Son dakika haberi: Kritik toplantı sona erdi! Bayramda kısıtlama olacak mı? Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Son dakika haberi: Kritik toplantı sona erdi! Bayramda kısıtlama olacak mı? Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Son dakika haberi: Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında biraraya gelen Kabine Buluşması sona erdi. Ramazan Bayramı ile alakalı yeni koronavirüs önlemleri, 3 haftalık kapanma ve yerli aşı büyümelerinin…

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ehemmiyetli açıklamalarından satır başları:

BAKANLAR KURULUDA FARKLILIK

Milletimin ve tüm İslam aleminin artık yarısını bitirmek üzere olduğumuz Ramazan-ı Şerif'ini bir kere daha tebrik ediyorum. Geçtiğimiz hafta Bakanlar Kurulumuzda ufak bir farklılık yapmıştık. Aile ve sosyal Hizmetler Bakanlığımızı ikiye ufaladık. Ticaret Bakanlığı misyonunu Mehmet Muş vazife almıştır. Vazifelerini devreden Zehra Zümrüt Selçuk, Ruhsar Pekcan dostlarımıza ülkemize yaptıkları takviyeler için şükranlarımı sunuyorum. Bu dostlarımızla alakalı sosyal medyada yürütülen linç kampanyalarını kınıyorum.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN ERSİN TATAR'A DESTEK

Bugün Kabine buluşmamızın evvelinde KKTC'nin Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ı davetli ettik. Görüşmemizde Cenevre'de reelleştirilecek 5+1 BM buluşmasını ele aldık. Tatar, dominant denkliğe dayalı 2 vizyonu gündeme getirecek. Biz de Türkiye olarak bu vizyona desteklediyeceğiz. Kıbrıs'ı çözümsüzlüğe mahkum etmek isteyen, Kıbrıs Türk'ü kardeşlerimizi ambargolarla yıldırmaya çalışan anlayışa hoşgörü göstermeyeceğiz. Buluşmanın neticeyi ne olursa olsun, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. 

KUZEY IRAK'A OPERASYON

TSK geçtiğimiz günlerde Kuzey Irak'ta terör yuvalarına kapsamlı işlem başlattı. 2015 senesinden itibaren terörle çabasında yeni konsepte geçmiştir. Artık teröristlerin burnumuzda eylem yapmasından evvel onları yuvasında yasaklayacağımızı tüm dünyaya duyurmuştuk. Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım ismi verilen son harekâtlarımız da bu adımla yürütülmektedir. İşlemdeki tüm askerlerimizi alınlarından öpüyorum. Irak ve Suriye hudutlarımızı terör örgütlerinin tacizinden kurtardığımız gibi hudutlarımız ötesinde de rastgele bir terör eylemine izin vermeyeceğiz. Tabi bu arada 2 şehidimiz var. Şehitlerimize Allah'tan rahmet eyliyorum, mekanları cennet olsun. Suriye'de hudutlarımızın dibinde terör yaradılışı oluşturmaya çalışanların da bu reeli göreceğine inanıyorum. Ülkemizin bekası için ne yapmamız gerekiyorsa onu sürdüreceğiz.

BIDEN'A SÖZDE 'SOYKIRIM' TEPKİSİ! 'MESNETSİZ, HAKSIZ İFADELER'

