağım?" sorusu geliyordu. Polis vefat sebebini hemen "intihar" olarak tanımladığından, cesedin bulunduğu noktada geniş kapsamlı bir kanıt toplama çalışması yürütülmemişti. Gallop'ın üzerinde çalışabileceği ispatlar oldukça sınırlıydı: Calvi'nin üzerindeki ceket, pantolon ve pabuçlar, boynunun çevresindeki ip, ceplerinden çıkan beton ve tuğla parçaları.

Gallop'ın ilk işi vaka yerini ziyaret etmek oldu. Bu cins soruşturmalarda böyle ziyaretler oldukça olağandı elbette. Ancak ziyaret 10 sene gecikmeli olduğundan Gallop'ın bir şey bulabileceği kuşkuluydu.

Natürel ki yeni bir şey bulunamadı... Köprünün altından her zaman 40-45 santimetre derinliğinde bir su akıyordu. Calvi'nin cesedinin asılı bulunduğu inşaat iskelesi sökülüp götürüleli seneler olmuştu. Köprünün taşları üzerinde oluşmuş tüm izler de ya eskiyip gitmiş ya da başka izlerle birleşip görünmez olmuştu.

Ancak yeniden de ziyaretin Gallop için oldukça etkileyici sonuçları oldu. Akşam çöktükten sonra Gallop Calvi'nin can verdiği geceki şartları gözünde daha iyi canlandırma şansı buldu. Fleet Irmağı'nın Thames Nehri'ne döküldüğü noktada sular bir kabarıp bir alçalıyor, geçmekte olan teknelerin etkisiyle dalgalar gelişiyordu.

Dr. Angela Gallop'ın davayı çözmesinde bu iskele çok işe yaradı.

Londranın en esrarengiz cinayeti nasıl ortaya çıktı? Kanıtları teker teker inceledi ve...

Dr. Angela Gallop'ın davayı çözmesinde bu iskele çok işe yaradı.

İNŞAAT FİRMAYI İSKELEYİ GÖZETMİŞTİ

Gallop'ın tamamen şanssız olduğu da söylenemezdi elbette. Zira inşaat firmayı köprüden sökülen inşaat iskelesini bölüp atmak ya da başka işlerde kullanmak yerine o günkü haliyle saklayıp gözetmişti.

Gallop'un bu vefatın üzerindeki sır perdesini aralayabilmek için Calvi'nin iskeleye kimseden takviye almadan çıkıp çıkamayacağını tespit etmesi gerekiyordu. Bunun için iskeleyi kendi evinin bahçesine kurdurdu. Ardından devreye Gallop'ın kendisi gibi adli bilimler uzmanı olan eşi Russell Stockdale girdi. Calvi ile boyunun azıcıkçık daha uzun olması dışında alt yukarıya aynı fiziksel özelliklere sahip olan Stockdale, üzerinde merhuma ait giysilerle iskeleye çıkmaya çalıştı.

Dr. Angela Gallop, "Russell ile çalışmak kolay oldu zira işimizin ne kadarının 'ya öyleyse'ler ya da 'bu olası mü'ler olduğunu öğreniyordu. Bazı olasılıkları test faktörün türkiye elektrik kurumu yolu bir canlandırma yapmaktır" diye konuştu.

 

Türkiye Elektrik Kurumu BAŞINA HAREKET ETMESİ İMKÂNSIZ GİBİYDİ

Bu canlandırmanın sonucunda anlaşıldı ki 62 yaşında, 175 santimetre boyunda, fazla zinde ve sağlıklı olmayan bir adamın iskelenin Calvi'nin cesedinin asılı olduğu noktasına kadar kimseden takviye almadan ulaşması olası değildi; hele ki ceplerinde ve pantolonun ağında bulunan tuğla parçalarıyla hiç... Gallop tam bunların üzerine Calvi'nin vertigo hastası olduğunu ve sağ elinin işaret parmağında bir cılızlık olduğunu da ilave edince intihar olasılığı oldukça zayıflıyordu.

