Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

Tarihinde bir hayli darbe ve müdahale yaşanan Türkiye, bu defa topluca ayağa kalktı. Genci, yaşlısı, kadını, erkeği her yaştan ve her kesimden insan yan yana geldi. Sancağını alan alanlara koştu. 15

DİRENİŞİN FİTİLİ BÖYLE ATEŞLENDİ

İstanbul’un köklü mahallelerinden Çengelköy, 15 Temmuz darbe teşebbüsünde Türk halkının sergilediği şanlı direnişin ilk adreslerinden biriydi. Kuleli Askeri Lisesi’nden çıkan bir grup adi, ulusun üzerine ateş açtı. O gece sabaha kadar sabreden Çengelköy milleti yedi şehit verdi.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

2016 senesinin sıradan, sakin, sıcak bir temmuz akşamıydı. Ancak saatler ilerledikçe enteresan, gizeme dışı büyümeler olmaya başladı. 22.00 sıralarında Ankara’da savaş uçaklarının pespayetan uçtuğu, İstanbul’da köprülerin giriş-çıkışlarının asker tarafından yakalandığı haberleri dolaşıyordu. İstanbul’un kilit noktalarından birinde daha acayip kıpırdanmalar vardı. Çengelköy’deki Kuleli Askeri Lisesi’nin önünde... Tatbikat bahanesiyle mektebe çağrılan bir grup askeri talebe adi bir emirle, Çengelköy Karakolu’nu ele geçirmek üzere mektepten çıktı. Bir şeyler olduğundan şüphelenip yavaş yavaş bir araya gelmeye başlayan Çengelköylüler de huzursuz gözlerle onları izliyordu.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

‘DARBE OLDU HERKES EVİNE’

Yüzbaşı kılığındaki bir adi arkasını arkasına havaya ateş açarak, “Herkes konutlarına, ordu idareye el koydu” diye bağırdı. Ancak bu hareket Çengelköy Muhtarı Can Cumurcu’nun başlarında olduğu grubu hazmedemedi.   Darbecilerin 50 sivili rehin alması, kadehi taşıran son damlaydı. Çengelköy Polis Merkezi’ndeki görevliler ve vatandaşlar, darbecilerle çatışmaya girerek 15 Temmuz’un ilk sivil direnişini hakikatleştirmiş oldu. O gece Çengelköy’de, aralarında gazeteci Mustafa Akrobat’ın da olduğu yedi vatandaş şehit edildi. Muhtar Can Cumurcu yaralandı.

Darbeciler saat 07.00’de telefonla gelen bir yönerge üzerine rehin aldıkları vatandaşları özgür bırakarak Kuleli’ye çekildi.

O gece bir grup darbeci de Acıbadem’deki Türk Telekom’u işgale gelmişti. Acıbadem ulusu da onları manilerken 6 şehit verdi.

MİLLETE YAYLIM ATEŞİ

15 Temmuz gecesi en fazla can kaybı yaşanan noktalardan biri de İstanbul Megakent Belediyesi’nin İBB Saraçhane’deki binasının önüydü. İBB’yi işgal etmeye gelen 53 darbeciye belediyede Sivil Korunma Sekreteri de içeriden destek verdi. Darbeciler ilk olarak binadaki güvenlik görevlilerinin silahlarını topladı. Vatandaşlar İBB önünde bir araya gelmeye başlayınca, başlarındaki albay üniformalı bir cuntacı emrindekilere, “Hiçbir kurşununuz boşa gitmeyecek, ulusun üzerine ateş edin, bir kurşun bir insan” diye yönerge verdi. Bunun üzerine kalabalığa yaylım ateşi açıldı. Vatandaşlar bina önündeki havuzda abdest aldıktan sonra darbecilerin üzerine yürüdü. Polislerin de takviyesiyle darbeciler tesirsiz hale getirildi. O gece orada Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim abonesi olan abiyi Prof. Dr. İlhan Varank’ın da aralarında olduğu 14 vatandaş şehit düştü. 152 şahıs da yaralanarak gazi oldu. Fatma AKSU - Eyüp Özgür

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi
Saraçhane: İstanbul'da destansı direniş