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Biden, yayınladığı iletide coğrafyamızda 1 yüzyıldan evvel yaşanmış vakalarla alakalı mesnetsiz, haksız ifadeler kullanmıştır. Hiçbir tarihi ve yasal ifadesi olmayan bu söylemleri halkımızı ve bizi üzmüştür. Türkiye karşıtı grupların baskıyla yer verildiğini düşünüyoruz. Ancak bu gidişat iki ülke arasındaki davranışı ortadan kaldırmıyor. Eğer böyle bir yola girilecekse, bu yarıştan alnı ak tek halk ve devletin biz olduğunu da andırdırmak isteriz. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa başta olmak üzere bize soykırım ifadesi idareyenlerin halk içine çıkamayacak gidişata gelecektir. Osmanlı balkanlardan ve Kafkaslara uzanan popülasyonunun yarıya yakını 10 milyon vefat yarısı sürgün acısı yaşamıştır. Üstelik biz bunu söylemiyoruz. Batılı tarihçiler söylüyor. Sadece dedelerin torunlarına, vicdanları burkularak anlattığı acı anıları vardır. Zira bu insanlar Türk'tür, Müslümandır. Halk olarak bugüne kadar, kendi acılarımızı istismar haline getirerek hareket etmedik. Biz acıları kalbimize gömük ileriye bakma bakış açımızı kimileri yanlış kavrıyor. Hiç hudutlarımız dışına çıkmaya dahi gerek yok, Adana'dan Antep Maraş'a, İstanbul'dan Çanakkale'ye kadar her şehrimiz kendi kayıplarının peşine düşse dahi yeter. Ortaya nasıl bir netice çıkacağını kim dahi öğrenir. Biz hala en başta söylediğimiz yerdeyiz. Tarihteki hadiselerin incelenmesi, bu işin erbabına başka bir deyişle tarihçilere vazgeçilmelidir, politikacılara değil. Senelerdir dile getirilen Ermeni hadiseleriyle alakalı ortak bir kurul kurulması çağrımıza bir yanıt alamadık. Biz kendimize bu kadar güvenirken, karşı tarafın iddia sahibi olarak hakikat peşinde koşmak yerine sorunu politik peşinde koşması tek başına göstermeye yeter.

24 NİSAN'DA NE OLMUŞTU? CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN AÇIKLADI

Sorunu özetle anlatmak istiyorum. Anadolu, ecdadımızın idaresinde değişik orijinden ve inançtan insanların yaşadığı coğrafya olmuştur. Tarihimize 93 Harbi diye geçen vakaya kadar bu sulh abuhavayı sürmüştür. Osmanlının son yarıyılında batılılar tarafından silahlandırılarak bize karşı ayaklandırılmıştır. Balkan toprakları bu biçimde başlatılan asimetrik savaşlarla ülkeden kopartılmıştır.
Aynı gidişat Doğu'da Ermeniler üzerinden oynanmıştır. Bu çeteler topraklarımıza saldıran Ruslarla işbirliği yapmıştır.  24 Nisan'da ne olmuştur? Hakikatinde beşeri felaket anlamında hiçbir şey olmamıştır. Sadece Osmanlı devletinin savaş halinde olduğu aleyhine faaliyet yürüten teşkilatları kapatıp idareyicilerini hapsettiği gündür. Yaşanan rastgele bir can kaybı da mevzubahisi değildir. Ülkemizdeki Ermeni cemiyeti bu tarihi acılarını anma günü olarak kabul etmiştir. Biz de bu tarihte ne olduğunu öğrenerek, Ermenilerin acılarına hürmet dinleyerek son senelerde ileti yolluyoruz. Yapılan operasyon mümkün bir risk değil bir fiil yürüyen bir başkaldırıya çoğalan kırıma karşı alınmış bir önlemdir. Ermeni çeteleri, yalnızca suçsuz ve korunmasız insanları katletmişleridir. Sadece Muş'ta 20 bin yurttaşımız kırıma maruz kalmıştır. Ermeni çeteler, Trabzon etrafındaki yurttaşları da topluca öldürmekten çekinmemişlerdir. Ortada karşılıklı savaştan kaynaklı kayıp olsa bir yere kadar kabul edebilir. Ama tekerrür ediyorum. Ermeni çeteciler yaptıkları kırımı ve yüzbinlerce insanı göçe zorlamalarını iftihar eterek anlatmışlardır. Osmanlı devleti çıkardığı sevk yasasıyla Ermeni popülasyonu başka bölgeye yollama kararı almıştır. Üstelik bu karar tüm Ermeni popülasyonu değil çetelerin olduğu bölgeleri kapsamıştır.

