Tarihi büyümede dikkat çeken detaylar! Uzmanlar tek tek anlattı: Dolar bazında yüzde 23.6 arttı

Tarihi büyümede dikkat çeken detaylar! Uzmanlar tek tek anlattı: Dolar bazında yüzde 23.6 arttı

Ekonomistler, Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekteki senelik yüzde 21,7'lik gelişmenin ayrıntılarına bakıldığında tüketim, yatırım ve ihracat kalemlerinden gelen sinyallerin gelecek yarıyıl açısından

Türkiye İstatistik Müesseseyi TÜİK senenin ikinci çeyreğine ait Gayri Safi Yurt içi Hasıla GSYH bilgilerini açıkladı. Buna göre Türkiye ekonomisi, ikinci çeyrekte geçen senenin aynı yarıyılına kıyasla baz tesirsiyle yüzde 21,7'lik sihrime kaydoldu.

Tarihi büyümede dikkat çeken detaylar Uzmanlar tek tek anlattı: Dolar bazında yüzde 23.6 arttı

Temenniler paralelinde açıklanan gelişmeye en büyük katkı hizmetler ve sanayi sektöründen kazançken, söz konusu sektörlerdeki sihrime sürati ikinci çeyrekte senelik bazda sırasıyla yüzde 45,8 ve 40,5 seviyesinde hakikatleşti. Toplam katma değeri tarım yüzde 2,3, inşaat yüzde 3,1 ve gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3,7 çoğalış güzergahında etkiledi. Finans sektörü ise ikinci çeyrekte senelik bazda yüzde 22,7 daraldı.

Stoklar gelişmeyi 4,9 puan alt sürüklerken, net dış arz ise gelişmeyi 6,9 puan yukarıya istikametli etkiledi.

Tarihi büyümede dikkat çeken detaylar Uzmanlar tek tek anlattı: Dolar bazında yüzde 23.6 arttı

Gayrisafi sabit sermaye yaradılışı detaylarına bakıldığında yatırımların makine-ekipman kaynaklı bariz yükselmeye devam ettiği görüldü. Evvelki 11 çeyrekte üst üste daralan inşaat yatırımları bu senenin ikinci çeyreğinde yüzde 12,2 yükselirken, makine-ekipman yatırımlarının yüzde 35,2 ile bariz çoğaldığı izlendi. Özel yatırımların göstergesi olan makine-ekipman yatırımları böylece son yedi çeyrektir üst üste yükseliş kaydoldu.

Ekonomistler, sanayi ve hizmetler sektörleri liderliğinde tutulan bu sihrime sayısının, tüketim, yatırım ve ihracat ile desteklendiğine işaret ederek, bunun gelecek yarıyıl için sürdürülebilir ve kaliteli sihrime elde edilmesinde ehemmiyetli olduğunu vurguluyor.

Tarihi büyümede dikkat çeken detaylar Uzmanlar tek tek anlattı: Dolar bazında yüzde 23.6 arttı

"3. ÇEYREKTE DE EFORUNU GÖZETTİĞİNE İŞARET ETTİ"

Bilgilere ait görüşlerini paylaşan ekonomist Haluk Bürümcekçi, ikinci çeyrekte gelişmenin 1998 bazlı endekse göre rekor çoğalışa işaret ettiğini belirterek, ulusal kazancın cari maliyetlerle bir evvelki senenin aynı çeyreğine göre yüzde 52,4 çoğaldığını, dolar bazındaki çoğalışın ise yüzde 23,6 seviyesinde asıllaştığını kaydoldu.

Son dört çeyrekte ulusal kazanç toplamının 765 milyar dolara yükseldiğini anlatan Bürümcekçi, sihrime trendinin eforuna ait göstergelerin 2. çeyrekte evvelki çeyreğe göre ılımlı çoğalışa işaret ettiğini söyledi.

Bürümcekçi, tüketmeler usulüyle hesaplanan GSYH bilgilerine göre, ikinci çeyrekte özel tüketim tüketmeleri, yatırımlar ve net dış arzın gelişmeyi yukarıya sürüklediğini, stok eksilişinin olumsuz etkilediğini aktararak, "Gelecek yarıyıl görünümü ele alındığında; Türkiye imalat sanayi Satınalma İdareyicileri Endeksi PMI temmuz-ağustos ortalaması 54,1 ile evvelki çeyreğe göre 3,8 puanla bariz çoğalırken, Asıl Kesim Güven Endeksi'nin aynı yarıyıl ortalaması 108,1'den 112,2'ye çıktı. Kapasite kullanım oranı ortalaması yüzde 75,9'dan yüzde 76,6'ya yükselirken, harcayıcı güven endeksi ise yüzde 79,7'den yüzde 78,8'e hafif geriledi. Başta turizm olmak üzere hizmet sektörlerinde bariz derlenme izlenirken, dış arzda da derlenme devam etti. Dolayısıyla genel olarak ilk sinyaller ulusal kazanç sihrimesinin senenin 3. çeyreğinde eforunu gözettiğine, çeyreklik bazda yeniden pozitif olabileceğine işaret etti." diye konuştu.

