Son dakika... HDP'li vekilin teröristle fotoğrafı... Bahçeli: TBMM'de terörist istemiyoruz, dokunulmazlığı kaldırılmalı

Son dakika... HDP'li vekilin teröristle fotoğrafı... Bahçeli: TBMM'de terörist istemiyoruz, dokunulmazlığı kaldırılmalı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup buluşmasında açıklamalarda bulundu. Bahçeli, HDP'li vekilin teröristle resminin çıkmasına ait

İşte Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar...

Bedelli milletvekilleri grup buluşmamıza başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum. Şehitlerimizi Allah'tan rahmetler, yaralı askerlerimize de şifalar talep ediyorum.

Türk halkı terör örgütlerinin kanlı ataklarına bağ eğmeyecektir. Teröristler tüm insanlığın ortak can düşmanıdır. Terörizmin hiçbir biçimi masum değildir, yasal değildir. Terör meseleyi ülkemizin henüz kabuk bağlamamış yarasıdır. Hudutlarımız, dağlarda, şehirlerde, belediyelerde, bürokrasilerde ve gazi Meclis'te parçalayıcı teröristleri arınmadıktan sonra güvende olamayız. Ulusal birliğimiz buna bağlıdır.

"BİZ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDE TERÖRİST İSTEMİYORUZ"

Sancak inmesin diye yavrularını kabre indiren şehit analarına ve babalarına vefa borcumuzu ödemek zorundayız. Biz, Türkiye Büyük Millet Meclisinde terörist istemiyoruz. Biz terör örgütüne personel devşiren HDP'yi Türk siyaset yaşamında 1 saniye dahi görmeye tahammül edemiyoruz. Mehmetlerimize mermi sıkan alçaklarla düşüp kalkacaklar, sonra da karşımıza geçip demokrasi, hürlük, insan hakları ezberlerini utanmadan, bunalmadan arka arkaya sıralayacaklar. Bu ne pişkinliktir!

Gözden KaçmasınHDP milletvekili Semra Güzel hakkındaki fezleke Cumhurbaşkanlığına gönderildiHDP milletvekili Semra Hoş hakkındaki fezleke Cumhurbaşkanlığı'na gönderildiHaberi Görüntüle

"TERÖRİST SEVDALILARI MECLİS HOLLERİNDEDİR"

Bu parçalayıcı milletvekili hakkında gerekli gelen meşru takip şipşak temin etmelidir. Terörist sevdalıları Meclis hollerindedir. Bu kadar şehit veriyoruz, bu kadar acı yaşıyoruz, bir HDP'linin atakları ayıpladığını bilen var mıdır?

Geçtiğimiz cumartesi günü 3 kahramanımızın şehadeti sonucunda taziye iletileri paylaşılmıştır. CHP Genel Başkanı'nın yayınladığı taziye iletisine lütfen dikkat emrediniz. Daha acayip ve düşündürücü taziye iletisini İP Başkanı gündeme taşıdı. Patlayan nedir, muhakkak değil. Patlatan kimlerdir sarih ve net değil. Kavrayan yoktur, anlatan yoktur. PKK'ya YPG'ye tek bir söz yoktur, tek bir atıf, tek bir tenkit yoktur. Bu kadar yok ortadayken öteki yanda ayrılıcılarla işbirliği vardır, patlama ortaklığı vardır, ağız birliği vardır ve karşımızdadır. HDP'yi küstürmemek için 40 ırmaktan su taşıyanlar, PKK'yı incitmemek için sakınanlar halk ve milliyet karşılarıdır. Ey zillet partileri çekinmeyin, vicdanlıysanız itiraf edin; PKK bomba patlattı derseniz yalnızca dürüst, meblağlı olursunuz. 

Türkiye'nin değişen terörle çaba taktiği kapsamında terörün kaynağında önlemek asıldır. CHP Genel Başkanı kuyruklu palavraya nasıl müracaat etebiliyor, ulusumuzu aldatmaya ne hakla cüret edebiliyor. Neden bizim askerimiz Suriye'de şehit olsun diye soran, Irak ve Suriye tezkeresine 'hayır' diyen Kılıçdaroğlu mu terörle çabayı korunuyor. Kılıçdaroğlu, İBB'deki soruşturmada görevli müfettişlere ateş püskürüyor. Belediyede işe girdikleri iddia edilenlerin sponsoru çok sarih söylüyorum Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Bize Saray'ın Sözcüsü diyen Kılıçdaroğlu, Kandil'in tedarikçisidir. DİAYDER iddia belgesinde Kılıdaroğlu'nun ismi geçiyor mu geçmiyor mu? Saklanma Kılıçdaroğlu, çık karşımıza cesurca söyle.

