Son dakika: AK Partili Çelik'ten, Mustafa Akıncı'ya tepki

Son dakika: AK Partili Çelik'ten, Mustafa Akıncı'ya tepki

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha önceki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın müjde açıklamasına…

Ömer Çelik, partisinin Adana Şehir Başkanlığında tertip ettiği basın buluşmasında, gazetecilerin sorularını cevapladı.

Bir gazetecinin, Akıncı'nın, Erdoğan'ın 19 Temmuz'da KKTC'ye hakikatleştirdiği ziyarette yaptığı KKTC Cumhurbaşkanlığı Külliyesi binasıyla alakalı ifadelerine müteveccih laflarını andırması üzerine Çelik, şöyle konuştu:

"Bu açıklamayı yapan daha önceki Cumhurbaşkanı Akıncı, vazife yaptığı yarıyıl içerisinde hiçbir zaman Kıbrıs Türkü'nün tezlerini korunan açıklamalarıyla gündem olmadı. Bakın vazife yaptığı yarıyıl içerisinde Akıncı'nın gündem olduğu mevzulara... Kesintisiz olarak Rum tezlerine yakın duran açıklamalarıyla her zaman gündem oldu. Hatta ben bir açıklamamda söylemiştim; Akıncı bir açıklama yaptığı zaman Kıbrıs Türk'ünden ve Türkiye'den tepki görüyor ama Güney Kıbrıs'taki ve Yunanistan'daki gazeteler, Akıncı'nın açıklamalarını her zaman memnuniyetle karşılıyor. Misalin, tarihimize dahi saldıran açıklamalar yaptı. Kendi söylediklerini korunmak için güya... Hatay'ın Türkiye'ye katılmasını dahi tenkit eten bir açıklama yapmıştı öğreniyorsunuz. Dolayısıyla her şeyi birbirine karıştıran bir yaklaşım içerisine girdi."

"CUMHURBAŞKANI'MIZ TAVİZSİZ BİR SİYASET YÜRÜTÜYOR"

Çelik, KKTC Cumhurbaşkanlığının son derece şerefli, saygın bir makam olduğunu vurgulayarak, şunları belirtti:

"O makamın saygınlığı çerçevesinde Kıbrıs Türkü'nün haklarının, çıkarlarının korunulması bakımından tam KKTC Cumhurbaşkanları çok güçlü bir davranış ortaya koymuşlardır. Bir tek Sayın Akıncı, tam bu çizginin dışına çıkarak, kesintisiz olarak haysiyeti Rum tezlerine yakın olmakta arayan bir yaklaşım içerisine girdi. Bakın bu açıklamasında da Cumhurbaşkanı'mızın yaptığı açıklamayı, bir lütuf gibi başkasının bir açıklaması gibi değerlendiriyor. Türkiye'yi başkası olarak gören bu anlayış, Rum tezlerine ise son derece büyük bir yakınlık hissiyle her zaman yanaşmıştır. Cumhurbaşkanı'mız politik yaşamının her evresinde Kıbrıs Türkü'nün davasını ve KKTC'nin hak ve çıkarlarını korunmayı, kendi siyasetinin en temel öğelerinden biri haline getirdi. Bugün de KKTC'ye karşı yapılan muhtelif hamleler karşısında, Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlarının gasbedilmeye çalışılması karşısında Cumhurbaşkanı'mız tavizsiz bir siyaset yürütüyor."

: İlginize Sürükleyebilir Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan flaş açıklamalarDevlet Televizyonu spikeri böyle sundu: Korktuğumuz başımıza geldiAK Partili Çelik'deri, Mustafa Akıncı'ya tepki

"TÜRKİYE, KKTC'YE YARDIMINI SÜRDÜRECEK"

Türkiye'nin, KKTC'nin ve Kıbrıs Türkü'nün yanında güçlü bir duruş sergilediğinin altını çizen Çelik, "KKTC'nin denk statüye sahip egemen bir devlet olarak gereksinimlerinin giderilmesi, geleceğe daha güçlü bir biçimde yürümesi mevzusunda da Türkiye, şimdiye kadar olduğu gibi şu anda da yardımını sürdürüyor. Bundan sonra da yardımını sürdürecek. Cumhurbaşkanı'mızın orada yaptığı açıklamaları, bu biçimde değerlendirmek gerekli." dedi.

