Okullarda 'tehlikeli' tartışma... 'Aşılı-aşısız veli' kavgası!

Okullarda 'tehlikeli' tartışma... 'Aşılı-aşısız veli' kavgası!

Daha Öncekinden mektep gezilerinin, matematik ödevlerinin tartışıldığı veli WhatsApp gruplarında da gündem koronavirüs. Ebeveyni aşı olmayan çocuklar ise gündemin bir numaralı maddesi. Ancak iş öyle

Koronavirüsle gayretin gölgesinde girilen yeni eğitim-öğretim senesinde ilk hafta geride kaldı. Milyonlarca talebe ve yüzbinlerce eğitim çalışanı mektepleri doldurdu. Devletin aldığı salgın tedbirleri sayesinde hocalar başta olmak üzere aşı olmamış mektep çalışanları da her gün Elektronik Takip Sistemi taşıtıyla PCR tesit takibine alındı.

TALEBE VELİLERİ İÇİN PCR TESTİ LÜZUMLULUĞU YOK

Artık aşı olmayan mektep çalışanları her hafta PCR testi yaptırmak zorunda. Ancak çocuklarını mekteplere yollayan velilere ait böyle bir uygulamanın olmaması münakaşaları da birliktesi getirdi.
Okulların açılmasıyla beraber, veliler arasındaki aşı münakaşaları da tutuştu.

MEKTEP MÜDÜRLERİ VE ÖĞRETMELER SUAL YAĞMURUNDA

Mektep müdürlerine ve sınıf hocalarına 'Sınıfta ebeveyni aşı olmayan talebe varmış' 'Annesi-babası aşı olmayan çocukları ne yapacaksınız' gibi baskılar gelmeye başladı. Her ne kadar mektep yetkilileri 'sosyal mesafe kaideyi, sınıfta da maske takma lüzumluluğu' gibi zorunlu ihtiyatların alındığını söylese de veliler arasındaki müzakere sürüyor.

VELİ WHATSAPP GRUPLARININ ANA GÜNDEMİ: AŞISIZLAR

Çocukları aynı sınıfta okuyan anne-babaların oluşturduğu WhatsApp gruplarında sanki 'aşısızlık' alarmı verilmiş gidişatta.

“3A’DAKİ AHMET’İN ANNESİ…”

"3A'daki Ahmet'in annesi aşısızmış" rivayeti ile başlayan münakaşalar, "Annesi-babası aşı olmayanlar mektebe gelmesin ya da ayrı sınıfta okusun" gibi hakikatleşmesi ihtimalsiz, ayrımcılığa yol açan tekliflere kadar gidiyor. Kulaktan dolma tıbbi bilgilere, rivayetler de ilave edilince çocukların da kafası karıştırılıyor.

Bu münazaralara gruplarda bulunan ve 'aşı olmayacağını' söyleyen veliler de ilave edilince gidişat içinden çıkılmaz bir hale geliyor. 

 

UZMANLARDAN EHEMMİYETLİ UYARI

Uzmanlar ise bu münakaşaların, çocukların psikolojisi üzerinde onarılamayacak zararlara yol açabileceği ihtarında bulunuyor.

Hurriyet.com.tr'ye değerlendirme yapan Uzman Pedagog Zeynep Şimşek "Burada hakikat mevzu çocukların 1 buçuk sene gibi bir süreçten sonra toplanıp aşı mevzusunun gündeme gelmesi, sosyal ilişki ve akademik galibiyetlerinin sekteye uğraması olmalı" dedi.

"Öncelikle hocalar ve ebeveynler aşı karşıtı olan insanlara karşı yaklaşımlarında sert olmamalılar" diyen Şimşek şu ihtarlarda bulundu:

- Aşı mevzusunda tereddüt olan veya aşıdan sakınmaya yatkın olan ebeveynlerle karşı karşıya kalsalar da dargın bir biçimde tepki vermemeliler. İnsanların emin düşünce üzerine atakta bulunmak genellikle düşüncelerini kuvvetlendirmelerine neden olur.