TANKLARA GEÇİT YOK

Darbecilerin 15 Temmuz hıyanet gecesindeİstanbul’da hakimiyet altına almak istedikleri ana hedeflerden biri de Atatürk Havalimanı’ydı. 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’ndan 4 tank, 5 geliştirilmiş zırhlı personel taşıyıcı GZPT, 4 zırhlı muharebe taşıtı ZMA, 1 askeri taşıt ve 1 askeri kamyonla çıkıp Atatürk Havalimanı’na vardılar. Saatler 23.00’ü gösterdiğinde darbeciler havalimanına giriş ve çıkışları kapatmıştı. Hava Harp Mektebi’nda görevli bir grup alçak da darbecilere takviyeye gelmişti. Hedefleri, uçuşları hakimiyet altına almaktı. Bu güzergahtaki direktifleri Hava Harp Mektebi’nda görevli Kaptan Albay Hüseyin Ergezen’den almışlardı. Hava Trafik Hakimiyet Kulesi’ne de gelen darbeciler, hava trafiğini hakimiyet etmek için 23.35’te kuleye girdi. Ancak beklemedikleri şey ulusun kendilerine müdahale edeceğiydi. Cumhurbaşkanı’nın yönergeyi üzerine binlerce şahıs Atatürk Havalimanı’na sanki akın etti, tanklara geçit vermedi. O gece orada Mahir Ayabak ve Zekeriya Bitmez şehit edildi.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi
Atatürk Havalimanı

‘SIRAT KÖPRÜSÜ’

Adi darbe teşebbüsüne karşı verilen çabalardan en büyüğü, Boğaziçi Köprüsü’nde yaşandı. Kuleli Askeri Lisesi’nden gelen ilk takım, saat 21.52’de köprüyü tek istikametli olarak trafiğe kapattı. Darbecilere destek 2. Zırhlı Komutanlığı’ndan geldi. İstanbul’un o dönemki emniyet müdürü Mustafa Çalışkan ve vatandaşlar köprüde korkmadan darbecilerin üzerine yürüdü. Millete silah sıkarak ve top atışı yaparak yanıt veren adiler, 2’si polis 34 şahsı şehit etti. Darbeciler bütün 8 saat 23 dakika sonra, saat 06.15’te teslim oldu. Vatandaşın şanlı direnişinin ardından Boğaziçi Köprüsü’nün adı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olarak değiştirildi.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi
Boğaziçi Köprüsü: Direniş bütün 8 saat 23 dakika sürdü

ABİDEYİ TESLİM ALAMADILAR

Darbecilerin 15 Temmuz gecesi hakimiyet altına almak ve darbenin reelleştiği izlenimini vermek istedikleri yer Taksim Alanı’ydı. Cumhuriyet Abideyi’nın çevresini çevirip ulustan uzaklaşmalarını istediler. Vatandaşlardan destek bekliyorlardı ancak destek değil tepki geldi. Darbecilere takviye için gelen bir takım ise Beşiktaş’ta vatandaşlar tarafından durduruldu ve teslim olmak zorunda kaldı. Taksim’de millete ateş açan darbeciler o gece 15 vatandaşı yaraladı. Daha sonra da tutuldular. Taksim kalkışmasıyla alakalı hazırlanan iddia belgesinde, iki güya komutan Müslüm Kaya ve Nebi Gazneli’nin emrindeki askerlere, “Önünüze çıkan barikatları devirin geçin, ateş edin, sıkın, milleti öldürün, yeniden de Taksim’e gidin” dedikleri yer aldı.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi
Taksim

TARİHE GEÇEN TELEFON

Hürriyet yazarı, CNN Ankara Temsilcisi Hande Fırat 15 Temmuz gecesi kalkışma haberleri üzerine televizyon stüdyosuna koşmuştu. Davetlileriyle ne olup bittiğini kavramaya çalışırken bir yandan da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a erişmeye çalışıyordu. Evvel Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürü ile görüştü. “Cumhurbaşkanı azıcıktan açıklama yapacak” cevabını aldı. Ancak 1 saat geçti açıklama yoktu... Özel Kalem Müdürü’nü tekerrür aradı. “Periscope’tan yayın yaptık, görmediniz mi?” diye sordu. Hande Fırat “Ben yayındayım. Hemen canlı yayına bağlayalım Sayın Cumhurbaşkanı’nı” dedi. Bir zaman sonra “Tamam” cevabı geldi. Hande Fırat elindeki telefondan FaceTime iletişimiyle Cumhurbaşkanı’nı yayına aldı. Saat geceyarısı 00.25’ti. Kızı Nehir’le konuşurken kullandığı FaceTime bu defa tarihi bir müzakereye aracılık ediyordu. Erdoğan CNN Türk ekranları aracılığıyla halkı darbe teşebbüsüne karşı durmaya çağırınca gecenin seyri bir anda değişmişti.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

