Temizlik işçileri anlatıyor: "Elimden gelse üç maske takacağım"

Temizlik işçileri anlatıyor: "Elimden gelse üç maske takacağım"

Dünyayı tesiri altına alan pandemi, tüm iş kollarında çalışanların yaşamını derinden etkiledi. Paklik emekçileri de salgından en çok etkilenen ve bulaş tehlikeyi yüksek olan iş gruplarından…

Ülkenin dört bir tarafından paklik emekçileri salgın yarıyılında yaşadıklarını, geleceğe dair umutlarını hurriyet.com.tr için anlattılar.

"HADİ ARTIK GEL" DİYECEKLERİ GÜNÜ BEKLİYORUM

G.D. – Konutlara pakliğe gidiyor

Pandemi benim yaşamıma büyük bir darbe vurdu diyebilirim. Ben uyumumu konutlara pakliğe giderek sağlıyorum. Pandemi evvelinde haftanın 4-5 günü çalışıyordum, bazı haftalar 7 gün çalıştığım dahi oluyordu. 2 çocuğumun ve kendimin her gereksinimini karşılayabiliyordum.

Pandemi ile beraber insanlar evine kimseyi sokmak istemediği için pakliğe gittiğim yerler “Artık gelme” dediler. Evvel geçici bir müddet olduğu için yönet ederim dedim ama süreç bu zamana kadar uzadı. Rastgele bir sosyal teminatım olmadığı için çok güçlük yaşıyorum. 

Şimdilerde bazı apartmanların merdivenlerini yıkayarak en azından gıda paramızı çıkarıyorum, "Buna da şükür" diyorum. Çalıştığım ailelerin "Hadi artık gel" diyecekleri günü bekliyorum.

SOKAKLAR TERTEMİZ OLUNCA HUZUR BULUYORUM

Belediyede paklik emekçisi olan Kadir Yanık için caddelerin tertemiz olması en büyük mutluluk kaynağı. Pandemi yarıyılında da işini aşkla yapmaya devam ediyor:

"Ben 15 yıldır belediyede paklik emekçisi olarak çalışıyorum. Pandemi yarıyılında yurttaşlarımız caddeye pek çıkmadığı için daha öncekisinden daha az çöp oluyor. Maske takmaya başladığımız ilk zamanlarda maskeleri yerlere atanlar oluyordu ne yazık ki. Biz yılmadan, bıkmadan ilçemizi pak yakalamaya çalıştık. Kimse yerde maske ve çöp görmediği için artık yerlere maske atan da kalmadı. Sokaklarımız pak olduğunda ben çok huzurlu oluyorum. Sağlıklı bir hayat için bu salgın yarıyılında birbirimize olan hassasiyetlerimizin en üst seviyede olması gerekli. Umarın en kısa vakitte bu hastalıktan kurtuluruz ve maskesiz günlerimize geri döneriz."

Temizlik işçileri anlatıyor: Elimden gelse üç maske takacağım

MECBURİ KALMADIKÇA KAPININ ÖNÜNDEN DAHİ GEÇMİYORLAR

S.Y. – Umumi tuvalet paklik vazifelisi

Emekliyim ek kazanç olsun diye bu işi yapıyorum. Sabit ücretim yok, alıcıların vazgeçtiği tuvalet fiyatı ile geçiniyorum. Özellikle yazları çok hoş para kazanıyorum ve ailemin uyumuna katkı sağlıyorum. Pandemi sebebiyle umumi tuvaletlere gelen şahıs rakamı o kadar eksildi ki mecburi kalmadıkça kimse kapısının önünden dahi geçmiyor. Geçen de eline kolonya dökmek için duruyor.

Sağ olsun duyarlı ulusumuz onun için dahi para vazgeçiyor benim gidişatımı bildikleri için. Ben kısmetliyim ufak yerde yaşıyorum ve dayanakçı olan komşularımız var. Büyük şehirlerde bu gidişatta olmak çok daha güç. Bu surattan yeniden de halime şükrediyorum. Allahın İzniyle bir an evvel bu hastalık defolup gider yaşamımızdan ve daha önceki günlerimizi geri döneriz.

İNSANLAR ÖZENLİ DEĞİL

N.G. – Konutlara pakliğe gidiyor

Pandemi ilk çıktığı yarıyıl ilk üç ay tam işlerim iptal oldu. Hiçbir biçimde çalışamadım. Ardından bütün işler azıcık düzeliyor derken oğlum pozitif çıktı ve bize de bulaştı. Altı gün konutta rehabilitasyon gördük, iyileşemeyince sağlık kurumuna kaldırdılar eşim ile beni. Yedi gün de sağlık kurumunda rehabilitasyon gördük. Sonrası çok daha ağır geçti. Bir ay süresince elimi kolumu kıpırdatamadan yattım. Çalışmayı geçtim, bir kadeh su içmeye bile takatimiz yoktu. O yarıyıl gerçekten çok güçtü.

Koronavirüs atlattığım ve tesirleri hala devam ettiği için konutlara pakliğe gidemiyorum. Sağlığım bu ağır işi yapmama izin vermiyor. Şu anda apartman silerek yönet etmeye çalışıyorum. Üç katlı bir apartmanın merdivenleri sildiğimde 1-2 saat dinlenmeden kendime gelemiyorum. Koronavirüs işte bu kadar riskli bir hastalık. Kimse konuttan çıkmasa "Neden çıkmıyorsunuz?" demem. Yeter ki bu hastalığı kimse kapmasın. Ben hastalığı atlatalı 5 ay oldu ama son bir aydır kendimi iyi seziyorum.

Bu işi yaparken kendimi hiç güvende sezmiyorum. Hastalığı geçirmiş biri olarak, yine tutulmaktan ve aynı şeyleri yaşamaktan çok korkuyorum. İnsanlar da çok itinalı değil. Mesela çöpleri atacağım, bakıyorum maskelerini çöplerin üzerine vazgeçmişler. Bu umursamamalar bizi riske atıyor.

Elimden gelse üç maske takıp öyle çalışacağım. Ama yapamıyorum, soluk soluğa kalıyorum. Maskemi merdiven silerken hiç indirmiyorum. Eldiven kullanmadan paklik yapmıyorum.

Temizlik işçileri anlatıyor: Elimden gelse üç maske takacağım

BİRİ HASTALANACAK DİYE ÖDÜM KOPUYOR

Şermin Kiraz – Mektepte paklik vazifelisi

Devlet mektebinde hizmetli olarak çalışıyorum. Çalışırken hastalanmaktan korkmuyorum ama konutta hastam olduğu için ona virüs taşırım evhamı yaşıyorum. Sık sık ellerimi yıkayarak tüm gün maske takarak kendime gözetiyorum.

Ben yaptığım işi çok beğeniyorum ve pandemi yarıyılında da ekstra bir kasvet yaşamadım. Her şeyi kendim arındığım için içim çok rahat. Bu yarıyılda çoğu meslektaşım işsiz kaldı, uyum kasveti yaşıyorlar. Bu ise hala işimi yapabildiğim için her gün şükrediyorum.

Burası benim ikinci konutum gibi, hocalarımız ve çocuklar paklik ve hijyen kaidelerine uyuyorlar, maskelerini hiç çıkarmıyorlar. Onlardan biri hastalanacak diye ödüm kopuyor. Her zamankinden daha dikkatli ve itinalı çalışıyorum.