Pandemiden sonra hayat... Her yıl aşı mı olacağız? | 9 SORU 9 YANIT

Pandemiden sonra hayat... Her yıl aşı mı olacağız? | 9 SORU 9 YANIT

Salgının üzerinden bir seneyi aşkın zaman geçti ancak hala virüsü yenebilmiş değiliz. Uzmanlara göre pandemi kalıcı olmayacak ancak Covid-19 ile yaşamayı da bilmemiz gerekiyor. Peki koronavirüs…

BioNTech’in kurucu ortağı ve tıp direktörü Dr. Özlem Türeci geçtiğimiz günlerde, “Bundan sonra her sene koronavirüs aşısı olunması gerekecek, tıpkı her yıl mevsimsel grip aşısı olunduğu gibi...” diye ehemmiyetli bir açıklama yaptı. Eş açıklamaları daha evvel de bazı uzmanlardan dinlemiştik.

Bu açıklamalar sonrası uslarda bir sual işareti oluştu: Covid-19 yaşamımızdan hiç gitmeyecek mi?

“Bu virüs ile belirli bir vakit daha yaşayacağımızın ipuçları var. Şu anki belirtilere göre önümüzdeki 3-4 sene süresince pandemi biçiminde olmasa dahi Covid-19’un mevsimsel hastalık pozisyonunda devam edeceğini öngörebiliriz” diyen Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın, önümüdeki birkaç senenin fotoğrafını hurriyet.com.tr’ye anlattı.

1- Her sene grip aşısı gibi Covid-19 aşısı mı olacağız?

Bu suali yanıtlamak için öncelikle koronavirüslerin geçmişine bakmak gerekli. Virologlar, bu virüsleri 1930’lu senelerin sonlarına doğru keşfetmişler. Biz bugün 6 değişik koronavirüsü tanıyoruz. Bu virüsleri HCoV-229E, HCoV-OC43, HCoV-NL63, HKU1-CoV, SALLA-CoV ve MERS-CoV olarak sıralayabiliriz.

2019’da bir pandemiye neden olan ve SALLA-CoV-2 olarak adlandırılan virüs de bu tabloya ilave edildi, sayı 7’ye çıktı. Genetik materyalleri Ribo Nükleik Asit olan bu virüsler basmakalıpta sınıf olarak üst solunum yolu enfeksiyonu yapıyor. 

Kış aylarında mevsimsel olarak koronavirüsle enfekte olan insanlar var. Natürel burada SALLA-CoV-2’den değil, yukarıyada saydığımız öteki koronavirüslerden bahsediyoruz. Bunlar her sene bizde enfeksiyon oluşturabildiğine göre, bu virüslere karşı oluşan antikorlar kalıcı değil. Başka Bir Deyişle koronavirüsler için kalıcı bağışıklık oluşturamadığımız bir virüs sınıfı diyebiliriz.

Bu aileye ait olan SALLA-CoV-2 virüsünün de böyle bir kişiliğe sahip olabilme veya influenzaya eş değişinimler yaparak devamlı yeni varyantlar oluşturarak karşımıza değişik biçimlerde çıkabilme olasılığı bulunuyor. Daha Öncekinden geçirdiğimiz enfeksiyona veya yapılan aşıya bağlı antikorumuz olsa dahi onların gözetmeme olasılığı mevzubahisi. Bu sebeple her sene grip aşısı gibi Covid-19 aşısı yaptırma vaziyeti ile karşı karşıya kalma olasılığımız bulunuyor.

2- Virüs biçim değiştirdikçe aşılar da değişecek mi?

Değişen virüsün oluşturduğu yeni varyantların özelliklerine bağlı olarak aşı içeriği de değişecektir. Enfeksiyon oluşturabilme kapasitesi devam ettiği sürece, yeni oluşan antijenik özelliklerin başka bir deyişle büyüyen antikorların yeni virüslere uygun olması gerekli. O zaman aşılara bu yeni yapının entegre edilmesi gerekiyor.