BİNLERCE ŞAHIS HAVALİMANINDA

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı Marmaris’deri İstanbul’a taşıyan ATA uçağı 01.43’te Dalaman’dan Atatürk Havalimanı’na doğru yola çıktığında hareketlenme devam ediyordu. Erdoğan ve ailesinin dağılmasının hemen ardından darbeciler Marmaris’teki oteli basmış, kanlı bir çatışma yaşanmıştı.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi
Tankların önüne yattılar

O sırada kule çalışanları Erdoğan’ın içinde olduğu ATA uçağının kaptanını uyardı. Ancak kaptan, Türk Hava Yolları resmi kodunu kullanarak adileri yanılttı, saat 03.20’de galibiyetle Atatürk Havalimanı’na indi. Erdoğan’ın geleceğini dinleyen ulus havalimanına akın etmişti. Canları pahasına tankların önüne dikilen ve hatta yatan vatandaşlar, darbecilere geçit vermedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, alana indiğinde aprona kadar taşan binlerle buluştu. ‘Sizi barınağa indirelim’ önerisini anında yalanladı, Devlet Misafir Konutu’nden sık sık dışarı çıkarak milleti demokrasiye sahip çıkmaya çağırdı. Karargâh olarak büyük orta salon kullanıldı. Erdoğan’ın aile aboneleri de bu sırada yanındaydı. Atatürk Havalimanı, darbe teşebbüsün galibiyetsizlikle sonuçlanmasında en kilit noktalardan biri oldu.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi
Erdoğan böyle karşılandı

KIZILAY'A AKIN

Başşehirde 15 Temmuz 2016 Cuma akşamı saat 20 sıralarında acayip bir hareketlilik başgösterdi. Gözler semanda mükemmel bir sesle ‘pespaye uçuş’ yapan jetlere çevrilmişti. “F-16’lar pespayetan uçmaya başladığında birkaç sortiden sonra anormal bir şeyler yaşandığını hissettim” diyen Hürriyet Ankara Ofis muhabiri Mert Gökhan Koç, kendisini bir anda mermi sesleri arasında bulmuştu:

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

“Gazetemizin WhatsApp grubundan darbe teşebbüsü olduğunu belirten iletileri görünce hemen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önüne gittim. Taksiden iner inmez üstümden Genelkurmay’a doğru sonik patlamalarla pespaye uçuş yapan bir F-16 geçti. Oraya doğru koşmaya başladım.

İlk gördüğümüz manzarada onlarca ambulans, Genelkurmay’ın önünde bekliyordu. Herkes ne olduğunu kavramaya çalışıyordu. Sonra Genelkurmay’ın bahçesinden bir helikopter yükseldi, bir zaman sonra da üç helikopter bölgede ışıksız bir biçimde uçmaya başladı. Kızılay’a tanklar girmeye başlayınca suratlarca şahıs yolu kesmeye çalıştı. Darbeye karşı caddeye dökülen Ankaralılar tankların önüne atlıyordu. Bir anda mucizevi görüntülere tanık olmaya başladık. Ancak yolunun kesilmesine karşın bir tank vasıtayı da saniyeler içinde ezerek geçmişti. Darbeye karşı caddeye dökülen vatandaşlar, kendilerini tankların önüne atıp, üstüne çıkarak var gücüyle onları durdurmaya çalışıyordu. Tanklar, üstündeki askerlerle havaya ateş açarak bu defa Çankaya güzergahına doğru ilerledi.”

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

KARARGÂH ÖNÜNDE

Tanklar kısa bir zaman sonra yine Genelkurmay’a gelmişti. Mert Gökhan Koç o anların tanığıydı: “Vatandaşlar ellerine ne geçerse tanklara atıp, paletlerine sokarak durdurmaya çalışıyordu. Genelkurmay’ın önünde bütün bir keşmekeş manzarası vardı. Tanklar önüne ne geldiyse ezerek geçmişti. Binlerce vatandaş da tankların peşinde Genelkurmay’ın önüne gelmişti. Zırhlı taşıtlar Genelkurmay’a erişmeye çalışırken tankların üstüne çıkanlardan kimileri de vasıtanın kamuflajını giydirerek hareket etmesini yasaklamaya çalıştı. Tanklar da vatandaşları uzaklaştırmak için namlusunu bir sağa bir sola çeviriyordu. Bir Hayli şahıs Genelkurmay’ın demirlerine vuruyordu. Bu sırada vatandaşların üzerine ateş açılmaya başladı. Silah sesleri yükseldikçe yaralananlar oldu. Açılan ateşle beraber yakınımdaki vatandaşlar vurulmaya başladı. İki metre uzağımdaki bir şahıs yere yığıldı, karnından vurulmuştu. Sonra başkaları... Bölgede bütün bir keşmekeş yaşanıyordu.”