Tarihi büyümede dikkat çeken detaylar Uzmanlar tek tek anlattı: Dolar bazında yüzde 23.6 arttı

İç arzın süratli derlenmesı ve dış arzın güçlü seyrini korumasının, yüzde 9,3 olarak revize ettikleri sihrime hipotezi üzerindeki yukarıya istikametli riskleri canlı yakaladığını aktaran Bürümcekçi, şunları kaydoldu:

"Gerek sanayi yapımı endeksinde gerekse ulusal kazanç serisinde gelinen tarihi yüksek seviyeler, senenin kalan yarıyılında bir ivme kaybı olsa dahi mekanik olarak karşılaştırmanın yapılacağı 2020 seneyi aynı yarıyıllarına göre gelişmenin yeniden eforunu gözeteceğini gösteriyordu. İkinci çeyrek gerçekleşmesi sonrası yarıyılda çeyrekten çeyreğe başkalaşımların yatay olduğu bir senaryoda dahi 2021 seneyi ulusal kazanç sihrimesi yüzde 8,6 olarak reelleşmekte. Ayrıca, son yarıyılda finansal şartların tekerrür gevşemesi ve syosunun kısıtlamalarının kaldırılmasıyla iç arzın bariz derlendiği kollanırken, dış arzın küresel etkinlik sebebiyle güçlü seyretmeye devam etmesi de sihrime meyline destek vermektedir. Temmuz-Ağustos lider göstergeleri de ekonomik etkinliğin 3. çeyrekte ivmesini gözettiğini göstermiştir. Bu yönde yüzde 7,7 seviyesinde olan 2021 seneyi sihrime varsayımımızı yüzde 9,3 olarak revize ederken, bu hipotez üzerindeki risklerin halen yukarıya istikamette olduğunu düşünmekteyiz."

"BİR HAYLİ SEKTÖRDE GÜÇLÜ BİR İLERLEME KAYDOLUNDU"

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Arzova da ikinci çeyrek sihrimesinin senelik yüzde 21,7 ile oldukça güçlü bir sayıya işaret ettiğini, bir evvelki çeyreğe göre ise yüzde 0,9'luk bir GSYH çoğalışı kaydolunduğunu söyledi.

Geçen senenin nisan ve mayıs aylarında syosunun sebebiyle yaşanan kapanmaların bu senenin ikinci çeyreğindeki gelişmede ehemmiyetli bir baz tesirsi yarattığını anlatan Arzova, buna rağmen imalat sanayi başta olmak üzere bir hayli sektörde güçlü bir ilerleme kaydolunduğunu, arz ve ihracatın da güçlü olduğunu ifade etti.

Arzova, sanayinin yüzde 40,5 ve hizmetler sektörünün yüzde 45,8 senelik sihrime sürati ile ulusal kazanç çoğalışına ehemmiyetli miktarda katkı sağladığına işaret ederek, "Tarım, ormancılık ve balıkçılık faaliyetlerindeki sihrime sürati yüzde 2,3 ile sınırlı kaldı. Türkiye'de 250-300 alt sektörü harekete geçirebilen inşaat sektöründeki senelik sihrime sürati de yüzde 3,1 ile düşük kaldı. Bunlar da ehemmiyetli göstergeler." dedi.

İmalat sanayi tarafına bakıldığında, toplam sihrime içinde ehemmiyetli kalemlerde biri olan hane ulusu tüketiminin yüzde 13,8'lik bir katkı sağladığını belirten Arzova, şöyle devam etti:

"İmalat sanayisine katkı sağlayanlardan biri hane ulusu tüketimi. İç tüketimin güçlü olması da burada imalat sanayisine ciddi bir katkı sağlamış. Bu güçlü gidiş bir yerden sonra riskli olabilir, özellikle enflasyon anlamında. Kamu gelişmeye çok az katkı sağlarken, yatırımlar ise imalat sanayisine katkı sağlaması açısından ehemmiyetli. Yatırımlar içinde makine parkı yatırımları anormal bir katkı verdi. Makine parkı yatırımlarındaki çoğalışın sebebi; hem içerideki iç tüketime yetişme isteği, hem de Türkiye'nin syosunun sebebiyle bir parça daha Avrupa'ya tedarik zinciri olarak yakınlaşmasının verdiği tesir ile kapasite artırım lüzumu... Takribî 3-4 çeyrektir bu devam ediyor ve gelişmeye katkının makine yatırımlarından gelmesi sevindirici. Gelişmede kamunun katkısının az olması da benim adıma sevindirici, zira kamunun küçülmesinden yanayım. Öte yandan kazanç usulü ile GSYH'ye bakıldığında, çalışanların gayrisafi katma değer içindeki hisseleri eksilmiş. Bunun da en ehemmiyetli sebebi enflasyon. Bu sebeple insanlar aslında gelişmeyi hissedemiyor. Sonuçta ehemmiyetli ve güçlü bir sihrime ama sürdürülebilir değil."

Sene sonu sihrime varsayımlarını yukarıya istikametli revize ettiklerini ve yüzde 9'u geçmesini beklediklerini belirten Arzova, "Bu seviyeler de çok sürdürülebilir değil. Bunun yarıyılsel bir tesir olduğunu göze alalım. Yavaş yavaş öbür çeyreklerde bir evvelki çeyreğe göre daralma göreöğreniriz. Bu da çok olağan ve sıradanlaşmaya doğru bir gidiş." değerlendirmelerini yaptı.

Arzova, imalat sanayinin çok güçlü gittiğini tekrarlayarak, "Türkiye'nin sihrime modeli ihracata dayalı oluyor demek için çok erken ama o yöne doğru bir evrilme var gibi gözüküyor." dedi.

"SALGININ SEYRİ ANA BELRLEYENLERDEN BİRİSİ OLMAYA DEVAM EDECEK"

Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu ise gelişmenin temennilere paralel ve güçlü bir biçimde geldiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"ikinci çeyrek sayılarında ehemmiyetli bir baz tesirsi bulunuyor. Bununla beraber, salgının başlangıcı hariç gelişmede imalat sanayi yapımı, yatırım çoğalışı ve ihracatın ehemmiyetli katkısını görüyoruz. İhracatçı sektörlerin syosunun şartlarında hem dış konjonktür hem de eforu ve esnekliği sayesinde küresel ticaretten hisse almaları bu pozitif tabloyu yarattı. Hizmetler de katkısını ortaya koymaya başladı. Senenin kalanında bir yavaşlama olacak ama senelik sihrime yüzde 8,5 ila yüzde 9,5 arası olabilir. Salgının seyri ana tanımlayıcılardan birisi olmaya devam edecek. Bununla beraber, hem emtia maliyetlerindeki çoğalış hem de iç arz muhakkak bir canlılık gösterdiği için yaşanan sihrime enflasyon ve cari sarih de yaratıyor. Gelişmenin sürdürülebilirliği için enflasyon ile çaba büyük ehemmiyet taşıyor."

"GELECEK YARIYIL İÇİN DE EHEMMİYETLİ"

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, son yarıyıl sihrime sayılarının salgının yavaşlaması ve aşılamanın hızlanması ile yukarıya istikamette ivmelenmeye başladığını belirterek, küresel çaplı daralmalar sonrası 2021 haysiyetiyle dünya ekonomilerinin süratli bir biçimde derlendiğini söyledi.

Dünya Bankası, Fitch Ratings, Moody's, Uluslararası Para Fonu IMF gibi uluslararası kuruluşların da bu ivmelenme neticesinde Türkiye'ye ait sihrime varsayımlarını yukarıya istikametli revize ettiğini anlatan Şener, "Türkiye, geçen sene Çin'den sonra dünyada en yüksek sihrime kaydolan ülke olmuştu. Gördüğümüz kadarıyla bu ivme devam ediyor. Bu gelişmedeki en ehemmiyetli iki kalem sanayi ve hizmet sektörü oldu. Türkiye ekonomisi açısından sevindirici olan; ihracatın sihrime üzerindeki net katkısının süratli bir biçimde çoğalıyor olması. Gelişmenin kaliteyi ve sürdürülebilirliği açısından, ulusal kazançtaki çoğalışın sanayi yapımı ve ihracata dayalı olması, gelecek yarıyıllar için de Türkiye ekonomisini pozitif etkileyecek." ifadelerini kullandı.

Şener, Türkiye ekonomisinin 2021'de yüzde 8'in üzerinde bir gelişmeyi rahatlıkla sağlayacağını vurgulayarak, bunun ulusun refah seviyesine yansımasının da ehemmiyetli olduğunu kaydoldu.

