Peynir yerine ne yiyoruz? | 6 SORU 6 YANIT

Peynir yerine ne yiyoruz? | 6 SORU 6 YANIT

Tereyağına patates püresi, süte çamaşır suyu, zeytin yağına makine yağı derken şimdi de peynir diye öyle şeyler satılıyor ki… Peki millet sıhhatini hiçe sayan şirketler bize peynir diye ne yediriyorlar?…

Yiyecek şikelerindeki ebat her geçen gün sabrederek gelişiyor. Ekmekten yumurtaya, zeytinyağından süte pek çok üründe tesadüfülen yiyecek terörü insan sıhhatini ciddi biçimde riske atıyor. En son ‘Sütte yeni risk: Çamaşır suyu…’ başlıklı haberimizde süt üzerinden dönen ve insan sıhhatini hiçe sayan teşebbüsleri masaya yatırmıştık.

Yiyecek hilecilerinin bir başka niyeti ise beyaz peynir! Yiyecek Mühendisi Ebru Akdağ, peynirin ülkemizde şikeye maruz kalan yiyecek ürünleri arasında ikinci sırada yer aldığını bunların merdiven altı veya kayıt dışı imalden kaynaklandığını söylüyor.

Harcayıcıyı Koruma Derneği ve Harcayıcı Dernekleri Federasyonu Başkanı Aziz Koçal ise harcayıcının şikeli peyniri görüntüsünden, kokusundan ya da tadından kavramasının olası olmadığını dile getiriyor

• Peki peynir şikelerinde en çok hangi ürünler kullanılıyor?

• Bu ürünler sıhhatimizi nasıl etkiliyor?

• Harcayıcı şikeli ürün üreten şirketlerin listelerine nereden erişebilir?

Mevzuyla alakalı görüşlerine müracaat ettiğimiz uzmanlar, peynir sahtekarlığı ile alakalı usumuza takılan suallerin cevaplarını ve peynir satın alırken nelere dikkat etmemiz gerektiğini hurriyet.com.tr okurları için anlatıyor.

Şikeli peynirlerin görüntüsü basmakalıp peynir gibi mi? Şuurlu bir harcayıcı sahte peynirin farkına varabilir mi?

Ebru Akdağ: Bakanlığın ifşa ettiği taklit tağşişi değerli bir şeyi değersiz bir şey ile karıştırma listelerine göre, süt ve süt ürünleri ve bunların arasında da peynirler ülkemizde şikeye maruz kalan yiyecek ürünleri arasında ikinci sırada yer alıyor. Çoğu yiyecek ürünşöhrette olduğu gibi, peynirde de taklit ve tağşişi harcayıcı olarak kavramamız çoğunlukla olası değil.

Her geçen gün kullanılan usuller ne yazık ki büyümekte ve bu sebeple de harcayıcı gözüyle anlaşılması daha da eforlaşmakta. Burada gerçek mesele çok büyük oranda merdiven altı ya da kayıt dışı imalden kaynaklanıyor. Bunlar genellikle teftiş dışında kaldıklarından, hijyene gereken özen gösterilmeden, mevzuata uygun olmayan biçimde üretildiği için millet sıhhati tehlikeyi yaratıyor.

Aziz Koçal: Şikeli peynirin görüntüsünden ya da kokusundan veya tadarak anlaşılması olası değil. Ne kadar şuurlu bir harcayıcı olsanız bile, sahte peynirin farkına varamazsınız. 

Peynir yerine ne yiyoruz | 6 SORU 6 YANIT

MARGARİN, NİŞASTA, KİREÇ, AĞARTICI, KEMİK UNU…

Peynir şikelerinde en çok hangi ürünler kullanılıyor? 

Aziz Koçal: Peynir banalde sütten yapılması gerekirken sahte peynirler süt yerine; süt tozu, margarin ve nişasta veya kemik unu koyularak sütsüz biçimde üretilebildiği gibi, iade peynirler ve ağartıcı da kullanabiliyor. İade kaşar peynirlerinden sodyum tuzları ile eritme peyniri yapılıyor.