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

DARBE YAPTIRMAYIZ...

Genelkurmay’dan silah sesleri kazançken kapıya yakın bir yerde duvarın yanında siper aldım. Benimle beraber onlarca şahıs da yere uyumuştu. Yanımda biri Genelkurmay’ın kapısına bakıyordu.

“Yere yat, vurulacaksın” diye bağırdım. “Ne olacaksa olsun, bunlara darbe yaptırmayız” dedi. Ateş altından uzaklaşmaya çalıştım. Bir zaman sonra o bölge helikopterden ateş altına alındı ve çok rakamda sivil yaşamını kaybetti. Yazı ve resimler Mert Gökhan KOÇ

TANKLAR HER ŞEYİ EZEREK İLERLİYORDU

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

15 Temmuz gecesi Ankara’da Kızılay Alanı’ndan Genelkurmay’a, Atatürk Bulvarı’ndan Türkiye Büyük Halk Meclisi’ne kadar acımasız bir vahşetin tanığı olanlardan biri de Hürriyet foto muhabiri Rıza Özel’di:

Her şey gecenin âmâ karanlığında pespayetan uçan jetlerin kükremeleriyle başladı. İki jet binaların çatılarına dokunacak kadar alçalmıştı.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

Genelkurmay’ın içinden silah sesleri yükselmeye başlamıştı. Kendimizi yerlere atıp kurşunlardan kaçmaya çalıştık. Ateşin kesilmesiyle kısa zaman içinde etrafta her kesimden insan bir araya gelmeye başladı. Dinledikleri ‘darbe’ fısıltılarına yan yana yumruklarını sallayıp başkaldırı edenlerin profilleri birbirinden çok değişik ama tepkileri ortaktı. Polisler yavaş yavaş gelişen kalabalığı uzak yakalamaya çalışıyordu ki bu defa mermilerin vızıltıları insanların üzerinden geçmeye başladı. Kalabalığa ateş açılıyordu, herkes bütün siper yere uyuyor, silahlar susunca tekerrür kalkıp tepkisini gösteriyordu.

YANIMDAKİ İNSANLAR VURULDU

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

15 Temmuz gecesi soluksuz bir biçimde sürerken resim cihazımın deklanşöründen elimi bir an olsun çekemiyordum. Kısa zaman sonra Atatürk Bulvarı’ndan tanklar gelmeye başladı. Tanklar, bulvarda kendilerini durdurmaya çalışan insanların üzerine üzerine geliyor, arabaları, elektrik direklerini, ağaçları ezerek ilerliyordu. Koca demir istifleri paletlerinin üzerinde büyük bir hengameyle giderken insanlar tankların üzerine atlıyordu. Resim cihazımın kaydolduğu her bir kare, korku vesikasıydı. Bir grup tank Çankaya Köşkü’ne doğru gitti, bir grup Meclis’e doğru, bir grup ise polis taşıtlarını ezip geçerek Genelkurmay Başkanlığı önüne doğru hareket etti. Kızılay’da tankların önüne geçen kalabalıklar giderek genişledi. Başşehir caddelerindeki insan rakamı her geçen saniye daha da artıyordu. 

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

KURŞUNLARDAN  KAÇMAYA ÇALIŞTIK

Genelkurmay’dan silah sesleri yükselirken öteki gazetecilerle kendimizi yere atıp kurşunlardan kurtulmaya çalıştık. Karargâhı kuşatan kalabalığı korkutmak için tanklar ileri geri hareket ediyor, nizamiyeden ve duvarların arasından vatandaşın üzerine ateş açılıyordu. İnsanlar vücutlarını siper etmiş tanklara geçit vermiyordu. Nizamiyeden açılan ateşle onlarca şahıs yaralandı. Bunun üzerine ulusun tepkisi daha da arkasıydı. Hemen yanı başımdaki bir adam karnına aldığı kurşunla yere düştü, can vermişti. Birkaç metre ötemdeki genç ayağından yaralandı. Savaşlarda, çatışmalarda görev yapmıştım ama ilk defa bu kadar vefata yanaştığımı hissediyordum. 