Sihrime sayılarında baz tesirsi olduğuna işaret eden Şener, ancak sanayi ve hizmetler sektöründeki çoğalışların ehemmiyetli olduğunu, tüketim ve yatırım kanallarından gelen ciddi katkıların gelecek yarıyıl için umut verdiğini sözlerine ilave etti.

Tarihi büyümede dikkat çeken detaylar Uzmanlar tek tek anlattı: Dolar bazında yüzde 23.6 arttı

2021’DE YÜZDE 8,5 SİHRİME SÜRPRİZ OLMAZ
Serkan Gönençler - Gedik Yatırım Başekonomisti

Baz tesirsinin de desteğiyle, temennilere paralel senelik yüzde 21,7 çoğalış kaydolan GSYH’nin ana sürükleyicilerinin ılımlı iç arz ve güçlü ihracat performansına bağlı olarak senelik yüzde 40,5 gelişen sanayi sektörü ve yine açılmalara bağlı olarak senelik yüzde 45,8 gelişen hizmetler ticaret, eriştirme ve turizm sektörleri olduğu görülüyor.

Senelik yüzde 2,3 sihrime kaydolan tarım ve yüzde 3,1 sihrime kaydolan inşaat sektörlerinin ise, görece cılız seyrettiğini söyleyebiliriz. İmalat PMI, kapasite kullanımı, elektrik tüketimi ve kredi kartı tüketmeleri gibi bir dizi lider gösterge, ekonomik etkinlikteki ivmelenmenin yine açılmaların da tesirsiyle üçüncü çeyrekte de devam ettiğine işaret ediyor. Senenin geri kalanında iç arzda bir ölçü yavaşlama olsa dahi, son aylarda efor kazanan ihracat performansı ve yılbaşından bu yana yaşanan sihrime gerçekleşmesi dikkate alınırsa, 2021 seneyi GSYH sihrimesinin yüzde 8,0-8,5’li seviyelere ulaşması sürpriz olmayacaktır.

Tarihi büyümede dikkat çeken detaylar Uzmanlar tek tek anlattı: Dolar bazında yüzde 23.6 arttı

ÜÇÜNCÜ ÇEYREKTE DE GÜÇLÜ SİHRİME BEKLEYEBİLİRİZ
Enver Erkan – Tera Yatırım Başekonomisti

Senelik gelişmenin bizim beklediğimiz istikamete hemen hemen paralel bir sihrime olduğunu söyleyebiliriz. Zati yüzde 20 üzerinde reelleşen gelişmenin çok ehemmiyetli bir kısmını, geçen seneden gelen baz tesirsi açıklıyor. 2020 senesinin ikinci çeyreğinin makûs geçen bir yarıyıl olmasından dolayı, buna kriz tesirlerinin hafiflemesini de ilave ettiğimiz zaman senelik başkalaşım oldukça yüksek bir oranda hakikatleşti.

Zati gecikmeli yarıyıla ait bir bilgi olması itibariyle, gelişmedeki varsayımlarda isabet oranının oldukça yüksek olması olağan. Zira sanayi yapımı, PMI, kredi genişlemesi, ihracat bilgileri gibi lider göstergeleri, gelişmeyi açıklayan kalemlerin doğrultusuna baktığımızda gelişmenin güçlü bir yönde geleceği görünüyordu.

Buna karşılık yarıyılsel sihrime tarafında azıcık beklenenin altında bir resim olduğunu söyleyebiliriz. Zira çeyrekten çeyreği sihrime yüzde 0,9 gibi sınırlı bir oranda hakikatleşmiş ki, çeyrekten çeyreğe sihrime mevsimsellikten temizletilmiş sihrime olması itibariyle, oradaki meyil azıcık daha cılız. Muhtemelen ikinci çeyrek içerisindeki yarıyılda mayıs ayındaki kapanma tesirsi, yavaşlamaya ve gelişmede sürat kaybına geçici bir yarıyıl için neden olmuş olabilir.

Bunun dışında gelişmeyi besleyen kalemler içerisinde, hemen hepsinde zati senelik baz tesirsinden dolayı güçlü oranlar var. Burada, ehemmiyetli olan aynı zamanda enflasyonu da destekleyen kalemler, başka bir deyişle özellikle arz tarafındaki metamorfozlar ki iç arzdaki seyir malum enflasyonda tesirsi olabilecek bir seyir.

O açıdan özellikle, kredi genişlemesindeki vaziyet, gereksinim kredilerindeki vaziyet bunlar yakından takip edilmeli ki oradaki ağırlıklanma itibariyle muhtemelen gereksinim kredi tarafına da bir tertip etme, bir sınırlama getirilecek gibi görünüyor.