Gallop'a göre iki "intihar rotası" da pek akla yakın gelmiyordu. Calvi birinci rotayı seçtiyse şayet, bunu suların çekildiği bir sırada yapmış olmalıydı. Çimento ve tuğla parçalarını toplayıp köprünün üzerindeki merdivenlerden alt inmiş, nehir kıyısından yürümüş, atık beton istifleri üzerinden geçmiş ve köprünün altına girmiş olması gerekiyordu. Böyle bir yoldan yürümenin Calvi'nin ayağındaki kösele tabanlı ten kunduralarda iz vazgeçmiş olması gerekiyordu. Ancak Gallop'ın analizlerine göre, kunduralarda böyle izler bulunmuyordu. O halde Calvi'nin öteki ucu boynuna bağlı olan ipin asıldığı noktaya kadar tırmanmış olması gerekiyordu.

KUNDURALARINDA VE GİYSİLERİNDE İZ YOKTU

Bu senaryo, Calvi'nin Blackfriars Köprüsü'nün altındaki yaya yolundan yürüyüp denedeyse dik durumdaki bir metal merdivene tırmanmasını ve merdiven ile iskele arasındaki 82 santimetre genişliğindeki boşluğu atlamasını gerektiriyordu. Bunu ceplerine doldurmuş olduğu tuğla ve beton parçalarının yarattığı ekstra yük ve rahatsızlık eşliğinde yapmış olmalıydı. Üstelik bununla da kalmıyordu; iskeleye tutuna tutuna bir uçtan öbürüne doğru ilerlemesi gerekiyordu. Ancak kunduralarında bu senaryoyu doğrulayabilecek bir iz de bulunamadı. Ne hali hazırda demirlerin üzerinde bulunan sarı-yeşil boyaların izleri vardı tabanlarında ne de pas. Taşımakta olduğu yarım tuğla da pantolonunun kumaşında rastgele bir eskimeye neden olmamıştı. Oysa Gallop'ın evinin bahçesinde yapılan canlandırmada eşinin giydiği pantolonda tuğla izleri çıkmıştı.

Mantıksızlıkların arkasını arkası kesilmiyordu. Calvi kendini astıysa şayet, neden iskelenin bir ucundan diğerine gitmeye zahmet etmişti ki? Dahası uzaktan bakınca köprünün altında bir iskele olduğu bile görünmüyordu. Calvi iskelenin yerini nereden öğrenecekti? Tam bunlar toplanınca Gallop kararını verdi: İlk senaryodaki intihar rotası tamamen imkânsızdı, ikinci senaryo ise us alacak gibi değildi.

Londranın en esrarengiz cinayeti nasıl ortaya çıktı Kanıtları teker teker inceledi ve...
Calvi'nin vefatının ardından Blackfriar Köprüsü turistik bir yer haline geldi

CİNAYET OLASILIĞI GİTGİDE KUVVETLENİYORDU

Bunun üzerine Gallop dikkatini iki "cinayet rotası"na çevirdi. Gallop'ın üzerine kafa yorduğu ilk nokta, Calvi'nin köprüye getirildiğinde baygın hatta can vermiş olma ihtimaliydi. Doğrusunu söylemek gerekirse Calvi'nin köprüye asılmadan evvel sağ olup olmadığı hali hazırda öğrenilmiyor. Cesedi araştıran patoloji uzmanının raporuna göre, Calvi'nin bedeninde yakın zamanda vurulduğuna işaret eden rastgele bir yara bere izine rastlanmadı. Tensinde yapılan tahlilde Calvi'ye hareketlerini kısıtlayacak bir madde enjekte edilmiş olabileceğini gösteren bir iğne izi de yoktu. Calvi'nin cansız vücudundan alınan misalleri araştıran toksikoloji uzmanı ise merhuma solunum yoluyla rastgele bir anestetik verildiğine ait bir delil bulamadı ancak bu olasılığı tamamen yadsımadı.