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

Yazı ve resimler Rıza ÖZEL

MECLİS’E HÜCUM

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

Kızılay ve Genelkurmay önündeki korkuya tanık olan Hürriyet muhabiri Rıza Özel sürüklediği resimleri gazeteye eriştirmek için koşa koşa Meclis’e gittiğinde çok değişik bir manzarayla karşılaşmıştı:

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

İçeride sadece birkaç gazeteci vardı. Her partiden milletvekilleri ve Başkan İsmail Kahraman Meclis Genel Heyet Salonu’nda bir araya gelmişti. Genel Heyet Salonu’na sadece milletvekilleri girebilir. Ama o gece  salonda vekillerle beraber gazeteciler de vardı. Salona doğru inmeye çalışırken uçakların attığı ilk bomba Meclis bahçesine düştü. Muhalefet kulisinin yakınındaki tam sırçalar, sıvalar, çerçeveler birkaç metre ötemde üzerime doğru patlamıştı. Bir polis vardı, dışarı doğru koşarak bembeyaz toz bulutu içinden haykırıyordu: “Kimse var mı? Yaşamda kimse var mı?”

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

VEKİLLERLE BARINAĞA

Genel Heyet Salonu’na eriştiğimde ise her partiden vekiller hem tepki gösteriyor hem birlik iletileriyle darbeye karşı çıkıyordu. Meclis Başkanlık koltuğunda İsmail Kahraman, yanında CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel oturuyor beraber darbe karşıtı iletiler veriyordu. Dışarıdan gelen yoğun çatışma sesleri ve bombaların korkuyu içinde vekillerle beraber barınağa indik. Ağır silahlı polisler sağa sola koşarken çatışma sesleri giderek artıyordu. Sonradan helikopterin Meclis’i ateş altına aldığını bildim. Barınaktan çıktım. Genel Heyet Salonu’nda kimse yoktu. Basın kulisi bomboştu. Buranın güvende olmadığını kavradığımızda tekerrür barınağa inmeye karar verdik.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

İKİNCİ BOMBA DÜŞÜYOR

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

O sırada bina jetler tarafından öyle bir bombalandı ki her yanı toz bulutu kapladı. Barınağa inerken gördüğüm manzara hayretlere düşürüyordu. Kısa zaman evvel geçsek bombayla çökmüş çatıdan düşen parçaların altında kalacaktık, belki de patlayan sırçalar üzerimize yağacaktı. O an Meclis’te nerenin vurulduğunu bilemiyorduk. Bomba o kadar tesirli olmuştu ki ne kapılarda sırça ne duvarlarda sıva ne tavanda avize ne duvarda fotoğraf kalmıştı.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

Sabah gün ağarırken hâlâ dışarıdan ateş sesleri geliyordu. İhtarlara karşın saklana saklana dışarı çıktım. Genelkurmay’da bir tank duruyor, birkaç asker duvarların arttan ateş etmeyi sürdürüyordu. Ancak gecenin ilk anından bu yana caddeleri dolduran kalabalıklar yılmadan üzerlerine gidiyordu.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

GÖLBAŞI’NA İKİ ACIMASIZ BOMBA

Darbecilerin o gece tüm eforlarıyla saldırdığı bir hedef daha vardı. Ankara Gölbaşı’ndaki Polis Özel İşlem Başkanlığı. Kahraman polislerle çatışmayı göze alamayan adiler, en ağır bombaları arkasını ardına vazgeçti.

Darbeci askerlerin Ankara’daki kritik hedeflere hücumunda en fazla kaybı Gölbaşı Özel İşlem personeli verdi. Darbeci askerler ilk olarak Genelkurmay karargâh binasına girdiler. Burada Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve üst düzey komutanları rehin alan darbeci askerlerin hedefindeki ikinci nokta da Yenimahalle’deki MİT Müsteşarlığı oldu. MİT süper kobra bir helikopterle dakikalarca ağır makineli silahlarla taranırken, MİT personeli de karşılık verdi.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

Gölbaşı’nda şehit düşen 7 kadın özel harekatçıdan biri 23 yaşındaki Komiser Destekçisi Cennet Yiğit’ti.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

Gölbaşı Özel İşlem Daire Başkanlığı’nda şehit olan polislerden biri de 31 yaşındaki Demet Sezen’di. O gece 3 yaşındaki oğlunu ailesine emanet edip göreve gimişti. Başkanlığa atılan ikinci bombada şehit düşen Demet Sezen, şehit aileleriyle özel olarak ilgileniyordu.