Ebru Akdağ: Peynirlerde en sık tesadüfülen şikelerin başında süt yağının alınarak yerine nebatsal yağ ilave edilmesi geliyor. Millet sıhhati açısından en çok dikkat edilmesi gereken ve yiyecek güvenliğini tehdit eden unsurlardan biri de ham süt. Çok ciddi meselelere neden olabilecek tehlikeleri barındırabilen ham sütte bruselloz, verem ve değişik bulaşıcı hastalık mikropların yanında, antibiyotik hakimiyeti de çok ehemmiyetli.

Sanayide peynir yapımı için kullanılacak sütler zorunlu hakimiyetler yapıldıktan sonra fabrikalara kabul edilir. İçine bozulmasın diye hidrojen peroksit, çamaşır suyu konulan ham sütler bir yandan, sağım sırasındaki hijyenik olmayan şartlar dolayısıyla sıhhate hasarlı mikroorganizmalar kapsayan ham sütler, değişik yandan insan sıhhati için tehdit oluşturur.

Peynir yerine ne yiyoruz | 6 SORU 6 YANIT

Yiyecek güvenliği tehlikeyi taşıyan bir ham sütten yapılan peynirler de millet sıhhatini tehdit eder. Bu sebeple sarihte, internette, köyde, yol kenarında satılan dikkatsiz ve hakimiyet sistemi içerisinde olmayan peynirlerin harcanmaması gerekir.

Bir değişik sık tesadüfülen şike ise duygusal çağrışımlar yaratarak harcayıcıyı yanıltmaya müteveccih adlar ve sıfatlar kullanılması. Misalin köy peyniri, yöresel peynir, öyle olmadığı halde organik denilen peynirler bunlara misal teşkil eder.

“BU KADAR ZAMAN HARCADIK BİR ŞEY OLMADI”

Kireç, ağartıcı, kemik unu gibi ürünlerin harcanması sıhhatimizi nasıl tesir ediyor? Kısa vadede tesiri anlaşılmasa dahi uzun vadede ne gibi sağlık meselelerine neden olur?

Ebru Akdağ: Bu tip üründe olmaması gereken maddelerin ilave edilmesi elbette insan sıhhatine negatif tesirde bulunur. Kimileri daha önceki alışkanlıklar ve ailesinden, etrafından gördüklerini yapmaya devam ettiği için sarihte satılan peynirleri harcamaya devam ediyor. Tehlikelerden bahsedildiğinde ise çoğu, gözle görünür bir mesele yaşamadığı veya yaşamış olsa da bunu harcadığı peynirle bağdaştırmadığı için, “Bu kadar zaman harcadık bir şey olmadı” gibi çıkarımlarda bulunuyor.

Oysa zamanla bünyede biriken bu maddeler ileride ciddi sağlık meselelerine yol açabiliyor. Ancak o zaman dahi geriye dönüp bunu, harcadığı güvenilir olmayan besinle ilişkilendirmek kimsenin usuna gelmiyor. Bugün bir şey olmamasının yarını garanti altına almadığını öğrenmemiz gerekiyor.

YÖRESEL VE ORGANİK İSMİ ALTINDA SAHTE PEYNİRLER SATILIYOR

İnternetten “yöresel-organik” diye satılan ya da sarihte satılan peynir satın almak ne derece sağlıklı? Peynir satın alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Ebru Akdağ: Kayıt dışı olarak internette satılan veya sarihte satılan peynirlerin güvenilir olup olmadığını hiçbir biçimde öğrenemeyiz. Taklit ve tağşişi mevzusundaki tehlikelere ek olarak, üretici iyi maksatlı olsa bile yapımın ilk evresinde kullanılan ham sütün güvenilirliği, yapım ve gizleme şartlarına kadar hassasiyetle hakimiyet edilmesi gereken bir hayli etmen var. Bunlardan rastgele birinde oluşabilecek ihmalkârsızlık veya alt yapı yetersizliğinden kaynaklanabilecek yanılgılar, insan sıhhatini negatif etkileyecek vaziyetlerle karşılaşmamıza neden olabilir.