Cinayet rotalarını kullanmış olan bireyler, Calvi'yi baygın ya da can vermiş halde köprüye getirmiş olabilirdi. Bu senaryolarda failler Calvi'yi bir arabayla köprü yakınlarına getiriyor, ardından yedekçi yolu üzerinden merdivenle iskeleye indiriyor veya nehir duvarından alt sarkıtıyordu. Olasılık da Calvi'nin köprüye bir tekneyle getirilmiş olmasıydı. Bu son seçenek gömleğinin bel kısmında, iç çamaşırında ve pantolonunun paçalarında bulunan kirleri de açıklıyordu.

TEKNEYLE GETİRİLMİŞ OLABİLİR Mİ?

Gallop'a göre Calvi nehrin sularının çekilmeye başladığı bir saatte köprüden sallandırılmış olabilirdi. O saatlerde bir tekneyi iskelenin cesedin asılı olduğu tarafına getirmek oldukça kolaydı. Üstelik meslektaşlarıyla beraber yaptıkları başka bir canlandırmada kullandıkları ufak teknenin pruvasını iskele ile nehir duvarı arasına sıkıştırmış ve akıntının eforu sayesinde teknenin burada hiç zorlanmadan dakikalarca kalabileceğini bulmuşlardı.

Peki böyle bir operasyon köprüden ya da nehir kıyısından geçenlerin dikkatini sürüklemeyecek miydi? Gallop'a göre, iskelenin konumu ile karanlığın sentezi, bu olasılığı çok zayıflatıyordu. Natürel gün ışığında işler değişiyordu. Nitekim ertesi sabah saat 7.30 sularında işine gitmekte olan bir posta memuru, cesedi hemen fark etmişti.

Gallop'ın tekne kuramsini test edebilmesi için Calvi'nin iskeleye çıktığı saati bütün olarak bilmesi ve bunun o gece geçerli olan gelgit zamanlarına uygun olup olmadığını bilmesi gerekiyordu.

Londranın en esrarengiz cinayeti nasıl ortaya çıktı Kanıtları teker teker inceledi ve...

KOLUNDAKİ VE CEBİNDEKİ SAATLER EHEMMİYETLİ ŞEYLER SÖYLEDİ

İlk soruşturmada patoloji uzmanı Calvinin 2.00 ile 6.00 saatleri arasında can verdiğini öne sürmüştü. Calvi'nin cesedinin kolundaki pahalı saat syatıl yarattığı hasar sonucu bozulmuş ve saat 1.52'de takılıp kalmıştı. Muhtemelen ceketinin göğüs cebinde bulunan köstekli cep saati ise kurulmadığı için saat 5.49'da durmuştu. Bir hidrografi mühendisinin hazırladığı çizelge kol saatinin durduğu dakikalarda nehir sularının yüksek olduğuna ancak alçalmaya başladığına işaret ediyordu.

Bölgedeki suların dalgalı olduğu hesaba katılsa bile, Calvi'nin cesedinin suya tamamen gömülmemiş olduğu ortadaydı. Ekip elbisesinin üzerindeki su kirleri ile cep saatinin bozulmamış olması da bu fikri destekliyordu. İlk postmortem tahlilde çevresel etmenler sebebiyle beden sıcaklığından vefat saati tespiti yapılması olası olmamıştı. Bunun yerine hiç emin olmayan rigor mortis başka bir deyişle vefat katılığına bakılarak karar verilmişti.

Cevaplanması gereken bir öteki soru da syatıl Calvi iskeleye asıldıktan sonraki yüksekliğiyle alakalıydı. Akıntının Calvi'nin vücudunu sürükleyip ölmesini sağlayacak bir seviyede olması gerekiyordu. Ancak su seviyesinin fazla yüksek olduğu gidişatta Calvi'nin vücudu syatıl üzerinde yüzeceğinden vefat reelleşmeyebilirdi.