Gözden KaçmasınBakan Soyludan sert sözler: TBMMye girmekle terörist sıfatınız kaybolmazBakan Soylu'dan sert laflar: Türkiye Büyük Millet Meclisine girmekle terörist sıfatınız kaybolmazHaberi Görüntüle

 "TERÖR BİTECEKTİR, UFALAYICILIK BATAĞI KURUTULACAKTIR"

Türkiye'nin 2023 senesine bölücü terörü yere sererek, bu badirenin tamamiyle yaşamımızdan sökülüp atılacağından en ufak şüphe dinlemiyorum. Türkiye, terörün belini kırıp başını ezdikten sonra ekonomik olarak atlayarak, ulusal birlik ve kardeşlik alanında eforuna efor katacaktır. Türk ile Kürt ezeli ve ebedi kardeştir, yenilgiciler kahpedir. Bizim gönlümüzde herkese yetecek kadar sevgi vardır. Bu topraklara vatanım diyen herkese kapımız sarihtir. Tarafımız doğrudur, güzergahımız haktır, karşımıza kim çıkarsa çıksın fark etmez. Terör bitecektir, ufalayıcılık batağı kurutulacaktır. Teröristler ya bağımsız Türk duruşmaları önünde hesap verecekler ya da yok edileceklerdir.

22 Mart 2016 tarihli Meclis Grup Buluşmamızda açıkladığım, şu anda devam eden muazzam çaba sürecine bir nebze de olsa katkı vereceğini umut ettiğim sekiz maddelik terörle çaba tekliflerimizi tekraren sizlerle ve aziz ulusumuzla paylaşmaktan bahtiyarlık dinleyeceğim:

1- Terörle çaba, teröristle çaba değildir.

Zaman ve mekân üstü, tarihsel perspektiften beslenen yüksek us ve yosunu gerektirmektedir.

Evvel olanı, olmuşu ve olacağı bütüncül ve derinlikli açıklayan yüksekten ve analitik bakış demek olan “terörizmle çaba vizyonu” geliştirilmelidir.

2- Terörle çaba terörün inisiyatif ve ön aldığı süreçte her vefattan sonra gösterilen günlük tepkiler değildir.

İkinci düzeyde yapılacakların tamamının anlandığı ve unsurların tamamının vizyona göre yapılandırıldığı “terörle çaba konsepti” oluşturulmalıdır.

3- Terörle çaba, cemiyetin mağdur ve devletin seyirci gidişatında olduğu doğaçlama çaba sahası da değildir.

Üçüncü düzeyde vizyondan beslenen, konseptten çıkartılan ve tam ulusal efor unsurlarını mesullük şuuruyla seferber eden “terörle çaba taktiği” ortaya konulmalıdır.

4- Terörle çaba, vizyon, karar ve uygulamanın tam unsurlara doğrultu verdiği idarenen, daha doğrusu idarenmesi gereken bir süreç demektir.

Dördüncü düzeyde bu taktiğin ülkemizdeki resmi veya gayri resmi, özel veya tüzel tam unsurlara görev yükleyen “terörle çaba siyaseti” oluşturulmalıdır.

5- Terörle çaba, çaba edilen kavram, grup ve taraflar hakkında cemiyetsel bir ittifakın olmasını, oluşmasını ve olgunlaşmasını gerektirmektedir.

Beşinci düzeyde, terör üzerindeki ortak istemin ve mükellefliklerin tanımlanması ve cemiyetin kazanılması için “terörle çabada kitle kazanma programı” devreye sokulmalıdır.

6- Terörle çaba sadece asker, polis ve korucuya ihale edilmiş kolay bir asayiş meseleyi değildir.

Sualin içten ve dıştan alabileceği tam dayanakların kesilmesini sağlayacak kadar kapsamlı “diplomatik çaba eylem tasarıyı” hazırlanmalı, eşgüdüm halinde uygulanmalıdır.

7- Terörle çaba silahtan mayına, tuzaklı bombadan hendek kazmaya, pusudan baskın ve intihar eylemine kadar çok değişken ve enerjik bir alan olması sebebiyle mutat önlem ve tertip etmelerle önlenemeyecektir.

Teröristin eylem biçimi ve usullerinin değişmesi süreçlerinde ön alarak alakalı güvenlik güçlerini yeni koşul ve gidişatlarla geçimli olarak eğitecek, donatacak ve idareyecek “teröristle çaba strateji eğitim ve icra programı” uygulanmalıdır.

8- Terörle çaba içte olduğu kadar dışta da ittifak ve karar gerektiren bir ilişkiler alanıdır.

