Zehir saçıyorlar! “Artık alıştığımızdan farklı bir Akdeniz olacak”

Zehir saçıyorlar! “Artık alıştığımızdan farklı bir Akdeniz olacak”

Süveyş Kanalı'nın açılmasının ardından gemilerin Akdeniz’de su boşaltması nedeniyle denizlerimize giren yabancı türlerin sayısı 600’e yaklaştı. Özellikle zehirli aslan balıkları ile balon balıkları…

Balon ve aslan balığı türleri, deniz ekosistemlerinde milyonlarca sene hayatta kalmayı muvaffak olabilmiş takriben 36 bin balık türünden yalnızca ikisi. Balıklar dışındaki diğer canlıları da hesaba kattığımızda bu kadar çok türün olduğu bir yerde hayatta kalabilme savaşı veren bir takım türlerin kendini savunma kabiliyetleri olması da kaçınılmaz hale geliyor.

Balon ve aslan balıkları da bu doğrultuda kendilerine savunma kalkanı geliştirmişler, başka bir deyişle zehirliler. Bu yüzden de tehlikeli olarak nitelendirilen balık türleri sınıfına giriyorlar. Akdeniz’de ise yeni ortaya çıkmıyorlar. İki tür de Süveyş Kanalı yoluyla Akdeniz’e sonradan gelen türler. Kanal 1889 seneninde açıldı, tür geçişlerinin başladığı tarih ise 1902 olarak biliniyor. Balon balığı 2005, aslan balığı da 2016 seneninde kıyılarımızda görülmeye başladı.

Zehir saçıyorlar “Artık alıştığımızdan değişik bir Akdeniz olacak”

Bu türlerin avlanmasının yasak olduğunu, bırakın pişirip yemeyi çıplak el ile dahi dokunmanın çok zarar veren olduğunu vurgulayan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Azası Prof. Dr. Halit Filiz: “Artık alıştığımızdan farklı bir Akdeniz olacak” diyor.

Balon ve aslan balığı harbiden de bu kadar tehlikeli mi?

Evet. Balon balıkları, ‘tetrodotoksin’ (zehirli biyokimyasal) tecrübe et, iki toplu iğne başı kadar miktarı bir insanı öldürmeye yeterli olabilen ve bilindiği kadarıyla panzehiri bulunmayan bir zehre sahip. Terodotoksin balığın cildinde, yumurtalıklarında, üreme uzuvlarında ve karaciğerinde bulunuyor. Dolayısıyla bu balığı bırakın pişirip yemeyi, çıplak elle dokunmayı dahi düşünmememiz gerekir. Balon balığı zehri tesirini çok hızlı gösterir. Bilhassa tüketildikten sonraki ilk 1 saat içinde ağızda yanma hissi, metalik bir tat ve terleme ortaya çıkar. Bunu takiben bulantı ve kusma görülür. Bu zehir bilhassa vücuttaki adaleleri etkiliyor ve onları felç ediyor.

Zehir saçıyorlar “Artık alıştığımızdan değişik bir Akdeniz olacak”
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Azası Prof. Dr. Halit Filiz

Aslan balıkları ise 12-13 sırt, 2 karın ve 3 anüs yüzgeç diken ışınına sahiptir ve bunlar gevşek zarla kaplıdır. Her dikenin tabanında bir çift zehir bezi vardır. Yüzgeç kurbanın etini deldiğinde, zehir, bezlere bağlı iki taraflı oluklar yoluyla enjekte edilir. Dalgıçlar ve balıkçılarda yaralanma ve ölüme kapı aralayabilir.

Bu balıkların Akdeniz’deki tesiri nedir?

Aslında işin buradaki asıl boyutu bu türlerin Akdeniz’e gelip yerleşmiş olmalarından ziyade, balon ve aslan balığı gibi bazı türlerin sayılarını ve tesir alanlarını artırma becerileridir. Özellikle balığın balığı yediği bir dünyada, düşmanı olmayan bu balıklar diğer balıkları tüketebilmekte. Böylelikle bir yandan değerli yerli balık türlerinin sayılarında düşüşler gözlenmesi gibi direk zararların yanında çok sayıda olmalarından dolayı balıkçıların kullandıkları ekipmanlara da zarar verebiliyorlar.

Ekolojik olarak da sözgelişi Akdeniz’in yerli türleri, bu yeni gelen savaşçı balıklarla mücadele edemediklerinden, hayat ortamlarını da değiştirmek zorunda kalıyorlar. Böyle olunca da önceden çok balık olan yerlerde artık o balıklar bulunmaz oluyor.

Akdeniz’deki biyoçeşitliliğin çökebileceğine konusunda öngörüler var. Böyle bir şey mevzubahis olur mu?

