Pandeminin bitişi en çok onları korkutuyor! Ülkede 'Poki'ler her köşede... 'Karantina hayatımdaki en huzurlu dönemdi'

Pandeminin bitişi en çok onları korkutuyor! Ülkede 'Poki'ler her köşede... 'Karantina hayatımdaki en huzurlu dönemdi'

Pandemide tünelin sonundaki ışığın görünmesi ve yasakların kalkması, Avustralya'da binlerce insanı mutlu etmek yerine kaygı veriyor. Sebebi ise Covid-19'dan çok başka...

Erkekler ve kadınlar birer birer hayatlarının mahvolduğunu, ilişkilerin koptuğunu, banka hesaplarının boşaldığını anlattılar. Genç bir baba utançla tavana baktı… Kumar alışkanlığı suratından oğlunun kumbarasını çaldığını anlatırken sesi titredi. Zoom ile bağlanan bir kadın ise ‘dibe vurduğu’ yarıyılı aktarırken ellerini göğsnama koyarak o günlerin geçmesine şükretti.

Sidney’de bir kilise binasındaki buluşmada bu insanları bir araya getiren ortak nokta vardı: Pokiler.

Avustralya'da ‘poker aygıtları’ veya ‘pokiler’ resmi olarak reyin aygıtları olarak adlandırılır. Genel olarak bu aygıtlar ‘slot makinesi’ olarak da öğrenilir.

Dünyanın çoğu yerinde, elektronik slot aygıtları büyük miktarda kumarhanelerle sınırlı. ABD’de her sene milyonlarca insan bir düğmeye basmak ve ikramiye kazanmak umuduyla çarkların dönmesini izlemek için Las Vegas veya Atlantic City'ye akın ediyor.

Ancak Avustralya'da poki olarak adlandırılan bu makineler her yerdeler. Binlerce otel ve barda, büyük şehirlerde ve minik kasabalarda bulunuyorlar. Öyle ki bu makineler, mahalle sosyal kulüplerini tabir yerindeyse ‘kumar saraylarına’ dönüştürdüler.

Ülkenin çoğu şehrinde bir ‘VIP Odası’ veya ‘VIP Salonu’ ile karşılaşmadan birkaç km yürümek dahi artık oldukça güç.

Eski Avustralya Senatörü Nick Xenophon, slot aygıtları için “McDonald's'tan daha yaygınlar. Her sokak köşesinde varlar. Resmen suratınıza çarpıyorlar” diyor.

Avustralya, 25 milyonluk nüfusu ile dünya nüfusunun yüzde 0,33’nama konut sahipliği yapıyor. Ancak kumarhanelerin yüzde 20’sine ve kumarhane dışında bulunan slot aygıtlarının yüzde 80’ine sahip. Sonuç olarak ise Avustralya, dünyanın en makûs vasati kumar kayıplarına sahip ülke olarak adlandırılıyor. Ülkede her sene erişkin başına 1000 dolar gibi bir sayı kumarda kaybediliyor. Kumar karşıtları, kumarhanelerin intiharları, aile içi şiddeti, iflasları ve mali suçları tetiklediğini söylüyor.

KUMAR SORUNU YAŞAYANLARIN SAYISI 10 SENEDE İKİ KATINA ÇIKTI

Monash Üniversitesi'nde millet sağlığı profesörü olan Charles Livingstone, “Dünyadaki karşılaştırılabilir ülkelere bakarsanız hem tüketmeler hem de cemiyet üzerindeki etkisi açısından en makûssüyüz” diyor.

Öte yandan sorun gün geçtikçe daha da makûsa gidiyor gibi görünüyor. Bir araştırmaya göre, kumar sorunu yaşayan Avustralyalıların oranı 10 senede iki katına çıkarak yüzde 1’in üzerine çıktı.

Kumar sektörü; kumarhanelerin yasal olduğunu, tertip edildiğini ve milyonlarca Avustralyalı tarafından sorumlu bir biçimde kullanıldığını söylese de insanlar pek de öyle düşünmüyor.