POLİSLER ÇIKAMADAN

Darbe teşebbüsünün dinlenmesinden sonra Emniyet Genel Müdürlüğü tüm polisleri göreve çağırdı. Gölbaşı’ndaki Özel İşlem Daire Başkanlığı’nda suratlarca personel toplandı. Polisler darbecilerin abluka ettiği Genelkurmay, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu ve Jandarma Genel Komutanlığı’na harekât için hareket etti. Ancak polis memurları binadan çıkmadan darbecilerin hakimiyetinde bir F-16 savaş uçağı binayı havadan bombaladı. Binada büyük yangın çıktı. O sırada savaş uçağı 2. bombayı da bıraktı. Yerle bir olan binada 50 Özel İşlem polisi şehit düşerken, çok rakamda polis ise yaralandı.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

 

O KAVŞAKTA 5 ŞEHİT

15 Temmuz kanlı darbe teşebbüsü sırasında FETÖ’cü darbecilerin hedef seçtiği yerlerden biri de Beştepe’de bulunan Cumhurbaşkanlığı’ydı. Darbeciler 6 tankla Beştepe’ye hareket ederken, bir yandan da helikopterlerle abluka etmeyi tasarladılar. Ancak ulusun direnişiyle karşılaşınca Cumhurbaşkanlığı’na erişemediler. Havadan vurmaya çalışan darbecilere de Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi’ndeki görevli polisler yerden silahlarla ateş ederek müdahale etti. Çatışmalar sabaha kadar devam ederken, gün ağardığında Beştepe, etrafına atılan iki bomba ile sarsıldı. Kavşakta bir araya gelen sivilleri hedef alan darbeciler, uçaklarla 17 dakika aralıkla atılan iki bombayla burada bir araya gelmiş gruptan beş şahsı şehit etti.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

ŞEHİTLERİ KALBİMİZE YAZDIK

Cumhurbaşkanlığı’nın karşısında inşa edilen 15 Temmuz Demokrasi Müzesi’nde 251 şehidin hikâyeleri, resimleri eşliğinde anlatılıyor.

FETÖ terör örgütünün ulusal isteme darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz gecesi, milyonlarca şahıs hiç kararsız etmeden vatanını korunmak için alanlara koştu. Kadın, erkek, yaşlı genç tek vicdan, tek yumruk olarak yürüdü darbecilerin üzerine. Karşılarında Türk Silahlı Güçleri’nin üniformalarını, memleketin tanklarını, bombalarını, savaş uçaklarını kendi lekeli amaçlarına alet eden adiler vardı. Onlarınsa tek silahları bu ülke için atan vicdanlarıydı. Kimi tankların önüne yattı, kimi F-16’lara taş attı. Bir halk fobisizce, büyük bir inançla mermilere yürüdü. Ve demokrasi kazandı, Türkiye kazandı. O gece vatanı için şehit olan 251 şahsı kalbimize yazdık...

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

İNCİ’NİN BAKIŞLARI

33 yaşındaki İzzet Özkan da minnetle andığımız şehitlerimizden. Darbe teşebbüsünü dinlediği an Beştepe’ye giden Özkan, vurulmadan 10 dakika evvel son defa eşini arayıp helallik istedi. Geride 3 çocuğu öksüz kaldı. 15 Temmuz’un 3’şöhretçi sene anmalarında babasının kabrini ziyaret eden 7 yaşındaki İnci’nin bakışları, şehitleri asla unutmayacağımızın sarih bir ispatıydı. Yazı ve Resimler: Mehmet Can TOPTAŞ

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

CESARETİN ADI: ÖMER

Gecenin en ehemmiyetli anlarından biri, darbe teşebbüsünün başındakilerden, Özel Güçler Birinci Tugay Komutanı Tuğgeneral Semih Terzi’nin Silopi’den yanında 100 şahsiyet bir takımla Ankara’ya gelmesiydi. Takımını ikiye ayırdı. 40 bireyle gece 02.00 sıralarında işgal emeliyle Özel Güçler Komutanlığı’nı bastı.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

Piyade Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Özdemir o gece komutanlıkta nöbetçiydi. Yarıyılın Özel Güçler Komutanı Zekai Aksakallı telefonda Semih Terzi’nin darbeci olduğunu söyleyerek Özdemir’e sabretme emri vermişti. Astsubay Ömer Özdemir, helikopterden inip Karargâh binasına yanaşan Terzi’ye 3 el ateş etti. Terzi yere yığılırken, yanındaki FETÖ’cü darbeciler Özdemir’i arttan ateş açarak şehit etti. Aksakallı, daha sonra 15 Temmuz gecesini anlatırken “Ömer Özdemir’le 8 defa görüştüm, Terzi’yi öldürmesini istedim. Sabah komutanlığa gittiğimde şehit Ömer Özdemir yerde yatıyordu üzerinde bir örtü vardı. Örtüyü kaldırıp alnından öptüm” demişti. Şehit astsubay Ömer Özdemir demokrasi direnişinin ehemmiyetli kahramanlarından biri olarak Türkiye’nin kalbine gömüldü.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