Aziz Koçal: Yöresel organik diye satılan peynirlerin gerçekten organik mi, ne derece yöresel olduğu sual işareti. Öncelikle yöresel ve organik ürün satılan yerler sıkı bir teftişten geçirilmeli ve teftişler sık yapılmalı. “Yöresel ve organik” ismi altında sahte peynirler satılabildiği gibi, basmakalıp peynirler de organik diye daha pahalı satılabiliyor. Dolayısı ile harcayıcı istismar ediliyor ve bunları yapanlar haksız hasılat elde ediyor.

Bu peynirlerin üretildiği civarlar ne kadar hijyenik, yapım yerleri de sorgulanmalı, ürünlerin izlenebilirliği sağlanmalıdır. Misalin bir organik ürün satıcısı, peyniri nereden aldığını belgelemeli, o ürünşöhret üretildiği yer gerek hijyenik açıdan gerekse organik ürün olup olmadığı doğrultusunda sorgulanmalı.

Şayet kanıtlayamıyorsa satıcı tüm mesullüğü üstlenmeli. Sarih peynirlerin satıldığı civarlar da çok ehemmiyetli. Satışı yapılan yerin hijyen gidişatı, satıcının ve akdikeninin sarih peynir ile temasının olup olmadığı gibi hususlar millet sıhhati açısından çok ehemmiyetli.

Peynir yerine ne yiyoruz | 6 SORU 6 YANIT

BAKANLIK KAYDI ALTINDA OLMAYAN HİÇBİR BESİNİ SATIN ALMAYIN

Senelerdir aynı pazardan aynı esnaftan peynir alan ve bu tada alışkın olan harcayıcılar var. Yaftayı, ambalajı olmayan peynirleri netlikle satın almamalı mıyız diyebilir miyiz?

Ebru Akdağ: Bakanlığın kaydı altında olmayan hiçbir besini satın almamalıyız. Sarihte internette, hakimiyetsiz biçimde satılan ve hangi şartlarda üretildiğini öğrenemediğimiz ürünler her zaman için tehlikedir. Kaldı ki ambalajsız bir yiyecek çevreden bulaşabilecek toz, mikrop vb. gibi dış faktörlere karşı, korunmasız olacağı gibi, kolay bozulabilen süt ürünlerinde son kullanma tarihini öğrenmemek de kabul edilebilir bir tehlike değildir.

Aziz Koçal: Ambalajlı ürünlerde de sahte ve katkılı ürünler çıkmaktadır. Elbette yaftalar ehemmiyetlidir. Gerek sarihte gerekse kutu olarak satılan ürünlerin kesinlikle izlenebilirliği sağlanmalıdır. Yapım yeri çok ehemmiyetlidir. Bir o kadar da satışı yapılan etraf. Yapım koşulları öğreniliyor ve güveniliyor ise ambalajsız ürün alınabilir.

Harcayıcı çok ucuz peynirlere de kanmamalı, zira hakikat peynirin sütten yapıldığı için ve uzmanlara göre 6 kilo sütten bir kilo beyaz peynir, 11 kilo sütten bir kilo kaşar peynir yapılmaktadır. Sütün maliyeti ve değişik maliyetlerini de dikkate alarak hakikat peynirlerin maliyet değerlendirilmesini sağlayabiliriz. Satın alınan her türlü ürünşöhret bir zaman satın alma dokümanları saklanmalı zira o ürün dolayısı ile zehirlenme hadiseyi yaşanabilir. Böyle bir vaziyette ürünşöhret nereden alındığının belgelenmesi ehemmiyetli. 