KARANTİNA ONLARA DERİN NEFES ALDIRMIŞTI

Öyle ki, sıkı koronavirüs karantinaları barları, kulüpleri ve kumarhanelerin kapanmasına sebep olduğunda bir hayli bağımlı ve yakınları gevşedi.

Sidney’de kumar bağımlısı olduğundan beri iki defa intihara teşebbüs eden oğlunu anlatan Sonia, “Karantina muhtemelen hayatımdaki en huzurlu yarıyıldı” diyor.

Sonia, Multipl Skleroz MS hastası olan, uyuyamayan ve ruh hali sürekli değişen oğlu için evini ipotek ettirdi ve borçlarını ödemek için emeklilik hesabından 50.000 dolar sürüklemek zorunda kaldı.

Oğlunu bir gün fazla dozda uyku hapı aldıktan sonra baygın halde bulan, başka bir gün hastaneye güç yetiştiren Sonia, şimdi karantinaların tamamen kalkmasından evham ediyor, “Reyin aygıtları onu ağırlamak için geri döndü. Peki ben şimdi ne yapacağım?” diyor.

Sonia ve oğlu, Avustralya’da yaygın olan reyin aygıtları suratından ciddi sorunlar yaşayan ailelerden sadece bir tanesi. Onlardan binlerce var.

Karantina yarıyılı bağımlılar ve yakınları için bir ‘hafifleme’ yarıyılı olsa da yasaklar kalktığından beri meraklıları soluğu yeniden aygıtların başında aldı. Karantinaların sona ermesinin ardından, insanların kumarhanelerde yaşadığı mali kayıplar rekor seviyelere yükseldi. Kumarhaneler şimdi pandemi evvelsi kadar eforlular.

Ülkedeki 200.000 kumarhanenin neredeyse yarısı Yeni Güney Galler'de bulunuyor. Eyaletin takribî 90.000 kumarhanesinin çok büyük kısmı da Sidney'de yer alıyor.

Ülkede kumar bağımlılığı ile çaba eden bir hayli insan, yaşadıkları sorunları anlatıyor…

‘306 GÜN SONRA DAHİ KUMAR DÜRTÜSÜNÜ HİSSEDİYORUM’

Sidney’de bir kilisede tertip edilen ‘Adsız Kumarbazlar’ toplantısında konuşma sırası geldiğinde 30 yaşlarındaki sessiz kadın, en son kumar oynamasının üzerinden 306 gün geçtiğini söyledi. Vahim bir saldırının travmasından kaçmak için kumara döndüğünden bahseden kadın, bırakmaya ise işvereninden para çalıp neredeyse hapse gireceği zaman karar verdiğini anlattı.

Washington Post’a konuşan, kumar bağımlılığından kurtulmaya çalışan kadın, “Bu buluşmaya kazançken dahi aygıtların beni sürüklediğini hissediyorum. Onların başına geçmemek ve buluşmaya gelmek için tam istemimi kullandım. Koskoca 306 gün sonra dahi hala o güdüyü hissediyorum” diyor.

YASAL SAVAŞI KAZANMIŞLARDI, ŞİMDİ YENİDEN ÇABA EDİYORLAR

Şubat ayında yağmurlu bir cumartesi sabahı, iki düzine insan Sidney’in güneybatısındaki bir konutta toplandı, kahve içti ve haritalara baktı. Beş sene evvel, Casula semtlerinde bir kumarhane inşa edilmesi önerisine karşı zorlu bir çaba vermiş ve uzun soluklu yasal savaşı kazanmışlardı.

Ama şimdi bir müteahhit, sokağın karşısındaki moteli satın almış ve eş bir kumarhane tasarıyı başlatmıştı.