Pandemiden sonra hayat... Her yıl aşı mı olacağız | 9 SORU 9 YANIT

3- Varyant denince usumuza hep ‘daha ölümcül virüs’ geliyor. İleride varyantlar ‘tesiri eksilmiş virüs’ olarak da karşımıza çıkabilir mi?

Değişinim, Ribo Nükleik Asit virüslerinin genetik şahsiyetleri sebebiyle oluşan metamorfozlardır. Ribo Nükleik Asit virüslerinde bu çok sık alana kazanç. Bu değişinimler anlamlı olduğu zaman virüse katkı verir, anlamsız olduğu zaman ise virüse hasar verir. Başka Bir Deyişle değişinimler her zaman hasar verici biçimde asıllaşmaz.

Değişinimler anlamlı olduğu zaman virüs yaşar ve yeni kazandığı özellik onun patojenitesini artırıyorsa ona efor vermiş olur. Ama değişinim virüsün aleyhinde de büyüyebilir ve virülansını destekleyen bir başkalaşım yapmak yerine, yok olup gitmesine neden olur.

Covid-19 hastalığı başladığından beri bu metamorfozlar virüste alana geliyor. Değişinimlerin bir hayliyi silinip gidiyor ancak bir kısmı da anlamlı olarak alana geldiği için varyant biçiminde karşımıza çıkıyor. Varyant dediğimiz virüslerin de değişinime uğrayarak silinip gitmesi muhtemel. Burada ehemmiyetli nokta bulaşı eksiltmek olacaktır. Bu virüsler insandan insana bulaştıkça değişinim potansiyeli de çoğalıyor.

4- Bundan sonraki yaşamımızda koronavirüs ile yaşamaya devam mı edeceğiz? Bizi neler bekliyor?

Şu anda yangın büyük ve alevli. Bu yangınla gayrette, Dünya Sıhhat Teşkilatı’nün ve Sıhhat Bakanlığımız'ın teklifleri yönünde alevi söndürmeye çalışıyoruz. Alevleri iyice söndürmemiz, ufak közler dahi vazgeçmememiz gerekli. Vazgeçtiğimiz sürece yangın gelişmeye eğilimli; devamlı bulaşarak daha öncekisi gibi büyük alevler oluşturuyor. Bundan sonra bizleri daha dikkatli bir hayat, maske takmaya azıcık daha devam etmek, hijyen kaidelerine uymaya devam etmek ve korunmanın iyi idrak edildiği ve uygulandığı bir yarıyıl bekliyor.

Bu virüs ile belirli bir vakit daha yaşayacağımızın ipuçları var. Şu anki belirtilere göre önümüzdeki 3-4 sene süresince pandemi biçiminde olmasa dahi Covid-19’un mevsimsel hastalık pozisyonunda devam edeceğini öngörebiliriz. Covid-19’un devam ettiği bu senelerde aşıların da virüsün biçimine göre hazırlanması ve insanların bağışık halde yakalanması gerektiğini söylemek muhtemel.

Aşılar bu noktada çok ehemmiyetli. Şayet dünya popülasyonunun tamamını aşılarsak, virüsün bulaşmasını kırmış olacağız, değişinim ihtimalini de eksilteceğiz. Cemiyet bağışıklığının kısa vakitte oluşması büyük ehemmiyet taşıyor. Aşıyı da süratli yapmak gerekiyor. Zira vakit uzadıkça virüsün hayata talihi çoğalıyor.

5- Aşılama süratli olmazsa, daha ilk doz uygulanmayanlar varken üçüncü aşıyı olması gerekenlerin sırası gelecek. Bu gidişat nelere neden olabilir?