174 YİYECEK İHBAR HATTINA ŞİKAYET EDİN

Ambalajlı olup peynirde şike yapan işletmelere yok mu? Harcayıcı bu şirketlerin listesine nereden erişebilir?

Aziz Koçal: Zaman zaman Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yaptığı teftişlerde sahte peynirler taklit ve tahşiş peynirlerin markaları ve işletmeleri Bakanlık sitesinde yayınlanmakta. Harcayıcılar buradan takibini yapabilirler.

Peynir yerine ne yiyoruz | 6 SORU 6 YANIT

YİYECEK GÜVENLİĞİ UĞRA BIRAKILMAZ

Ebru Akdağ: İnsanın olduğu her yerde şikeye de rastlanabileceğini öğreniyoruz. Yeniden de harcayıcının en büyük güven garantisini Bakanlık hakimiyet sistemi içerisinde olan, ambalajlı ürünlerde bulabileceğini unutmamak gerekir. Yiyecek güvenliği uğra vazgeçilemez ama gelin yeniden de yiyecek güvenliği hakimiyet sistemini dört yapraklı yonca benzetmesiyle anlatayım. 

Bunun bir yaprağında mesullük biz harcayıcılara düşüyor. Ambalajlı, kayıtlı ürünü seçim etmek ilk görevimiz. Ayrıca şikeden kuşku edilmesi gidişatında Bakanlığın ALO 174 yiyecek ihbar hattına şikayette bulunmalıyız.

Yoncanın bir değişik yaprağını sivil toplum kuruluşları oluşturur, sektör dernekleri de yaptıkları oto hakimiyet sistemleriyle güvenliğe katkıda bulunurlar.

Üçüncü yaprak rakip işletme hakimiyetleridir. Ne de olsa taklit tağşiş harcayıcıları etkilediği gibi, işini doğru yapan üreticileri de negatif etkilemekte, genel olarak yiyecek kategorileri üzerinde yanlış ön yargılar ve haksız ekonomik hasılatlara neden olmaktadır.

Değişik yandan sarihte satılan bir besinin üreticisinin başka bir sarihte satılan besini inceleme ettirip şikayette bulunmasını beklemeyiz.

Yoncanın dördüncü yaprağı ise Bakanlık hakimiyetlerinden oluşur; 2000’lerin başında yüz binler etrafında olan hakimiyetler 2020 senesine gelindiğinde 1 milyon 350 binin üzerine çıkmış vaziyette. Resmi sayılara göre 2012 – 2020 yarıyılında Bakanlık tarafından yapılan toplam teftiş rakamı ise 7 milyon 800 binin üzerinde. Bakanlık her teftiş yarıyılının ardından yayınladığı ifşa listesiyle, şike yapılan ürün ve üreticileri kamuoyuyla paylaşıyor. 

İŞİNİ DOĞRU YAPAN ÜRETİCİLER ÇOĞUNLUKTA

Harcayıcılar bunları Bakanlığın web sitesinde, haber sitelerinde ve sosyal medyada bulabilirler. Bu transparanlık elbette hepimizin istediği şey olmakla birlikte, genel olarak kategoriye müteveccih ön yargı oluşturmamalıdır. Gerçeğinde öğrenilen markalara yöneldiğimizde, işini doğru yapan üreticilerin çoğunlukta olduğunu da öğrenmeliyiz.

Sayılarla konuşmak gerekirse aynı yarıyılda 1.551 şirketin 3.492 ürünü Bakanlık ifşa listesinde yer almıştır. Gönül ister ki şikeler daha da eksilsin; ancak sorgulanan ürünlerin yalnızca yüzde 0.045’inde şikeye tesadüfüldüğünü de öğrenmek gönül serinletici. Ancak bunların gerçek tehlikeyi barındıran, sarihte ve internette hakimiyetsiz satılan ürünleri içermediğinin de altını çizmeliyim.