Evvelki yasal savaşı idareyen ve hoca olan Criss Moore, “Poki aygıtlarının bu alandaki tesirlerini büyük çaplı göreceğiz. 60 ila 90 yeni poki bağımlısı olacak. Casula'nın daha fazla aygıta lüzumu yok. Yolun aşağısındaki iki bar ve birkaç dakikalık araba mesafesindeki dört kulüp arasında, semtin yakınlarında zati takribî 1000 poki makinesi var” diyor.

KOCASI BÜTÜN 20 SENE SÜRESİNCE BAĞIMLIYDI

Müteahhit tarafından bir kumarhaneye dönüştürülmek istenen motele beş dakika uzaklıkta yaşayan bir kadın, kocasının 20 sene süresince ücretini bu cihazlarda kaybettiğini söylüyor.

Aynı şeyleri yine yaşamaktan korktuğunu ifade eden kadın, eşi için “20 sene süresince yaşadıklarımız konutumuza hatta konutluluğumuza mülk olacaktı. Şayet yolun üzerinde makine olan bir bar varsa, bir gün kesinlikle gider. Poki makinesi bir mıknatıs gibidir” ifadelerine yer veriyor.

1930'larda Avustralya'da ‘tek kollu haydutlar’ olarak adlandırılan yasadışı mekanize pokiler ortaya çıkmaya başladı. 1956'ya gelindiğinde bunlar o kadar yaygındı ki, Yeni Güney Galler'deki yetkililer onları savaş sonrası patlama sırasında açılan suratlarca sosyal kulüpte yasallaştırmaya karar verdi. Kâr emeli gütmeyen kulüpler hasılatlarını restoranlara, spor tesislerine, cümbüş merkezlerine ve daha fazla kumarhaneye akıttı.

MAKİNE BAŞINDA 100.000 DOLAR KAYBETTİ

Melbourne’de bir şirket sahibi olan Peter Jankowski, 1990'lı senelerde pokilerin barlarda yaygınlaşmaya başladığı yarıyılda zorlu zamanlar yaşadığını anlatıyor. Evvelleri iş sonrası stres atmak için reyin aygıtlarının olduğu bara gitmeye başladı. Sonra öğle arasında gitmeye başladı derken kendini sürekli aygıtın başında buldu.

“Tıpkı kapınızın önünde bir kumarhane olması gibi” diyen Jankowski şunları söylüyor:

“Kumarı vazgeçmek için bir terapistten dayanak almaya başlamadan evvel bütün altı sene süresince takribî 100.000 dolar kaybettim. Şimdi ise bu mevzuda insanlara destekçi olmak için çalışıyorum. Bu bir bağımlılık.”

UĞRADIĞI SALDIRININ TRAVMASINDAN KAÇMAK İÇİN KUMARA BAŞLADI

Poki aygıtlarının büyüsnama kapılan bir değişik isim ise, kumara bir kaçış olarak başladığını söyleyen Emma. Birkaç sene evvel tacize maruz kalan ve saldırıya uğrayan Emma, üç ay süresince komada kaldı. Emma, şiddetli travma sonrası stres bozukluğu sebebiyle konuttan ayrıldı ve iki sene süresince dönmedi.

“Sonunda hayata adım atma cesaretini topladığımda, ilk karşıma çıkan şey pokiler ile dolu bir bardı” diyen Emma, işten çıkıp evinin yakınında bulunan beş poki noktasından birine uğramaya ve cihazlara para ‘yedirmeye’ başladı. Emma hiç içki harcamadı ama poki oynamaya bütün anlamıyla bağımlı oldu.

‘SICAK YAZ GÜNÜNDE SERİN BİR ŞEYLER İÇMEK GİBİYDİ’

Emma, poki makinesinin başına oturduğundan yaşadığı hissi, “Sıcak bir yaz gününde serin bir şeyler içmek gibiydi. İşi ve hayatı unutturuyordu” sözleriyle anlatıyor ve şöyle devam ediyor:

“Her hafta ücretimin tamamını kaybedene kadar daha fazla oynamaya başladım. Aileme işe gitme konusunda palavra söylüyor ve tüm günümü barda geçiriyordum. Aygıtın başına oturduğumda yemek yemeyi bile unutuyordum. Yemek yemeden o kadar uzun süre reyin oynuyordum ki 22 kilo verdim.