'BIDEN GİBİ KAYNAKSIZ KONUŞMUYORUM'

1. Dünya savaşı evveli Osmanlı topraklarında Ermeni popülasyonu 1 milyon 300 bin olarak yer alıyor. Evrak ile konuşuyorum. Biden gibi kaynaksız konuşmuyorum. Emretsin gelsinler, dokümanları araştırsınlar. Acaba Amerika Birleşik Devletleri arşivinde ne kadar evrak var. Açabiliyor mu? Biz hodri alan diyoruz. Ama bugüne kadar bizim çağrılarımıza yanıt veremediler. İran'a gidenlerle beraber bu sayı 500 bine erişmektedir. Sevk ve iskana uğrayanların rakamı Amerika Birleşik Devletleri açıklamalarında 600 bin olarak belirtilmektedir ki hakikat sayı daha azdır. 150 bin bireyin her biri candır ve ehemmiyetli bir sayıdır. Hakikat sayıların 1 sıfır ile mübalağa etildiği, Ermeni tarihçiler tarafından itiraf ediliyor. Osmanlı Devleti Ermeni popülasyonu başka yere yollamamış kendi topraklarında yer değiştirmiştir. Gerekçeyi olanlar da sevkten maruz yakalanmışlardır. Bu yarıyılda kimsesiz kalan çocuklar için yetimhaneler kurulmuştur. Dışarıdan dayanak sevk edilmesine de hiçbir zaman mani çıkartılmamıştır. Hiçbir yerde Ermenilere ait toplu kabirle karşılaşamazsınız. 300 bin Ermeni yaşamayı sürdürmüştür. Şuan da İstanbul'da 100 bin Ermeni yaşamaktadır. Biz bu mevzularda hiçbir zaman dışlayan olmadık. Savaş sonrası dönenlerle beraber bu sayı 650 bine erişmiştir. Herhalde soykırıma uğrayanlar bu topraklara geri dönmez sayın Biden. Suriye, Ürdün ve Lübnan gibi yerlere sevk edilen Ermenilerden bir kısmı Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'ya zamanla göç etmişlerdir. O gidenler soykırım palavralarını desteklemeye çalışmaktadır. Zati o günlerde savaştığımız düşmanların da istediği buydu. Ermenileri bu sinsi senaryoda acımasızca kullanmışlar, emellerine erişemeyince ölülerini dahi kullanmışlardır. Bugünkü Ermeni popülasyonun bulunduğu coğrafyada %80'i Müslümandı. Takribî 30 sene evvel işgal edilen Karabağ ve Azerbaycan şehirlerinde yapılanlar da ortadır. Sayın Biden Minsk Üçlüsü diye bir 3'lü oluşturulmuştur. Burada Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Fransa vardı. 30 sene bu işgalden kurtarmadınız oradaki insanları ve Azeri kardeşlerimiz ne yazık ki 1 milyonu aşkını hicret etmek zorunda kaldı. Tam o yerler Karabağ ne yazık ki yakıldı, devrildi. 

'TÜRK HALKINA SOYKIRIM YAFTASINI YAPIŞTIRAMAZSIN'