Dünya ve içindeki sistemler oldukça dinamiktir. Bu ekosistemler global manada bir hayli defa çökmüş ve bu çökmelerde tür kayıpları yaşanmıştır. Fakat tarihsel ve ilmi veriler bize şunu gösterir: Çöküşlerden sonra tekrar türler ortaya çıkmakta ve yeni bir biyoçeşitlilik kurulmakta. Bizim Akdeniz’de yabancı türler sebebiyle, tür kaybına sebep olabileceğini düşündüğümüz büyük bir çöküş beklentimiz oldukça düşük bir olasılık. Dolayısıyla Akdeniz biyoçeşitliliğinin çökmesi terimini şu manada okumak daha doğru olur: Artık alıştığımızdan değişik bir Akdeniz olacak, hem de oldu dahi…

Zehir saçıyorlar “Artık alıştığımızdan değişik bir Akdeniz olacak”

Konu ile ilgili konuşan bir takım bilim insanları yabancı türlerin bölgelere katkı yaptığını da söylüyor. Bu doğru mu, ne gibi katkıları olabilir?

Türleri ‘faydalı, yararlı, değerli’ veyahut ‘faydasız, yararsız, değersiz’ diye ayırmak insana mahsus bir bakış açısı… Evet, bu ‘yabancı türlerden’ bazıları zarar veren olabiliyorken, bazıları da ekonomik veyahut ekolojik manada yarar sağlayabiliyor. Bu dediğim gibi tamamiyle mahalli kültüre bağlı bir vaziyet. Şayet gelen yabancı tür tehlikeli ve zehirli değilse ve mahalli kültür tüketimini de destekliyorsa bir şekilde ekonomik değer de kazanabiliyor.

Peki balon ve aslan balığı üzerinden irdelersek?

Balon balığı ihtiyosarkotoksik (zehri etinde ve içinde barındıran) olduğundan hiçbir şekilde tüketilmemesi gerekir. Fakat buna rağmen aslan balığı akantotoksik (dikeni zehirli eti zehirsiz) olduğundan, uygun şekilde tutulup, zehirli dikenleri uzaklaştırıldıktan sonra rahatça tüketilebilir ki aslan balığı iskorpitgillerden bir balık olduğu için lezzetlidir ve bilhassa çorbası çok güzel olur.

Zehir saçıyorlar “Artık alıştığımızdan değişik bir Akdeniz olacak”

Avlanması yasak fakat Muğla’da geçtiğimiz aylarda 15 balıkçımız avladıkları 4 bin 66 adet balon balığını Mersin Şehir Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne iletmişti. Balon balığı kuyruğu başına da 5 lira destek olundu. Kuyrukların desteklenmesi ne manaya geliyor?

Destekleme dahilinde avcılığı yapılacak balon balığı türü Lagocephalus sceleratus’tur. Diğer balon balığı türleri için avcılık yasak olup bu türlere ait olan kuyrukların getirilmesi vaziyetinde destekleme ödemesi yapılmamakta. Yeniden bu destekten istifade edebilecek kitle bellidir, başka bir deyişle öyle her balon balığı yakalayan bu destekten istifade edemiyor. Bu desteğin emeli, denizlerimizdeki sucul biyolojik çeşitliliğe ve balıkçıların av araçlarına zarar veren balon balığının (Lagocephalus sceleratus) ekosistemdeki yoğunluğunu ve stoğa katılım oranını azaltarak balon balığının avlanmasını teşvik etmek, başka bir deyişle bu tür ile mücadele etmektir.

(NOT: Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ‘5/1 Numaralı Ticari Emelli Su Ürünleri Avcılığının Tertip etmesi Hakkındaki Tebliğ’ ile ‘5/2 Numaralı Amatör Emelli Su Ürünleri Avcılığının Tertip etmesi İle ilgili Tebliğ’ 22 Ağustos 2020’de Resmi Gazete'de yayımlandı. 01.09.2020 - 31.08.2024 tarihleri arasındaki av döneminde uygulanacağı izah etti. Bu tebliğlerde "Balon balığı türlerinin avcılığı destura tabi olup avcılığına ait usul ve asallar bakanlıkça belirlenir" tecrübe ediyor. Aynı bakanlık tarafından 2 Aralık 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Balon Balığı Avcılığının Desteklenmesine Konusunda Tebliğ’e göre ise ‘Lagocephalus Sceleratus’ dışındaki diğer balon balığı türleri için avcılığın yasak olduğu bildirilmiş. Balon balığı türlerinin yakalanması, kıyıya çıkartılması, satışı yasa ile yasaklanmış durumda.)