Yeni bir iş bulduğumda ise çalmaya başladım. Sadece üç ay içinde patronumun on binlerce dolarını kaybettim. İşverenlerim bunu bildiğinde parayı iade etmem ya da suç duyurusunda bulunmak için bana bir hafta zaman tanıdılar.”

Emma’nın ailesi parayı emeklilik hesaplarından çekti ve borcu ödedi. Emma’yı Adsız Kumarbazlar isimli buluşmaya yollamaya başlayan ailesi, aradan bir sene geçmesine karşın hala kızlarına bütün olarak güvenmiyor.

Emma ise bir gün reyin aygıtlarını düşünmeden, eskisi gibi sıradan bir biçimde ailesi ile barda akşam yemeği yiyebilmeyi umuyor.

13 SAAT KUMAR OYNADIKTAN SONRA...

Gary Van Duinen, Sidney'in şafak evvelsi karanlığında bir taksiye binerek, ailesinin evini geçti ve ağaçlarla çevrili bir göl kıyısına gitti ve canına kıydı

Gary'nin annesi Joy Van Duinen, oğlunun o gece konuta dönmediğini dinleyince, onun dostlarını veya ailesini aramadı, doğruca yerel kumarhaneleri hakimiyet etmeye gitti. Annesi haklıydı, oğlu 13 saatlik bir ‘kumar seansı’ sonrası ölüm etmişti.

Van Duinen, sadece iki sene içinde 2,7 milyon dolardan fazla para ile kumar oynamış ve 165.000 dolar kaybetmişti.

Anne Duinen, kumar oynanan mekanların daha fazla sorumluluk alması gerektiğine inanıyor ve “Şayet bir kumarbaz 13 saat süresince makine başında oturuyorsa ona bir alkol daha getirmek yerine, ‘iyi misin?’ diye sorulması gerekiyor” diyor.

‘KULÜBE YALVARDIM AMA BENİ YALANLADILAR’

Van Duinen’in eşi Sonia ise kocasının kumar bağımlılığının sebebinin ‘krallık’ muamelesi olduğunu söylüyor, “Kumarhaneye girdiğinde ona ücretsiz meşrubatlar, kırmızı halılı VIP girişi olan özel bir park yeri veriliyordu. Orada çok para tükettiği için harika bir muamele görüyordu. Başka bir yere gitmek istemiyordu” diyor.

Sonia, eşinin gittiği kumarhaneden dayanak istediğini, birkaç defa oraya gidip eşinin bu kadar harcamasına müdahale etmeleri için yalanlandığını da söylüyor.

Van Duinen’in ölümünün üzerinden dört sene geçti ama kumarhanelerdeki kumpas hali hazırda değişmedi.

‘DÜNYANIN EN BÜYÜK KUMARBAZLARI OLMAMIZIN SEBEBİ…’

Millet sağlığı profesörü Charles Livingstone, analistlerin Avustralya milletinin kumar oynamaya doğuştan yatkın olmadığını söylediğinden bahsediyor, “Dünyanın en büyük kumarbazları olmamızın sebebi, adım attığımız her köşede bir kumarhane ya da reyin makinesine sahip olmamız. Araştırmalar, bir şahıs kumar etrafına ne kadar yakın yaşarsa, oynama ve parasal sıkıntı hayata ihtimalinin o kadar yüksek olduğunu gösteriyor” ifadelerine yer veriyor.

Kumar bağımlılarının aileleri, pandemi yasaklarının kaldığı bu yarıyılda, eski makûs günlere dönmekten korkuyor ve devletin bu mevzuda adım atmasını sabırsızlıkla bekliyor.