Şayet soykırım diyorsanız şöyle bir kendiniz aynaya bakıp değerlendirmeniz gerekli. Kızılderilileri zati söylememe gerek yok. Onlar zati ortada. Tam bu hakikatler ortadayken, Türk Halkına soykırım yaftasını yapıştıramazsınız. Buralarda 10 binlerce sivil katledilirken, Azeri kardeşlerimiz konutlarını terk etmek zorunda kalmıştır. Büyük taahhütlerle aldatılan Ermenilerin Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya tarafından bu palavralarla örtmeye çalışmasından kaynaklanıyor. Toplamda 17 milyon insanın can verdiği 1. Dünya Savaşında bir değerlendirme yapacaksak, şunları da anımsatmamız gerekiyor. Sürgün ismi altında bu insanların büyük bir kısmı, açlık soğuk altında vefata terk edilmiştir. Avusturya Macaristan'da kendi yurttaşı olan Rus asıllı yurttaşları mermiye dizmişlerdir. Osmanlı'nın 1915'te asıllaştırdığı Ermeni sevk ve iskanı sırasında işte bu kayıplarla değerlendirmek gerekiyor. Şayet Ermenilerin kayıpları soykırım ile nitelendireceksek, o yarıyılda yaşananlarda aynı paragraf içinde yer almalıdır. Ermeni iddiaları ile alakalı ortada rastgele bir somut ispat olmadığı gibi beynelmilel bir duruşma kararı da mevcut değildir. 

'DİPLOMATLARIMIZIN KATİLLERİNİN NASIL KORUNDUĞUNU İYİ ÖĞRENİYORUZ'

Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkeleri ise tarihi araştırma dokümanlarıyla konuşmaktan kaçanların yanında yer alarak yalnızca bize husumet göstermekle kalmıyor, bilimin de yanında yer almıyor. Asala terör örgütünün 1970'li senelerde diplomatlarımıza karşı asıllaştırdığı atakları da unutmadık unutmayacağız Biden. Bu pespaye eylemlerde diplomatlarımızın katillerinin nasıl korunduğunu, cezaevlerinden nasıl salındığını iyi öğreniyoruz. Üzerimizde oynanan oyunları nasıl hüsrana uğrattıysak, PKK üzerinden Suriye'de kurulan tuzağı aynı biçim ayrılıp atacağımızdan, kimsenin kuşkusu olmasın. Amerika Birleşik Devletlerinin bu hakikatler ışığında attığı adımlardan bir an evvel dönmesini istiyoruz. Tarih ilmi bir kenara vazgeçilerek, ülke başkanlarının bu mevzularda ahkam kesmesi işleri çığrından çıkarmaktan başka bir şeye afacan. Yaşanan atışmalarının Ermeni cemiyetine en ufak bereketi olmadığı gibi atılan adımlar, daha büyük kasvetlerin alana gelmesine yol açabilir. Bizim hiçbir Ermeni kardeşimizle meselemiz yoktur. Ermenistan ile iyi bir ilişki de kuruluş etmek istiyoruz. Son 16 senede iyi adımlar attık fakat bu adımlara bir karşılık alamadık.  Uzun seneler süresince Amerika Birleşik Devletleri ile güvenirlik bağlaşıklık üzerine heyeti yakın ilişkilerimiz olmuştur. FETÖ ve YPG'ye verilen takviyeyle ve S-400'deki saldırıları ortaklıklarımıza hasar vermiştir. Atılan bu adım artık Türk-Amerika Birleşik Devletleri ilişkisinin çok ötesine düşmüştür. Koşullar ne olursa olsun kendi niyetlerimize kilitlenerek yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Bu biçimde bizi yolumuzdan döndürebileceklerini sananlar, yanıldıklarını kavramış olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa ile de denk koşullarda çalışmak, birlikte yürümek istiyoruz. Bu işbirliğinin çok ehemmiyetli ve herkesin bereketi olduğuna inanıyoruz. İstiklalini ve istikbalini her şeyin üzerinde yakalayan olarak her tabanda konuşmaya, uyuşmaya işbirliğinde beraber hareket etmeye hazırız. Biden ile Haziran'da yapacağımız görüşmeyle bu mevzuları surat surata konuşacağız. Biden'a şunu da andırdırmak isteriz. Biz yabancı dokunulduk, değişik ilişkilerde vardı. Sağolsun konutumuza kadar gelip bizi ziyaret etmiştlerdir. NATO'da iki ehemmiyetli bağlaşık olarak nasıl oluyor da NATO'dan uzaktan yakından ilgisi olmayan bir Ermeni lobisine Türkiye'yi değişiyorsunuz.