SUİKAST TİMİ MENFEZDEN ÇIKTI

İZMİR’deki Hamlı Ana Jet Üssü’nde 37 şahsiyet darbeci asker grubu FETÖ terör örgütünün emriyle, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a suikast emeliyle Marmaris’e doğru yola çıktı. Suikast timi saat 03.00 etrafı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konakladığı Marmaris’teki otele erişip ablukaya aldı. Hücum ve ardından çıkan çatışmada Cumhurbaşkanlığı gözetmesi Mehmet Çetin ile Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğü personeli polis memuru Nedip Cengiz Eker şehit oldu, 9 polis de yaralandı. Erdoğan o sırada darbe teşebbüsünün ardından Marmaris’deri bölüp İstanbul’a yola çıkmıştı. Timdekilerin bir kısmı 11 gün sonra Marmaris’in ormanlık alanını tutuldu. İçlerinden biri FETÖ’nün ‘Hamlı üs imamı’ olduğu ortaya çıkan başçavuş Zekeriya Kuzu’ydu. Üs içindeki lakabı ‘Paşa’ydı. Menfezde tutulup çıkarıldığı ana ait sansasyonel resimle beraber utanç tarihine bu defa ‘menfez paşası’ olarak girdi. 

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

ÜSSÜN İÇİNDEKİ ‘SİVİL İMAM’

Darbeciler Ankara’ya bomba yağdıran uçakları Akıncı Üssü’nden idaredi. Maznunlar 1 Ağustos 2017’de ilk mahkemeye çıkarılırken en önde darbe teşebbüsünü Akıncı’da idarediği kameralara yansıyan sivil imam Kemal Batmaz, artta daha önceki orgeneral Akın Öztürk vardı.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

Ankara’daki Akıncı Üssü, adi darbe teşebbüsünün komuta merkezi olmuştu. 15 Temmuz gecesi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Gölbaşı Özel İşlem Daire Başkanlığı, Ankara Emniyet Müdürlüğü ve TÜRKSAT’ı bombalayan savaş uçakları Ankara Kazan’daki Akıncı Üssü’nden kalktı.

Akıncı’nın hollerinde o gece Türk Silahlı Güçleri içine sızmış FETÖ’nün ‘sivil imam’ları da vardı. Sivil imamlar Adaletli Yetim, Kemal Batmaz, Nurettin Oruç, Hakan Çiçek ve Harun Biniş Akıncı darbe teşebbüsü galibiyetsiz olunca kaçmaya çalışırken Akıncı’nın yakınında tarlada tutulmuştu. Hepsi de “Tarla bakmaya gelmiştik” diye korunma yaptı. Kemal Batmaz’ın daha sonra 15 Temmuz gecesi Akıncı’da 143. Filo’nun hollerinde darbe girişimine idarerken güvenlik kamerası görüntüsü çıktı. Adaletli Yetim’nam da 16 Temmuz sabahı kaçmaya çalışırken Nurettin Oruç ile üsteki Hoca Gazinosu’nun önünde kamera görüntüsü bulundu.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

Kalkışmanın ortaya çıkmasının ardından üssün olduğu Kahramankazanlılar F-16’lar uçamasın diye tarlalarını yaktı, üs nizamiyesinde darbecilere direndi. 9 Kahramankazanlı o direnişte şehit oldu. Üssün pistleri, darbecilerin hakimiyetindeki uçakların kalkışını önlemek için yarıyılın başbakanı Binali Yıldırım’ın emriyle bombalandı.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Darbe teşebbüsünün ardından hapsedilen daha önceki orgeneral ve YAŞ abonesi Akın Öztürk dahil topluca duruşmaya çıkarıldılar. Akıncı Üssü’ndeki eylemlere ait 475 maznunlu dava ile Genelkurmay Başkanlığı’ndaki eylemlere ait 224 maznunlu Genelkurmay ‘çatı’ davasında darbecilere ağırlaştırılmış müebbet ve süreli mapus cezaları verildi.

289 DAVADA KARAR ÇIKTI

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe teşebbüsüne müteveccih ülke genelinde açılan 289 davanın tamamı karara bağlanırken 143’şandaki kararlar netleşti.

Başsavcılıklar darbe teşebbüsüne ait 100 binin üzerinde soruşturma yürüttü, toplam 289 dava açıldı. Sona eren davalarda 4 bin 891 maznun ceza aldı. Cezalardan 2 bini ömür boyu mapustu. Aralarında 85 daha önceki general, 1116 daha önceki subayın da bulunduğu 1634 maznun, ağırlaştırılmış müebbet mapus cezasına çarptırıldı, 1366 maznuna müebbet mapus cezası verildi. Müebbet mapus cezası verilenler arasında 24 daha önceki general, 536 subay da yer aldı.