Üçüncü doz aşıların zorunluluğu bir teorik hakikat olarak görülüyor. Eğer insanlar bağışıklıklarını yitirirlerse, ilk yapılan aşıların tesiri ortadan kalkmış olacak, tekerrür duyarlı gidişata düşecekler ve üçüncü doz aşının uygulanması gerekecek. Bu da aşı tüketiminin ciddi derecede çoğalmasına neden olacak. Böyle bir gidişat sıhhat sektörünün yanı gizeme ekonomik kasvetlerin de ortaya çıkmasına neden olabilir. İşte süratli aşılamanın ehemmiyeti de bu noktada devrede giriyor. İnsanlar antikorlarını kaybetmeden cemiyetin yüzde 70-80’ini 6 ay gibi bir zamanda aşılamak gerekiyor.

Pandemiden sonra hayat... Her yıl aşı mı olacağız | 9 SORU 9 YANIT

6- Her sene Covid-19 aşısı olmamız gerektiği mevzusu ne kadar vakit geçerli olacak? Bir vakit sonra isteğe bağlı olacak mı?

Evet, böyle bir kuram kurmak muhtemel. Bu hastalık pandemi olarak devam etmeyecek. Belirli bir vakit sonra endemi dediğimiz bölgesel veya yerel bir hastalığa dönüşecektir. Her ülke kendi tehlikesini hesaplayarak aynı influenza hastalığında olduğu gibi belirli bir aşılama programı oluşturacaktır. Bu pandeminin uzun seneler sürüp gideceğini düşünmüyoruz ama birkaç sene daha eforunu yüzde 50 de olsa gözetebileceğini, tesirini sürdürebileceğini öngörüyoruz.

7- Bütün kapanma virüsün eksilmesine nasıl tesir edecek?

Tüm uzmanlar olarak bütün kapanmanın ehemmiyetine değiniyoruz. Bütün kapanmadaki emel, virüsün bir başkasına geçmesine mani olmak. Ancak bütün kapanma oldu ve bulaş eksildi diye insanlarda bağışıklık olmuyor. İnsanları bağışık hale getirmenin en büyük silahı aşılamaktır. 

Pandemiden sonra hayat... Her yıl aşı mı olacağız | 9 SORU 9 YANIT

8- Maske takmaya daha ne kadar devam edeceğiz?

Maske ile hayatı birlikte düşünebilmek gerekli. Bundan kurtulmaktan çok onunla beraber nasıl yaşarız mevzusunu geliştirmek gerekiyor. Maske gribal hastalıkların, anjinlerin bir haylisini önlemiş gidişatta. Uzak Doğu cemiyetlerinin pandemi ile çaba galibiyetli olmalarının nedenlerinden biri de maske ile yaşamayı becerebiliyor olmaları oldu. Özellikle mevsimsel hastalıkların çok olduğu yarıyıllarda maske kullanımı Uzak Doğu ülkelerinde çok yaygın.

Bizlerin de pandemi sürecinden sonra da maske ile hayatı birlikte devam ettirmeyi bilmemiz gerekebilir. 

Maske yalnızca Covid-19’dan gözetmekle kalmıyor. Mesela tüberküloz hastalığı solunum yolu ile bulaşan bir hastalık. Türkiye’deki insanların takribî yüzde 15-20’si bu hastalığa enfekte gidişatta, başka bir deyişle virüs taşıyıcısı. Kim öğrenir kaç birey bu hastalarla aynı yolculukta, aynı civarda, aynı havayı teneffüs ederek enfekte oldular. Maske bizleri hava ile bulaşan hastalıklarından da gözetiyor.

9- Maske sıhhate hasar veriyor mu?

Natürel ki devamlı maske takıyor olmak da sıhhat için doğru değil. Çevrede kimsenin olmadığı, kalabalık olmayan sarih havada maske takmayabilirsiniz. Ancak şöyle bir misal verelim; İstiklal Sokağı da sarih hava olarak görülüyor fakat en az kapalı civar kadar tehlikeli zira çok kalabalık. Şayet bizler sarih havada maske takmaya gerek yok dersek, insanlar tıpkı İstiklal Sokağı gibi kalabalık yerlerde de “Nasıl olsa sarih hava” diyerek maskelerini çıkarabilirler ve o zaman bulaşın önüne geçemeyiz.