Tam bu etmenleri bir araya getiren ve bir başka uzmanın da fikrini alan Gallop, Calvi'nin inşaat iskelesine çıktığı saatin 1.50 ile 2.30 aralığında olduğuna karar verdi. Bu belirti ikinci "cinayet rotası" senaryosu ile geçimliydi.

İP HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI

Gallop ispatları analize başladığı sırada, Calvi'nin boynundan çıkarılan ipin vakanın çözülmesinde ehemmiyetli bir rol oynayacağına inanıyordu. Calvi dışında birilerinin ipi yakaladığını gösteren temas izleri ya da düğümün içindeki ve çevresindeki liflere takılmış kumaş parçaları bulmayı umuyordu. O yarıyılda Deoksirübo Nükleik Asit teknolojisi henüz yeni yeni büyüyordu dolayısıyla Deoksirübo Nükleik Asit izi bulunsa da işe yaramayabilirdi belki ama temas izleri aramaya bedeldi.

Fakat Gallop bu açıdan büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Vaka yerine gelen polisler Calvi'nin kendini öldürdüğünden çok emin oldukları için ipi yukarıyadan kesip düğümü saklamak yerine çözmeyi seçim etmişlerdi. Bu da düğümün içindeki her türlü ispatın kaybolmasına ya da kirlenmesine neden olmuştu.

Londranın en esrarengiz cinayeti nasıl ortaya çıktı Kanıtları teker teker inceledi ve...
Blackfriars Köprüsü'nün "kara papazlar" anlamına gelen ismi kuşkuları P2 locasına yöneltmişti.

CALVİ'NİN BIYIĞI NEREDE?

Kafaları karıştıran bir öteki nokta da Calvi'nin bıyığıydı. Yaşamı süresince bıyıklı bir adam olarak tanınan merhum bankerin cesedi sinekkaydı tıraşlıydı. Calvi'nin Chelsea Cloisters'da bulunan apartman dairesinden bir araya gelen tıraş bıçaklarını araştıran Gallop, bunların bıyık tıraşı için kullanıldığını gösteren rastgele bir iz bulamadı.

Calvi başka bir yerde ya da başka biri tarafından tıraş edilmiş olabilir miydi? Bunun sembolik bir anlamı olabilir miydi? Calvi'nin içinde bulunduğu Mason locası bu işe karışmış olabilir miydi?

"Propaganda Due" ya da kısaca "P2" olarak öğrenilen bu locaya zaman zaman İtalyanca "i frati neri" de sınıyordu, başka bir deyişle "kara papazlar". Calvi'nin asılı bulunduğu köprünün isminin de "black friars" başka bir deyişle "kara papazlar" olması sadece bir tesadüf olabilir miydi?

Kuram fazlasıyla alaka çekiciydi ancak Gallop bu soruyu yanıtlamasını sağlayacak bir iz bulamadı. Belirtilerini derlediği raporun sonuç kısmında "Roberto Calvi'nin en olası vefat sebebi cinayettir" sınıyordu. Banalde bu raporu polise ya da duruşmaya sunması gerekirdi ancak özel bir işletme tarafından görevlendirildiği için Gallop'ın raporunu sunduğu şahıs da Carlo Calvi oldu.

Bir adli tıp uzmanı olarak yas işimin bir parçası ama çoğu zaman kurbanların aileleriyle fazla yakınlaşmıyorum. Bu iyi bir şey zira onların söyledikleri rastgele bir şeyden etkilenmem söz konusu olmuyor. Sadece fiziksel delillerle uğraşıyorum. Ama bu defa gidişat değişikti ve Carlo'nun hislerine elimden geldiğince sempatiyle yanaşmak istiyordum. İnşaat iskelesinin küçültülmüş bir kopyasını inşa etmeye çalıştım. Böylece Carlo'ya babasının yürümüş olabileceği değişik yolları fazla üzücü olmadan ama metodolojimi kavrayabileceği kadar sarih bir şekilde anlatabilecektim. O kopya hali hazırda sırça bir muhafaza içinde raflarımdan birinin üzerinde duruyor. En zorlayıcı ayrıntı Roberto Calvi'nin cansız vücudunu nasıl temsil edeceğimdi. Bunun için dikdörtgen şeklindeki bir tahta parçasından yararlandım. İskeleye asılmış haliyle bir yaftaya benziyordu. Carlo'nun tam bunları çok üzücü bulduğuna eminim ama ben kendisine belirtilerimi aktarırken metanetini gözetmeyi öğrendi.