'BEREKETTEN ÇOK HASAR VERİR'

- Bu sebeple, şiddetli bir kınama, anne-babaların düşüncelerini daha da kutuplaştırarak bereketten çok hasar verebilir. Bu, özellikle aşılamayı bir noktada düşünenleri aşı olmaktan uzaklaştırabilir. Olanak varsa bir tıp uzmanı çağırmak ve uzman bireyin görüşlerini bilimsel olarak aktarması tepki gösterme ihtimalini düşürebilir.

- Hekimler ise aşıya şiddetle karşı çıkan ebeveynlerle karşılaştıklarında, ebeveynlerin çocukları için evhamlarını denetlemek gibi kışkırtıcı açıklamalar yapmadan evhamlarını durgunca dile getirmeli.

AŞILI VE AŞISIZ ANNELERİN ÇOCUKLARI

- Bir öteki husus, aşı olmayı yalanlayan ailelerle, aşı olan ailelerin çocukları arasındaki ilişki. Bazı aileler aşı olmayan ailelerin çocuklarını tespit ederek onunla görüşmemesi gerektiği mevzusunda baskı yapıyor olmaları her iki çocuk için mesele teşkil ediyor. Ebeveynler de hastalık mevzusunda travma yaşamış olabilirler ancak çocukları mektep etrafında ve hoca himayesine emanet ettikten sonra böyle bir baskı yapmaları çocuklarının sosyalleşme yeteneklerini ve zaferlerini etkilemekte, mektep korkusuna neden olmakta, yaşıt zorbalığına maruz vazgeçmekte.

Okullarda tehlikeli tartışma... Aşılı-aşısız veli kavgası

ÇOCUKLARI 'YÖNLENDİRMEYİN' UYARISI

- Aşı olan ebeveynler çocuklarına negatif done vererek çocuklarını yaşıt zorbalığı yapmaya teşvik etmemeli. Zira zorbalığa maruz kalan çocuklar travmatize olacak ve bu gidişatla baş etmekte zorlanacaklar. Aileler bu vaziyetin şahsi seçimlerle ilgili olduğunu, uzman görüşlerinin dikkate alınması, herkesin kararına saygı dinlenmesi gerektiğini, şahsi düşüncelerini çocukların yaşamlarında ve tercihlerinde tanımlayıcı olmaması gerektiğini, hangi yaşta olursa olsun çocukların dost tercihlerinde karar merci değil yönlendiren bir duruşta olması gerektiğinin farkında olmalı.

"SORUNLARI ÇOCUKLARDAN UZAK ÇÖZMEYE ÇALIŞIN"

Pedagog Gözde Erdoğan da aşılı-aşısız gibi ayrımların çocuklar üzerinde negatif tesirler yapacağını söyledi.

"Çocuklar bir buçuk senenin ardından mektebe başladılar. Onların yeni mektep yaşamına uyarlamayı, dostlukları ve mekteple alakalı evhamları bu yarıyılda çok fazla" diye konuşan Erdoğan'a göre görüş ayrılıkları ve buna bağlı meseleler çocuklar işin içine karıştırılmadan çözülmeli.

"Biz erişkinler de yaşanan pandemiyle beraber evhamlarımız çok arkasıydı ve aşırısıyla endişeli olduğumuz bir yarıyılda çocuklara da destek etmemiz gerekiyor. Çocukların biz erişkinlere en çok lüzumu olan bir yarıyılda veliler olarak onları ayrıştırıcı ve etiketleyen bir yaklaşımda bulunmak ve çocukları yalnızlaştırarak mektebe uyarlamayı güçleştirir. Bu sebeple veliler ve hocalar olarak temkin ve tedbirlerle alakalı kaygı ve çözüm yollarını erişkinler arasında konuşulmalı. Muhtemel olduğunca çocuklara ve çocukların dostluklarına, sınıf içi gidişatına tesir etmeyecek biçimde meseleler çözülmeli."