1891 maznun 1 sene-20 sene arası mapus cezası aldı. Davalarda 2 bin 870 şahıs da salıverilme etti.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

BASTILAR AMA SUSTURAMADILAR

Marmaris’deri Ankara temsilcisi Hande Fırat’ın sunduğu CNN Türk canlı yayınına FaceTime ile bağlanan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, tarihi bir konuşma yaptı. Erdoğan’ın açıklamasını dinleyenler gayret için alanlara akın etti. O sıralarda Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’yi ele geçirip darbe deklarasyonu okutan adiler, Erdoğan’ın CNN Türk’e bağlanıp vatandaşı alanlara ve havalimanına davet etmesi üzerine harekete geçti. Helikopterle saat 03.10’da otoparka inip ilk olarak Hürriyet ve CNNTürk’şan olduğu binaya girerek yayını kesmek istediler ancak gazetecilerin mukavemetiyle karşılaşınca muvaffak olamadılar. Darbeciler, polis ve vatandaşlar tarafını yasaklandı. Çatışmada Vedat Barceğci şehit oldu. Hürriyet ertesi gün “Darbeye geçit yok” başlığıyla okurlarıyla buluştu.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

BİTMEYEN NÖBET

15 Temmuz gecesi demokrasiyi gözetmek için destansı bir direniş gösteren Türk toplumu, adi darbenin püskürtülmesinde çok büyük rol oynadı. Darbe teşebbüsünün ardından 81 şehirde ulus caddelere çıktı, 27 gün 7/24 demokrasi nöbeti yakaladı. Direnişin yıldönümlerinde de onbinlerce şahıs, anma için 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne aktı...

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla 15 Temmuz gecesi alanlara akın eden vatandaşlar, darbe teşebbüsünün galibiyetle püskürtülmesinde ehemmiyetli bir rol oynadı. Günlerce süren demokrasi nöbetleri süresince de ulus, ulusal gayret ruhunu caddelere taşıdı. 81 şehirde 7 gün 24 saat demokrasi nöbetleri sürdürüldü. İstanbul ve Ankara gibi kentlerde eş zamanlı olarak bir hayli faallik tertip edilirken, yurt genelindeki nöbetlere genç-yaşlı ve çocuk milyonlarca şahıs katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı gizeme başta yarıyılın Başbakanı Binali Yıldırım olmak üzere, hükümet ve muhalefetten çok rakamda politik de alanlarda vatandaşlarla beraber demokrasi nöbeti yakaladı.

Vatandaşlara bu nöbetlerde çok rakamda sanatçı ve sporcu da alanlara inerek destek verdi. Sık sık canlı yayınlarla ve video konferanslar aracılığıyla şehirlerin alanlarındaki millete seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul ve Ankara’da da nöbetlere bizzat katıldı.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

81 şehrin tamamında ve muhtelif ülkelerde günlerce süren nöbetler, 7 Ağustos’ta büyük bir katılımla yapılan ‘Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ ile taçlandırıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin beraber katıldığı miting, Yenikapı Miting Alanı’nda tertip edildi.

“Demokrasi ve Şehitler Mitingi” için polis kaynaklarına göre takribî 5 milyon şahıs alanı doldurdu. 27 gün gece-gündüz yakalanan demokrasi nöbetleri, 10 Ağustos’ta Beştepe’de son buldu.

Üzerinden 6 sene geçse de o nöbet bugün demokrasi düşmanlarına karşı her vatandaşın kalbinde devam ediyor.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi

GÜLLERLE ANMA

15 Temmuz darbe teşebbüsünün yıldönümlerinde Cumhurbaşkanlığı’nda da geniş katılımlı anma merasimleri tertip ediliyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Ulusal Birlik Günü için Beştepe’ye gelen şehit yakınları ve gazilerle buluşuyor. 3. yıldönümü merasiminden bu karede Erdoğan, şehit yakınları ve gazilerle beraber Cumhurbaşkanlığı’nın protokol kapısı karşısında bulunan 15 Temmuz Şehitler Abideyi’na yürüdü. Bazı şehit yakınları ve gaziler, abideye kol kola yürürken, kimileri de ellerinde Türk sancağı taşıdı. Yürüyüş sırasında Mehteran Birliği, 15 Temmuz Marşı’nı çaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, abideye kırmızı güllerden oluşan bir buket vazgeçtiktan sonra şehitler için dua okudu.

Tarihi geceden unutulmaz 40 fotoğrafın hikâyesi