 

İTALYA'DA BEŞ ŞAHSIN SUÇLANDIĞI DAVADA UZMAN TANIK OLDU

Gallop'ın işi Carlo Calvi'ye sunumunu yaptıktan sonra sona eriyordu. Roberto Calvi'nin vefatının bir cinayet kabul edilmesi ve ailenin esaslı bir soruşturma arz etmesi için zorunlu zemini hazırlamıştı. İlerleyen senelerde zaman zaman Gallop'a davanın ilerleyişiyle alakalı bilgiler geldi. Ardından 2005 senesinde İtalya'da Calvi'nin vefatıyla alakalı olarak suçlanan beş şahsın davasında Gallop uzman tanık olarak kürsüye çıktı. Zanlılar arasında Calvi'nin eski koruması ile İtalyan mafyasıyla irtibatlı muhtelif şahıslar da bulunuyordu.

İşi gereği sık sık duruşmaya çıkmaya alışık olan Gallop için bu dava oldukça değişik bir deneyimdi. Duruşma sanıkların güvenliğinin sağlanabilmesi ismine Roma'da bulunan Rebibbia Hapishanesi'nin karanlık ve nemli bir salonunda görülüyordu. Dolayısıyla Gallop duruşma salonunda kimlerin olacağına dair kaygılanmadan duramıyordu. Zanlıların karanlık suç teşkilatlarındaki ortakları da Gallop'ı dinlemeye gelecek olabilir miydi?

Gallop'ın bulduğu ispatlar cinayete işaret etse de belirli bir bireyi suçlamıyordu. Tanık kürsüsünde oturmakta olan uzmanın yaptığı türkiye elektrik kurumu şey, intihar olasılığını ortadan kaldırmaktı. Bu ayrıntı sayesinde içi az da olsa serinleyen Gallop, "Yeniden de konuta dönüş uçağına bindiğime hafiflemiştim" ifadelerini kullandı.

Robert Calvi cinayeti kapsamında suçlananlardan biri de mafya işvereni Pippo Caro'ydu.

Londranın en esrarengiz cinayeti nasıl ortaya çıktı? Kanıtları teker teker inceledi ve...

Robert Calvi cinayeti kapsamında suçlananlardan biri de mafya işvereni Pippo Caro'ydu.

ARADAN 40 SENE GEÇTİ AMA CALVİ'YE NE OLDUĞU HÂLÂ BELİRLİ DEĞİL

Dava 2007'de sonuçlandı, zanlılar delil yetersizliği sebebiyle salıverilme etti. O günden bu yana da dava hali hazırda çözülebilmiş değil.

Gallop, "Bana zaman zaman bunun bende bir tatminsizlik yaratıp yaratmadığı soruluyor. Yanıtım hayır" dedi ve ilave etti:

"Elimden gelenin en iyisini yapmış ve bilimi kullanarak aileye bir cevap verebilmiş olmak beni tatmin ediyor. Ancak bu dava bir biçimde usumdan çıkmıyor. Zira bu dava sayesinde adli bilimlerin ilk bakışta pek bir şey vadetmiyor gibi görünen şartlarda doğru ve yaratıcı bir şekilde kullanıldığında bir şahsın nasıl can verdiği sorusunu cevaplamaya kadir olduğunu gördüm."

Telegraph'ın "The woman who made sense of London’s most mysterious murder" başlıklı haberinden derlenmiştir.