Çelik, Erdoğan'ın, KKTC'nin eforu ve tezleri için Kıbrıs Türkü'nün haklı davasına verdiği yardımı anlatarak, şu değerlendirmede bulundu:

"Bundan Kıbrıs Türkü'nü korunan hiç kimse rahatsız olmaz. Bakın kim rahatsız olmuştur? Daha Önceki Cumhurbaşkanı Akıncı rahatsız olmuş. Rumlar rahatsız olmuş. Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin tezlerini korunanlar rahatsız olmuştur. Dolayısıyla Sayın Akıncı'nın kendi yarıyılı içerisinde KKTC'nin hak ve çıkarlarını koruma mevzusunda son derece yanlış bir yerde durduğunu, KKTC'nin haysiyetini korunma mevzusunda büyük zaaflar içerisinde olduğunu her zaman müşahede ettik. Dolayısıyla Sayın Akıncı, Kıbrıs Türkü'nün davasına en güçlü yardımı veren Sayın Cumhurbaşkanı'mıza saldırmayı, Türkiye'yi kesintisiz olarak karşısına almayı bir siyaset stili olarak tamamen özümsemiş gözüküyor. Yapması gereken, Kıbrıs Türkü'nün arkadaşı olanlarla, Kıbrıs Türkü'ne destek verenlerle birlikte yürümek, Kıbrıs Türkü'nün karşısındaki Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan'la yürüyenlere karşı olmaktı ama görüldüğü gibi bir kere daha Kıbrıs Türkü'nü değil, Rum tezlerine destek verenleri neşelendirecek bir açıklama yapmıştır. Dolayısıyla yaptığı açıklamada kendisi açısından değerlendirmesi gereken şey şudur; haysiyet kavramı üzerine bir değerlendirme yapmış. KKTC Cumhurbaşkanlığı makamında bulunmuş birisi olarak tam vazife yarıyılı süresince haysiyeti Rum tezlerine yakın durmakta aramasını kendisini iyi bir biçimde denetlemesi, değerlendirmesi gerekli. Her zaman için yaptığı açıklamalar Rum tezlerinin yanında durmak, Kıbrıs Türkü'nün tezlerine karşı durmak biçiminde ne yazık ki ortaya çıkmıştır."

"RASTGELE BİR ÇÖZÜM ÖNERMEDİKLERİ GİBİ YALNIZCA KARŞI ÇIKMAKLA KANAAT ETİYORLAR"

Çelik, Gazimağusa'da bulunan Maraş bölgesinin tekerrür açılmasıyla alakalı karara gösterilen tepkileri takip ettiğini belirterek, laflarını şöyle sürdürdü:

"İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve İsrail'den gelen tepkileri okudum, takip ediyorum. Burada şu sualin sorulması gerekiyor, 'Bu tepkiyi gösterenler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin gasbedilen hak ve çıkarları karşısında niye seslerini çıkarmıyorlar?' Bürgenstock doruğu ve Crans Montana doruğundan beri verilen laflar var. Misalin Bürgenstock doruğundan sonra Türkiye ve Kıbrıs Türkü 'Evet' derse, değişik taraf 'Hayır' derse KKTC üzerindeki ambargolar kalkacaktı. Bu sarih ve net bir biçimde verilen laftı ama ne oldu, Bürgenstock doruğu sonrasındaki halkoylamasında Kıbrıs Türkü 'Evet' dedi, Türkiye de bu kampanyayı destekledi. Rumlar 'Hayır' dediği halde, Yunanistan da bu 'Hayır' kampanyasını desteklediği halde, gittiler, 'hudut meseleyi olan bir ülke Avrupa Birliğine alınmaz' ilkesini çiğneyerek Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ni Avrupa Birliğine aldılar. Dolayısıyla burada mağdur olan, hakları gasbedilmeye çalışılan taraf Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'dir. Kesintisiz olarak masaya oturuyoruz. Masaya oturduğumuzda Rumlar aynı maksimalist tezleri getirip, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni denk statüde bir cemiyet, devlet olarak tanımadan tamamen uzak, Güney Kıbrıs'ın tamamen bir parçası haline getirmeye çalışıyorlar. Tam bu tabloya baktığınız zaman o çözüm modelinin tamamen tıkandığı ve işlevsiz hale geldiği görünüyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın artık iki devletli çözüm modelinin tartışılması gerektiğini ve değişik çözüm modellerinin hiçbir işlevinin olmadığını belirttiğini hatırlatan Çelik, şunları kaydoldu:

"Bunun karşısında tez söyleyenler ise rastgele bir çözüm önermedikleri gibi yalnızca karşı çıkmakla kanaat etiyorlar. Bu sürdürülebilir bir tavır değil. Dolayısıyla burada Türkiye'nin ve şu anda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı makamının korunduğu bir tez çerçevesinde Maraş'la alakalı tasarruflarda bulunuluyor. Bunun karşısında yapılan açıklamaları, Kıbrıs'ın sahibi olarak Rum kesimini tanımak, Türk kesiminin hak ve çıkarlarını görmezden gelmek anlamına geldiğini değerlendiriyoruz. Bu açıklamaları yapan herkesin denk iki devlete ve cemiyete sabreden hakkaniyetli bir yaklaşım içerisinde olmasını, bu açıklamaları bu çerçevede gözden geçirmesini bekleriz. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'mızın dünkü Kıbrıs ziyaretinde yaptığı açıklamalarda görüldüğü gibi, egemen bir devlet olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hak ve çıkarlarının tanınması mevzusunda elinden gelen eforla destek vermeye devam edecek."Son dakika: AK Partili Çelikten, Mustafa Akıncıya tepki