Bu haysiyetle meblağlı, balanslı, sürekli bir “terörle çaba tanıtım çalışmasına” lüzum vardır.

İnsanımızın hasretle beklediği erişilebilecek hedefimizin huzur ve emniyet içinde olacağı, ekonomik meselelerin tamamen gündemden çıkacağı bir Türkiye hakikatidir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı bunu sağlamaya hazırdır. Cumhuriyetin 100. yıldönümü bu çerçevede bir milattır. Türk halkı bağımsızlık iftiharına düşkün bir millettir. Türkiye Cumhuriyeti bu meşalenin aydınlığına yürümektedir. 29 Ekim 1923 geçmişten apaçık bir kopuş olmayıp bütün tersine yeni bir soluğu olarak belirmiştir. Tarihin her yarıyılında Türk halkı, Türk ve İslam coğrafyaları hedef olmuştur. 

KAZAKİSTAN'DAKİ PROTESTOLAR

2 Ocak 2022 pazar gününden itibaren Kazakistan'da fitili alevlendirilen vakaların, sosyoekonomik negatifliklerle tanımının yapılması basitçi bir yaklaşımcıdır. Bize göre mağdur kitlelerin hak arayışı değildir. Kazakistan'da şikayet mevzusu zamlar geri alınmıştır, yeni laflar verilmiştir ancak vakaların durması ülkenin her yerinde muhtemel olmamıştır. Kazakistan'da devlet, cadde şovlarına tüm imkanlarından dayanmıştır. Güvenlik eforlarıyla göstericiler arasında çatışmalar yaşanarak çok rakamda can kaybı yaşanmıştır. OHAL duyuruyu mecbur hale gelmiştir.

"DEMOKRASİ BU SÜREÇTE EN ÇOK İSTİSMAR EDİLEN KAVRAMDIR"

Sonu gelmez çatışmaların projelendirildiği anlaşılmaktadır. Cemiyetlerin politik ve ekonomik arzları, dış sponsorların aracıyla silaha dönüştürülmektedir. Kazakistan'daki vakaların hakikat iç suratını kesin ifadelerle söyleyebilmek için yeterli bilgiye elbette sahip değiliz. Gaddar parmakların devrede olduğunu söylemek esassız bir iddia olmayacaktır. Demokrasi bu süreçte en çok istismar edilen kavramdır. Ekonomik eğrilikler, haddinden fazla mübalağa etilen mevzu başlıkları olarak sıcaklığını gözetmektedir.

"KAZAKİSTAN'DA FETÖ PARMAĞINI İNCELENMESİ ELZEMDİR"

Bize kalırsa Kazakistan'da FETÖ parmağını incelenmesi elzemdir. Mesele yalnızca Kazakistan'ın meseleyi değildir, 'Ben Türk'üm' diyen herkesin meseleyidir.  İsmimiz birse çabamız da bir olmalıdır. Terörist ellere karşı tutumuzun da aynı olması gereklidir. Nasıl Karabağ'da Azerbaycan ile tek vicdan olduysak, Kazakistan'la da birlikte oluruz.

MUHALEFETİN ERKEN TERCİH ÇAĞRISI

Gerçekten de Kemal Derviş'in yetiştirmeleri CHP'de köşe başlarını yakalamıştır. Dün hedef Bülent Ecevit'ti, bugün Recep Tayyip Erdoğan'dır. Kurgu aynıdır. Demokrasi düşmanlarının Sayın Cumhurbaşkanımızı yollamaya eforu asla yetmeyecektir. Dominantlığın büyük sahibi millettir. Hükümeti ve devleti hedef alan cadde hareketlerine canımızla, kanımıza sabrederiz.

TÜRK DOKTORLAR BİRLİĞİ'NE TEPKİ: BU TEŞKİLAT OMICRON VARYANTI GİBİ

Türk Doktorları Birliği adlı tıbbın surat karası iş teşkilatı Türkiye’yi karalamaktan, saygın bilimsel çalışmaları iftiramaktan başka hiçbir işe yaramadığını kezlerce kanıt etmiştir. Acil kullanım onayı alan, TURKOVAC aşısının Faz-1, Faz-2, Faz-3 çalışmalarının olmadığını iddia eden bu teşkilat koronavirüsün Omicron varyantı gibidir. Ülkesine bu kadar yabancılaşan, böylesi bir iş teşkilatının halen faaliyetlerine devam ediyor olması esef vericidir. TURKOCAC'ın 3 faz çalışmasının yapılmasına karşın bunu inkar etmek düpedüz palavracılıktır. Türk Doktorlar Birliği bugün değilse ne zaman kapatılacaktır?