Zira, sıkı para politikası ve makro ihtiyati ihtiyatlara karşın, iç arz halen muhakkak bir seviyenin üzerinde seyrediyor gibi görünüyor ve üçüncü çeyreği de devreden bir tesir bu. Üçüncü çeyreğin de lider göstergelerini görüyoruz. Yeniden sanayi yapımı, sektörel güven endeksleri gibi burada senenin geneline dağılmış güçlü seyir devam ediyor. Dolayısıyla, üçüncü çeyrek aslında senenin genel sihrime doğrultusu açısından yeniden pozitif tesir edebilecek bir yarıyıl. Artı ekonomik açılmanın tesirsiyle birlikte hizmet sektörünün de katkısı aşikarlaşmış olacak.

Dolayısıyla yüzde 20’lik ikinci çeyrek tesirsi, üçüncü çeyrekte baz tesirsi olmayacağından dolayı, senelik bazda sayıyı çeyreksel yarıyılda alt sürükleyecek olsa da yarıyılsel bazda güçlü bir sihrime bekleyebiliriz.

Senelik sihrime de genel temenni yüzde 8'e yakın bir sihrime olabileceği güzergahında, biz de yüzde 7,8'lik bir senelik sihrime olabileceğini düşünüyoruz. Şayet Covid kaynaklı küresel ya da yerel bir ekonomik şok tesirsi olmazsa sihrime bu yönde asıllaşabilir. Geçen senenin düşük sihrimesinden bu sene büyük bir rebound tesirsi sihrime tarafında senelik bazda da göreöğreniriz.

Tarihi büyümede dikkat çeken detaylar Uzmanlar tek tek anlattı: Dolar bazında yüzde 23.6 arttı

SANAYİ SİHRİMESİNDE GÜÇLÜ GÖRÜNÜMÜN DEVAMINI BEKLİYORUZ
Yusuf Topçu - Analist

Türkiye ekonomisi 2021 senesinin ikinci çeyreğinde geçtiğimiz senenin aynı yarıyılına göre yüzde 21,7 gelişti. Temennilere paralel gelen bilgide 2020 senesinin ikinci çeyreğinde kaydolunan yüzde 9,9 daralmadan kaynaklı baz tesirsini eşitlikten tamamen çıkardığımız takdirde yüzde 9,5 gibi bir sihrime sayısıyla karşılaşıyoruz.

İmal usulü ile hizmetler sektörü yüzde 45,8 ve sanayi sektörü yüzde 40,5 gelişmiş gidişatta. 2021 senesinin büyük kısmında kesintisiz çoğalış gösteren sanayi yapımı endeksi ile beraber göz önüne alındığında senenin devamında da sanayi sektörü sihrimesinde güçlü görünümün devamını bekleyebiliriz.

Seans başında maliyetlemelerde ilk dikkat toplayanlar; Borsa İstanbul 100 endeksinde 1.480’e doğru bir yolculuk, DolarTL kurunda 8,30 TL seviyelerinde konsolidasyonunun devamı ve sabit getirili menkul kıymet getirilerinde keskin sayılabilecek bir düşüş oldu. Getiri eğrisinde komple bir gerileme takip edilirken 2, 5 ve 10 senelik bono getirileri sırasıyla yüzde 18,60 yüzde 17,60 ve yüzde 17,10’a düştü.

Böylece bono piyasasında ilk düzeyde 50 baz puan ile başlayabilecek bir faiz indirimi döngüsü temennisi neredeyse maliyetlenmiş oldu. Cuma günü enflasyon sayılarını da görmemizle beraber para politikası cephesinde temenniler daha da bariz hale gelecektir.

Benim odağım senenin son çeyreğinde takip edilecek GSYH’de sihrimesiyle başlayan yolculuğun, bizi Borsa İstanbul’da nasıl bir sene sonu kapanışına götüreceğinde olacak. Kur, borsa endeksi ve CDS primlerinde yaz aylarında başlayan sınırlı pozitif yarıyılda eylül ayı ile beraber artık resmen vites artırılan periyoda başlamış bulunmaktayız.

Piyasada ilkbahar aylarından beri devam eden sınırlı derlenmenin devamında, sene sonuna doğru ilk düzeyde 1.500 üzeri bir Borsa İstanbul 100 endeksi, 8,00 TL’ye ilerleyen kur ve 300 seviyesinin altına ilerleyen CDS primleri gibi bir tablo görme olasılığımız oldukça yükselmiş gidişatta. Yatırım civarında ikinci eyrekte yaşanan bitkinlik sonrası bu atmosferin nasıl kullanılacağını takip ediyor olacağız.

Borsada kolay harekât ve düşük komisyon için tıklayın